Ana içeriğe geç
Sözlük

gitmesi ile cümle

gitmesi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Eğer gitmesine izin verirsen herşey iyi olacak.Daca ai lasa-o, totul va fi bine
Eğer gitmesine izin verirsen herşey iyi olacak.Jeśli z niej zrezygnujesz, wszystko będzie dobrze.
Eğer gitmesine izin verirsen herşey iyi olacak.Nếu cậu buông cô ấy, mọi thứ sẽ ổn.
Eğer gitmesine izin verirsen herşey iyi olacak.Om du låter henne gå, så kommer allting å ordna sig.
Eğer gitmesine izin verirsen herşey iyi olacak.Se la lasci andare, andrà tutto bene.
Eğer gitmesine izin verirsen herşey iyi olacak.Si tu la laisses s'en aller, tout ira bien.
Eğer gitmesine izin verirsen herşey iyi olacak.Wenn du sie gehen lässt, wird alles gut sein.
Eğer gitmesine izin verirsen herşey iyi olacak. Yaa! Söylediklerin aptalca şeyler.너만 놓면 되지
Eğer gitmesine izin verirsen herşey iyi olacak.Αν την αφήσεις, όλα θα είναι εντάξει.
Eğer gitmesine izin verirsen herşey iyi olacak.Если ты отпустишь ее, все будет хорошо.
Eğer gitmesine izin verirsen herşey iyi olacak..עם תיתן לה ללכת, הכל יהיה בסדר
Eğer gitmesine izin verirsen herşey iyi olacak.إذا تركتها تذهب ,سيكون كل شىء على ما يرام
Eğer gitmesine izin verirsen herşey iyi olacak.おい!
Ekselansları'nın gitmesini mi beklemiş?- at han skulle tage af sted?
Ekselansları'nın gitmesini mi beklemiş?-odotti tilaisuutta vallankaappaukseen.
Elbette buradaki herkesin manastıra gitmesini öğütlemiyorum.Certo, non sto suggerendo che tutti voi andiate in un monastero.
Elbette buradaki herkesin manastıra gitmesini öğütlemiyorum.Claro que não estou a sugerir que todos aqui devem entrar para um mosteiro.
Elbette buradaki herkesin manastıra gitmesini öğütlemiyorum.Claro que no estoy sugiriendo que todos aquí vayan a un monasterio.
Elbette buradaki herkesin manastıra gitmesini öğütlemiyorum.Dan tentunya saya tidak menyarankan Anda untuk pergi ke biara.
Elbette buradaki herkesin manastıra gitmesini öğütlemiyorum.Enkä tietysti ehdota, että kenenkään pitäisi mennä luostariin.
Elbette buradaki herkesin manastıra gitmesini öğütlemiyorum.Et bien sûr, je ne suis pas en train de suggérer que vous alliez dans un monastère.
Elbette buradaki herkesin manastıra gitmesini öğütlemiyorum.Ich versuche natürlich nicht anzudeuten, dass irgendwer in ein Kloster gehen sollte.
Elbette buradaki herkesin manastıra gitmesini öğütlemiyorum.Jag föreslår såklart inte att alla här ska gå i kloster.
Elbette buradaki herkesin manastıra gitmesini öğütlemiyorum.그리고, 당연히, 저는 여러분에게 수도원에 들어가라고 제안하는 것은 아닙니다.
Elbette buradaki herkesin manastıra gitmesini öğütlemiyorum.Natuurlijk wil ik niet zeggen dat iedereen hier naar een klooster moet.
Elbette buradaki herkesin manastıra gitmesini öğütlemiyorum.Oczywiście nie sugeruje wstąpienia do klasztoru.
Elbette buradaki herkesin manastıra gitmesini öğütlemiyorum.Og jeg foreslår selvfølgelig ikke, at nogen her går i kloster.
Elbette buradaki herkesin manastıra gitmesini öğütlemiyorum.Persze nem azt mondom, hogy bárkinek itt kolostorba kéne vonulnia.
Elbette buradaki herkesin manastıra gitmesini öğütlemiyorum.Sigur, nu vreau să spun ca toți de aici să meargă la o mănăstire.
Elbette buradaki herkesin manastıra gitmesini öğütlemiyorum.Và, tất nhiên, tôi không đề nghị mỗi người ở đây đi vào một tu viện.
Elbette buradaki herkesin manastıra gitmesini öğütlemiyorum.Και φυσικά δεν προτείνω να πάει ο οποιοσδήποτε εδώ σε ένα μοναστήρι.
Elbette buradaki herkesin manastıra gitmesini öğütlemiyorum.Звісно, я не пропоную нікому з аудиторії йти в монастир.
Elbette buradaki herkesin manastıra gitmesini öğütlemiyorum.Конечно, я не предлагаю кому-то пойти в монастырь.
Elbette buradaki herkesin manastıra gitmesini öğütlemiyorum.Разбира се не намеквам, че всеки трябва да отиде в манастир.
Elbette buradaki herkesin manastıra gitmesini öğütlemiyorum.ברור שאיני אומר שמעכשיו כולם צריכים להיות נזירים.
Elbette buradaki herkesin manastıra gitmesini öğütlemiyorum.و بالطبع، أنا لا اقترح أن يذهب أي شخص هنا إلى دير.
Elbette buradaki herkesin manastıra gitmesini öğütlemiyorum.言うつもりはありません 大事な点は そこではないからです
Elinizde beş (milyon) pound kalırdı ve insanlar trenin daha da yavaş gitmesini isterlerdi.그렇게 한다 해도 50억 파운드가 남아있을 것이고 사람들은 기차가 좀 더 느려지기를 원할 것입니다.
Elinizde beş (milyon) pound kalırdı ve insanlar trenin daha da yavaş gitmesini isterlerdi.Aún quedarían 5 millones de libras y la gente pediría disminuir la velocidad de los trenes.
Elinizde beş (milyon) pound kalırdı ve insanlar trenin daha da yavaş gitmesini isterlerdi.Avanzerebbero circa cinque milioni di sterline e le persone chiederebbero di far rallentare il treno.
Elinizde beş (milyon) pound kalırdı ve insanlar trenin daha da yavaş gitmesini isterlerdi.Man ville stadig have 5 milliarder pund til overs, og folk ville bede om, om togene kunne sætte farten ned.
Elinizde beş (milyon) pound kalırdı ve insanlar trenin daha da yavaş gitmesini isterlerdi.On aurait économisé 5 milliards de livres, et les gens demanderaient à ce que les trains aillent moins vite.
Elinizde beş (milyon) pound kalırdı ve insanlar trenin daha da yavaş gitmesini isterlerdi.Pořád by vám zbývalo pět miliónů liber a lidé by prosili, aby vlaky zpomalily.
Elinizde beş (milyon) pound kalırdı ve insanlar trenin daha da yavaş gitmesini isterlerdi.Še vedno bi vam ostalo pet milijard funtov drobiža in ljudje bi zahtevali, naj vlak vozi počasneje.
Elinizde beş (milyon) pound kalırdı ve insanlar trenin daha da yavaş gitmesini isterlerdi.Si sarebbero comunque risparmiati 5 miliardi di sterline, e la gente chiederebbe di far rallentare il treno.
Elinizde beş (milyon) pound kalırdı ve insanlar trenin daha da yavaş gitmesini isterlerdi.Stále by vám ostalo 5 miliónov libier a ľudia by prosili, aby vlak spomalil.
Elinizde beş (milyon) pound kalırdı ve insanlar trenin daha da yavaş gitmesini isterlerdi.Tot ar mai fi rămas 5 miliarde de lire, iar oamenii ar fi cerut ca trenurile să meargă mai încet.
Elinizde beş (milyon) pound kalırdı ve insanlar trenin daha da yavaş gitmesini isterlerdi.Và bạn vẫn sẽ còn 5 [triệu] bảng tiền dư, và người ta thậm chí sẽ yêu cầu tàu chạy chậm lại.
Elinizde beş (milyon) pound kalırdı ve insanlar trenin daha da yavaş gitmesini isterlerdi.Zostałoby nam 5 [milionów] reszty a ludzie prosiliby, żeby pociągi jeździły wolniej.
Elinizde beş (milyon) pound kalırdı ve insanlar trenin daha da yavaş gitmesini isterlerdi.Θα περίσσευαν και πέντε εκατομμύρια λίρες, και ο κόσμος θα ζητούσε την επιβράδυνση των τρένων.
Elinizde beş (milyon) pound kalırdı ve insanlar trenin daha da yavaş gitmesini isterlerdi.У вас бы осталось пять миллионов сдачи, а пассажиры бы стали просить замедлить поезд.
Elinizde beş (milyon) pound kalırdı ve insanlar trenin daha da yavaş gitmesini isterlerdi.Ще ви останат милиард лири и хората ще молят влаковете да пътуват по-бавно.
Elinizde beş (milyon) pound kalırdı ve insanlar trenin daha da yavaş gitmesini isterlerdi.ועדיין היית נשאר עם חמישה ביליון ליש"ט עודפים ואנשים היו מבקשים שהרכבות יאטו
Elinizde beş (milyon) pound kalırdı ve insanlar trenin daha da yavaş gitmesini isterlerdi.سيكون لديك متبقياً خمسة بلايين جنيهاً وسيطلب الناس إبطاء القطارات
Elinizde beş (milyon) pound kalırdı ve insanlar trenin daha da yavaş gitmesini isterlerdi.乗客だって電車を遅らせてくれと言うでしょう (笑)
Engelli çocuğun okula gitmesiHandikappade barns skolgång
Engelli çocuğun okula gitmesiLa escolarización del niño discapacitado
Engelli çocuğun okula gitmesiScolarité d'un enfant handicapé
Engelli çocuğun okula gitmesiVammaisen lapsen koulunkäynti
Engelli çocuğun okula gitmesiПосещение школы ребенком-инвалидом
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod