Ana içeriğe geç
Sözlük

girmek ile cümle

girmek kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Amacımız içine girmek ve geminin içini incelemekti, bu daha önce yapılmamıştı.Unsere Absicht war, hineinzutauchen und sich das Innere des Schiffs anzusehen, was nie zuvor getan worden war.
Amacımız içine girmek ve geminin içini incelemekti, bu daha önce yapılmamıştı.Và ý tưởng là đi vào bên trong để làm một cuộc nội khảo sát con tàu, điều chưa từng được làm.
Amacımız içine girmek ve geminin içini incelemekti, bu daha önce yapılmamıştı.Ο στόχος μας ήταν να ερευνήσουμε το εσωτερικό του πλοίου, κάτι που δεν είχε γίνει ποτέ ως τότε.
Amacımız içine girmek ve geminin içini incelemekti, bu daha önce yapılmamıştı.Идея заключалась в том, чтобы обследовать интерьер корабля, чего раньше никто не делал.
Amacımız içine girmek ve geminin içini incelemekti, bu daha önce yapılmamıştı.Идеята беше да направим интериорно изследване на кораба, което никога не беше правено.
Amacımız içine girmek ve geminin içini incelemekti, bu daha önce yapılmamıştı.Ідея полягала в тому, щоб дослідити інтер'єр корабля, і ніхто ніколи цього раніше не робив.
Amacımız içine girmek ve geminin içini incelemekti, bu daha önce yapılmamıştı.והרעיון היה להיכנס פנימה ולעשות סקירה פנימית של הספינה ההיא, מה שמעולם לא נעשה.
Amacımız içine girmek ve geminin içini incelemekti, bu daha önce yapılmamıştı.وكانت الفكرة بأن نرسلها الى داخل السفينة ونقوم بعمل جولة داخلية لم يقم بها أحدٌ من قبل
Amacımız içine girmek ve geminin içini incelemekti, bu daha önce yapılmamıştı.船内の調査をするためです それまで手段が無く 誰も入れなかったので
Ama her zaman sınava girmek için kursa gidiyorum. Hep elime yüzüme bulaştırıyorum!De akárhányszor elmegyek vizsgázni mindig elrontom!
Ama her zaman sınava girmek için kursa gidiyorum. Hep elime yüzüme bulaştırıyorum!Γιατί γίνομαι τόσο άσχημη οδηγός όταν πηγαίνω στο τεστ οδήγησης;
Ama her zaman sınava girmek için kursa gidiyorum. Hep elime yüzüme bulaştırıyorum!لماذا اصبح سيئة عند اجتياز الاختبار؟
Ama her zaman sınava girmek için kursa gidiyorum.Mais à chaque fois que je vais passer l'examen, je rate toujours !
Ama içeriye girmek için bir yol bulur bulmaz, insanlar bana kucak açtı.Dar odată ce am reușit să intru, oamenii m-au îmbrățișat.
Ama içeriye girmek için bir yol bulur bulmaz, insanlar bana kucak açtı.Pero una vez en el interior, la gente me abrazó.
Ama içeriye girmek için bir yol bulur bulmaz, insanlar bana kucak açtı.Но когда я нашла путь внутрь, люди окружили меня.
Ama içeriye girmek için bir yol bulur bulmaz, insanlar bana kucak açtı.自分たちの話を伝えてほしいと 言われました
"Anahtar şifre", girmek ve yazmak basınAdja meg a "kód", és nyomja meg az írás
"Anahtar şifre", girmek ve yazmak basınDigite o "código chave" e clique em gravar
"Anahtar şifre", girmek ve yazmak basınEntrez le " Key-Code ", puis appuyez sur écriture
"Anahtar şifre", girmek ve yazmak basınGeben Sie den "Schlüssel-Code" und drücken Sie WRITE
"Anahtar şifre", girmek ve yazmak basınImmettere il codice"chiave" e premere WRITE
"Anahtar şifre", girmek ve yazmak basınIndtast koden"nøgle" og tryk på Skriv
"Anahtar şifre", girmek ve yazmak basınIntroduceţi codul de"cheie" şi apăsaţi scrie
"Anahtar şifre", girmek ve yazmak basınIntroduzca el código"clave" y pulse escritura
"Anahtar şifre", girmek ve yazmak basınKirjoita "Avain-koodi" ja paina kirjoittaa
"Anahtar şifre", girmek ve yazmak basın"키 코드"를 입력 하 고 쓰기를 눌러
"Anahtar şifre", girmek ve yazmak basınNhập mã khóa" và báo chí ghi
"Anahtar şifre", girmek ve yazmak basınWpisz "Klucz kod" i naciśnij przycisk zapisu
"Anahtar şifre", girmek ve yazmak basınZadejte kód"klíč" a stiskněte tlačítko zápis
"Anahtar şifre", girmek ve yazmak basınΕισαγάγετε τον κωδικό "κλειδί" και πατήστε εγγραφή
"Anahtar şifre", girmek ve yazmak basınВведите "Ключ код" и нажмите запись
"Anahtar şifre", girmek ve yazmak basınВъведете кода"ключ" и натиснете запис
"Anahtar şifre", girmek ve yazmak basınأدخل "رمز مفتاح" ثم اضغط على الكتابة
"Anahtar şifre", girmek ve yazmak basınマシンは今すぐ正常に機能します
Anladımki kanser insanların özel hayatına girmek için bir pasaport.Cancerul e un pașaport spre intimitate, am realizat.
Anladımki kanser insanların özel hayatına girmek için bir pasaport.Descubrí que el cáncer es un pasaporte a la intimidad.
Anladımki kanser insanların özel hayatına girmek için bir pasaport.Il cancro, ho scoperto, è il passaporto per l'intimità.
Anladımki kanser insanların özel hayatına girmek için bir pasaport.J'ai découvert que le cancer est un passeport pour l'intimité.
Anladımki kanser insanların özel hayatına girmek için bir pasaport.Kanker, saya rasa, adalah paspor untuk keakraban.
Anladımki kanser insanların özel hayatına girmek için bir pasaport.암은, 제가 경험한 바로, 친밀함의 열쇠와도 같습니다.
Anladımki kanser insanların özel hayatına girmek için bir pasaport.Krebs, so fiel mir auf, ist ein Fahrschein zur Intimität.
Anladımki kanser insanların özel hayatına girmek için bir pasaport.Ο καρκίνος, έμαθα, είναι το διαβατήριο προς την οικειότητα.
Anladımki kanser insanların özel hayatına girmek için bir pasaport.Рак, оказывается, это пропуск к близости.
Anladımki kanser insanların özel hayatına girmek için bir pasaport.Ракът, открих, е паспорт за интимност.
Anladımki kanser insanların özel hayatına girmek için bir pasaport.סרטן, כך גיליתי, הוא דרכון לאינטימיות.
Anladımki kanser insanların özel hayatına girmek için bir pasaport.السرطان .. هو جواز سفر للحميمية
Anladımki kanser insanların özel hayatına girmek için bir pasaport.招待状 いや委任状かも知れません
Anlıyoruz ki bakterilerin yaptığı şey, vücudunuza girmek, beklemek ve büyümek.Hatalmasak.
Anlıyoruz ki bakterilerin yaptığı şey, vücudunuza girmek, beklemek ve büyümek.Je bent enorm groot.
Anlıyoruz ki bakterilerin yaptığı şey, vücudunuza girmek, beklemek ve büyümek.우리가 이제 이해하게 된 바에 따르면 인체에 침투한 박테리아는 증식하고
Anlıyoruz ki bakterilerin yaptığı şey, vücudunuza girmek, beklemek ve büyümek.Sunteți gigantici.
Anlıyoruz ki bakterilerin yaptığı şey, vücudunuza girmek, beklemek ve büyümek.Teď už víme, že ve skutečnosti se do vás dostanou, čekají a množí se.
Anlıyoruz ki bakterilerin yaptığı şey, vücudunuza girmek, beklemek ve büyümek.Việc mà chúng làm, giờ chúng ta đã hiểu,
Anlıyoruz ki bakterilerin yaptığı şey, vücudunuza girmek, beklemek ve büyümek.Wiemy już teraz, że to co robią, to: dostają się do was, czekają, zaczynają rozmnażać się,
Anlıyoruz ki bakterilerin yaptığı şey, vücudunuza girmek, beklemek ve büyümek.אנו מבינים עתה שהם נכנסים, מחכים, מתחילים להתרבות,
Anlıyoruz ki bakterilerin yaptığı şey, vücudunuza girmek, beklemek ve büyümek.الذي تقوم البكتيريا فعله كما ندرك الان هو انها تدخل في جسمك، و تنتظر، و تبدا بالتكاثر
Anlıyoruz ki bakterilerin yaptığı şey, vücudunuza girmek, beklemek ve büyümek.細菌は侵入すると、まず待ち、増殖を始め、 そして例の分子で自分たちの数を数え、
Arabalarla gece buraya girmek yasak değil mi?Bilar är väl inte tillåtna här natte tid?
Arabalarla gece buraya girmek yasak değil mi?Bukankah malam hari mobil tidak dijinkan disini?
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
girmek ile cümle - Sayfa 16 - girmek kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App