Ana içeriğe geç
Sözlük

gidin ile cümle

gidin kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
İsa, Petrusla Yuhannayı, ‹‹Gidin, Fısıh yemeğini yiyebilmemiz için hazırlık yapın›› diyerek önden gönderdi.Og han sendte Peter og Johannes avsted og sa: Gå bort og gjør i stand påskelammet for oss, så vi kan ete det!
İsa, Petrusla Yuhannayı, ‹‹Gidin, Fısıh yemeğini yiyebilmemiz için hazırlık yapın›› diyerek önden gönderdi.Og han udsendte Peter og Johannes og sagde: "Går hen og bereder os Påskelammet, at vi kunne spise det."
İsa, Petrusla Yuhannayı, ‹‹Gidin, Fısıh yemeğini yiyebilmemiz için hazırlık yapın›› diyerek önden gönderdi.Şi Isus a trimes pe Petru şi pe Ioan, şi le -a zis: ,,Duceţi-vă de pregătiţi-ne Paştele, ca să mîncăm.``
İsa, Petrusla Yuhannayı, ‹‹Gidin, Fısıh yemeğini yiyebilmemiz için hazırlık yapın›› diyerek önden gönderdi.Toen die dag aanbrak, stuurde Jezus Petrus en Johannes erop uit om het Paasmaal klaar te maken.
İsa, Petrusla Yuhannayı, ‹‹Gidin, Fısıh yemeğini yiyebilmemiz için hazırlık yapın›› diyerek önden gönderdi.Und er sandte Petrus und Johannes und sprach: Gehet hin, bereitet uns das Osterlamm, auf daß wir's essen.
İsa, Petrusla Yuhannayı, ‹‹Gidin, Fısıh yemeğini yiyebilmemiz için hazırlık yapın›› diyerek önden gönderdi.και απεστειλε τον Πετρον και Ιωαννην, ειπων Υπαγετε και ετοιμασατε εις ημας το πασχα, δια να φαγωμεν.
İsa, Petrusla Yuhannayı, ‹‹Gidin, Fısıh yemeğini yiyebilmemiz için hazırlık yapın›› diyerek önden gönderdi.И настана денят на безквасните хлябове, когато трябваше да жертвуват пасхата.
İsa, Petrusla Yuhannayı, ‹‹Gidin, Fısıh yemeğini yiyebilmemiz için hazırlık yapın›› diyerek önden gönderdi.и послал Иисус Петра и Иоанна, сказав: пойдите, приготовьте нам есть пасху.
İsa, Petrusla Yuhannayı, ‹‹Gidin, Fısıh yemeğini yiyebilmemiz için hazırlık yapın›› diyerek önden gönderdi.І післав Петра та Йоана, глаголючи: Йдіть та приготовте нам пасху їсти.
İsa, Petrusla Yuhannayı, ‹‹Gidin, Fısıh yemeğini yiyebilmemiz için hazırlık yapın›› diyerek önden gönderdi.וישלח את פטרוס ואת יוחנן לאמר לכו והכינו לנו את הפסח ונאכלה׃
İsa, Petrusla Yuhannayı, ‹‹Gidin, Fısıh yemeğini yiyebilmemiz için hazırlık yapın›› diyerek önden gönderdi.فارسل بطرس ويوحنا قائلا اذهبا واعدّا لنا الفصح لناكل.
İsa, Petrusla Yuhannayı, ‹‹Gidin, Fısıh yemeğini yiyebilmemiz için hazırlık yapın›› diyerek önden gönderdi.耶 穌 打 發 彼 得 、 約 翰 、 說 、 你 們 去 為 我 們 豫 備 逾 越 節 的 筵 席 、 好 叫 我 們 喫
İsa, Petrusla Yuhannayı, ‹‹Gidin, Fısıh yemeğini yiyebilmemiz için hazırlık yapın›› diyerek önden gönderdi.耶穌打發 彼得 、 約翰 、 說 、 你 們去為 我 們豫備 逾越節 的 筵席 、 好 叫 我 們喫
Istasyon aşağıdaki şeyler yapmak değil. Güzel gidin ve size şiddetle tavsiye göreceksiniz shrink.Beaux-Je vais aller voir votre fortement recommandé rétrécir.
Istasyon aşağıdaki şeyler yapmak değil. Güzel gidin ve size şiddetle tavsiye göreceksiniz shrink.Feine Ich werde gehen und sehen Sie Ihre dringend empfohlen schrumpfen.
Istasyon aşağıdaki şeyler yapmak değil. Güzel gidin ve size şiddetle tavsiye göreceksiniz shrink.네 자리 이하의 것들을 할 수 없습니다. 곧 당신은 내 대체됩니다.
Istasyon aşağıdaki şeyler yapmak değil. Güzel gidin ve size şiddetle tavsiye göreceksiniz shrink.לא לעשות דברים כי הם למעמדך. בקרוב תהיה לי מחליף.
