Ana içeriğe geç
Sözlük

girmek ile cümle

girmek kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Napolyonu Avrupa'da egemen kılan Üçüncü Koalisyon Savaşına girmekle Napolyon neyin peşindeydi.PRIMER CÓNSUL.
Napolyonu Avrupa'da egemen kılan Üçüncü Koalisyon Savaşına girmekle Napolyon neyin peşindeydi.Puis en 1800.
Neden bu ağlara girmek istiyoruz?Czemu chcielibyśmy wejść do tych sieci?
Neden bu ağlara girmek istiyoruz?De ce vrem să intrăm în aceste rețele?
Neden bu ağlara girmek istiyoruz?왜 우리는 이런 '망'으로 들어가길 원할까요?
Neden bu ağlara girmek istiyoruz?Perché vogliamo entrare in queste reti?
Neden bu ağlara girmek istiyoruz?¿Por qué queremos entrar en estas redes?
Neden bu ağlara girmek istiyoruz?(Rires)
Neden bu ağlara girmek istiyoruz?Tại sao chúng tôi muốn liên quan?
Neden bu ağlara girmek istiyoruz?Waarom willen we in deze netten geraken?
Neden bu ağlara girmek istiyoruz?Warum möchten wir in diese Netzwerke hineingehen?
Neden bu ağlara girmek istiyoruz?Γιατί θέλουμε να μπαίνουμε σε αυτά τα δίκτυα;
Neden bu ağlara girmek istiyoruz?Зачем нам нужны эти сети?
Neden bu ağlara girmek istiyoruz?Защо искаме да влезем в тези мрежи?
Neden bu ağlara girmek istiyoruz?Чому нас так приваблюють ці мережі?
Neden bu ağlara girmek istiyoruz?למה אנחנו מעוניינים להכנס לרשתות האלו?
Neden bu ağlara girmek istiyoruz?لماذا نريد أن ندخل فى هذه الشبكات؟
Neden bu ağlara girmek istiyoruz?関わりたいと思うのでしょうか?
Ne? Sınava girmek zorundasın diye mi ölmek istiyorsun?اوه, هل تودين الموت لانه لذيك امتحان؟
Ne yapayım o zaman? Girmek zorundayım çünkü.그럼 어떻게요 난 꼭 들어가야 되는데
Ne yapayım o zaman? Girmek zorundayım çünkü.إذاً ماذا يجب أن أفعل؟ يجب علي أن أقبل
Ne yapayım o zaman? Girmek zorundayım çünkü.浪人して受験し直せよ 転科より早いぞ
Neyse, felsefeye çok da girmek istemiyorum.Comunque non vorrei essere troppo filosofico.
Neyse, felsefeye çok da girmek istemiyorum.De todas formas no quiero llegar demasiado filosófico sobre usted.
Neyse, felsefeye çok da girmek istemiyorum.Enfim, eu não quero ficar muito filosófico..
Neyse, felsefeye çok da girmek istemiyorum.Každopádně nechci se příliš filozofické na vás.
Neyse, felsefeye çok da girmek istemiyorum.Nie chciałbym tutaj za bardzo zagłębiać się w filozofię.
Neyse, felsefeye çok da girmek istemiyorum.Не хочу багато говорити про філософію.
Neyse, felsefeye çok da girmek istemiyorum.عموما، لا أريد ان اكون فليسوفا جدا معك
Neyse, felsefeye çok da girmek istemiyorum.しかし、うまくいけば、これはあなたのウイルスは良いアイデアを与える
Ödül olarak araba kazanmak için... ...bir yarışa girmek ister misin?Apa kau akan mengikuti even, Untuk mendapatkan mobil kecil sebagai hadiah?
Ödül olarak araba kazanmak için... ...bir yarışa girmek ister misin?Chcete se chytit šance, aby jste si koupil levně auto?
Ödül olarak araba kazanmak için... ...bir yarışa girmek ister misin?Director General, ¿quiere manejar un auto compacto y conseguir regalos gratis?
Ödül olarak araba kazanmak için... ...bir yarışa girmek ister misin?Direttore generale, le piacerebbe guidare un'utilitaria e partecipare all'estrazione di inutili premi?
Ödül olarak araba kazanmak için... ...bir yarışa girmek ister misin?General Manager, nu vrei sa conduci o masina de familie si sa primesti multe gratuitati?
Ödül olarak araba kazanmak için... ...bir yarışa girmek ister misin?Maga benevezne potyára egy olyan eseményre, ahol egy kompakt autó a nyeremény?
Ödül olarak araba kazanmak için... ...bir yarışa girmek ister misin?Thường vụ có làm việc ở công ty triển lãm chỉ vì muốn đi xem triển lãm không?
Ödül olarak araba kazanmak için... ...bir yarışa girmek ister misin?Vous voulez conduire une compacte et vous servir des échantillons qu'on vous donne ?
Ödül olarak araba kazanmak için... ...bir yarışa girmek ister misin?Искате ли да карате малка кола и да пробвате късмета си в лотарията?
Ödül olarak araba kazanmak için... ...bir yarışa girmek ister misin?Хотели бы вы водить малолитражку и участвовать в лотереях?
Ödül olarak araba kazanmak için... ...bir yarışa girmek ister misin?هل تريد أن تقوم بالدخول في الحدث لكي تحصل على سيارة صغيرة كهدية؟
Okul muduru bir hukuk mucadelesine girmekten cekindigi icin ebeveyne karsi gelmek istemiyordu.Directorul şcolii nu a vrut să se împotrivească părintelui din cauză că nu voia să fie târât prin procese.
Okul muduru bir hukuk mucadelesine girmekten cekindigi icin ebeveyne karsi gelmek istemiyordu.Dyrektor szkoły nie chciał postawić się rodzicowi, bo nie chciał być ciągany po sądach.
Okul muduru bir hukuk mucadelesine girmekten cekindigi icin ebeveyne karsi gelmek istemiyordu.El director no le quería hacer frente al padre porque no quería verse arrastrado hacia un procedimiento legal.
Okul muduru bir hukuk mucadelesine girmekten cekindigi icin ebeveyne karsi gelmek istemiyordu.Il preside non aveva preso posizione contro il genitore perché non voleva subire un procedimento legale.
Okul muduru bir hukuk mucadelesine girmekten cekindigi icin ebeveyne karsi gelmek istemiyordu.교장선생님은 학부모와 맞서려하지 않았는데, 복잡한 법적 소송에 휘말리고 싶지 않았기 때문입니다.
Okul muduru bir hukuk mucadelesine girmekten cekindigi icin ebeveyne karsi gelmek istemiyordu.Ông hiệu trưởng không muốn ủng hộ vị phụ huynh vì ông không muốn bị cuốn vào các vụ kiện tụng.
Okul muduru bir hukuk mucadelesine girmekten cekindigi icin ebeveyne karsi gelmek istemiyordu.Ředitel se nechtěl postavit proti rodičům, protože nechtěl být zatažen do soudních řízení.
Okul muduru bir hukuk mucadelesine girmekten cekindigi icin ebeveyne karsi gelmek istemiyordu.Riaditeľ sa nechcel stavať proti rodičom lebo sa nechcel zapliesť do nejakých právnych procesov.
Okul muduru bir hukuk mucadelesine girmekten cekindigi icin ebeveyne karsi gelmek istemiyordu.Директор не хотел ссориться с родителем, потому что он не хотел быть вовлечен в судебные разбирательства.
Okul muduru bir hukuk mucadelesine girmekten cekindigi icin ebeveyne karsi gelmek istemiyordu.Директорът не искал да се опълчва срещу родителя, защото не искал да го въвличат в някакви законови процедури.
Okul muduru bir hukuk mucadelesine girmekten cekindigi icin ebeveyne karsi gelmek istemiyordu.המנהל לא רצה להתעמת עם ההורה כיוון שהוא לא רצה להיגרר להליכים משפטיים.
Okul muduru bir hukuk mucadelesine girmekten cekindigi icin ebeveyne karsi gelmek istemiyordu.المدير لم يُرِد الوقوف في وجه الأم لأنه لم يرد التورط في بعض الإجراءات القانونية أكثر من ذلك.
Okul muduru bir hukuk mucadelesine girmekten cekindigi icin ebeveyne karsi gelmek istemiyordu.法的な争いに引き込まれたくなかったからでした 彼女は幾つもの会合に呼び出され
Okulum buradan çok uzak değildi ve buraya nehre girmek ve futbol oynamak için gelirdik.Chodil jsem do školy, nedaleko odtud, chodili jsme hrát fotbal a procházet se kolem řeky.
Olay, bir erkekle ilişkiye girmekle suçlanan isimsiz bir trans kadın ile ilgili.La historia refiere a una mujer transexual que fue acusada de tener relaciones sexuales con un hombre.
Olay, bir erkekle ilişkiye girmekle suçlanan isimsiz bir trans kadın ile ilgili.تتعلق القصة بامرأة متحولة جنسيًا، لم يكشف عن اسمها، اتهمت بممارسة الجنس مع رجل.
O neden önce Huxter, şiddetli bir iç mücadele geçmesi ortaya çıktı kendisini eve girmek.Huxter, bleek een zware innerlijke strijd te ondergaan voordat hij kon veroorzaken zich tot het huis binnen.
O neden önce Huxter, şiddetli bir iç mücadele geçmesi ortaya çıktı kendisini eve girmek.그가 유도 전에 Huxter은 심각한 내부 투쟁을 받아야 등장 자신이 집안을 입력합니다.
O neden önce Huxter, şiddetli bir iç mücadele geçmesi ortaya çıktı kendisini eve girmek.Huxter, näytti läpi voimakasta sisäistä kamppailua ennen kuin hän ehti aiheuttaa itse tulla taloon.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod