Ana içeriğe geç
Sözlük

gideceksin ile cümle

gideceksin kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Daha ne kadar gideceksin?Πόσο μακριά θα μας;
Daha ne kadar gideceksin?До кога ще бягаш?
Daha ne kadar gideceksin?Как далеко вы собираетесь бежать?
Daha ne kadar gideceksin?עד איפה כלכך רחוק אתה תלך?
Daha ne kadar gideceksin?الى اي مدى انت ستذهب؟
Daha ne kadar gideceksin?一度だけ!
Deli misin? Onlar her zaman televizyondalar! Gerçekten 200$ verip onları görmeye mi gideceksin?!Em điên sao?? họ luôn ở trên tv mà bạn thực sự trả 200 để xem mấy anh tràng đó sao?
Dikkatli ol, bisikletle nereye gideceksin?Ten cuidado, ¿para ir a dónde?
Düşündü taşındı ve "Tamam" dedi. "Törene katıldıktan sonra okula gideceksin"Jadi terpaksa dia bilang, "Baiklah, kamu boleh balik ke sekolah sesudah upacara."
Düşündü taşındı ve "Tamam" dedi. "Törene katıldıktan sonra okula gideceksin"Uvedomil si to a povedal, "Dobre, pôjdeš do školy po ceremónii."
Düşündü taşındı ve "Tamam" dedi. "Törene katıldıktan sonra okula gideceksin"Έτσι το σκέφτηκε, και μου είπε "Εντάξει λοιπόν, μετά τη τελετή θα πας πίσω στο σχολείο."
Düşündü taşındı ve "Tamam" dedi. "Törene katıldıktan sonra okula gideceksin"Той се съгласи с мен и обеща, че след церемонията ще продължа с училището.
Eğer 2 giderseniz, pozitif y yönünde 2 gideceksiniz.Když se posunete o 2, posunete se na ose y o 2 vpravo.
Eğer 3 gittiyseniz, pozitif y yönünde 3 gideceksiniz.Pokud jste přesunuli o 3, půjdete o 3 vpravo na y ose.
Eti Tanrınız RABbin seçeceği yerde pişirip yiyeceksiniz. Sabah dönüp çadırlarınıza gideceksiniz.네 하나님 여호와께서 택하신 곳에서 그 고기를 구워먹고 아침에 네 장막으로 돌아갈 것이니라
Eti Tanrınız RABbin seçeceği yerde pişirip yiyeceksiniz. Sabah dönüp çadırlarınıza gideceksiniz.Kook dan het lam, eet het op en ga pas de volgende morgen naar huis terug.
Eti Tanrınız RABbin seçeceği yerde pişirip yiyeceksiniz. Sabah dönüp çadırlarınıza gideceksiniz.ובשלת ואכלת במקום אשר יבחר יהוה אלהיך בו ופנית בבקר והלכת לאהליך׃
Eti Tanrınız RABbin seçeceği yerde pişirip yiyeceksiniz. Sabah dönüp çadırlarınıza gideceksiniz.وتطبخ وتأكل في المكان الذي يختاره الرب الهك ثم تنصرف في الغد وتذهب الى خيامك.
Eti Tanrınız RABbin seçeceği yerde pişirip yiyeceksiniz. Sabah dönüp çadırlarınıza gideceksiniz.當 在 耶 和 華 你 神 所 選 擇 的 地 方 、 把 肉 烤 了 喫 . 〔 烤 或 作 煮 〕 次 日 早 晨 就 回 到 你 的 帳 棚 去
Eti Tanrınız RABbin seçeceği yerde pişirip yiyeceksiniz. Sabah dönüp çadırlarınıza gideceksiniz.當 在 耶和華 你 神 所 選擇 的 地方 、 把 肉 烤 了喫 . 〔 烤 或 作 煮 〕 次日 早晨 就 回到 你 的 帳棚去
Eve gideceksin değil mi?Cậu sẽ về nhà phải không?
Eve gideceksin değil mi?Du ska åka hem eller hur?
Eve gideceksin değil mi?Kau akan pulang ke rumah, betulkan?
Eve gideceksin değil mi?Mijn familie kwam opeens. <br.Jij gaat naar huis, niet waar?
Eve gideceksin değil mi?Saj greš domov, kajne?
Eve gideceksin değil mi?Te duci acasa, corect?
Eve gideceksin değil mi?Tu torni a casa vero?
Eve gideceksin değil mi?Tu vas rentrer chez toi, hein ?
Eve gideceksin değil mi?Wracasz do domu, prawda?
Eve gideceksin değil mi?Θα πας σπίτι, έτσι;
Eve gideceksin değil mi?Ты пойдешь домой, да?
Evet. Min Ah, sende Parang Üniversitesine gideceksin değil mi?어.
Fakat eve gideceksin ve hayatın ne kadar farklı olduğunun farkına varacaksın."Aber du wirst nach Hause gehen und bemerken, wie sehr sich das Leben verändert hat."
Fakat eve gideceksin ve hayatın ne kadar farklı olduğunun farkına varacaksın."Ale odejdete domů a uvědomíte si, jak je život rozdílný.
Fakat eve gideceksin ve hayatın ne kadar farklı olduğunun farkına varacaksın."Ale prídeš domov a zistíš, ako sa život zmenil."
Fakat eve gideceksin ve hayatın ne kadar farklı olduğunun farkına varacaksın."Ale wrócisz do domu i zrozumiesz jak zmieni się twoje życie."
Fakat eve gideceksin ve hayatın ne kadar farklı olduğunun farkına varacaksın."Dar vei merge acasă și-ți vei da seama că viața e total diferită."
Fakat eve gideceksin ve hayatın ne kadar farklı olduğunun farkına varacaksın."De ha hazaérsz, rájössz, milyen más lesz az élet."
Fakat eve gideceksin ve hayatın ne kadar farklı olduğunun farkına varacaksın."집에 가게되면 삶이 얼마나 바뀌었는지 깨닫게 될겁니다."
Fakat eve gideceksin ve hayatın ne kadar farklı olduğunun farkına varacaksın."Ma andando a casa ti renderai conto di come la vita è diversa."
Fakat eve gideceksin ve hayatın ne kadar farklı olduğunun farkına varacaksın."Maar je zal thuiskomen en beseffen hoe anders het leven is."
Fakat eve gideceksin ve hayatın ne kadar farklı olduğunun farkına varacaksın."Mais, tu vas rentrer chez toi et te rendre compte à quel point la vie est différente. "
Fakat eve gideceksin ve hayatın ne kadar farklı olduğunun farkına varacaksın.""Mas vais chegar a casa e perceber "o quão diferente a tua vida é."
Fakat eve gideceksin ve hayatın ne kadar farklı olduğunun farkına varacaksın."Men du kommer hjem og opdager hvor anderledes livet er."
Fakat eve gideceksin ve hayatın ne kadar farklı olduğunun farkına varacaksın."Namun kau akan pulang dan melihat seberapa berbeda hidupmu."
Fakat eve gideceksin ve hayatın ne kadar farklı olduğunun farkına varacaksın."Nhưng bạn sẽ trở về nhà và nhận ra rằng cuộc sống giờ đây khác biệt đến dường nào."
Fakat eve gideceksin ve hayatın ne kadar farklı olduğunun farkına varacaksın."Pero vas a llegar a casa y a darte cuenta de lo diferente que es la vida".
Fakat eve gideceksin ve hayatın ne kadar farklı olduğunun farkına varacaksın."Αλλά θα γυρίσεις σπίτι και θα διαπιστώσεις πόσο διαφορετική είναι η ζωή".
Fakat eve gideceksin ve hayatın ne kadar farklı olduğunun farkına varacaksın."Но когда ты приедешь домой, ты осознаешь, насколько изменилась твоя жизнь".
Fakat eve gideceksin ve hayatın ne kadar farklı olduğunun farkına varacaksın."Но си отиваш у дома и ще осъзнаеш колко е различен живота."
Fakat eve gideceksin ve hayatın ne kadar farklı olduğunun farkına varacaksın."את בכיסא גלגלים. זה נורמלי. אבל את הולכת הביתה ומבינה
Fakat eve gideceksin ve hayatın ne kadar farklı olduğunun farkına varacaksın."لكنك ذاهبة للبيت وستدركين كم هي مختلفة الحياة الآن."
Fakat eve gideceksin ve hayatın ne kadar farklı olduğunun farkına varacaksın."様変わりした人生に」 家に着くとそれは起きました
Festus, danışma kuruluyla görüştükten sonra şu yanıtı verdi: ‹‹Davanı Sezara ilettin, Sezara gideceksin.››Akkor Festus tanácsával értekezvén, felele: A császárra appelláltál, a császár elé fogsz menni!
Festus, danışma kuruluyla görüştükten sonra şu yanıtı verdi: ‹‹Davanı Sezara ilettin, Sezara gideceksin.››Allora Festo, dopo aver conferito con il consiglio, rispose: «Ti sei appellato a Cesare, a Cesare andrai»
Festus, danışma kuruluyla görüştükten sonra şu yanıtı verdi: ‹‹Davanı Sezara ilettin, Sezara gideceksin.››Alors Festus, après avoir délibéré avec le conseil, répondit: Tu en as appelé à César; tu iras devant César.
Festus, danışma kuruluyla görüştükten sonra şu yanıtı verdi: ‹‹Davanı Sezara ilettin, Sezara gideceksin.››Da talte Festus med sit Råd og svarede: "Du har skudt dig ind under Kejseren; du skal rejse til Kejseren."
Festus, danışma kuruluyla görüştükten sonra şu yanıtı verdi: ‹‹Davanı Sezara ilettin, Sezara gideceksin.››Então Festo, tendo falado com o conselho, respondeu: Apelaste para César; para César irás.
Festus, danışma kuruluyla görüştükten sonra şu yanıtı verdi: ‹‹Davanı Sezara ilettin, Sezara gideceksin.››Entonces Festo, habiendo consultado con el consejo, respondió: --Al César has apelado. ¡Al César irás
Festus, danışma kuruluyla görüştükten sonra şu yanıtı verdi: ‹‹Davanı Sezara ilettin, Sezara gideceksin.››Festus talte da med sitt råd, og sa så: For keiseren har du innanket din sak; til keiseren skal du fare.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod