Bu süre içinde gelmezlerse, onlarsız gideriz.Se não tiverem voltado nessa altura, partimos sem eles. Vamos desactivar a bomba.
Bu süre içinde gelmezlerse, onlarsız gideriz.Si no han regresado... ...para entonces, nos vamos sin ellos.
Bu süre içinde gelmezlerse, onlarsız gideriz. Tamam, işin kolayı var. Bombayı durduralım....כל הכבוד
Bu süre içinde gelmezlerse, onlarsız gideriz.- Vi har 2½ minut. - Er de ikke tilbage, så bliver de!
Bu süre içinde gelmezlerse, onlarsız gideriz.Wenn sie bis dahin nicht an Bord sind, müssen sie hierbleiben.
Bu süre içinde gelmezlerse, onlarsız gideriz.Αν δεν γυρίσουν, θα φύγουμε χωρίς αυτούς.
Bu süre içinde gelmezlerse, onlarsız gideriz.Ако не дойдат, тръгваме без тях.
Bu süre içinde gelmezlerse, onlarsız gideriz.Ако не дойдат, тръгваме без тях.
Bu süre içinde gelmezlerse, onlarsız gideriz.إذا لم يعودوا عند وقت انتهائنا سنرحل بدونهم
Bu yüzden çarpma ve bölmeye gideriz.Aí então nós vamos direto para multiplicação e divisão.
Bu yüzden çarpma ve bölmeye gideriz.Allora andiamo direttamente alla moltiplicazione e divisione.
Bu yüzden çarpma ve bölmeye gideriz.Así que entonces vamos directo a la multiplicación y la división.
Bu yüzden çarpma ve bölmeye gideriz.Dus we gaan gelijk door naar vermenigvuldiging en delen.
Bu yüzden çarpma ve bölmeye gideriz.Ezután rögtön a szorzással és az osztással foglalkozunk.
Bu yüzden çarpma ve bölmeye gideriz.그래서 곱셈 및 나눗셈을 계산해요
Bu yüzden çarpma ve bölmeye gideriz.On peut donc s'occuper des multiplications et des divisions.
Bu yüzden çarpma ve bölmeye gideriz.Půjdem tedy rovnou na násobení a dělení.
Bu yüzden çarpma ve bölmeye gideriz.Έτσι προχωράμε απευθείας σε πολλαπλασιασμό και διαίρεση.
Bu yüzden çarpma ve bölmeye gideriz.И отиваме на умножение и деление
Bu yüzden çarpma ve bölmeye gideriz.اذاً ننتقل الى الضرب والقسمة
Bu yüzden çarpma ve bölmeye gideriz.かけ算があります.-- ここにはかけ算がありますね.
C çarpı a21, c çarpı am1'e kadar gideriz. Ve eğer diyagonal gidersek c çarpı amn olur.Następnie idziemy w dół otrzymując c*a21 aż do c* am1, a potem idąc przekątną otrzymamy c* amn.
C çarpı a21, c çarpı am1'e kadar gideriz.نتجه اى الاسفل بهذ الطريقة، c × a21 وصولاً الى c × am1 ثم اذا اتجهنا لأسفل الخط القطري
Çünkü balonda, tıpkı hayatta olduğu gibi, unulmadık yönlere gideriz.Bởi vì bên trong nó, giống như trong cuộc sống chúng ta đi trên những con đường không dự kiến.
Çünkü balonda, tıpkı hayatta olduğu gibi, unulmadık yönlere gideriz.Dans un ballon, comme dans la vie, on avance très bien dans des directions non prévues.
Çünkü balonda, tıpkı hayatta olduğu gibi, unulmadık yönlere gideriz.Denn im Ballon, das ist wie im Leben, gehen wir sehr bald in unvorhergesehene Richtungen.
Çünkü balonda, tıpkı hayatta olduğu gibi, unulmadık yönlere gideriz.Eftersom i ballongen, liksom i livet, rör vi oss lätt i oförutsedda riktningar.
Çünkü balonda, tıpkı hayatta olduğu gibi, unulmadık yönlere gideriz.왜냐하면 열기구는 마치 삶과 같아서 예측 불가능한 방향으로 오히려 더 잘 가기 때문입니다.
Çünkü balonda, tıpkı hayatta olduğu gibi, unulmadık yönlere gideriz.Mert a hőlégballonban, csakúgy mint az életben, nagyon szépen haladunk előre nem látható irányokba.
Çünkü balonda, tıpkı hayatta olduğu gibi, unulmadık yönlere gideriz.Omdat we in een ballon, net als in het leven in onvoorziene richtingen gaan.
Çünkü balonda, tıpkı hayatta olduğu gibi, unulmadık yönlere gideriz.Pentru că în balon, ca şi în viaţă, navigăm în direcţii neprevăzute.
Çünkü balonda, tıpkı hayatta olduğu gibi, unulmadık yönlere gideriz.Perchè nell'aerostato, come nella vita, ce la caviamo bene andando in direzioni inaspettate.
Çünkü balonda, tıpkı hayatta olduğu gibi, unulmadık yönlere gideriz.Ponieważ w balonie, jak w życiu, z łatwością podążamy w niezamierzonym kierunku.
Çünkü balonda, tıpkı hayatta olduğu gibi, unulmadık yönlere gideriz.Porque en el globo, como en la vida, vamos muy bien en direcciones imprevistas.
Çünkü balonda, tıpkı hayatta olduğu gibi, unulmadık yönlere gideriz.Porque no balão, assim como na vida, voamos em direções imprevistas.
Çünkü balonda, tıpkı hayatta olduğu gibi, unulmadık yönlere gideriz.Pretože v balóne, tak ako v živote, ideme do nepredvídateľných smerov.
Çünkü balonda, tıpkı hayatta olduğu gibi, unulmadık yönlere gideriz.Protože v balonu, stejně jako v životě, se pohybujeme do nepředvídatelných směrů.
Çünkü balonda, tıpkı hayatta olduğu gibi, unulmadık yönlere gideriz.Защото в балона, както в живота спокойно може да тръгнем в непредвидени посоки.
Çünkü balonda, tıpkı hayatta olduğu gibi, unulmadık yönlere gideriz.Потому что на воздушном шаре, как и в жизни, мы очень хорошо движемся в непредвиденных направлениях.
Çünkü balonda, tıpkı hayatta olduğu gibi, unulmadık yönlere gideriz.מפני שבכדור הפורח, כמו בחיים, אנחנו הולכים הרבה בכיוונים לא מתוכננים.
Çünkü balonda, tıpkı hayatta olduğu gibi, unulmadık yönlere gideriz.لان المنطاد مثله مثل الحياة يمكن ان تنطلق به بصورة رائعة جدا الى طرق جديدة وغير متوقعة
Çünkü balonda, tıpkı hayatta olduğu gibi, unulmadık yönlere gideriz.どっちへ行くか予測できないからです こっちへ行きたいのに
Çünkü bir alaba alırken bir pazarlamacıya gideriz, onlarla konuşuruz ve hemen onlara yem oluruz.우리가 자동차를 구매할 때, 우리는 딜러를 찾아가서 접촉을 하고 보통 가능한 빨리 계약을 해버립니다.
Çünkü bir alaba alırken bir pazarlamacıya gideriz, onlarla konuşuruz ve hemen onlara yem oluruz.מכיוון שכאשר אנחנו קונים רכב, אנו הולכים לסוכנות פעם אחת, מבצעים אינטרקציה וסוגרים עניין. לרוב מהר ככל האפשר.
Çünkü bir alaba alırken bir pazarlamacıya gideriz, onlarla konuşuruz ve hemen onlara yem oluruz.لأنك عندما تشتري سيارة نذهب مرة واحدة إلى البائع، نتعامل معه، ثم نذهب في أسرع وقت ممكن عادة.
Çünkü bir alaba alırken bir pazarlamacıya gideriz, onlarla konuşuruz ve hemen onlara yem oluruz.販売店に行って店員と話し なるべく早く決めてしまいます カー・シェアリングを利用する人は
Dana'ya nasıl gideriz?Drumul spre Dana?
Domuz gibi yaşıyoruz. Döndüğüm zaman gideriz.Może pójdziemy jak wrócę.
Domuz gibi yaşıyoruz. Döndüğüm zaman gideriz.Saldremos cuando regrese.
Döndüğüm zaman gideriz.Až se vrátím, mohli bychom jít.
Döndüğüm zaman gideriz.Usciremo quando torno.
Döndüğüm zaman gideriz.Vielleicht können wir ausgehen, wenn ich wiederkomme. Können wir nicht.
Döndüğüm zaman gideriz.-Vi kan nog festa när jag kommer hem.
Döndüğüm zaman gideriz.Μπορεί να βγούμε έξω όταν γυρίσω.
Eğer kabul etmez, sünnet olmazsanız, kızımızı alır gideriz.››Ako pa nas ne boste poslušali, da se obrežete, vzamemo hčer svojo ter odidemo.
Eğer kabul etmez, sünnet olmazsanız, kızımızı alır gideriz.››Ale ak nás neposlúchnete, aby ste sa obrezali, vezmeme svoju dcéru a pojdeme.
Eğer kabul etmez, sünnet olmazsanız, kızımızı alır gideriz.››Ale jeźlibyście nas nie usłuchali, abyście się obrzezali, weźmiemy córkę naszę, i odejdziemy.
Eğer kabul etmez, sünnet olmazsanız, kızımızı alır gideriz.››Als dat niet kan, vertrekken wij en nemen haar mee."
Eğer kabul etmez, sünnet olmazsanız, kızımızı alır gideriz.››Còn nếu không khứng nghe theo lời, và không chịu phép cắt bì, thì chúng tôi bắt con gái lại và đi ở nơi khác.
Eğer kabul etmez, sünnet olmazsanız, kızımızı alır gideriz.››Dar dacă nu voiţi să ne ascultaţi şi să vă tăiaţi împrejur, ne vom lua fata şi vom pleca.``