Sen oldukça bir profesyonel gibi gitar çalıyorsun, değil mi?You play the guitar quite like a professional, don't you?
Öğrencilerden bazıları gitar çalmayı severler.Some of the students like to play the guitar.
Bob sadece gitar değil aynı zamanda flüt de çalar.Bob plays not only the guitar but also the flute.
Gitarı ne kadar iyi çalabiliyorsun?How well can you play guitar?
Hangisi senin gitarın?Which is your guitar?
Para ödülü, ona bir gitar satın aldırdı.The prize money allowed him to buy a guitar.
Sen hiç gitarla çalınan o müziği duydun mu?Have you ever heard that music played on the guitar?
John gitar çalamaz.John can not play the guitar.
John gitar çaldı ve arkadaşları şarkı söyledi.John played guitar and his friends sang.
Jane gitarın yanı sıra keman çalabilir.Jane can play the violin, not to mention the guitar.
Jane hem keman hemde gitar çalabilir.Jane can play the violin, not to mention the guitar.
Bu gitar akortlu.The guitar is in tune.
Ken'in bir gitarı var.Ken has a guitar.
Ken keman çalabilir, gitardan bahsetmeye bile gerek yok.Ken can play the violin, not to mention the guitar.
Gitar çalabilir misin?Can you play the guitar?
Gitar çalarken rahatlamış hisseder.He feels relaxed when he's playing the guitar.
Gitar çalan çocuk Ken'dir.The boy playing the guitar is Ken.
Kim gitar çalıyor?Who is playing the guitar?
Gitar çalmak eğlencelidir.Playing the guitar is fun.
Gitar çalan çocuk benim erkek kardeşim.The boy playing the guitar is my brother.
Bir gitar istiyorum.I want a guitar.
O gitar o kadar pahalı ki onu satın alamam.That guitar is so expensive that I can't buy it.
Keşke o gitarı alabilsem.I wish I could buy that guitar.
O gitar o kadar pahalı olmasaydı, onu satın alabilirdim.If that guitar were not so expensive, I could buy it.
Gitarın nasıl çalındığını hiç öğrendin mi?Have you ever learned how to play the guitar?
Şimdi gitar çalmayı öğreniyorum.I am learning to play the guitar now.
En başta gitar çalamıyordum.At first, I couldn't play the guitar.
Ablam gitarı iyi çalar.My older sister plays the guitar well.
Ben eve geldiğimde kız kardeşim gitar çalıyordu.When I came home, my sister was playing the guitar.
Erkek kardeşim gitar çalar.My brother plays the guitar.
Erkek kardeşim gitar çalmada çok iyidir.My brother is very good at playing the guitar.
Gitar çalmak benim hobim.My hobby is playing the guitar.
Hobim gitar çalmaktır.My hobby is playing the guitar.
Kız kardeşim çok iyi gitar çalabilir.My sister can play the guitar very well.
On yaşındayken gitar çalmayı öğrendim.I learned to play guitar when I was ten years old.
Senin için gitar çalacağım.I will play the guitar for you.
Bir kamerayı bir gitarla değiştirdim.I exchanged a camera for a guitar.
Ben gitar çalabilirim.I can play the guitar.
Gitar çalmayı kendi kendime öğrendim.I've taught myself to play the guitar.
Gitar çalmak istiyorum.I want to play the guitar.
Ben bir gitarist olmak istiyorum.I'd like to be a guitarist.
John'un sahip olduğu aynı gitardan istiyorum.I want the same guitar as John has.
Tom'un gitar çalmasını rica ettim.I asked Tom to play the guitar.
Benim için gitar çalmanı istiyorum.I want you to play the guitar for me.
Şimdi gitar çalıyorum.I am playing the guitar now.
Onun gitar çalmasını istiyorum.I want him to play the guitar.
Okuldan sonra gitar çalarım.I play the guitar after school.
Akşam yemeğinden önce gitar çalarım.I play the guitar before dinner.
Akşam yemeğinden sonra gitar çalarım.I play the guitar after dinner.
Boş zamanımda gitar çalarım.I play the guitar in my spare time.
Taro sınıfındaki başka bir çocuktan daha iyi gitar çalar.Taro plays the guitar better than any other boy in his class.
Senin gitarını çalsın.Let him play your guitar.
Onun hobileri gitar çalmak ve şarkı söylemektir.His hobbies are playing the guitar and singing.
O bu gitarı sever.He likes this guitar.
O, çok iyi şekilde gitar çalar.He plays the guitar very well.
O, nasıl gitar çalacağını bilmiyor.He doesn't know how to play the guitar.
O gitar eşliğinde şarkı söyledi.He sang to guitar accompaniment.
O, gitar çaldı ve o piyano çaldı.He played the guitar and she played the piano.
O, gitar çalabilir.He is able to play the guitar.
O gitar çalmaya çok düşkündür.He is very fond of playing the guitar.