Sen aklına uyanı yap, ama onun ak saçlı başının esenlik içinde ölüler diyarına gitmesine izin verme.ועשית כחכמתך ולא תורד שיבתו בשלם שאל׃
Sen aklına uyanı yap, ama onun ak saçlı başının esenlik içinde ölüler diyarına gitmesine izin verme.فافعل حسب حكمتك ولا تدع شيبته تنحدر بسلام الى الهاوية.
Sen aklına uyanı yap, ama onun ak saçlı başının esenlik içinde ölüler diyarına gitmesine izin verme.所 以 你 要 照 你 的 智 慧 行 、 不 容 他 白 頭 安 然 下 陰 間
Sen aklına uyanı yap, ama onun ak saçlı başının esenlik içinde ölüler diyarına gitmesine izin verme.所以 你 要 照 你 的 智慧 行 、 不 容 他 白 頭 安然 下 陰間
" Sence de eve gitmesinde bir sakınca yok değil mi?""האם לדעתך זה בסדר שהיא תלך הביתה?"
" Sence de eve gitmesinde bir sakınca yok değil mi?""Chị nghĩ cho bà ấy xuất viện có ổn không?"
" Sence de eve gitmesinde bir sakınca yok değil mi?""¿Crees que está bien si se va a su casa?"
" Sence de eve gitmesinde bir sakınca yok değil mi?""Denk je dat het oké is als ze naar huis gaat?
" Sence de eve gitmesinde bir sakınca yok değil mi?"자신이 없었지요.
" Sence de eve gitmesinde bir sakınca yok değil mi?""Myślisz ,że może iść do domu?"
" Sence de eve gitmesinde bir sakınca yok değil mi?""Myslíte, že bude v poriadku, ak pôjde domov?"
" Sence de eve gitmesinde bir sakınca yok değil mi?""Myslíte, že může jít domů?"
" Sence de eve gitmesinde bir sakınca yok değil mi?""Pensa che vada bene se la mandiamo a casa?"
" Sence de eve gitmesinde bir sakınca yok değil mi?""Νομίζεις ότι θα'ναι εντάξει εάν πάει σπίτι;"
" Sence de eve gitmesinde bir sakınca yok değil mi?""Как вы считаете, она будет в порядке, если я её выпишу?"
" Sence de eve gitmesinde bir sakınca yok değil mi?""Смяташ ли, че е добре да я пуснем да си ходи?"
" Sence de eve gitmesinde bir sakınca yok değil mi?""Як вважаєш, нічого страшного, якщо ми відпустимо її додому?"
" Sence de eve gitmesinde bir sakınca yok değil mi?""هل تعتقدي انها ستكون بخير ان ذهبت الى المنزل؟"
" Sence de eve gitmesinde bir sakınca yok değil mi?"看護師は少し考えて
Senin gibi akıllı bir kız, böyle bir fırsatın geçip gitmesine nasıl izin verirsin?Comment une fille aussi intelligente que toi, peut-elle laisser passer une telle opportunité ?
Senin gibi akıllı bir kız, böyle bir fırsatın geçip gitmesine nasıl izin verirsin?Gadis sepandai kamu, bagaimana bisa kamu melewatkan kesempatan sebagus ini begitu saja?
Senin gibi akıllı bir kız, böyle bir fırsatın geçip gitmesine nasıl izin verirsin?Jak taka mądra dziewczyna jak Ty, przepuścić taką okazję?
Senin gibi akıllı bir kız, böyle bir fırsatın geçip gitmesine nasıl izin verirsin?So ein kluges Mädchen wie du, wie konntest du so eine Möglichkeit einfach vorbeiziehen lassen?
Senin gibi akıllı bir kız, böyle bir fırsatın geçip gitmesine nasıl izin verirsin?Tu esti o fata desteapta, cum sa lasi sa-ti scape o asa ocazie?
Senin gibi akıllı bir kız, böyle bir fırsatın geçip gitmesine nasıl izin verirsin?Una ragazza così intelligente come te, come hai potuto farti scappare una simile opportunità?
Senin gibi akıllı bir kız, böyle bir fırsatın geçip gitmesine nasıl izin verirsin?Ένα τόσο έξυπνο κορίτσι σαν εσένα, πως άφησες την ευκαιρία να σου ξεφύγει;
Senin gibi akıllı bir kız, böyle bir fırsatın geçip gitmesine nasıl izin verirsin?Как такая умная девушка могла упустить такую хорошую возможность?
Senin gibi akıllı bir kız, böyle bir fırsatın geçip gitmesine nasıl izin verirsin?كيف يعقل لفتاة دكية مثلك ألا تستغل مثل هده الفرصة؟
Seyrelticiler petrolün bu şeritlerin altına gitmesini sağlıyor.À cause des dispersants, le pétrole passe dessous les barrières.
Seyrelticiler petrolün bu şeritlerin altına gitmesini sağlıyor.A diszperzánsok az olajat a terelőgátak alá kényszerítik.
Seyrelticiler petrolün bu şeritlerin altına gitmesini sağlıyor.A dyspergatory sprawiają, że ropa ucieka z zapór.
Seyrelticiler petrolün bu şeritlerin altına gitmesini sağlıyor.Các chất gây phân tán làm cho dầu rơi xuống dưới hàng rào.
Seyrelticiler petrolün bu şeritlerin altına gitmesini sağlıyor.De oplosmiddelen doen de olie onder de barrières terechtkomen.
Seyrelticiler petrolün bu şeritlerin altına gitmesini sağlıyor.Die Dispergiermittel sorgen dafuer, dass das Oel direkt unter die Barrieren geht.
Seyrelticiler petrolün bu şeritlerin altına gitmesini sağlıyor.Díky dispergátorům ropa projde pod stěnami.
Seyrelticiler petrolün bu şeritlerin altına gitmesini sağlıyor.Dispersan membuat minyak tenggelam di bawah perintang apung.
Seyrelticiler petrolün bu şeritlerin altına gitmesini sağlıyor.Hajottusaineet saavat öljyn menemään puomien ali.
Seyrelticiler petrolün bu şeritlerin altına gitmesini sağlıyor.분산제는 기름이 방재 바로 아래로 가라앉게 만듭니다.
Seyrelticiler petrolün bu şeritlerin altına gitmesini sağlıyor.la cui superficie è coperta di petrolio.
Seyrelticiler petrolün bu şeritlerin altına gitmesini sağlıyor.Los dispersantes hacen que el petróleo pase directamente bajo las barreras.
Seyrelticiler petrolün bu şeritlerin altına gitmesini sağlıyor.Solvenţii fac ca petrolul să ajungă chiar sub bariere.
Seyrelticiler petrolün bu şeritlerin altına gitmesini sağlıyor.Vďaka dispergátorom ropa prejde popod plávajúce priehrady.
Seyrelticiler petrolün bu şeritlerin altına gitmesini sağlıyor.Дисперсантите карат петрола да мине точно под бариерите.
Seyrelticiler petrolün bu şeritlerin altına gitmesini sağlıyor.Дисперсанты направляют нефть под боновые заграждения.
Seyrelticiler petrolün bu şeritlerin altına gitmesini sağlıyor.חומרי הפיזור גורמים לנפט לשקוע מתחת לזרועות האיסוף.
Seyrelticiler petrolün bu şeritlerin altına gitmesini sağlıyor.فان المشتتات تدفع ذلك النفط الى اسفل البقع
Seyrelticiler petrolün bu şeritlerin altına gitmesini sağlıyor.ブームの直径は たったの30 cm程です
Seyrelticiler petrolün bu şeritlerin altına gitmesini sağlıyor.而啲分散劑將啲油沉喺輸油管之下
Şimdi bu olasılık ağacını çizdiğimize göre bunun boşa gitmesini istemiyorum.이미 확률 수형도를 그렸기 때문에
Şimdi bu olasılık ağacını çizdiğimize göre bunun boşa gitmesini istemiyorum.これは無駄にしたくないので、別の状況を与えたいと思います。
Şimdi, CD4 reseptörü bağlanmak isteyen bir şeydir. MHC II komplekslerine gitmesine yardımcı olur.Białko CD4 jest koreceptorem -- bierze udział w wiązaniu z białkami MHC II komórek prezentujących antygeny.
Şimdi, CD4 reseptörü bağlanmak isteyen bir şeydir. MHC II komplekslerine gitmesine yardımcı olur.Esse é um termo comum usado em Imunologia e aparentemente também na reumatologia.
Şimdi, CD4 reseptörü bağlanmak isteyen bir şeydir. MHC II komplekslerine gitmesine yardımcı olur.Tak, CD4 receptor je věcička, která se váže... tahle věcička pomáhá s vázáním na MHC II komplexy.
Şimdi, CD4 reseptörü bağlanmak isteyen bir şeydir. MHC II komplekslerine gitmesine yardımcı olur.Отже, CD4 рецептор хоче зв'язувати - допомагає дійти до МНСІІ комплексів.
Şimdi, CD4 reseptörü bağlanmak isteyen bir şeydir. MHC II komplekslerine gitmesine yardımcı olur.Рецепторът CD4 помага при прикрепянето - той помага на клетката да стига до MHC клас II.
Sonra devlet, Molla halkının neden kızlarının okula gitmesine izin vermediklerini soracak.Entonces preguntará por qué los mullahs no permiten que sus hijas vayan a la escuela.
Sonra devlet, Molla halkının neden kızlarının okula gitmesine izin vermediklerini soracak.Je ne laisserais pas non plus ma soeur aller à l'école.
Sonra devlet, Molla halkının neden kızlarının okula gitmesine izin vermediklerini soracak.Pak se bude ptát, proč muláhové nedovolí svým dcerám chodit do škol.
Sonuçta 5 milyar cepte kalırdı ve yolcular trenin daha da yavaş gitmesini isterdi.그러면 여전히 50억파운드가 남을 것이며, 게다가 사람들은 속도를 줄여달라고 요청을 하겠죠.
Sonuçta 5 milyar cepte kalırdı ve yolcular trenin daha da yavaş gitmesini isterdi.Aún tendríais 5 mil millones a cambio, y la gente pediría que los trenes fueran más lentos.