Ana içeriğe geç
Sözlük

gitmesi ile cümle

gitmesi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
12
ORT. KELİME
Bir ögrencinin okula erken gitmesi diye birsey yoktur.Ποτέ δεν είναι αρκετά νωρίς για έναν μαθητή να πάει στο σχολείο.
Bir ögrencinin okula erken gitmesi diye birsey yoktur.Это не "рано" для студента.
Birşey vermek, hem birşeyin gitmesi hem de birinin birşeye sahip olması anlamını içerir.A da ceva inseamna atat a face ca ceva sa mearga, cat si a face ca cineva sa aiba.
Birşey vermek, hem birşeyin gitmesi hem de birinin birşeye sahip olması anlamını içerir.Dar algo implica ambas cosas: causar que algo cambie de lugar y causar que alguien tenga algo.
Birşey vermek, hem birşeyin gitmesi hem de birinin birşeye sahip olması anlamını içerir."Dare" qualcosa implica sia che qualcosa si muova, sia che qualcuno possieda.
Birşey vermek, hem birşeyin gitmesi hem de birinin birşeye sahip olması anlamını içerir.Donner quelque chose inclut à la fois causer quelque chose à partir et causer quelqu'un à obtenir.
Birşey vermek, hem birşeyin gitmesi hem de birinin birşeye sahip olması anlamını içerir.Etwas geben beinhaltet, dass etwas geht, mit dem Resultat, dass jemand etwas hat.
Birşey vermek, hem birşeyin gitmesi hem de birinin birşeye sahip olması anlamını içerir."Give" zakłada zarówno przenoszenie, jak zmianę stanu posiadania.
Birşey vermek, hem birşeyin gitmesi hem de birinin birşeye sahip olması anlamını içerir.Hành động cho bao gồm việc khiến cái gì đó đi và khiến ai đó có cái gì.
Birşey vermek, hem birşeyin gitmesi hem de birinin birşeye sahip olması anlamını içerir."Iets geven" impliceert tegelijk zorgen dat iets gaat en zorgen dat iemand iets krijgt.
Birşey vermek, hem birşeyin gitmesi hem de birinin birşeye sahip olması anlamını içerir.무언가를 주는 것은 무엇으로 하여금 작동하도록 하는 것과 누군가로 하여금 무엇을 가지도록 하게 하는 두가지 모두를 포함합니다.
Birşey vermek, hem birşeyin gitmesi hem de birinin birşeye sahip olması anlamını içerir.Valaminek az odaadása okozza mind annak a valaminek a mozgását és azt, hogy valaki birtokolja azt.
Birşey vermek, hem birşeyin gitmesi hem de birinin birşeye sahip olması anlamını içerir.Το να δίνεις κάτι αφορά τόσο το να κάνεις κάτι να πηγαίνει κάπου όσο και το να κάνεις κάποιον να έχει κάτι.
Birşey vermek, hem birşeyin gitmesi hem de birinin birşeye sahip olması anlamını içerir."Давати щось" спричиняє до того, що щось переміщується і починає комусь належати.
Birşey vermek, hem birşeyin gitmesi hem de birinin birşeye sahip olması anlamını içerir.Да дадеш нещо включва и двете, да накараш нещо да отиде, и да накараш някой да го има.
Birşey vermek, hem birşeyin gitmesi hem de birinin birşeye sahip olması anlamını içerir.לתת משהו גורם גם למשהו לזוז וגם שלמישהו יהיה.
Birşey vermek, hem birşeyin gitmesi hem de birinin birşeye sahip olması anlamını içerir.إعطاء شئ ينطوي على تَسْبيب إنتقال شئ وعلي تَسْبيب مايكون لشخص ما على حد السواء.
Birşey vermek, hem birşeyin gitmesi hem de birinin birşeye sahip olması anlamını içerir.誰かに所有させることの両方を含有しています 車を運転することは 移動だけしか表していません
Boşver ve birşeylerin gitmesine izin ver?Lâcher prise et laisser les choses vous échapper?
Boşver ve birşeylerin gitmesine izin ver?Să-i dăm drumul şi lucrurile o să dispară?
Bu da teorinin tarihin çöp kutusuna gitmesini sağladı tabi.A aruncat si acea teorie în lada de gunoi a istoriei.
Bu da teorinin tarihin çöp kutusuna gitmesini sağladı tabi.Ahí se fue su teoría, al bote de basura de la historia.
Bu da teorinin tarihin çöp kutusuna gitmesini sağladı tabi.Also landete diese Theorie im Mülleimer der Geschichte.
Bu da teorinin tarihin çöp kutusuna gitmesini sağladı tabi.Begituah teori itu terbuang ke tempat sampah dari sejarah.
Bu da teorinin tarihin çöp kutusuna gitmesini sağladı tabi.Daar ging die theorie de prullenbak van de geschiedenis in.
Bu da teorinin tarihin çöp kutusuna gitmesini sağladı tabi.Ecco come la sua teoria finì nella spazzatura della storia.
Bu da teorinin tarihin çöp kutusuna gitmesini sağladı tabi.E lá foi essa teoria para o caixote do lixo da história.
Bu da teorinin tarihin çöp kutusuna gitmesini sağladı tabi.Et voilà cette théorie évaporée dans les poubelles de l'histoire.
Bu da teorinin tarihin çöp kutusuna gitmesini sağladı tabi.Így bukott el az elmélet.
Bu da teorinin tarihin çöp kutusuna gitmesini sağladı tabi.결국 그의 이론은 없었던 일이 되어버렸죠.
Bu da teorinin tarihin çöp kutusuna gitmesini sağladı tabi.Så där hamnade den teorin i papperskorgen.
Bu da teorinin tarihin çöp kutusuna gitmesini sağladı tabi.Teza została obalona.
Bu da teorinin tarihin çöp kutusuna gitmesini sağladı tabi.Κάπου εκεί αυτή η θεωρία πήγε στον κάλαθο των αχρήστων της ιστορίας.
Bu da teorinin tarihin çöp kutusuna gitmesini sağladı tabi.Така тази теория свърши в кошчето за боклук.
Bu da teorinin tarihin çöp kutusuna gitmesini sağladı tabi.Эта теория была брошена в урну истории.
Bu da teorinin tarihin çöp kutusuna gitmesini sağladı tabi.כך הלכה התאוריה הזו לפח האשפה של ההיסטוריה.
Bu da teorinin tarihin çöp kutusuna gitmesini sağladı tabi.مما حطم نظريته تماما واخرجها من التاريخ !
Bu da teorinin tarihin çöp kutusuna gitmesini sağladı tabi.ところが ついに 彼が父親と経験したように
Bu ise gelişen dünyaya daha az içerik gitmesi ve para vermeyen sitelerin kapatılması demek oluyor.세계 개발 하 고 차단 하는 사이트를 지불 하지 않으면 더 적은 콘텐츠를 의미할 수도 있고.
Bu ise gelişen dünyaya daha az içerik gitmesi ve para vermeyen sitelerin kapatılması demek oluyor.Που σημαίνει, λιγότερο περιεχόμενο για τριτοκοσμικές χώρες και αποκλεισμό σελίδων που δεν πληρώνουν.
Bu ise gelişen dünyaya daha az içerik gitmesi ve para vermeyen sitelerin kapatılması demek oluyor.כלומר פחות תוכן שיפתוח וחסימת אתרים שלא משלמים.
Bu ise gelişen dünyaya daha az içerik gitmesi ve para vermeyen sitelerin kapatılması demek oluyor.مما بعني وصول محتويات أقل للعالم النامي، و إغلاق المواقع التي لا تدفع.
Bu ise gelişen dünyaya daha az içerik gitmesi ve para vermeyen sitelerin kapatılması demek oluyor.しかし本当に怖い部分:
Bu Montery çam ağacı, küçük hava poşetleri polenlerin daha da uzağa gitmesini sağlıyor.Acesta este pinul de Monterey, care are mici săculeţi de aer pentru ca polenul să fie purtat şi mai departe.
Bu Montery çam ağacı, küçük hava poşetleri polenlerin daha da uzağa gitmesini sağlıyor.Das ist die Monterey-Kiefer, diese hat kleine Luftsäckchen, um die Pollen sogar noch weiter zu befördern.
Bu Montery çam ağacı, küçük hava poşetleri polenlerin daha da uzağa gitmesini sağlıyor.Đây là cây thông Monterey, có những túi khí nhỏ để giúp phấn hoa vận chuyển xa hơn.
Bu Montery çam ağacı, küçük hava poşetleri polenlerin daha da uzağa gitmesini sağlıyor.Dit is de Montereyden, met luchtzakjes om het stuifmeel nog verder te verspreiden.
Bu Montery çam ağacı, küçük hava poşetleri polenlerin daha da uzağa gitmesini sağlıyor.Es el pino de Monterrey. Tiene pequeños sacos de aire que permiten que el polen llegue aún más lejos.
Bu Montery çam ağacı, küçük hava poşetleri polenlerin daha da uzağa gitmesini sağlıyor.Este é do pinheiro de Monterey, que tem umas bolsas de ar para o pólen ser transportado ainda para mais longe.
Bu Montery çam ağacı, küçük hava poşetleri polenlerin daha da uzağa gitmesini sağlıyor.Ez a Monterey-fenyő, aminek kis légzsákjai vannak, hogy a pollen még messzebbre jusson.
Bu Montery çam ağacı, küçük hava poşetleri polenlerin daha da uzağa gitmesini sağlıyor.Il Pino Monterey, che ha delle sacche d'aria per avere più autonomia di volo.
Bu Montery çam ağacı, küçük hava poşetleri polenlerin daha da uzağa gitmesini sağlıyor.Ini adalah Monterey Pine, yang memiliki sedikit kantung angin agar serbuk sari itu dapat terbawa lebih jauh.
Bu Montery çam ağacı, küçük hava poşetleri polenlerin daha da uzağa gitmesini sağlıyor.이것은 작은 공기 주머니를 가진 Monterey 소나무 입니다. 공기주머니는 꽃가루가 더 멀리가도록 도와주죠.
Bu Montery çam ağacı, küçük hava poşetleri polenlerin daha da uzağa gitmesini sağlıyor.To je borovica lúčovitá, ktorá má malé vzduchové vrecká, aby sa peľ dostal ešte ďalej.
Bu Montery çam ağacı, küçük hava poşetleri polenlerin daha da uzağa gitmesini sağlıyor.To sosna radiata - są pęcherzyki lotne, które niosą pyłek daleko.
Bu Montery çam ağacı, küçük hava poşetleri polenlerin daha da uzağa gitmesini sağlıyor.Toto je Monterey Pine, který má malé vzduchové pytlíčky k tomu, aby se mohl přenášet na větší vzdálenost.
Bu Montery çam ağacı, küçük hava poşetleri polenlerin daha da uzağa gitmesini sağlıyor.Αυτό είναι γύρη πεύκου, η οποία έχει μικρούς αερόσακους κι έτσι μεταφέρεται ακόμη πιο μακριά.
Bu Montery çam ağacı, küçük hava poşetleri polenlerin daha da uzağa gitmesini sağlıyor.Това е Монтерейски бор, който има малки въздушни торбички, за да може цветният прашец да пътува по-далече.
Bu Montery çam ağacı, küçük hava poşetleri polenlerin daha da uzağa gitmesini sağlıyor.Это - сосна лучистая, тут маленькие воздушные мешочки: с ними пыльца летит дальше.
Bu Montery çam ağacı, küçük hava poşetleri polenlerin daha da uzağa gitmesini sağlıyor.זהו אורן מונטריי, ויש לו שקיקי אוויר קטנים שמאפשרים לאבקה להינשא עוד יותר רחוק.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod