Öyle arada bir gitmeyin.Niet zo nu en dan naar de lessen gaan.
Öyle arada bir gitmeyin.No nada más presentarse a clase de vez en cuando.
Öyle arada bir gitmeyin.Non vi affacciate in classe solo ogni tanto.
Öyle arada bir gitmeyin.Nu doar sa apareti la ore asa cand si cand.
Öyle arada bir gitmeyin.Pas juste donner un cours de temps en temps.
Öyle arada bir gitmeyin.Όχι απλά να εμφανίζεστε για μάθημα μια στο τόσο.
Öyle arada bir gitmeyin.Не само да се появяваш в класната стая от време на време.
Öyle arada bir gitmeyin.לא רק לבוא מדי פעם לכתה זו או אחרת.
Öyle arada bir gitmeyin.ليس فقط الزيارة كل فترة وفترة.
Öyle arada bir gitmeyin.きっちり1週間教えるのです まあ4分の3ですが でも十分です
Pozitif, kalkış yönünü ifade eder, negatif ters yöne gitmeyi ifade eder.Kladná rychlost znamená směr pro vzlet, záporná znamená směr opačný.
Pozitif, kalkış yönünü ifade eder, negatif ters yöne gitmeyi ifade eder.양수면 이륙방향으로 가는 것이고, 음수이면 반대방향으로 가는 것이죠.
Pozitif, kalkış yönünü ifade eder, negatif ters yöne gitmeyi ifade eder.מספר חיובי משמעו שאנו בכיוון ההמראה. מספר שלילי מציין שאנו בכיוון ההפוך.
Pozitif, kalkış yönünü ifade eder, negatif ters yöne gitmeyi ifade eder.الموجب يعني الذهاب بأتجاه الاقلاع والسالب يعني الذهاب في الاتجاه الاخر
Sakın o kadına gönül vermeyin, Onun yolundan gitmeyin.Älköön poiketko sydämesi tuon naisen teille, älä eksy hänen poluillensa.
Sakın o kadına gönül vermeyin, Onun yolundan gitmeyin.Ej bøje du Hjertet til hendes Veje, far ikke vild på hendes Stier;
Sakın o kadına gönül vermeyin, Onun yolundan gitmeyin.Il tuo cuore non si volga verso le sue vie, non aggirarti per i suoi sentieri
Sakın o kadına gönül vermeyin, Onun yolundan gitmeyin.Jangan biarkan wanita seperti itu memikat hatimu; jangan pergi mencari dia
Sakın o kadına gönül vermeyin, Onun yolundan gitmeyin.네 마음이 음녀의 길로 치우치지 말며 그 길에 미혹지 말지어다
Sakın o kadına gönül vermeyin, Onun yolundan gitmeyin.Laat je hart niet afdwalen naar haar levenswijze, zet geen voet op de weg die zij volgt.
Sakın o kadına gönül vermeyin, Onun yolundan gitmeyin.La ikke ditt hjerte vende sig til hennes veier, forvill dig ikke inn på hennes stier!
Sakın o kadına gönül vermeyin, Onun yolundan gitmeyin.Laß dein Herz nicht weichen auf ihren Weg und laß dich nicht verführen auf ihrer Bahn.
Sakın o kadına gönül vermeyin, Onun yolundan gitmeyin.Låt icke ditt hjärta vika av till hennes vägar, och förvilla dig ej in på hennes stigar.
Sakın o kadına gönül vermeyin, Onun yolundan gitmeyin.Lòng con chớ xây vào con đường đờn bà ấy . Chớ đi lạc trong các lối nàng ;
Sakın o kadına gönül vermeyin, Onun yolundan gitmeyin.Lòng con chớ xây vào con đường đờn bà ấy. Chớ đi lạc trong các lối nàng;
Sakın o kadına gönül vermeyin, Onun yolundan gitmeyin.Não se desvie para os seus caminhos o teu coração, e não andes perdido nas suas veredas.
Sakın o kadına gönül vermeyin, Onun yolundan gitmeyin.Nech sa neuchýli tvoje srdce na jej cesty, a neblúď po jej chodníkoch.
Sakın o kadına gönül vermeyin, Onun yolundan gitmeyin.Ne hajoljon annak útaira a te elméd, és ne tévelyegj annak ösvényin.
Sakın o kadına gönül vermeyin, Onun yolundan gitmeyin.Ne kreni na njena pota srce tvoje, ne zavij na steze njene.
Sakın o kadına gönül vermeyin, Onun yolundan gitmeyin.Neuchyluj se k cestám jejím srdce tvé, aniž se toulej po stezkách jejích.
Sakın o kadına gönül vermeyin, Onun yolundan gitmeyin.Niechaj się nie uchyla za drogami jej serce twoje, ani się tułaj po ścieszkach jej.
Sakın o kadına gönül vermeyin, Onun yolundan gitmeyin.No se aparte tu corazón tras sus caminos, ni te descarríes por sus sendas
Sakın o kadına gönül vermeyin, Onun yolundan gitmeyin.Que ton coeur ne se détourne pas vers les voies d`une telle femme, Ne t`égare pas dans ses sentiers.
Sakın o kadına gönül vermeyin, Onun yolundan gitmeyin.Să nu ţi se abată inima spre calea unei asemenea femei, nu te rătăci pe cărările ei.
Sakın o kadına gönül vermeyin, Onun yolundan gitmeyin.Ας μη εκκλινη εις τας οδους αυτης η καρδια σου, μη παρεκτραπης εις τας τριβους αυτης.
