girmeyin ile cümle
girmeyin kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
İmanı zayıf olanı aranıza kabul edin, ama tartışmalı konulara girmeyin.Faites accueil à celui qui est faible dans la foi, et ne discutez pas sur les opinions.
İmanı zayıf olanı aranıza kabul edin, ama tartışmalı konulara girmeyin.Hãy bằng lòng tiếp lấy kẻ kém đức tin, chớ cãi lẫy về sự nghi ngờ.
İmanı zayıf olanı aranıza kabul edin, ama tartışmalı konulara girmeyin.Hãy bằng_lòng tiếp lấy kẻ kém đức_tin , chớ cãi_lẫy về sự nghi_ngờ .
İmanı zayıf olanı aranıza kabul edin, ama tartışmalı konulara girmeyin.Heikkouskoista hoivatkaa, rupeamatta väittelemään mielipiteistä.
İmanı zayıf olanı aranıza kabul edin, ama tartışmalı konulara girmeyin.믿음이 연약한 자를 너희가 받되 그의 의심하는 바를 비판하지 말라
İmanı zayıf olanı aranıza kabul edin, ama tartışmalı konulara girmeyin.Mdlého pak u víře přijímejte, ne k hádkám o nepotřebných otázkách.
İmanı zayıf olanı aranıza kabul edin, ama tartışmalı konulara girmeyin.Men tager eder af den, som er skrøbelig i Troen, og dømmer ikke hans Meninger!
İmanı zayıf olanı aranıza kabul edin, ama tartışmalı konulara girmeyin.Neem iemand met een zwak geloof in uw midden op, maar vermijd twijfelachtige discussies.
İmanı zayıf olanı aranıza kabul edin, ama tartışmalı konulara girmeyin.Om någon är svag i tron, så upptagen honom dock vänligt, utan att döma över andras betänkligheter.
İmanı zayıf olanı aranıza kabul edin, ama tartışmalı konulara girmeyin.Ora, ao que é fraco na fé, acolhei-o, mas não para condenar-lhe os escrúpulos.
İmanı zayıf olanı aranıza kabul edin, ama tartışmalı konulara girmeyin.Primiţi bine pe cel slab în credinţă, şi nu vă apucaţi la vorbă asupra părerilor îndoelnice.
İmanı zayıf olanı aranıza kabul edin, ama tartışmalı konulara girmeyin.Recibid al débil en la fe, pero no para contender sobre opiniones
İmanı zayıf olanı aranıza kabul edin, ama tartışmalı konulara girmeyin.Ta eder av den som er svak i troen, uten å sette eder til doms over hans tanker!
İmanı zayıf olanı aranıza kabul edin, ama tartışmalı konulara girmeyin.Τον δε ασθενουντα κατα την πιστιν προσδεχεσθε, ουχι εις φιλονεικιας διαλογισμων.
İmanı zayıf olanı aranıza kabul edin, ama tartışmalı konulara girmeyin.Защото никой от нас не живее за себе си, и никой не умира за себе си.
İmanı zayıf olanı aranıza kabul edin, ama tartışmalı konulara girmeyin.Немогаючого ж у вірі приймайте не на розбіраннє думок.
İmanı zayıf olanı aranıza kabul edin, ama tartışmalı konulara girmeyin.Немощного в вере принимайте без споров о мнениях.
İmanı zayıf olanı aranıza kabul edin, ama tartışmalı konulara girmeyin.ואת החלוש באמונה אותו קבלו ולא לדין את המחשבות׃
İmanı zayıf olanı aranıza kabul edin, ama tartışmalı konulara girmeyin.ومن هو ضعيف في الايمان فاقبلوه لا لمحاكمة الافكار.
İmanı zayıf olanı aranıza kabul edin, ama tartışmalı konulara girmeyin.信 心 軟 弱 的 、 你 們 要 接 納 、 但 不 要 辯 論 所 疑 惑 的 事
İmanı zayıf olanı aranıza kabul edin, ama tartışmalı konulara girmeyin.信心 軟弱 的 、 你 們要 接納 、 但 不要 辯論所 疑惑 的 事
Kokusunu alabilirsiniz o başka bir ülkedir; vizesiz girmeyin, pasaportsuz girmeyin."Bạn có thể ngửi thấy đây là một quốc gia khác; đừng đi vào mà không có thị thực, mà không có hộ chiếu."
Kokusunu alabilirsiniz o başka bir ülkedir; vizesiz girmeyin, pasaportsuz girmeyin."Du kan lukta, det är ett annat land; gå inte in utan visum, utan pass."
Kokusunu alabilirsiniz o başka bir ülkedir; vizesiz girmeyin, pasaportsuz girmeyin."Du kannst riechen, dass es ein anderes Land ist; du musst ein Visum haben, einen Reisepass."
Kokusunu alabilirsiniz o başka bir ülkedir; vizesiz girmeyin, pasaportsuz girmeyin."Je kunt ruiken dat het een ander land is; kom niet binnen zonder visum, zonder paspoort."
Kokusunu alabilirsiniz o başka bir ülkedir; vizesiz girmeyin, pasaportsuz girmeyin."Poţi mirosi că e o ţară diferită; nu intra fără viză, fără paşaport."
Kokusunu alabilirsiniz o başka bir ülkedir; vizesiz girmeyin, pasaportsuz girmeyin."Puedes oler que es un país diferente; no entres sin una visa, sin un pasaporte".
Kokusunu alabilirsiniz o başka bir ülkedir; vizesiz girmeyin, pasaportsuz girmeyin."Puoi sentire dall'odore che è un Paese diverso, quindi non puoi entrare senza visto, senza passaporto."
Kokusunu alabilirsiniz o başka bir ülkedir; vizesiz girmeyin, pasaportsuz girmeyin."Μπορείτε να μυρίσετε εάν πρόκειται για μια άλλη χώρα, δεν μπαίνεις χωρίς βίζα, χωρίς διαβατήριο. "
Kokusunu alabilirsiniz o başka bir ülkedir; vizesiz girmeyin, pasaportsuz girmeyin."ここは違う国だと ビザなしで入ってはいけない パスポートなしで入ってはいけない」
Mesih bizi özgür olalım diye özgür kıldı. Bunun için dayanın. Bir daha kölelik boyunduruğuna girmeyin.Ðấng Christ đã buông tha chúng ta cho được tự do; vậy hãy đứng vững, chớ lại để mình dưới ách tôi mọi nữa.
Mesih bizi özgür olalım diye özgür kıldı. Bunun için dayanın. Bir daha kölelik boyunduruğuna girmeyin.Ðấng_Christ đã buông_tha chúng_ta cho được tự_do ; vậy hãy đứng vững , chớ lại để mình dưới ách tôi_mọi nữa .
Mesih bizi özgür olalım diye özgür kıldı. Bunun için dayanın. Bir daha kölelik boyunduruğuna girmeyin.그리스도께서 우리로 자유케 하려고 자유를 주셨으니 그러므로 굳세게 서서 다시는 종의 멍에를 메지 말라
Mesih bizi özgür olalım diye özgür kıldı. Bunun için dayanın. Bir daha kölelik boyunduruğuna girmeyin.Protož v svobodě, kterouž Kristus nás osvobodil, stůjte a nezapletejtež se zase v jho služebnosti.
Mesih bizi özgür olalım diye özgür kıldı. Bunun için dayanın. Bir daha kölelik boyunduruğuna girmeyin.Rămîneţi dar tari, şi nu vă plecaţi iarăş supt jugul robiei.
Mesih bizi özgür olalım diye özgür kıldı. Bunun için dayanın. Bir daha kölelik boyunduruğuna girmeyin.Tak tedy stojte v slobode, ktorou nás Kristus oslobodil, a nepriahajte sa zase do jarma rabstva.
Mesih bizi özgür olalım diye özgür kıldı. Bunun için dayanın. Bir daha kölelik boyunduruğuna girmeyin.Til Friheden har Kristus frigjort os. Så står nu fast, og lader eder ikke atter holde under Trældoms Åg!
Mesih bizi özgür olalım diye özgür kıldı. Bunun için dayanın. Bir daha kölelik boyunduruğuna girmeyin.Til frihet har Kristus frigjort oss; stå derfor fast, og la eder ikke atter legge under trældoms åk!
Mesih bizi özgür olalım diye özgür kıldı. Bunun için dayanın. Bir daha kölelik boyunduruğuna girmeyin.Za svobodo nas je Kristus osvobodil; stojte torej trdno in ne vprezite se zopet v jarem sužnosti.
Mesih bizi özgür olalım diye özgür kıldı. Bunun için dayanın. Bir daha kölelik boyunduruğuna girmeyin.Итак стойте в свободе, которую даровал нам Христос,и не подвергайтесь опять игу рабства.
Mesih bizi özgür olalım diye özgür kıldı. Bunun için dayanın. Bir daha kölelik boyunduruğuna girmeyin.Малко квас заквасва цялото тесто.
Mesih bizi özgür olalım diye özgür kıldı. Bunun için dayanın. Bir daha kölelik boyunduruğuna girmeyin.У волї ж оце, котрою Христос визволив нас, стійте, і під ярмо неволї знов не піддавайтесь.
Mesih bizi özgür olalım diye özgür kıldı. Bunun için dayanın. Bir daha kölelik boyunduruğuna girmeyin.ועתה עמדו נא בחרות אשר שחרר אתנו המשיח ואל תשובו להלכד בעל העבדות׃
Mesih bizi özgür olalım diye özgür kıldı. Bunun için dayanın. Bir daha kölelik boyunduruğuna girmeyin.فاثبتوا اذا في الحرية التي قد حررنا المسيح بها ولا ترتبكوا ايضا بنير عبودية.
Mesih bizi özgür olalım diye özgür kıldı. Bunun için dayanın. Bir daha kölelik boyunduruğuna girmeyin.基 督 釋 放 了 我 們 、 叫 我 們 得 以 自 由 、 所 以 要 站 立 得 穩 、 不 要 再 被 奴 僕 的 軛 挾 制
Mesih bizi özgür olalım diye özgür kıldı. Bunun için dayanın. Bir daha kölelik boyunduruğuna girmeyin.基督釋 放了 我 們 、 叫我 們 得以 自由 、 所以 要 站立 得 穩 、 不 要 再 被 奴僕 的 軛挾制
Umutsuz bir halde girmeyin!Não vão desesperados!
Umutsuz bir halde girmeyin!Ne partez pas désespéré !
Umutsuz bir halde girmeyin!Nevstupujte tam zoufalí.
Umutsuz bir halde girmeyin!Wees niet wanhopig!
Umutsuz bir halde girmeyin!Werde nicht verzweifelt!
Umutsuz bir halde girmeyin!Не начинайте отчаявшимся!
Yani, üzülmeyin, sıkıntıya girmeyin.Also kein Stress mit dem Zeug.
Yani, üzülmeyin, sıkıntıya girmeyin.Así que no se preocupe, no se estrese acerca de eso.
Yani, üzülmeyin, sıkıntıya girmeyin. Bunu ezelden beridir yapıyoruz.Donc ne stressez pas, on fait cela depuis toujours.
Yani, üzülmeyin, sıkıntıya girmeyin. Bunu ezelden beridir yapıyoruz.ولهذا لا تقلقوا حيال هذا الموضوع. لقد قمنا بهذا الشئ منذ الأزل.
Yani, üzülmeyin, sıkıntıya girmeyin. Bunu ezelden beridir yapıyoruz.病気の耐性向上に注目してみましょう
Yani, üzülmeyin, sıkıntıya girmeyin.Ca urmare,nu vă îngrijoraţi, nu vă stresaţi în legătură cu lucrurile astea.
Yani, üzülmeyin, sıkıntıya girmeyin.Così, non preoccupatevi, e non vi stressate.
Yani, üzülmeyin, sıkıntıya girmeyin.Dus, maak u geen zorgen hierover.
İlgili Sayfalar