Onlar gelir ve giderler.Jönnek és mennek.
Onlar gelir ve giderler.Sie kommen und gehen.
Organ yasayla kurulmuþtur ve giderleri ilgili kurum tarafýndan karþýlanmaktadýr.Cet organe est institué par la loi et ses activités sont nancées par l’établissement concerné.
Organ yasayla kurulmuþtur ve giderleri ilgili kurum tarafýndan karþýlanmaktadýr.Dieses Verwaltungsorgan wurde per Gesetz geschaffen, seine Kosten trägt die jeweilige Hochschule.
Otomobil sahibi olmak ve kullanmak birçok başka giderleri de içerir, örneğin:Auton omistamiseen ja käyttöön liittyy myös paljon kustannuksia, kuten esimerkiksi
Otomobil sahibi olmak ve kullanmak birçok başka giderleri de içerir, örneğin:L’achat d’une voiture et son utilisation impliquent également des frais, comme par exemple :
Otomobil sahibi olmak ve kullanmak birçok başka giderleri de içerir, örneğin:La propiedad de un automóvil implica también muchos gastos, como, por ejemplo:
Otomobil sahibi olmak ve kullanmak birçok başka giderleri de içerir, örneğin:Också ägandet och användningen av bilen medför kostnader, till exempel för
Otomobil sahibi olmak ve kullanmak birçok başka giderleri de içerir, örneğin:Покупка и использование автомобиля требует в дальнейшем большим расходов, например:
Otomobil sahibi olmak ve kullanmak birçok başka giderleri de içerir, örneğin:امتلاك السيارة واستعمالها يرتبط به أيضاً الكثير من التكاليف. على سبيل المثال:
Personel giderleriCheltuieli de personal
Personel giderleriFrais de personnel
Personel giderleriHenkilöstömenot
Personel giderleriKoszty osobowe
Personel giderleriNáklady na lidské zdroje
Personel giderleriPersonaleudgifter
Personel giderleriPersoneels kosten
Personel giderleriSpese per il personale
Personel giderleriStroški za osebje
Personel giderleriΔαπάνες προσωπικού
Personel giderleriЗатраты на персонал
Personel giderleriРазходи за персонал
Personel & idare (başlık 1 ve 2) Faaliyet giderleri (başlık 3) 9.9 8.7Personale- og administrationsudgifter(afsnit 1 og 2)
Personel & idare (başlık 1 ve 2) Faaliyet giderleri (başlık 3) 9.9 8.7Personal och administration(avdelning 1 och 2)
Personel & idare (başlık 1 ve 2) Faaliyet giderleri (başlık 3) 9.9 8.7Zaposleni in uprava(naslova 1 in 2)
Sağlık sigortası katkı payları 2.500 Dolar arttı. Gıda fiyatları arttı. Ev giderlerine ait faturalar yükseldi.J'étais dans le Pennsylvanie avec quelqu'une qui venait de finir ces études- c'était dans la Philadelphie
Sakin eğer ödeme gücü varsa, konut ve hizmet giderlerini kendisi öder.Den boende betalar boendet och tjänsterna själv om det är möjligt.
Sakin eğer ödeme gücü varsa, konut ve hizmet giderlerini kendisi öder.Le résident paye lui-même pour le logement et les services, s’il en est capable.
Sakin eğer ödeme gücü varsa, konut ve hizmet giderlerini kendisi öder.On monia paikkoja, joista voit kysyä neuvoa asumisasioissa.
Sakin eğer ödeme gücü varsa, konut ve hizmet giderlerini kendisi öder.Жилец оплачивает проживание и услуги самостоятельно, если он на это способен.
Sakin eğer ödeme gücü varsa, konut ve hizmet giderlerini kendisi öder.ويدفع الساكن نفسه/نفسها نظير السكن والخدمات إذا توافرت لديه القدرة على ذلك.
Sakinin kendisi, konut giderlerini karşılar.Invånaren står själv för boendekostnaderna.
Sakinin kendisi, konut giderlerini karşılar.Le résident prend en charge les frais du logement.
Sakinin kendisi, konut giderlerini karşılar.Los gastos de la vivienda corren a cargo del habitante.
Sakinin kendisi, konut giderlerini karşılar.Tarkista, että poistoilmaventtiilit ovat auki.
Sakinin kendisi, konut giderlerini karşılar.Жилец самостоятельно оплачивает расходы по квартире.
Sakinin kendisi, konut giderlerini karşılar.ويتحمل الساكن نفسه/نفسها تكاليف السكن.
Sakinin kendisi, konut giderlerini karşılar.服务内容包括家庭护理、膳食服务、个人卫生护理、其它安全服务及家庭医疗保健等。
Satış giderleri, pazarlama giderleri, genel ve idari giderler gibi.Nó xuất hiện khá thường xuyên, trên các bản báo cáo thu nhập vào cuối mỗi kỳ,
Seçkinlere güvenemeyiz, onlar tedavi için ABD'ye, Almanya'ya, Birleşik Krallık'a giderler.Auf die Eliten ist kein Verlass - sie gehen in die USA, Deutschland, Großbritannien zur Behandlung.
Seçkinlere güvenemeyiz, onlar tedavi için ABD'ye, Almanya'ya, Birleşik Krallık'a giderler. İnanılmaz.Incredibile.
Seçkinlere güvenemeyiz, onlar tedavi için ABD'ye, Almanya'ya, Birleşik Krallık'a giderler. İnanılmaz.그들은 죄다 치료를 받기 위해 미국, 독일, 영국으로 가버립니다. 실망스럽지요.
Seçkinlere güvenemeyiz, onlar tedavi için ABD'ye, Almanya'ya, Birleşik Krallık'a giderler. İnanılmaz.הם נוסעים לארצות הברית, לגרמניה, לבריטניה לצורך טיפול. לא ייאמן.
Seçkinlere güvenemeyiz, onlar tedavi için ABD'ye, Almanya'ya, Birleşik Krallık'a giderler. İnanılmaz.يذهبون إلى الولايات المتحدة، ألمانيا، وبريطانيا للعلاج. أمر لا يصدق
Seçkinlere güvenemeyiz, onlar tedavi için ABD'ye, Almanya'ya, Birleşik Krallık'a giderler. İnanılmaz.海外からの支援だけでも間に合いません
Seçkinlere güvenemeyiz, onlar tedavi için ABD'ye, Almanya'ya, Birleşik Krallık'a giderler.Nie możemy liczyć na elity. Oni leczą się w USA, Niemczech i Wielkiej Brytanii.
Seçkinlere güvenemeyiz, onlar tedavi için ABD'ye, Almanya'ya, Birleşik Krallık'a giderler.No podemos depender de las élites -- que se van a EE.UU., Alemania o al Reino Unido para tratarse.
Seçkinlere güvenemeyiz, onlar tedavi için ABD'ye, Almanya'ya, Birleşik Krallık'a giderler.Nu putem depinde de elitele - care au plecat in State, Germania, Marea Britanie pentru a fi tratati.
Seçkinlere güvenemeyiz, onlar tedavi için ABD'ye, Almanya'ya, Birleşik Krallık'a giderler.Нельзя рассчитывать на элиту — её представители едут лечиться в США, Германию, Великобританию.
Seçkinlere güvenemeyiz, onlar tedavi için ABD'ye, Almanya'ya, Birleşik Krallık'a giderler.Не можем да зависим от елита... те отиват в САЩ, Германия, Обединеното кралство за лечение.
Sen bu yaşta evlenmiştin. Neden üniversiteye giderler? Bunu anlamıyorum.Du hast in diesem Alter geheiratet. <i>Warum reden sie ununterbrochen über die Uni?
Sen bu yaşta evlenmiştin. Neden üniversiteye giderler? Bunu anlamıyorum.Tu te-ai maritat la varsta asta. <i> De ce vorbesc atata despre colegiu?
Sen bu yaşta evlenmiştin. Neden üniversiteye giderler? Bunu anlamıyorum.V takom veku si sa už vydávala. <i>Prečo im tak záleží na vysokej?
Sen bu yaşta evlenmiştin. Neden üniversiteye giderler? Bunu anlamıyorum.Wyszłaś za mąż w tym wieku <i> Dlaczego każdy tak gada o tych studiach naokrągło, nie rozumiem tego
Sen bu yaşta evlenmiştin. Neden üniversiteye giderler? Bunu anlamıyorum.Εσύ παντρεύτηκες σ'αυτή την ηλικία. <i>Γιατί συνέχεια λένε για πανεπιστήμιο; Απλά δεν το καταλαβαίνω.
Sen bu yaşta evlenmiştin. Neden üniversiteye giderler? Bunu anlamıyorum.Ти вече бе омъжена на тези години. <i> Защо всички непрекъснато говорят само за колежа?
Şimdi değişken giderlerim üretmek istediğim portakal suyu miktarına göre belirlenecek. .Moje koszty zmienne będą zależały od ilości soku, jaką wyprodukuję.
Şimdi değişken giderlerim üretmek istediğim portakal suyu miktarına göre belirlenecek. .Teď tady jsou mé variabilní, které budou potřebné na množství šťávy, kterou chci produkovat.
Sonda labratuarına giderler ve bum, bum, bum pıhtıda kurtulurlar.Así que introducen un catéter y bum, bum, bum se deshacen del coágulo.
Sonda labratuarına giderler ve bum, bum, bum pıhtıda kurtulurlar.Biegną do pracowni cewnikowania serca i pozbywają się skrzepu.