Ana içeriğe geç
Sözlük

gidin ile cümle

gidin kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Kalkıp gidin, dinlenme yeriniz değil burası! Murdarlığınız yüzünden bu yer korkunç biçimde yıkılacak.Станете та заминете, защото не е тука почивката ви, Поради нечистотата, която погубва, Да! страшно погубва.
Kalkıp gidin, dinlenme yeriniz değil burası! Murdarlığınız yüzünden bu yer korkunç biçimde yıkılacak.קומו ולכו כי לא זאת המנוחה בעבור טמאה תחבל וחבל נמרץ׃
Kalkıp gidin, dinlenme yeriniz değil burası! Murdarlığınız yüzünden bu yer korkunç biçimde yıkılacak.قوموا واذهبوا لانه ليست هذه هي الراحة. من اجل نجاسة تهلك والهلاك شديد.
Kalkıp gidin, dinlenme yeriniz değil burası! Murdarlığınız yüzünden bu yer korkunç biçimde yıkılacak.你 們 起 來 去 罷 . 這 不 是 你 們 安 息 之 所 . 因 為 污 穢 使 人 〔 或 作 地 〕 毀 滅 、 而 且 大 大 毀 滅
Kalkıp gidin, dinlenme yeriniz değil burası! Murdarlığınız yüzünden bu yer korkunç biçimde yıkılacak.你 們起來去罷.這不是 你 們 安息 之所.因為 污穢 使 人 〔 或 作地 〕 毀滅 、 而且 大大 毀滅
Karar verin artık. Sharp, hemen gidin buradan. Üç dakikadan az kaldı.Sharp, már csak 3 percük van!
Kardeşinizi alıp gidin, o adamın yanına dönün.Ale i brata waszego weźmijcie, a wstawszy jedźcie znowu do męża onego;
Kardeşinizi alıp gidin, o adamın yanına dönün.A vezmite svojho brata a vstaňte a iďte zase k mužovi.
Kardeşinizi alıp gidin, o adamın yanına dönün.Bawalah adikmu itu, dan kembalilah dengan segera
Kardeşinizi alıp gidin, o adamın yanına dönün.Bay hãy đứng dậy đi, dẫn em út theo và trở xuống đến người đó.
Kardeşinizi alıp gidin, o adamın yanına dönün.Bay hãy đứng_dậy đi , dẫn em_út theo và trở xuống đến người đó .
Kardeşinizi alıp gidin, o adamın yanına dönün.Bratra svého také vezměte, a vstanouce, jděte zase k muži tomu.
Kardeşinizi alıp gidin, o adamın yanına dönün.Dazu nehmt euren Bruder, macht euch auf und kommt wieder zu dem Manne.
Kardeşinizi alıp gidin, o adamın yanına dönün.네 아우도 데리고 떠나 다시 그 사람에게로 가라
Kardeşinizi alıp gidin, o adamın yanına dönün.Levai também vosso irmão; levantai-vos e voltai ao homem;
Kardeşinizi alıp gidin, o adamın yanına dönün.Luaţi şi pe fratele vostru, sculaţi-vă şi întoarceţi-vă la omul acela.
Kardeşinizi alıp gidin, o adamın yanına dönün.Neem jullie broer mee en ga.
Kardeşinizi alıp gidin, o adamın yanına dönün.Öcséteket is vegyétek, keljetek fel és menjetek vissza ahhoz a férfiúhoz.
Kardeşinizi alıp gidin, o adamın yanına dönün.Ottakaa sitten mukaanne myöskin veljenne ja nouskaa ja menkää jälleen sen miehen luo.
Kardeşinizi alıp gidin, o adamın yanına dönün.Prendete anche vostro fratello, partite e tornate da quell'uomo
Kardeşinizi alıp gidin, o adamın yanına dönün.Prenez votre frère, et levez-vous; retournez vers cet homme.
Kardeşinizi alıp gidin, o adamın yanına dönün.Tagen ock eder broder med eder, och stån upp och faren tillbaka till mannen.
Kardeşinizi alıp gidin, o adamın yanına dönün.Tomad también a vuestro hermano. Levantaos y volved a aquel hombre
Kardeşinizi alıp gidin, o adamın yanına dönün.Tudi brata svojega vzemite ter vstanite, vrnite se k onemu možu.
Kardeşinizi alıp gidin, o adamın yanına dönün.και τον αδελφον σας λαβετε και σηκωθεντες επιστρεψατε προς τον ανθρωπον
Kardeşinizi alıp gidin, o adamın yanına dönün.Вземете и брата си та станете и идете при човека.
Kardeşinizi alıp gidin, o adamın yanına dönün.и брата вашего возьмите и, встав, пойдите опять к человеку тому;
Kardeşinizi alıp gidin, o adamın yanına dönün.ואת אחיכם קחו וקומו שובו אל האיש׃
Kardeşinizi alıp gidin, o adamın yanına dönün.وخذوا اخاكم وقوموا ارجعوا الى الرجل.
Kardeşinizi alıp gidin, o adamın yanına dönün.也 帶 著 你 們 的 兄 弟 、 起 身 去 見 那 人
Kardeşinizi alıp gidin, o adamın yanına dönün.也 帶 著 你 們 的 兄弟 、 起身 去 見 那人
Kenarları atın, merkeze gidin, işte bu büyük pazar.Alisa los bordes, y ve por el centro, ahí está el gran mercado.
Kenarları atın, merkeze gidin, işte bu büyük pazar.Arrondir les bords, viser le centre, c'est le gros du marché.
Kenarları atın, merkeze gidin, işte bu büyük pazar.De scherpe randjes eraf en gaan voor het midden, dat is de grote markt.
Kenarları atın, merkeze gidin, işte bu büyük pazar.Die Ecken abrunden, auf die Mitte zielen, das ist der große Markt.
Kenarları atın, merkeze gidin, işte bu büyük pazar.Hindari yang tepi, kejar yang tengah, itulah pasar yang besar.
Kenarları atın, merkeze gidin, işte bu büyük pazar.Ignora excentricitatile, du-te catre centru acolo e felia cea mai mare de piata.
Kenarları atın, merkeze gidin, işte bu büyük pazar.Jämna ut kanterna och satsa på mitten, det är där den stora marknaden finns.
Kenarları atın, merkeze gidin, işte bu büyük pazar.무난하게 제품을 다듬어서 가장 많은 인구를 겨냥합니다. 가장 규모가 큰 시장이기 때문이죠.
Kenarları atın, merkeze gidin, işte bu büyük pazar.Limam-se as arestas, aponta-se para o centro, o maior mercado é esse.
Kenarları atın, merkeze gidin, işte bu büyük pazar.Mài những cạnh sắc và đi vào trung tâm, đó chính là thị trường lớn.
Kenarları atın, merkeze gidin, işte bu büyük pazar.Simítsd el az éleket, menj a középre, ott van a nagy piac.
Kenarları atın, merkeze gidin, işte bu büyük pazar.Smussavano gli angoli, guardavano il centro della curva, perché al grosso del mercato.
Kenarları atın, merkeze gidin, işte bu büyük pazar.To, co z boku nie ważne - trzeba celować w środek. tam gdzie największy rynek.
Kenarları atın, merkeze gidin, işte bu büyük pazar.Ublaži robove in ciljaj na sredino, to je veliki trg.
Kenarları atın, merkeze gidin, işte bu büyük pazar.Zahladit hrany a soustředit se do středu, to je ten velký trh.
Kenarları atın, merkeze gidin, işte bu büyük pazar.Ξέχνα τα άκρα και πήγαινε για το κέντρο, εκεί είναι η καρδιά της αγοράς.
Kenarları atın, merkeze gidin, işte bu büyük pazar.Избягвай краищата, търси центъра, там са многото купувачи.
Kenarları atın, merkeze gidin, işte bu büyük pazar.Подальше от краёв, поближе к середине — это большой рынок.
Kenarları atın, merkeze gidin, işte bu büyük pazar.החלק את הקצוות, לך על המרכז. שם נמצא השוק הגדול.
Kenarları atın, merkeze gidin, işte bu büyük pazar.تقويم بتنعيم الحواف، وأذهب إلى المنتصف، ذلك هو السوق الكبير.
Kenarları atın, merkeze gidin, işte bu büyük pazar.中央こそが大きなマーケットですから。 変わり者を無視していたし、
Kendi yurdu olmayan bir yerde yabancılık çeken ve kendini tanımayan insanlara gidin. İşte bu insanlara gidin.Die das Wissen um Ihre Vergangenheit verloren haben und Fremde in einem fremden Land sind.
Kendi yurdu olmayan bir yerde yabancılık çeken ve kendini tanımayan insanlara gidin. İşte bu insanlara gidin.누가 자신과 그들은 땅에서 낯선 사람에 게는 지식에서 손실 됩니다. 그 사람에 게 이동 합니다. 이동
Kendi yurdu olmayan bir yerde yabancılık çeken ve kendini tanımayan insanlara gidin. İşte bu insanlara gidin.الذين ضاعوا عن معرفة أنفسهم الذين هم غرباء في أرض ليست لهم. اذهبوا لأولئك الناس. اذهبوا
Kim olduğunu bilmeyen insanlara gidin.Geht zu den Menschen die nicht wissen wer sie sind.
‹‹ ‹Kimse bize iş vermedi ki› dediler. ‹‹Onlara, ‹Siz de bağa gidin, çalışın› dedi.De sa til ham: Fordi ingen har leid oss. Han sa til dem: Gå også I bort til vingården!
‹‹ ‹Kimse bize iş vermedi ki› dediler. ‹‹Onlara, ‹Siz de bağa gidin, çalışın› dedi.De sige til ham: Fordi ingen lejede os. Han siger til dem: Går også I hen i Vingården!
‹‹ ‹Kimse bize iş vermedi ki› dediler. ‹‹Onlara, ‹Siz de bağa gidin, çalışın› dedi.De svarade honom: 'Därför att ingen har lejt oss.' Då sade han till dem: 'Gån ock I till min vingård.'
‹‹ ‹Kimse bize iş vermedi ki› dediler. ‹‹Onlara, ‹Siz de bağa gidin, çalışın› dedi.Gli risposero: Perché nessuno ci ha presi a giornata. Ed egli disse loro: Andate anche voi nella mia vigna
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod