Ana içeriğe geç
Sözlük

gir ile cümle

gir kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Tom Mary'nin sorusunu cevaplamak için hiçbir girişimde bulunmadı.Tom made no attempt to answer Mary's question.
Tom'un bile hiç Boston'da bulunmadığına bahse girerim.I bet Tom has never even been to Boston.
Tom ve Mary birlikte kiliseye girdiler.Tom and Mary entered the church together.
Tom öfkesini kaybetmeden asla tartışmaya girmez.Tom never gets into argument without losing his temper.
Dün gece biri buraya hırsızlık yapmak için girdi.Somebody broke in here last night.
Tom bile Mary'yi öpme girişiminde bulunmadı.Tom didn't even attempt to kiss Mary.
İçeri girmene kim izin verdi?Who let you come in?
Kullanıcı adınızı girin, takiben şifrenizi girin.Enter your username, followed by your password.
Sen bununla içeri giremezsin.You can't come in with this.
Noel tatili sırasında giriş ücretsizdir.Admission is free during Christmas break.
Prenses "Kalenin içine gizlice girdiğine inanamıyorum!" dedi."I can't believe that you snuck into the castle!" said the princess.
Kompozisyon yarışması için giriş şartları çok sıkıdır.The entry requirements for the essay competition are very strict.
Teslimat adresini girin.Enter the delivery address.
Hizmet için adres girin.Enter the address for service.
İçeri girmeden önce ayakkabılarını çıkarmak zorundasın.You have to take off your shoes before you can come in.
Tom, onu, o içeri girdiğinde yapacak.Tom will do it when he comes in.
Tom ne yapması gerektiğini düşünürken uzun süre gözüne uyku girmedi.Tom lay awake for a long time thinking about what he should do.
Birinin içeri girdiğini görmedin, değil mi?You didn't see anyone come in, did you?
Tom üç kez hapse girdi.Tom has been in jail three times.
Oraya girmek için ödeme yapmak zorundasın.You have to pay to get in there.
Odaya girdiğimde Tom bir mektup okuyordu.Tom was reading a letter when I walked into the room.
Kapıyı üç kez çalarsan, Tom içeri girmene izin verecektir.If you knock three times, Tom will let you in.
Biz içeri girmeden önce herkes dışarı çıkıncaya kadar bekleyelim.Let's wait until everyone comes out before we go in.
Tom senin içeri girdiğini görmüş olabilir.Tom may have seen you come in.
Tom senin içeri girdiğini görmemiş olabilir.Tom may not have seen you come in.
Ayrıntılara girmemi ister misiniz?Would you like me to elaborate?
Riske girmeyi göze alamıyorum.I can't afford to take chances.
Güvenlik görevlin içeri girmeme izin vermedi.Your security guard wouldn't let me in.
Sekreterin içeri girmemi söyledi.Your secretary said to come in.
Asistanınız içeri girmeme izin vermedi.Your assistant wouldn't let me in.
Onun şaşırdığına bahse girerim.I bet he was surprised.
Ben bir İtalyan pizzacısına girdim.I went into an Italian pizzeria.
Keşke bu teste girmeden önce bunu bilseydim!If only I had known this before taking this test!
O, şimdi bir ilişkiye girmek istemiyor.He doesn't want to get into a relationship now.
Basın içeriye giremez.The press is not allowed inside.
Onların aracı dünyadaki en zorlu yarışlardan birine girdi.Their car entered one of the toughest races in the world.
Uçak tropikal bir fırtınaya girdi.The plane ran into a tropical thunderstorm.
Son zamanlarda onunla ilişkiye girmedim.I haven't slept with him recently.
Polis Mary'nin mahkeme salonuna girmesine izin vermeyi reddetti.The policeman refused to allow Mary into the court room.
Polis odaya girdi ve Tom'u vurdu.The police entered the room and shot Tom.
Tom zorla bir araştırma laboratuvarında girdi.Tom broke into a research laboratory.
Neden onunla oynamaya girmiyorsun?Why don't you go play with her?
Onlarla tartışmaya girdim.I had an argument with them.
Onunla tartışmaya girdim.I had an argument with him.
Onu uyarmak için girmek zorundayız.We've got to go warn her.
İçeri gireyim ve onlarla konuşayım.Let me go in and talk to them.
İçeri gireyim ve onunla konuşayım.Let me go in and talk to him.
Onlara köpeğin içeri girmesine izin vermelerini söyle.Tell them to let the dog in.
Ona köpeğin içeri girmesine izin vermesini söyle.Tell him to let the dog in.
Onların içeriye girdiğini gördüm.I saw them go inside.
Onun içeriye girdiğini gördüm.I saw him go inside.
İçeri girmemize izin vermemelisin.You shouldn't let us in.
Onların içeri girmesine izin vermemelisin.You shouldn't let them in.
İçeri girmeme izin vermemelisin.You shouldn't let me in.
Onun içeri girmesine izin vermemelisin.You shouldn't let him in.
İçeri girmene izin veremeyiz.We can't let you in.
Onların içeri girmesine izin veremeyiz.We can't let them in.
Biz onun içeri girmesine izin veremeyiz.We can't let him in.
Onun içeri girmesine izin veremeyiz.We can't let her in.
Biz onların içeri girmelerine izin vermeyeceğiz.We won't let them in.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod