4'te 3. Bu, dört bölümden üç tanesini gitmem anlamını taşıyor.では,1, 2, 3 と行きます.
7'de çıktıktan sonra iş yemeğine, gösteriye veya başka bir şeye gitmem gerekirdi.花を見るヒマもなかったのでは?
80'le gitmem gerekiyordu ama ben 120'ye kadar çıktım... ...ve o bölümden kaldım.Azt hittem, hogy 80-nal megyek, de valójában 120 volt.
80'le gitmem gerekiyordu ama ben 120'ye kadar çıktım... ...ve o bölümden kaldım.J'étais censée rouler à 80, mais j'ai écrit 120 et j'ai raté cette partie.
80'le gitmem gerekiyordu ama ben 120'ye kadar çıktım... ...ve o bölümden kaldım.Νόμιζα πως πήγαινα με 80χλμ., αλλά ήταν 120χλμ στην πραγματικότητα.
80'le gitmem gerekiyordu ama ben 120'ye kadar çıktım... ...ve o bölümden kaldım.ظننت انني اقود ب80 كلو في الساعة لكن كان 120 ربما بسبب ذلك الرجل الذي يطلب مني دائما ان ادوس لاسرع
Açıkçası gitmemiz gereken yön de öbür taraf zaten, ileri gideceğiz.Bien entendu, c'est par là que nous devons aller, de l'avant.
Açıkçası gitmemiz gereken yön de öbür taraf zaten, ileri gideceğiz.En, natuurlijk is het dat waar we naartoe moeten, als we vooruit willen.
Açıkçası gitmemiz gereken yön de öbür taraf zaten, ileri gideceğiz.E questa è la direzione da prendere e da perseguire.
Açıkçası gitmemiz gereken yön de öbür taraf zaten, ileri gideceğiz.És nyilvánvaló, hogy előrefelé kell haladnunk.
Açıkçası gitmemiz gereken yön de öbür taraf zaten, ileri gideceğiz.분명히 이것이 우리가 나아갸야 할 방향이죠.
Açıkçası gitmemiz gereken yön de öbür taraf zaten, ileri gideceğiz.Obviamente, é por onde precisamos de ir daqui para a frente.
Açıkçası gitmemiz gereken yön de öbür taraf zaten, ileri gideceğiz.Oczywiście, to właśnie powinniśmy zrobić, iść do przodu.
Açıkçası gitmemiz gereken yön de öbür taraf zaten, ileri gideceğiz.Şi în mod evident, spre asta trebuie să şi mergem, să mergem înainte.
Açıkçası gitmemiz gereken yön de öbür taraf zaten, ileri gideceğiz.Und offensichtlich müssen wir in diese Richtung gehen, um Fortschritte zu machen.
Açıkçası gitmemiz gereken yön de öbür taraf zaten, ileri gideceğiz.Y obviamente, allí es adonde necesitamos ir, en adelante.
Açıkçası gitmemiz gereken yön de öbür taraf zaten, ileri gideceğiz.А очевидно натам е нужно да вървим, напред във времето.
Açıkçası gitmemiz gereken yön de öbür taraf zaten, ileri gideceğiz.И, конечно же,в этом направлении нам надо идти, чтобы продвинуться вперед.
Açıkçası gitmemiz gereken yön de öbür taraf zaten, ileri gideceğiz.וכמובן, זה הכיוון אליו אנו צריכים ללכת, להתקדם קדימה.
Açıkçası gitmemiz gereken yön de öbür taraf zaten, ileri gideceğiz.و بالطبع هذا ما نحتاج الإتجاه إليه ألا وهو التقدم للأمام
Açıkçası gitmemiz gereken yön de öbür taraf zaten, ileri gideceğiz.これは全米癌研究所(NCI)のサイトです
- "Ajansa gitmemiţsindir... ...sen beni kandýrýyorsundur." dedim de.Ναι, μαμά.
- "Ajansa gitmemiţsindir... ...sen beni kandýrýyorsundur." dedim de.Приятен ден. Благодаря, мила. Чао, чао.
Al... Gitmem gerek.-Al... -Minun on mentävä.
Ama elektronların uçup gitmemelerinin sebebi çekiliyor olmalarıdır.Aber der Grund warum Elektronen nicht einfach vom Kern weg fliegen ist, weil sie von diesem angezogen werden.
Ama elektronların uçup gitmemelerinin sebebi çekiliyor olmalarıdır.Ale dôvod prečo elektróny len tak neodchádzajú samé je že sú priťahované.
Ama elektronların uçup gitmemelerinin sebebi çekiliyor olmalarıdır.Ale důvod, proč elektrony jen tak samy neodletí, je ten, že jsou přitahovány. Jsou přitahovány směrem k jádru.
Ama elektronların uçup gitmemelerinin sebebi çekiliyor olmalarıdır.Ale powodem dlaczego elektrony nie latają sobie ot tak wszędzie jest to, że są przyciągane.
Ama elektronların uçup gitmemelerinin sebebi çekiliyor olmalarıdır. Çekirdeğe doğru çekilmektedirler.Dar motivul de ce avem electronii nu doar care arborează off pe propriile lor este că acestea sunt atrase.