Sakın o kadına gönül vermeyin, Onun yolundan gitmeyin.Да не уклоняется сердце твое на пути ее, не блуждай по стезям ее,
Sakın o kadına gönül vermeyin, Onun yolundan gitmeyin.Да се не уклонява сърцето ти в пътищата й, Да се не заблудиш в пътеките й;
Sakın o kadına gönül vermeyin, Onun yolundan gitmeyin.אל ישט אל דרכיה לבך אל תתע בנתיבותיה׃
Sakın o kadına gönül vermeyin, Onun yolundan gitmeyin.لا يمل قلبك الى طرقها ولا تشرد في مسالكها.
Sakın o kadına gönül vermeyin, Onun yolundan gitmeyin.你 的 心 、 不 可 偏 向 淫 婦 的 道 . 不 要 入 他 的 迷 途
Sakın o kadına gönül vermeyin, Onun yolundan gitmeyin.你 的 心 、 不 可 偏向 淫婦 的 道 . 不要 入 他 的 迷途
"Sana ihanet etmek istemiyorum," Mr. "Eğer bir düşünce gitmeyin, ne olursa olsun size yok."Aku tidak ingin mengkhianati Anda," kata Mr Marvel, menjauh dari arah jari-jari.
"Sana ihanet etmek istemiyorum," Mr. "Eğer bir düşünce gitmeyin, ne olursa olsun size yok."Eu não quero te trair", disse Marvel, afiando para fora da direção de os dedos.
"Sana ihanet etmek istemiyorum," Mr. "Eğer bir düşünce gitmeyin, ne olursa olsun size yok."Ich möchte nicht dich verraten", sagte Mr. Marvel, Kanten weg von der Richtung der den Fingern.
"Sana ihanet etmek istemiyorum," Mr. "Eğer bir düşünce gitmeyin, ne olursa olsun size yok.'Ik wil niet dat je verraden,' aldus de heer Marvel, rand weg uit de richting van de vingers.
"Sana ihanet etmek istemiyorum," Mr. "Eğer bir düşünce gitmeyin, ne olursa olsun size yok."Jag vill inte förråda dig", sa Mr Marvel, kantning bort i riktning från fingrarna.
"Sana ihanet etmek istemiyorum," Mr. "Eğer bir düşünce gitmeyin, ne olursa olsun size yok."Ja nechcem prezradiť," povedal pán Marvel, lemovanie od smeru prsty.
"Sana ihanet etmek istemiyorum," Mr. "Eğer bir düşünce gitmeyin, ne olursa olsun size yok."Já nechci prozradit," řekl pan Marvel, lemování od směru prsty.
"Sana ihanet etmek istemiyorum," Mr. "Eğer bir düşünce gitmeyin, ne olursa olsun size yok."Ja nie chcę zdradzić," powiedział pan Marvel, obrzeża od kierunku palców.
"Sana ihanet etmek istemiyorum," Mr. "Eğer bir düşünce gitmeyin, ne olursa olsun size yok."Je ne veux pas te trahir", a déclaré M. Marvel, devançant loin de la direction de
"Sana ihanet etmek istemiyorum," Mr. "Eğer bir düşünce gitmeyin, ne olursa olsun size yok."내가 당신을 배신하고 싶지 않아"씨 마블의 방향 떨어져 가장 자리 장식했다
"Sana ihanet etmek istemiyorum," Mr. "Eğer bir düşünce gitmeyin, ne olursa olsun size yok."Ne želim vam izdati," je dejal gospod Marvel, na robu stran od smeri prsti.
"Sana ihanet etmek istemiyorum," Mr. "Eğer bir düşünce gitmeyin, ne olursa olsun size yok."Non voglio tradire voi," ha detto Mr. Marvel, bordatura lontano dalla direzione di
"Sana ihanet etmek istemiyorum," Mr. "Eğer bir düşünce gitmeyin, ne olursa olsun size yok."No quiero que te traicionan", dijo el señor Marvel, alejándose de la dirección de
"Sana ihanet etmek istemiyorum," Mr. "Eğer bir düşünce gitmeyin, ne olursa olsun size yok."Nu vreau să te trădeze," a declarat domnul Marvel, tăiate, departe de direcţia de degetele.
"Sana ihanet etmek istemiyorum," Mr. "Eğer bir düşünce gitmeyin, ne olursa olsun size yok."Tôi không muốn phản bội bạn," ông Marvel, viền đi từ hướng các ngón tay.
"Sana ihanet etmek istemiyorum," Mr. "Eğer bir düşünce gitmeyin, ne olursa olsun size yok."Δεν θέλω να σας προδώσει", είπε ο κ. Marvel, μπορντούρα μακριά από την κατεύθυνση της τα δάχτυλα.
"Sana ihanet etmek istemiyorum," Mr. "Eğer bir düşünce gitmeyin, ne olursa olsun size yok."Аз не искам да ви предаде,", каза г-н Marvel, кантиране далеч от посоката на пръстите на ръцете.
"Sana ihanet etmek istemiyorum," Mr. "Eğer bir düşünce gitmeyin, ne olursa olsun size yok."Я не хочу, чтобы предать вас", сказал г-н Marvel, окантовка от направления пальцами.
"Sana ihanet etmek istemiyorum," Mr. "Eğer bir düşünce gitmeyin, ne olursa olsun size yok."Я не хочу, щоб зрадити вас", сказав пан Marvel, окантовка від напрямку пальцями.