Ana içeriğe geç
Sözlük

girin ile cümle

girin kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Küçük koylar hariç, büyük girinti-çıkıntılar yoktur.لا يوجد بها مجاري مائية رئيسية، عدا بعض الجداول الصغيرة.
Bu durum Wayronaların yan duvarlarının yer hizasında bulunan girintilerden anlaşılmaktadır.و قد فُهم من تجويف هذه المرحلة الموجودة في محاذاة مكان جدار الوايرون الجانبية.
Dış giriş kapısından girince sağ ve soldan üst kata çıkılır, burası hanımlar içindir.الآن في الأعلى، ادخل من الباب الأيمن أو الأيسر لأن كليهما يقودان لمنطقة واحدة.
Binaya girince depoda dans etmeye başlar.Quando entra no prédio, começa a dançar pelo armazém.
Shakira dairesinde girince üstünü değiştirir.Quando Shakira entra em seu apartamento, ela muda de roupa.
Hepiniz kulisin kapısında sıraya girin, Noel'e kadar buradayım!"Vemos vocês na turnê Nightmare After Christmas."
Lütfen adınızı giriniz.Vaz de seu nome.
Bu yüzden örneğin küme parantezleri yerine girintileme işlemi kullanılır.É o mês no qual se discute o reajuste salarial, por exemplo.
Paris Barış Antlaşması'nın hükümleri yürürlüğe girince, ateşkes anlaşması askıya alındı.Nos dias que antecedem a Libertação de Paris, o trânsito está totalmente interrompido.
Katolik inançların egemen olduğu Fransa'da yaşamı tehlikeye girince İsviçre'ye kaçtı.Sua conduta durante a ocupação francesa da Suíça levou-o à morte.
Şanslı bir azınlıkta ise âdet kanamaları menopoza girince birden kesilir.Em algumas mulheres a ocorrência diminui após a menopausa.
Binaya girince depoda dans etmeye başlar.Als ze het gebouw binnenkomt, begint ze in het pakhuis rond te dansen.
Göç, Güneş bulutumsusu zamânında başlar ve tipik olarak yıldız T-Tauri aşamasına girince durur.Een ster als de zon begint zijn leven als een T Tauri-ster.
Kenarları düzgün olmayan bir dörtgen biçimindedir; batı kesimi dışında kıyıları derin girintilerle örülüdür.De zeeën en oceanen zijn niet overal even diep en de kusten zijn grillig gevormd.
İlçenin İstanbul Boğazı kıyıları oldukça girintili çıkıntılıdır.Dus blijft de westelijke begrenzing van het Oudnederduitse taalgebied tamelijk onzeker.
Lütfen adınızı giriniz.Zawołać po imieniu.
Ben bir Hacker'ım, dünyama girin...Wystąpiłem w pochód na krainę Urme, podbiłem krainę Urme...
Lütfen adınızı giriniz.Ära ske hans namn.
Karstik bir yapıya sahip olan bölgenin kıyıları çok girintili çıkıntılı olup çok sayıda ada yer alır.Trakten kännetecknas av en mycket sönderskuren kust med ett stort antal öar.
Kemiklerin birleşim noktaları girintili çıkıntılı bir yapıya sahiptir.Har våra elementarpartiklar någon inre struktur?
Lütfen adınızı giriniz.Айнська назва Руруй.
19 yaşına girince konservatuvardan ayrıldı ve Venedik'e geri döndü.V 19 letech odešel z konzervatoře a vrátil se do Benátek.
Sovyetler Birliği II. Dünya Savaşı'na girince eğitimini bıraktı ve gönüllü olarak cepheye gitti.Za druhé světové války přerušil svá studia a dobrovolně se přihlásil na frontu.
Gölün kıyıları, Ege Denizinin kıyıları gibi girintili çıkıntılıdır.Vnitrozemské přístavy pak fungují jako vzdálené brány mořských přístavů.
Kuzey Afrika'nın büyük bir kısmı Nazi kontrolüne girince çoğu Yahudi köle olarak kullanıldı.Mare parte din Nordul Africii a căzut sub controlul nazist și mulți evrei erau folosiți ca sclavi.
Susan'ın girintili çıkıntılı ilişkisi olan sevgilisidir.Dar Carlos este deja angajată suferă de gelozie mireasa lui .
Bununla birlikte iki vurucu ordunun bu taarruzu Alman hatlarında derin bir girinti oluşturdu.E két arcvonal csomópontján indította a támadást a német hadsereg.
İçeri girince militanlar evi terk etmelerini istedi.Ezután a városlakók távozásra kérték őt a környékről.
Lütfen adınızı giriniz.Sano minulle nimesi.
Mustafa Birden, "Arkadaşlar, hepiniz masanın altına girin!" diye bağırdı.Avajaisiltana Koschmider huuteli puolityhjästä salista "Tehkää show'ta!"-komentoja.
Girintili çıkıntılı kıyılarında birçok koy ve küçük doğal limanlar bulunur.Järven rannoilla on useita pieniä jokilaaksoja ja joensuita.
Ayrıca ana koyun hemen güney kıyılarında iki küçük girinti daha vardır.Myös järven rannoille oli avattu kaksi pientä niittyä.
19 yaşına girince konservatuvardan ayrıldı ve Venedik'e geri döndü.Σε ηλικία 19 ετών, εγκατέλειψε το ωδείο και ταξίδεψε στη Βενετία.
Girintili çıkıntılı ve pürtüklü bir yüzeye sahiptir.Είχαν μια ξεχωριστή, διακοσμημένη και κυματιστή επιφάνεια.
Yarımadanın batı kıyıları çok girintili çıkıntılıdır.Halvøens vestlige bred er er højereliggende.
İlçenin İstanbul Boğazı kıyıları oldukça girintili çıkıntılıdır.Nordspidsen af Lundø er ganske flad.
Lütfen içeri girin.Vær venlig at gå ind.
Ben bir Hacker'ım, dünyama girin...Adalah penghancur Penghancur hidupku Diaa...
Endüstri krize girince şirketlerini kapatıp serbest çalışmaya başladı.Ketika produksi berakhir, ia menjadi pengangguran dan hampir bangkrut.
Lütfen adınızı giriniz.Beritahu Kami Nama kami.
Lütfen adınızı giriniz.Bà mang tên của mẹ.
Ben bir Hacker'ım, dünyama girin...Thầy Trần dựng cơ Tao đàn, mở hội phong nhã...
Kısa süre sonra komaya girince 26 Mart'ta Ankara'ya getirildi.Vào ngày 26 tháng Hai, xe đã được đưa đến Ankara.
Ben bir Hacker'ım, dünyama girin...ページに憧れハッカーになった。
Lütfen adınızı giriniz.お名前つけたまえ!
Modelin ekranı ön paneldeki girintiye yerleştirilmiştir.コントロールパネルは鍵盤前面に配置された。
'Affet!' diye yalvarın; kapıdan da secde ederek girin ki, hatalarınızı bağışlayalım.我們懇求你:使我們默想聖母玫瑰經的奧跡,並能效法其中的含義,獲得其中的許諾……」。
Bu tarafsızlığı 3 Eylül'de Güney Orduları eyalete girince sona erecektir ve Kentucky, Kuzey'e katılacaktır.9月3日——美国南北战争:南军进入肯塔基州,肯塔基州取消中立,加入北方。
Ayvalık ilçesinde dağlar denize dik uzandığından kıyılar girintili çıkıntılıdır.忽聞海上有仙山,山在虛無縹緲間。
Şehre girinceye kadar sade bir saat bağlardan geçtik.其他線路經過市區後前往城市的各社區。
'Affet!' diye yalvarın; kapıdan da secde ederek girin ki, hatalarınızı bağışlayalım.내가 너희에게 말하노니 불의의 재물로 친구를 사귀라 그리하면 없어질 때에 저희가 영원한 처소로 너희를 영접하리라.
Eğer düz metin mesajını gösterebilmek için girintili başlarsa, tahmin etmek hiç zor olmayacaktır.메시지를 이해하기 위해 그 내용까지 살펴봐야 한다면, 그 메시지는 자기서술적이 아니다.
Mustafa Birden, "Arkadaşlar, hepiniz masanın altına girin!" diye bağırdı.압바스 모세가 말하기를 "그대의 수도실에 앉으십시오.
Shakira dairesinde girince üstünü değiştirir.כאשר שאקירה נכנסת לדירתה, היא מחליפה בגדים.
Lütfen adınızı giriniz.זכרו את השם.
Küçük koylar hariç, büyük girinti-çıkıntılar yoktur.אין כניסה לכלי רכב, מלבד חמורים.
Kenarlarına yapılan girintiler tarafından kısmen bir kez daha bölünmüşlerdir.Имотите им са частично върнати .
19 yaşına girince konservatuvardan ayrıldı ve Venedik'e geri döndü.Когато е на 21 г., напуска магазина и се връща в Делфт.
Örneğin: "Biraz dinlenmek için mağaraya girince köşede bir dev anası görmüş.Примери: • „Нощта вече покриваше с тъмното си було Черепишкия манастир."
Ancak ABD, Japonya'nın Pearl Harbor Saldırısı sonucunda savaşa girince burasıda savaştan etkilendi.Ubrzo nakon toga je japanski napad na Pearl Harbor konačno uvukao SAD u rat.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod