Hadi bakalım şu mesafeye bir yarış arabasının gitmesi ne kadar zaman alır?Да видим, колко време е нужно на една състезателна кола, за да измине определено разстояние.
Hadi bakalım şu mesafeye bir yarış arabasının gitmesi ne kadar zaman alır?הבה נראה כמה זמן לוקח למכונית מרוץ לעבור מרחק מסוים.
Hadi bakalım şu mesafeye bir yarış arabasının gitmesi ne kadar zaman alır?دعونا نحاول أن نعرف المدة الزمنية التي ستأخذها سيارة سباق إلى مسافة معينة .
Hadi bakalım şu mesafeye bir yarış arabasının gitmesi ne kadar zaman alır?子供のやる気を引き出すため
Hastalığı önceden teşhis etmek ve kötüye gitmesini engellemek en iyisi olurdu.Det coolaste skulle vara om man kunde diagnosticera tidigt, och förhindra att sjukdomen når en farlig nivå.
Hastalığı önceden teşhis etmek ve kötüye gitmesini engellemek en iyisi olurdu.Extraordinar ar fi să putem diagnostica boala într-un stadiu incipient şi să prevenim agravarea bolii.
Hastalığı önceden teşhis etmek ve kötüye gitmesini engellemek en iyisi olurdu.가장 멋진 것은 만일 병을 초기에 진단할 수 있다면, 병의 증세가 않좋은 상태로 가는 것을 막을 수 있다는 것입니다.
Hastalığı önceden teşhis etmek ve kötüye gitmesini engellemek en iyisi olurdu.Najlepšie by bolo, keby sa táto choroba dala diagnostikovať v rannom štádiu, a predošlo by sa zhoršeniu stavu.
Hastalığı önceden teşhis etmek ve kötüye gitmesini engellemek en iyisi olurdu.Nejlepší věc by byla, kdyby se diagnóza nemoci provedla dříve a předešlo se onemocnění a vzniku vážného stavu.
Hastalığı önceden teşhis etmek ve kötüye gitmesini engellemek en iyisi olurdu.Siisteintä olisi, jos sairauden voisi diagnosoida aikaisin, ja estää sairauden pahentuminen.
Hastalığı önceden teşhis etmek ve kötüye gitmesini engellemek en iyisi olurdu.הכי מגניב יהיה אם אפשר היה לאבחן את המחלה מוקדם ולמנוע את את הופעת המחלה עד למצב קשה
Hastalığı önceden teşhis etmek ve kötüye gitmesini engellemek en iyisi olurdu.الأفضل هو أن تستطيع تشخيص المرض مبكرًا وأن تمنع بوادر المرض التي ستؤدي إلى تدهور الحالة الصحية
Hastalığı önceden teşhis etmek ve kötüye gitmesini engellemek en iyisi olurdu.それほど最高なことはないでしょう こちらは最小限の切開で行えるよう
Hemoglobin, oksijen gitmesine izin vermek nasıl biliyor?Bagaimana hemoglobin tahu untuk melepaskan oksigen di sana?
Hemoglobin, oksijen gitmesine izin vermek nasıl biliyor?¿Cómo sabe la hemoglobina a soltar el oxígeno allí?
Hemoglobin, oksijen gitmesine izin vermek nasıl biliyor?Jak tedy hemoglobin ví, že tam má kyslík upustit?
Hemoglobin, oksijen gitmesine izin vermek nasıl biliyor?헤모글로빈은 어떻게 산소를 그곳에 내놓아야 하는 것을 알까요?
Hemoglobin, oksijen gitmesine izin vermek nasıl biliyor?Skąd hemoglobina "wie", że ma uwolnić tlen właśnie tutaj?
Hemoglobin, oksijen gitmesine izin vermek nasıl biliyor?Woher weiß es, dass es Sauerstoff hier abgeben muss?
Hemoglobin, oksijen gitmesine izin vermek nasıl biliyor?Как хемоглобинът знаее че трябва да изпусне кислород там?
Hemoglobin, oksijen gitmesine izin vermek nasıl biliyor?Як знає гемоглобін,коли потрібно відпустити кисень?
Hemoglobin, oksijen gitmesine izin vermek nasıl biliyor?אלו = אחר.
Herkesin hoşuna gitmesi ise sadece bu sürecin bir yan faydası.Az egy kellemes mellékterméke, hogy ennek mind hasznát látjuk.
Herkesin hoşuna gitmesi ise sadece bu sürecin bir yan faydası.Bude to příjemný vedlejší produkt, ze kterého se můžeme těšit.
Herkesin hoşuna gitmesi ise sadece bu sürecin bir yan faydası.Ce serait un dérivé heureux dont nous bénéficierions tous.
Herkesin hoşuna gitmesi ise sadece bu sürecin bir yan faydası.Det er et dejligt biprodukt, at vi alle har gavn.
Herkesin hoşuna gitmesi ise sadece bu sürecin bir yan faydası.Điều này sẽ là sản phẩm kèm theo tuyệt vời mà chúng ta đều được hưởng lợi.
Herkesin hoşuna gitmesi ise sadece bu sürecin bir yan faydası.Es wäre ein schöner Nebeneffekt, wenn wir davon profitieren würden.
Herkesin hoşuna gitmesi ise sadece bu sürecin bir yan faydası.Het is een gelukkig neveneffect, winst voor iedereen.
Herkesin hoşuna gitmesi ise sadece bu sürecin bir yan faydası.좋은 음악은 우리 모두가 혜택을 받는 행복한 결과를 낳습니다.
Herkesin hoşuna gitmesi ise sadece bu sürecin bir yan faydası.Sarà solo una fortunata conseguenza che tutti potremo beneficiarne.
Herkesin hoşuna gitmesi ise sadece bu sürecin bir yan faydası.Sebuah produk samping yang membahagiakan yang menguntungkan kita semua.
Herkesin hoşuna gitmesi ise sadece bu sürecin bir yan faydası.Será um subproduto feliz de que todos beneficiaremos.
Herkesin hoşuna gitmesi ise sadece bu sürecin bir yan faydası.Será una consecuencia feliz que todos nos beneficiemos.
Herkesin hoşuna gitmesi ise sadece bu sürecin bir yan faydası.Skutkiem ubocznym będzie korzyść dla nas wszystkich.
Herkesin hoşuna gitmesi ise sadece bu sürecin bir yan faydası.Va fi un plus fericit de care vom beneficia cu totii.
Herkesin hoşuna gitmesi ise sadece bu sürecin bir yan faydası.Θα 'ναι ένα ευτυχές υποπροϊόν από το οποίο όλοι θα επωφεληθούμε.
Herkesin hoşuna gitmesi ise sadece bu sürecin bir yan faydası.И уже второстепенно, как бы по ходу дела, нам всем от этого хорошо.
Herkesin hoşuna gitmesi ise sadece bu sürecin bir yan faydası.Тя ще бъде щастлив страничен продукт, който ще е от полза за всички ни.
Herkesin hoşuna gitmesi ise sadece bu sürecin bir yan faydası.זה יהיה תוצר לוואי משמח שכולנו נרוויח מזה.
Herkesin hoşuna gitmesi ise sadece bu sürecin bir yan faydası.سوف تكون نتيجة ثانوية سعيدة التي ستفيدنا جميعاً.
Herkesin hoşuna gitmesi ise sadece bu sürecin bir yan faydası.それは 偶然の副産物に過ぎないのだ 正義について考えるとき
İlk yıl, Gagarin'in uzaya gitmesiyle başladı ve bunu haftalar sonra Alan Shephard takip etti.첫 해, 가가른이 우주로 간 이후를 시작으로, 그리고 몇 주 후 알랜 쉐퍼드, 세계에는 5번의 유인비행이 있었습니다.
İlk yıl, Gagarin'in uzaya gitmesiyle başladı ve bunu haftalar sonra Alan Shephard takip etti.בשנה הראשונה, כשגאגרין יצא לחלל, וכמה שבועות לאחר מכן אלן שפרד, היו חמש טיסות
İlk yıl, Gagarin'in uzaya gitmesiyle başladı ve bunu haftalar sonra Alan Shephard takip etti.السنة الأولى تبدأ حينما صعد "غاغارين" إلى الفضاء, و بعد أسابيع قليلة "ألان شيبرد", كان هناك خمس رحلات
İlk yıl, Gagarin'in uzaya gitmesiyle başladı ve bunu haftalar sonra Alan Shephard takip etti.数週間後にアラン・シェパードが飛び立ち その年には計5回の有人宇宙飛行がありました
İşbirliği sürecini ortak bir amaca doğru yönlendirerek projenin yolunda gitmesini sağlamak UUIM’nin görevidir.Todos los socios tienen los mismos derechos y obligaciones, sin preeminencia de ninguno en particular.
İşlerin kötüye gitmesi derken neyi kastediyorum, örnek verelim hemen.Povedzme, že požičiavatelia začínajú zlyhávať.
İşlerin kötüye gitmesi durumunda görecekleri zarar da ortaklara kıyasla daha sınırlı olacak.Akcionáři hrají svým způsobem vabank. Pokud jsou věci skvělé, mají vešekrou výhodu.
İşlerin kötüye gitmesi durumunda görecekleri zarar da ortaklara kıyasla daha sınırlı olacak.Zatem, powinni też ograniczać wady tego wydarzenia - rzeczy powinny obrócić się w złą stronę.
İşlerin kötüye gitmesi durumunda görecekleri zarar da ortaklara kıyasla daha sınırlı olacak.彼らも限られた不利な面を得なければなりません。 株主は一種の賭けをしました。
İşlerin kötüye gitmesi durumunda ilk zarar edecek olan grup bu.Cota do acionista. Estes são os que mais perdem dinheiro.
İşlerin kötüye gitmesi durumunda ilk zarar edecek olan grup bu.Ľudia riskujú menej než v tranži junior. Tí v tranži junior strácajú peniaze ako prví.
İşlerin kötüye gitmesi durumunda ilk zarar edecek olan grup bu.Querste sono le prime perosne che perdono denaro.
İşlerin kötüye gitmesi durumunda ilk zarar edecek olan grup bu.いくつかの債務者がデフォルトしたとしましょう。
İşte, alttada gördüğünüz gibi, bu roketin yukarı gitmesi lazımken; bir şekilde yana doğru gitt.Amint látják, az alsó képen a rakéta felfelé kellett volna induljon, de valahogy félresikerült a dolog.
İşte, alttada gördüğünüz gibi, bu roketin yukarı gitmesi lazımken; bir şekilde yana doğru gitt.Dole na obrázku vidíte raketu, která měla letět vzhůru. Nakonec letěla do strany.
İşte, alttada gördüğünüz gibi, bu roketin yukarı gitmesi lazımken; bir şekilde yana doğru gitt.Je ziet het, onderin, die raket moest eigenlijk omhoog; op één of andere manier ging het de verkeerde kant op.
İşte, alttada gördüğünüz gibi, bu roketin yukarı gitmesi lazımken; bir şekilde yana doğru gitt.아래를 보시면, 저 로켓은 위로 가야 했는데 어쩌다 보니 옆으로 가버렸죠.
İşte, alttada gördüğünüz gibi, bu roketin yukarı gitmesi lazımken; bir şekilde yana doğru gitt.Se poate vedea, în partea de jos, cum racheta trebuia lansată vertical dar cumva a pornit în lateral.