Ana içeriğe geç
Sözlük

girdap ile cümle

girdap kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
6
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Büyük bir girdap ve güçlü bir akıntı vardı.It has a big whirlpool and a strong current.
René Descartes (1644) ve Christiaan Huygens (1690) kütle çekimini açıklamak girdapları kullanmıştır.René Descartes (1644) and Christiaan Huygens (1690) used vortices to explain gravitation.
Gwen, Jack'e Torchwood enkazında bulduğu onun girdap manipülatörünü verir ve o da ışınlanıp gider.Gwen gives Jack his vortex manipulator, found in the wreckage of Torchwood, and he teleports away.
Toplamda, her bir Abrikosov girdap manyetik akı Φ0 bir kuantum taşır.In total, each such Abrikosov vortex carries one quantum of magnetic flux Φ0.
Girdap olarak da bilinir.It is also known as Entree.
Birçok sistemde olduğu gibi, BEC’lerde de bazı girdaplar bulunmaktadır.Like you heard in Blunderbuss, there're many styles there.
Sarmal ve girdap üç boyutlu spirallerin bir çeşidi olarak görülebilir.The helix and vortex can be viewed as a kind of three-dimensional spiral.
Genellikle büyük toz fırtınaları, daha derin havzalarda girdap oluşturur.And itÕs only been visited by one spacecraft, Voyager 2 in 1986.
Rüzgâr, içimdeki girdap gibi uđulduyor.The wind is howling like this swirling storm inside
Çakra bedenin içinde dairesel hareketlerle tekerlek gibi dönen girdaptır.The word Chakra comes from Sanskrit word meaning wheel,
Toz/ Kum Girdaplarıweather conditionDust/ Sand Whirls
Görüş Alanı içinde Toz/ Kum Girdaplarıweather conditionDust/ Sand Whirls in Vicinity
Girdap Gökadasıobject name (optional)Whirlpool Galaxy
Girdapname of the checksum algorithmWhirlpool
Resmi olmayan, yeşil- girdaplı bir sunumCommentAn informal, green-swirl presentation
Öncü GirdapLeading edge vortex
Ayrılmış akışların içindeki kabarcıklar girdaplardır.Within this bubble of separated flow is a vortex.
Böcekler açık uçarlarken, hava emilir ve her kanadın üzerinde girdap oluşur.As they fling open, the air gets sucked in and creates a vortex over each wing.
Girdap üreticisiVortex generator
Sonuç olarak, plazma aktüatörleri girdap üreticisi gibi hareket edebilir.As a result, plasma actuators can behave as vortex generators.
Açık alanda girdap solar ve sonunda yok olur.In an open space, the vortex fades and finally disappears.
Hidrodinamik girdap yüzüğü asimetrisiHydrodynamic vortex ring antisymmetry
Girdap Halkası ModeliVortex ring model
Ayrıca kuantum girdap halkaları fikrini de geliştirmişlerdir.They also developed the idea of quantum vortex rings.
Kapla aynı şekilde dönmek yerine, dönmekte olan durum nicel girdaplardan meydana gelir.Instead of rotating uniformly with the container, the rotating state consists of quantized vortices.
İlk krtik açısal hıza ulaşıldığı anda süperakışkan bir girdap oluşturur.Once the first critical angular velocity is reached, the superfluid will form a vortex.
Boeing C-17 Globemaster III'te powerback'in sebep olduğu ve görünür hale gelmiş bir girdapA vortex made visible as powerback is used on a Boeing C-17 Globemaster III
Bir havuzdaki suyun akaç ile boşaltılması esnasında oluşan girdapPool drain vortex as viewed from above the water at Grange Park wading pool
Bu, atılan girdaplar yaratır ve egzoz dumanının kızılötesi imzasını azaltır.This creates shed vortices and reduces the infrared signature of the exhaust plume.
Corryvreckan girdapıThe Corryvreckan whirlpool
Charybdis, bir deniz canavarı, girdap ve gelgitler ruhu.Charybdis, a sea monster and spirit of whirlpools and the tide.
Girdap vazo Rüzgar Şarkısı Camı Merletto kamışı Murrine Foglio Murrin detayı Picking up MurrayVortex Vase Wind Song Glass Merletto canework Murrine Foglio Murrine detail Picking up murrine
Girdap, Clive Cussler'ın bir macera romanıdır.Pacific Vortex! is an adventure novel by Clive Cussler.
Aslında, Girdap'taki birkaç olay Mavi Vurgun'da da yer almaktadır.The series does not have to be read in order, since each book stands by itself.
René Descartes (1644) ve Christiaan Huygens (1690) kütle çekimini açıklamak girdapları kullanmıştır.René Descartes (1644) und Christiaan Huygens (1690) benutzten Ätherwirbel zur Erklärung der Gravitation.
Okyanuslardaki büyük girdaplar plastikten çöpleri belli bir yere toplar.Es gibt Überlegungen, den Plastikmüll in den Ozeanen zu entfernen.
Doktor, onun kullandığı girdap manipülatörüne rağmen onu planından vazgeçiremez.Trotz seiner Beweglichkeit und Muskulösität kann das Prostomium nicht in den Rumpf eingezogen werden.
Girdap gökadası, Lord Rosse tarafından 1845 yılında keşfedilmiştir.Croquis de la galaxie du Tourbillon, fait par Lord Rosse en 1845.
Kapla aynı şekilde dönmek yerine, dönmekte olan durum nicel girdaplardan meydana gelir.Sachant qu'il reviendrait à la morgue, quoi qu'il arrive.
Narutomaki bu yüzden ismini Naruto girdapları 'ndan almıştır.Debe su nombre a la presencia de árboles de naranjo.
Ash ve arabası girdap tarafından yutulur.Por desgracia, Dom y su auto caen en los escombros del edificio.
Sarmal ve girdap üç boyutlu spirallerin bir çeşidi olarak görülebilir.L'elica e il vortice possono essere visti come tipi di spirale tridimensionali.
Diğer dikkate değer üyeler, Girdap gökadasıyla çarpışma sürecinde olan M51B ve Ayçiçeği Gökadası (M63)'dır .Другие известные представители группы включают M51B и галактику Подсолнух (M63).
Bask bölgesi bu dönem süresince siyasi bir girdap içindeydi.O País Basco manteve-se, neste período, em plena ebulição política.
Sarmal ve girdap üç boyutlu spirallerin bir çeşidi olarak görülebilir.A hélice e o vórtice podem ser vistos como tipos de espirais tridimensionais.
1773 - Fransız astronom Charles Messier, Girdap gökadası'nı keşfetti.1773 – Francuski astronom Charles Messier odkrył Galaktykę Wir w gwiazdozbiorze Psów Gończych.
Ash ve arabası girdap tarafından yutulur.Han och bilen överlever varje krasch de gör.
Bask bölgesi bu dönem süresince siyasi bir girdap içindeydi.Bashar hade vid denna tidpunkt få politiska ambitioner.
Okyanuslardaki büyük girdaplar plastikten çöpleri belli bir yere toplar.Velké kroužící víry v oceánech jsou pastí pro plovoucí plastové úlomky.
René Descartes (1644) ve Christiaan Huygens (1690) kütle çekimini açıklamak girdapları kullanmıştır.René Descartes (1644) și Christiaan Huygens (1690) au folosit vortexuri pentru a explica gravitația.
Bask bölgesi bu dönem süresince siyasi bir girdap içindeydi.Kuba külpolitikája aktív volt ebben a korszakban.
Girdap olarak da bilinir.Det er også kendt som Entree.
Girdap Gökadası Dwingeloo 1 ve Dwingeloo 2 ^ a b c d e "NASA/IPAC Extragalactic Database".Galaksi Pusaran Dwingeloo 1 dan Dwingeloo 2 ^ a b c d e f g h i "NASA/IPAC Extragalactic Database".
Kızdığında bütün her yeri yok edecek güçtedir ve özel saldırısı Büyük Girdaptır.攻撃を受けると怒りが溜まり、強力な特殊攻撃を放てる。
Girdap olarak da bilinir.为入内都知。
Girdap akımları, büyük miktarada enerji tüketmektedir.哭泣時會產生巨大能量。
Ash ve arabası girdap tarafından yutulur.蔡的座車與休旅車發生擦撞。
Dördüncü Doktor bir girdapta sıkışır.הבת הרביעית מעוטרת בענף אשוּח.
Kapla aynı şekilde dönmek yerine, dönmekte olan durum nicel girdaplardan meydana gelir.Когато полиция пристига да изпълни заповедта, изведнъж нещата се обръщат.
Girdap gökadası, M51 Grubu'nun en parlak gökadasıdır.Najpoznatiji objekt je otvoreni skup M35.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod