Ana içeriğe geç
Sözlük

gidecekler ile cümle

gidecekler kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
10
ORT. KELİME
Ileri gidecekler ya da oldukları yerde kalacaklar.Andare avanti o fermarvi.
Ileri gidecekler ya da oldukları yerde kalacaklar.Avanzar o detenerse.
Ileri gidecekler ya da oldukları yerde kalacaklar.Lähteä vai jäädä?
Ileri gidecekler ya da oldukları yerde kalacaklar.Ou avanças, ou ficas quieto.
Ileri gidecekler ya da oldukları yerde kalacaklar.Pójdą naprzód czy zostaną w miejscu?
Ileri gidecekler ya da oldukları yerde kalacaklar.Udvikling eller stilstand?
Ileri gidecekler ya da oldukları yerde kalacaklar.Utvecklas eller stå still?
Ileri gidecekler ya da oldukları yerde kalacaklar.Είτε θα πάτε μπροστά, είτε θα μείνετε στάσιμοι.
Ileri gidecekler ya da oldukları yerde kalacaklar.Либо пойти дальше, либо застыть на месте.
İnsanlar gidecekleri yerlere kendi yöntemleriyle gidiyor.La gente encuentra la manera de llegar a su destino.
İnsanlar gidecekleri yerlere kendi yöntemleriyle gidiyor.Les gens se rendent à destination à leur façon.
İnsanlar gidecekleri yerlere kendi yöntemleriyle gidiyor.Lidé se dostanou do cíle vlastním způsobem.
İnsanlar gidecekleri yerlere kendi yöntemleriyle gidiyor.Mensen gaan ieder op hun eigen manier op weg naar hun bestemming.
Kuzeye gideceklerini söylemişler.De skulle åbenbart nordpå.
Kuzeye gideceklerini söylemişler.De skulle tydligen norrut.
Kuzeye gideceklerini söylemişler.Dijeron que se dirigían al norte.
Kuzeye gideceklerini söylemişler.Disseram que iam para norte.
Kuzeye gideceklerini söylemişler.Hanno detto che andavano a nord.
Kuzeye gideceklerini söylemişler.He lähtivät pohjoiseen.
Kuzeye gideceklerini söylemişler.Podobno pojechali na północ.
Kuzeye gideceklerini söylemişler.Είπαν ότι θα πήγαιναν βόρεια.
Kuzeye gideceklerini söylemişler.Они сказали, что поедут на север.
Müşterilerin diğer yarısı ise önce az seçenekten, 4 vitesten çok seçeneğe, 56 renge doğru gidecekler.또 다른 소비자들의 절반은 낮은 선택, 4가지 변속 기어들부터 56가지 차 색깔, 높은 선택까지 갈 것입니다.
Müşterilerin diğer yarısı ise önce az seçenekten, 4 vitesten çok seçeneğe, 56 renge doğru gidecekler.Den anden halvdel af kunderne vil gå fra få valg, fire gearskift, til 56 bil farver, mange valg.
Müşterilerin diğer yarısı ise önce az seçenekten, 4 vitesten çok seçeneğe, 56 renge doğru gidecekler.L'altra metà dalla scelta più bassa, i 4 cambi motore, alla più alta, i 56 colori.
Müşterilerin diğer yarısı ise önce az seçenekten, 4 vitesten çok seçeneğe, 56 renge doğru gidecekler.La otra mitad de los clientes van a ir de pocas opciones, cuatro cajas, a 56 colores, muchas opciones.
Müşterilerin diğer yarısı ise önce az seçenekten, 4 vitesten çok seçeneğe, 56 renge doğru gidecekler.Другата половина от клиентите ще вървят от малък брой варианти, четири превключвания, до 56 цвята, голям брой.
Müşterilerin diğer yarısı ise önce az seçenekten, 4 vitesten çok seçeneğe, 56 renge doğru gidecekler.Інша половина покупців ітиме від простого вибору - чотири коробки передач - до складного - 56 кольорів машини.
Müşterilerin diğer yarısı ise önce az seçenekten, 4 vitesten çok seçeneğe, 56 renge doğru gidecekler.חצי אחר מהלקוחות ירדו מבחירה מעטה, 4 תיבות הילוכים, ל 56 צבעי רכב, בחירה מרובה.
Müşterilerin diğer yarısı ise önce az seçenekten, 4 vitesten çok seçeneğe, 56 renge doğru gidecekler.النصف الاخر سوف ينتقلون من عدد الخيارات الاقل ، اربعة نواقل تروس الى 56 لون سيارة ,عدد اعلى من الخيارات
Müşterilerin diğer yarısı ise önce az seçenekten, 4 vitesten çok seçeneğe, 56 renge doğru gidecekler.選択肢の少ない方から: 4種のレバーから56色の車体の順で検討してもらいます 私が注目するのは
Sabahın erken saatlerinde gidecekleri yere vardılar... ...ve Juan Antonio'nun seçtiği bir otele yerleştiler.Kora reggelre elérték úticéljukat, és elmentek egy szállodába, amit Juan Antonio választott ki nekik.
Sabahın erken saatlerinde gidecekleri yere vardılar... ...ve Juan Antonio'nun seçtiği bir otele yerleştiler.Probeer het maar. 's Morgens bereikten ze hun bestemming en ze gingen naar een hotel dar hij had uitgekozen.
Sabahın erken saatlerinde gidecekleri yere vardılar... ...ve Juan Antonio'nun seçtiği bir otele yerleştiler.Tenta. Pela manhã chegaram ao destino e dirigiram-se a um Hotel... ...que Juan Antonio, escolheu para elas.
Sabahın erken saatlerinde gidecekleri yere vardılar... ...ve Juan Antonio'nun seçtiği bir otele yerleştiler.عند الصباح كانهوا قد وصلوا لمقصدهم و دخلوا لفندق كان قد اختاره خوان انطونيو
Ve bu düşük ve orta gelirli ülkeler, yükselen gelir ülkeleri, ekonomik olarak onlarda ileriye gidecekler.En deze lage- of middellonenlanden, de opkomende lonenlanden, zij zullen ook economisch aangroeien.
Ve bu düşük ve orta gelirli ülkeler, yükselen gelir ülkeleri, ekonomik olarak onlarda ileriye gidecekler.E queste le nazioni a basso o medi reddito, le economie emergenti, loro anche imiteranno la salita economica.
Ve bu düşük ve orta gelirli ülkeler, yükselen gelir ülkeleri, ekonomik olarak onlarda ileriye gidecekler.Ezek az alacsony vagy közepes jövedelmű, a növekvő jövedelmű országok, gazdaságilag ők is előretörnek majd.
Ve bu düşük ve orta gelirli ülkeler, yükselen gelir ülkeleri, ekonomik olarak onlarda ileriye gidecekler.Iar aceste țări mediu-dezvoltate, cu economii emergente, se vor dezvolta și ele rapid.
Ve bu düşük ve orta gelirli ülkeler, yükselen gelir ülkeleri, ekonomik olarak onlarda ileriye gidecekler.In te revnejše ali srednje revne države, vzpenjajoče države, se bodo tudi gospodarsko razvile.
Ve bu düşük ve orta gelirli ülkeler, yükselen gelir ülkeleri, ekonomik olarak onlarda ileriye gidecekler.Ja nämä alemman ja keskitulotason maat, kehittyvät maat, ne siirtyvät taloudellisesti eteenpäin.
Ve bu düşük ve orta gelirli ülkeler, yükselen gelir ülkeleri, ekonomik olarak onlarda ileriye gidecekler.그리고 이 중하위권 소득을 가진, 신흥 소득 국가들 또한 경제적으로 앞으로 나아갈 것입니다.
Ve bu düşük ve orta gelirli ülkeler, yükselen gelir ülkeleri, ekonomik olarak onlarda ileriye gidecekler.Og de her lav- eller mellemindkomstlande, vækstøkonomierne, de vil også springe fremad økonomisk.
Ve bu düşük ve orta gelirli ülkeler, yükselen gelir ülkeleri, ekonomik olarak onlarda ileriye gidecekler.Y estos países de ingresos más bajos o medios, las economías emergentes, también avanzarán económicamente.
Ve bu düşük ve orta gelirli ülkeler, yükselen gelir ülkeleri, ekonomik olarak onlarda ileriye gidecekler.И страны низкого и среднего достатка с растущей экономикой тоже будут экономически продвигаться.
Ve bu düşük ve orta gelirli ülkeler, yükselen gelir ülkeleri, ekonomik olarak onlarda ileriye gidecekler.И тези по-ниско долу или страни със среден доход, възникващите страни, те също ще напреднат икономически.
Ve bu düşük ve orta gelirli ülkeler, yükselen gelir ülkeleri, ekonomik olarak onlarda ileriye gidecekler.ואלו מדינות בעלות הכנסה נמוכה או בינונית, מדינות השווקים המתעוררים, הן גם תתקדמנה קדימה מבחינה כלכלית.
Ve bu düşük ve orta gelirli ülkeler, yükselen gelir ülkeleri, ekonomik olarak onlarda ileriye gidecekler.وهذه الفئة ذات الاقتصاديات المنخفضة .. والمتوسطة .. والناشئة سوف تتحرك الى الاقتصاديات المتطورة
Ve bu düşük ve orta gelirli ülkeler, yükselen gelir ülkeleri, ekonomik olarak onlarda ileriye gidecekler.中の下の所得の国は 新興国として 経済的にさらに発展するでしょう ただしそれは
Yani bu hidrojenler tilakoidin içinden stromaya geri gidecekler. .Así que estos protones de hidrógeno va a hacer su camino volver. Volver hacia abajo el degradado.
Yani bu hidrojenler tilakoidin içinden stromaya geri gidecekler. .Jadi ini proton hidrogen akan membuat jalan mereka kembali. Kembali ke gradien.
Yani bu hidrojenler tilakoidin içinden stromaya geri gidecekler. .그러니까 이 수소 양성자들은 다시 원래 있던 곳으로 돌아갈 겁니다 그것은 농도차를 낮추게 됩니다
Yani bu hidrojenler tilakoidin içinden stromaya geri gidecekler. .Tak więc protony te będą się poruszały zgodnie z gradientem.
Yani bu hidrojenler tilakoidin içinden stromaya geri gidecekler. .Протони водню тепер повертаються, що означає підвищення енергорівня.
Yani bu hidrojenler tilakoidin içinden stromaya geri gidecekler. .Тези водородни протони ще си проправят път обратно. Ще се върнат надолу по градиента.
Yani bu hidrojenler tilakoidin içinden stromaya geri gidecekler. .لذا ستكون هذه البروتونات الهيدروجين تشق طريقها مرة أخرى. العودة إلى أسفل التدرج.
Yeri geldiginde cok onemli. Hastalar boyle seyler icin nereye gideceklerEllas tienen su función, pero ¿dónde buscan esas cosas de las que hablamos antes?
Yeri geldiginde cok onemli. Hastalar boyle seyler icin nereye gideceklerHanno la loro importanza, però dove vanno a finire in quei casi di cui abbiamo parlato prima?
Yeri geldiginde cok onemli. Hastalar boyle seyler icin nereye gideceklerHiszem, hogy van helyük, de hova menjenek azok, akikkel a korábban említett balesetek történnek?
Yeri geldiginde cok onemli. Hastalar boyle seyler icin nereye gideceklerHọ có chỗ của họ, nhưng họ sẽ đi đâu khi gặp những tình huống mà chúng ta vừa nói?
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod