Bazen de maviye gitmemeyi, başkaları nereye giderse oraya gitmeyi öğreniyorlar.때로는 파란 꽃이 아니라 다른 벌들이 가는 곳으로 가기도 합니다.
Bazen de maviye gitmemeyi, başkaları nereye giderse oraya gitmeyi öğreniyorlar.Und manchmal lernen sie, nicht zum Blau, sondern dorthin zu gehen, wo die anderen Bienen hingehen.
Bazen de maviye gitmemeyi, başkaları nereye giderse oraya gitmeyi öğreniyorlar.Uneori, ele învață să nu se ducă spre albastru și să le urmeze pe celelalte albine.
Bazen de maviye gitmemeyi, başkaları nereye giderse oraya gitmeyi öğreniyorlar.Và đôi lúc chúng biết ko bay đến hoa màu xanh dương, mà đi theo những con ong khác.
Bazen de maviye gitmemeyi, başkaları nereye giderse oraya gitmeyi öğreniyorlar.Y a veces aprenden a no ir a la azul, y van a donde los otros abejorros van.
Bazen de maviye gitmemeyi, başkaları nereye giderse oraya gitmeyi öğreniyorlar.Μερικές φορές μαθαίνουν να μην πηγαίνουν στα μπλε, αλλά να πηγαίνουν όπου πηγαίνουν οι άλλες μέλισσες.
Bazen de maviye gitmemeyi, başkaları nereye giderse oraya gitmeyi öğreniyorlar.А іноді їх вчать йти не на синє, а туди, куди йдуть інші джмелі.
Bazen de maviye gitmemeyi, başkaları nereye giderse oraya gitmeyi öğreniyorlar.А понякога се учат не да ходят при сините, а да ходят, където ходят другите пчели.
Bazen de maviye gitmemeyi, başkaları nereye giderse oraya gitmeyi öğreniyorlar.Но иногда они научаются не садиться на голубые [цвета], а лететь туда, куда летят другие шмели.
Bazen de maviye gitmemeyi, başkaları nereye giderse oraya gitmeyi öğreniyorlar.ולפעמים הן לומדות לא לעוף לכחול, אלא למקום שאליו עפות הדבורים האחרות.
Bazen de maviye gitmemeyi, başkaları nereye giderse oraya gitmeyi öğreniyorlar.وأحيانا .. لا يذهبن إلى الأزهار الزرقاء إنما حيث تذهبن باقي النحلات
Bazen de maviye gitmemeyi, başkaları nereye giderse oraya gitmeyi öğreniyorlar.同じところに行くことを学ぶこともあります 互いに真似するのです 蜂は5までの数を数え、顔を見分けることもできます
Beatrice Uganda da yaşıyordu, Kongo sınırına yakın bir yerde, ve Dai Manju gibi okula gitmemişti.Beatrice je živela v Ugandi, blizu meje s Kongom in tako kot Dai Manju ni hodila v šolo.
Beatrice Uganda da yaşıyordu, Kongo sınırına yakın bir yerde, ve Dai Manju gibi okula gitmemişti.Beatrice lebte in Uganda nahe der Grenze zum Kongo, und wie Dai Manju, ging sie nicht zur Schule.
Beatrice Uganda da yaşıyordu, Kongo sınırına yakın bir yerde, ve Dai Manju gibi okula gitmemişti.Beatrice mieszkała w Ugandzie, niedaleko granicy z Kongo i jak Dai Manju, nie chodziła do szkoły.
Beatrice Uganda da yaşıyordu, Kongo sınırına yakın bir yerde, ve Dai Manju gibi okula gitmemişti.Beatrice sống ở Uganda gần biên giới Congo và như Dai Manju, cô không đi học
Beatrice Uganda da yaşıyordu, Kongo sınırına yakın bir yerde, ve Dai Manju gibi okula gitmemişti.Beatrice tinggal di Uganda dekat perbatasan Kongo, dan seperti Dai Manju, dia tidak pergi ke sekolah.
Beatrice Uganda da yaşıyordu, Kongo sınırına yakın bir yerde, ve Dai Manju gibi okula gitmemişti.Beatrice Ugandában élt, a kongói határ közelében, és csakúgy mint Daj Mandzsu, nem járt iskolába.
Beatrice Uganda da yaşıyordu, Kongo sınırına yakın bir yerde, ve Dai Manju gibi okula gitmemişti.Béatrice vivait en Ouganda près de la frontière du Congo, et, comme Dai Manju, elle n'allait pas à l'école.
Beatrice Uganda da yaşıyordu, Kongo sınırına yakın bir yerde, ve Dai Manju gibi okula gitmemişti.Beatrice viveva in Uganda vicino al confine con il Congo, e come Dai Manju, non andava a scuola.
Beatrice Uganda da yaşıyordu, Kongo sınırına yakın bir yerde, ve Dai Manju gibi okula gitmemişti.Beatrice vivía en Uganda cerca de la frontera con el Congo y, como Dai Manju, no iba a la escuela.
Beatrice Uganda da yaşıyordu, Kongo sınırına yakın bir yerde, ve Dai Manju gibi okula gitmemişti.Beatrice woonde in Oeganda, nabij de grens met Congo, en net als Dai Manju ging ze niet naar school.
Beatrice Uganda da yaşıyordu, Kongo sınırına yakın bir yerde, ve Dai Manju gibi okula gitmemişti.Η Μπεατρίς ζούσε στην Ουγκάντα κοντά στα σύνορα του Κονγκό, και όπως η Ντάι Μαντζού δεν πήγε στο σχολείο.
Beatrice Uganda da yaşıyordu, Kongo sınırına yakın bir yerde, ve Dai Manju gibi okula gitmemişti.Беатрис живее в Уганда, близо до границата с Конго, и точно като Дай Манджу, тя не ходела на училище.
Beatrice Uganda da yaşıyordu, Kongo sınırına yakın bir yerde, ve Dai Manju gibi okula gitmemişti.Беатрис жила в Уганде, около границы с Конго, и, как Дай Манджу, она не ходила в школу.
Bekle, gitmeme izin vermeyeceğim!Aspetta, ho pensato che si sta per lasciarmi andare!
Bekle, gitmeme izin vermeyeceğim!Attendez, je pensais que vous allez me laisser aller!
Bekle, gitmeme izin vermeyeceğim!Chờ đợi, tôi nghĩ rằng bạn đang đi để cho tôi đi!
Bekle, gitmeme izin vermeyeceğim!Espera, pensé que se iba a dejar que me vaya!
Bekle, gitmeme izin vermeyeceğim!Espere, eu pensei que você vai me deixar ir!
Bekle, gitmeme izin vermeyeceğim!잠깐, 난 당신이 날 보내려고 생각 했어!
Bekle, gitmeme izin vermeyeceğim!Odota, ajattelin et aio päästää irti!
Bekle, gitmeme izin vermeyeceğim!Počakajte, sem mislil, da si jih bodo pustili, da me!
Bekle, gitmeme izin vermeyeceğim!Počkaj, ja myslel, že sa chystáte Nechaj ma ísť!
Bekle, gitmeme izin vermeyeceğim!Počkej, já myslel, že se chystáte Nech mě jít!
Bekle, gitmeme izin vermeyeceğim!Poczekaj, myślałem, że będziesz mnie puścić!
Bekle, gitmeme izin vermeyeceğim!Stai, am crezut că aveţi de gând să mă lase să plec!
Bekle, gitmeme izin vermeyeceğim!Tunggu, saya pikir Anda akan membiarkan aku pergi!
Bekle, gitmeme izin vermeyeceğim!Várj, azt hittem fogsz hadd menjen!
Bekle, gitmeme izin vermeyeceğim!Vent, jeg troede, du vil lade mig gå!
Bekle, gitmeme izin vermeyeceğim!Wacht, ik dacht dat je gaat laat me gaan!
Bekle, gitmeme izin vermeyeceğim!Warten Sie, ich dachte du gehst mich gehen zu lassen!
Bekle, gitmeme izin vermeyeceğim!Περιμένετε, σκέφτηκα ότι θα έχετε την ευκαιρία να αφήσει να φύγω!
Bekle, gitmeme izin vermeyeceğim!Подожди, я думал, что вы собираетесь отпустить меня!
Bekle, gitmeme izin vermeyeceğim!Почекай, я думав, що ви збираєтеся відпустити мене!
Bekle, gitmeme izin vermeyeceğim!Чакай, аз си помислих, че няма да ме пусне!
Bekle, gitmeme izin vermeyeceğim!רגע, חשבתי שאתה הולך לתת לי ללכת!
Bekle, gitmeme izin vermeyeceğim!ですから、このヤコブの子、右のどこにあるか知っていますか?
Bekle, Lavaboya gitmem gerek.Aspetta, devo andare in bagno.
Bekle, Lavaboya gitmem gerek.Attends, je dois aller aux toilettes.
Bekle, Lavaboya gitmem gerek.Chờ đã, Tôi vào phòng vệ sinh
Bekle, Lavaboya gitmem gerek.Käyn vessassa.
Bekle, Lavaboya gitmem gerek.잠깐. 화장실 좀..
Bekle, Lavaboya gitmem gerek.Räusper, ich geh mal auf die Toilette.
Bekle, Lavaboya gitmem gerek.Samo trenutek, moram na wc.
Bekle, Lavaboya gitmem gerek.Sebentar, aku mau ke kamar kecil
Bekle, Lavaboya gitmem gerek.Vänta ett tag, jag måste gå på toaletten.
Bekle, Lavaboya gitmem gerek.Vydrž, potřebuju si dojít na WC.
Bekle, Lavaboya gitmem gerek.Περίμενε, πρέπει να πάω στην τουαλέτα.
Bekle, Lavaboya gitmem gerek.Посиди здесь. мне нужно отойти.