Ama elektronların uçup gitmemelerinin sebebi çekiliyor olmalarıdır.Grunden til at elektronerne ikke bare flyver deres vej er, de er tiltrukket af protonerne i kernen.
Ama elektronların uçup gitmemelerinin sebebi çekiliyor olmalarıdır.Itseasiassa kaikki elämänmuodot koostuvat hiilestä.
Ama elektronların uçup gitmemelerinin sebebi çekiliyor olmalarıdır.그러니까, 전자가 제멋대로 날아가 버리지 않고 그 근방에 남아있는 이유는 이것들이 무엇엔가 이끌리기 때문입니다.
Ama elektronların uçup gitmemelerinin sebebi çekiliyor olmalarıdır.Maar de reden waarom de elektronen niet wegvliegen, is dat ze worden aangetrokken.
Ama elektronların uçup gitmemelerinin sebebi çekiliyor olmalarıdır.Mais la raison pour laquelle les électrons ne s'envolent pas tout seuls est qu'il sont attirés.
Ama elektronların uçup gitmemelerinin sebebi çekiliyor olmalarıdır.Men anledningen till att vi inte har elektroner som sticker iväg själva är för att de attraheras
Ama elektronların uçup gitmemelerinin sebebi çekiliyor olmalarıdır.Pero la razón por la que tenemos a los electrones volando por su propia cuenta es porque se sienten atraídos.
Ama elektronların uçup gitmemelerinin sebebi çekiliyor olmalarıdır.Tetapi alasan mengapa kita memiliki elektron tidak hanya terbang sendiri adalah karena mereka tertarik.
Ama elektronların uçup gitmemelerinin sebebi çekiliyor olmalarıdır.Αλλά ο λόγος που έχουμε τα ηλεκτρόνια όχι μόνο να διαφεύγουν από μόνα τους είναι επειδή έλκονται.
Ama elektronların uçup gitmemelerinin sebebi çekiliyor olmalarıdır.Але причина, чому електрони не розлітаються в різні сторони, полягає в тому, що вони притягуються.
Ama elektronların uçup gitmemelerinin sebebi çekiliyor olmalarıdır.Но причината, електроните да не отлетят е, защото те са привлечени.
Ama elektronların uçup gitmemelerinin sebebi çekiliyor olmalarıdır.Причина того, что электроны не разлетаются во все стороны, заключается в том, что они притягиваются.
Ama elektronların uçup gitmemelerinin sebebi çekiliyor olmalarıdır.אך הסיבה מדוע האלקטרונים לא בורחים להם, בגלל שהם נמשכים.
Ama elektronların uçup gitmemelerinin sebebi çekiliyor olmalarıdır.و لكن السبب في أن الإلكترونات لا تطير بعيدا بمفردها هو أنه يتم جذبها
Ama elektronların uçup gitmemelerinin sebebi çekiliyor olmalarıdır.しかし,電子が勝手に飛んでいってしまわない理由は これらは引き合っているからです. 電子は原子核に引かれています.
Ama şimdi bunun oraya gitmemizdeki, en mühim sebep olduğunu görüyorum." dedi.Ale když jsme to udělali, došlo nám, že to možná byl hlavní důvod, proč jsme letěli."
Ama şimdi bunun oraya gitmemizdeki, en mühim sebep olduğunu görüyorum." dedi.إنما الآن وبما أننا فعلناها، يتضّح أن هذا أفضل سبب لذهابنا إلى هناك
Ama umut gitmemişti.Aber die Hoffnung war nicht weg.
Ama umut gitmemişti.Ale nádej neodišla.
Ama umut gitmemişti.Ale to nieprawda, że nadzieja zgasła
Ama umut gitmemişti.Ampak upanje ni izginilo.
Ama umut gitmemişti.De a remény nem halt meg.
Ama umut gitmemişti. Hugo Chávez'in istifasının bir kurmaca olduğu gerçeği ortaya çıkmaya başladı.Tapi harapan belum hilang Kebenaran mulai terdengar... ...bahwa pengunduran diri Hugo Chavez adalah kebohongan
Ama umut gitmemişti. Hugo Chávez'in istifasının bir kurmaca olduğu gerçeği ortaya çıkmaya başladı.Αλλά η ελπίδα δε χάθηκε. "ρχισε να αναδύεται η αλήθεια... ότι η παραίτηση του Ούγκο Τσάβες ήταν ψέμα.
Ama umut gitmemişti.Ma la speranza non era finita.
Ama umut gitmemişti.Mas, a esperança ainda não tinha acabado.
Ama umut gitmemişti.Men hoppet var inte borta.
Ama umut gitmemişti..אך התקווה לא נעלמה
Ama umut gitmemişti.ウゴ·チャベスの辞任が 捏造だと伝わり始めました
Amerika'ya gitmem için bana destek olur musun?" dedim.Bisakah mendukung saya untuk pergi ke Amerika?"
Amerika'ya gitmem için bana destek olur musun?" dedim.Già có thể hỗ trợ con đến nước Mỹ không?"