Istasyon aşağıdaki şeyler yapmak değil. Güzel gidin ve size şiddetle tavsiye göreceksiniz shrink.あなたはそれのように動作する必要があります。 ファイン私はあなたを強くお勧め行くと表示されます。
İşte bu insanlara gidin. Kölelere gidin. İkinci sınıf vatandaşlara gidin.Eh bien, alors que nous allions là-bas pour jouer Robin Wood
İşte bu insanlara gidin.Πηγαίνετε σε αυτούς τους ανθρώπους.
- İşte orada... - Tamam, biz içeriye geçiyoruz, teşekkürler. - Tamam, haydi gidin.Gdzie ona jest?
- İşte orada... - Tamam, biz içeriye geçiyoruz, teşekkürler. - Tamam, haydi gidin.În cazul în care este ea?
- İşte orada... - Tamam, biz içeriye geçiyoruz, teşekkürler. - Tamam, haydi gidin.Sranje.
Ivorwen! Gilraen ! Gidin !Ivorwen, Gilraen, běžte.
Ivorwen! Gilraen ! Gidin !Ivorwen ja Gilraen!
Ivorwen! Gilraen ! Gidin !Ιβόργουεν, Γκιλράεν, φύγετε!
Ivorwen! Gilraen ! Gidin !これ以上の犠牲は ごめんだ
Kâhin, ‹‹Esenlikle gidin, Tanrı yolculuğunuzu onaylıyor›› diye yanıtladı.A kňaz im povedal: Iďte v pokoji; pred Hospodinom je vaša cesta, ktorou idete.
Kâhin, ‹‹Esenlikle gidin, Tanrı yolculuğunuzu onaylıyor›› diye yanıtladı.Ao que lhes disse o sacerdote: Ide em paz; perante o Senhor está o caminho que seguis.
Kâhin, ‹‹Esenlikle gidin, Tanrı yolculuğunuzu onaylıyor›› diye yanıtladı.Da sa presten til dem: Far i fred! Gud har øie med eder på den reise I gjør.
Kâhin, ‹‹Esenlikle gidin, Tanrı yolculuğunuzu onaylıyor›› diye yanıtladı.Der Priester antwortete ihnen: Ziehet hin mit Frieden; euer Weg, den ihr ziehet, ist recht vor dem HERRN.
Kâhin, ‹‹Esenlikle gidin, Tanrı yolculuğunuzu onaylıyor›› diye yanıtladı.Duhovnik jim odgovori: Pojdite v miru! Pred GOSPODOM je pot vaša, ki greste po njej.
Kâhin, ‹‹Esenlikle gidin, Tanrı yolculuğunuzu onaylıyor›› diye yanıtladı.És monda nékik a pap: Menjetek el békességgel; a ti útatok, a melyen jártok, az Úr elõtt van.
Kâhin, ‹‹Esenlikle gidin, Tanrı yolculuğunuzu onaylıyor›› diye yanıtladı.Et le prêtre leur répondit: Allez en paix; le voyage que vous faites est sous le regard de l`Éternel.
Kâhin, ‹‹Esenlikle gidin, Tanrı yolculuğunuzu onaylıyor›› diye yanıtladı.Il sacerdote rispose loro: «Andate in pace, il viaggio che fate è sotto lo sguardo del Signore»
Kâhin, ‹‹Esenlikle gidin, Tanrı yolculuğunuzu onaylıyor›› diye yanıtladı.I odpowiedział im kapłan: Idźcie w pokoju; albowiem sprawuje Pan drogę waszę, którą idziecie.
Kâhin, ‹‹Esenlikle gidin, Tanrı yolculuğunuzu onaylıyor›› diye yanıtladı."Ja, trek gerust verder", antwoordde de priester. "Want de tocht die u maakt, is naar de wil van de HERE."
Kâhin, ‹‹Esenlikle gidin, Tanrı yolculuğunuzu onaylıyor›› diye yanıtladı.Jawab imam itu, "Jangan khawatir. TUHAN telah merestui perjalanan kalian ini.
Kâhin, ‹‹Esenlikle gidin, Tanrı yolculuğunuzu onaylıyor›› diye yanıtladı.그 제사장이 그들에게 이르되 평안히 가라 너희의 행하는 길은 여호와 앞에 있느니라
Kâhin, ‹‹Esenlikle gidin, Tanrı yolculuğunuzu onaylıyor›› diye yanıtladı.Odpověděl jim kněz: Jděte v pokoji, Hospodinť spravuje cestu vaši, po níž jdete.
Kâhin, ‹‹Esenlikle gidin, Tanrı yolculuğunuzu onaylıyor›› diye yanıtladı.Pappi vastasi heille: "Menkää rauhassa. Matka, jolla olette, tapahtuu Herran edessä."
Kâhin, ‹‹Esenlikle gidin, Tanrı yolculuğunuzu onaylıyor›› diye yanıtladı.Præsten sagde da til dem: "Far med Fred, HERREN våger over eders Færd!"
Kâhin, ‹‹Esenlikle gidin, Tanrı yolculuğunuzu onaylıyor›› diye yanıtladı.Prästen svarade dem: »Gån i frid. Den resa som I ären stadda på står under HERRENS beskydd.»
Kâhin, ‹‹Esenlikle gidin, Tanrı yolculuğunuzu onaylıyor›› diye yanıtladı.Şi preotul le -a răspuns: ,,Duceţi-vă în pace; călătoria pe care o faceţi este subt privirea Domnului.``
Kâhin, ‹‹Esenlikle gidin, Tanrı yolculuğunuzu onaylıyor›› diye yanıtladı.Thầy tế lễ đáp: Hãy đi bình an, Ðức Giê-hô-va đoái đến con đường của các ngươi đi.
Kâhin, ‹‹Esenlikle gidin, Tanrı yolculuğunuzu onaylıyor›› diye yanıtladı.Thầy tế_lễ đáp : Hãy đi bình_an , Ðức_Giê - hô-va đoái đến con đường của các ngươi đi .
Kâhin, ‹‹Esenlikle gidin, Tanrı yolculuğunuzu onaylıyor›› diye yanıtladı.Ο δε ιερευς ειπε προς αυτους, Υπαγετε εν ειρηνη αρεστη εις τον Κυριον ειναι η οδος σας, την οποιαν υπαγετε.
Kâhin, ‹‹Esenlikle gidin, Tanrı yolculuğunuzu onaylıyor›› diye yanıtladı.А свещеникът им каза: Идете с мир; пътешествието, по което отивате, е пред Господа.
Kâhin, ‹‹Esenlikle gidin, Tanrı yolculuğunuzu onaylıyor›› diye yanıtladı.Священник сказал им: идите с миром; пред Господом путь ваш, в который вы идете.
Kâhin, ‹‹Esenlikle gidin, Tanrı yolculuğunuzu onaylıyor›› diye yanıtladı.ויאמר להם הכהן לכו לשלום נכח יהוה דרככם אשר תלכו בה׃
Kâhin, ‹‹Esenlikle gidin, Tanrı yolculuğunuzu onaylıyor›› diye yanıtladı.فقال لهم الكاهن اذهبوا بسلام. امام الرب طريقكم الذي تسيرون فيه
Kâhin, ‹‹Esenlikle gidin, Tanrı yolculuğunuzu onaylıyor›› diye yanıtladı.祭 司 對 他 們 說 、 你 們 可 以 平 平 安 安 的 去 、 你 們 所 行 的 道 路 是 在 耶 和 華 面 前 的
Kâhin, ‹‹Esenlikle gidin, Tanrı yolculuğunuzu onaylıyor›› diye yanıtladı.祭司 對 他 們說 、 你 們 可以 平平安安 的 去 、 你 們所 行 的 道路 是 在 耶和華 面前 的
Kalkıp gidin, dinlenme yeriniz değil burası! Murdarlığınız yüzünden bu yer korkunç biçimde yıkılacak.이것이 너희의 쉴 곳이 아니니 일어나 떠날지어다 이는 그것이 이미 더러워졌음이라 그런즉 반드시 멸하리니 그 멸망이 크리라
Kalkıp gidin, dinlenme yeriniz değil burası! Murdarlığınız yüzünden bu yer korkunç biçimde yıkılacak."Op, ryk ud! Thi her kan I ikke bo for den Urenheds Skyld, som volder svar Fordærv."
Kalkıp gidin, dinlenme yeriniz değil burası! Murdarlığınız yüzünden bu yer korkunç biçimde yıkılacak.Su, andatevene, perché questo non è più luogo di riposo. Per una inezia esigete un pegno insopportabile
Kalkıp gidin, dinlenme yeriniz değil burası! Murdarlığınız yüzünden bu yer korkunç biçimde yıkılacak.Vstanite in pojdite! ker ta dežela ni vam počivališče zavoljo nečednosti, ki uničuje, in to s strašno pogubo.
Kalkıp gidin, dinlenme yeriniz değil burası! Murdarlığınız yüzünden bu yer korkunç biçimde yıkılacak.Vstaňte a iďte, lebo toto nie je odpočinutie, pre nečistotu, ktorá kazí, a to hroznou zkazou.
Kalkıp gidin, dinlenme yeriniz değil burası! Murdarlığınız yüzünden bu yer korkunç biçimde yıkılacak.Vstaňte a odejděte, neboť tato není sídlem pro nečistotu. Ztratí vás, a to ztracením jistým.
Kalkıp gidin, dinlenme yeriniz değil burası! Murdarlığınız yüzünden bu yer korkunç biçimde yıkılacak.Wstańcie, a odejdźcie, bo tu nie masz odpocznienia; pogubi was dla nieczystości, a to pogubieniem srogiem.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod