"Bana kim gidecek?" Diye sordu."Хто піде зі мною?" Запитала вона.
"Bana kim gidecek?" Diye sordu."מי ילך איתי?" היא שאלה.
"Bana kim gidecek?" Diye sordu."من سيذهب معي؟" سألت.
"Bana kim gidecek?" Diye sordu.マーサは見つめていた。 "あなたは自分で行くよ"と彼女は答えた。
Bayağı, boş sözlerden sakın. Çünkü bunlara dalanlar tanrısızlıkta daha da ileri gidecekler.Ale obecným a prázdnym rečiam vyhni. Lebo ešte väčšmi pokročia v bezbožnosti,
Bayağı, boş sözlerden sakın. Çünkü bunlara dalanlar tanrısızlıkta daha da ileri gidecekler.A świeckim próżnomównościom czyń wstręt; albowiem postępują ku większej niepobożności.
Bayağı, boş sözlerden sakın. Çünkü bunlara dalanlar tanrısızlıkta daha da ileri gidecekler.A szentségtelen üres lármákat pedig kerüld, mert mind nagyobb istentelenségre növekednek.
Bayağı, boş sözlerden sakın. Çünkü bunlara dalanlar tanrısızlıkta daha da ileri gidecekler.Bezbožných pak těch křiků daremních varuj se, neboť velmi rozmnožují bezbožnost,
Bayağı, boş sözlerden sakın. Çünkü bunlara dalanlar tanrısızlıkta daha da ileri gidecekler.Des ungeistlichen, losen Geschwätzes entschlage dich; denn es hilft viel zum ungöttlichen Wesen,
Bayağı, boş sözlerden sakın. Çünkü bunlara dalanlar tanrısızlıkta daha da ileri gidecekler.Evita le chiacchiere profane, perché esse tendono a far crescere sempre più nell'empietà
Bayağı, boş sözlerden sakın. Çünkü bunlara dalanlar tanrısızlıkta daha da ileri gidecekler.망령되고 헛된 말을 버리라 저희는 경건치 아니함에 점점 나아가나니
Bayağı, boş sözlerden sakın. Çünkü bunlara dalanlar tanrısızlıkta daha da ileri gidecekler.Mas evita as conversas vãs e profanas; porque os que delas usam passarão a impiedade ainda maior,
Bayağı, boş sözlerden sakın. Çünkü bunlara dalanlar tanrısızlıkta daha da ileri gidecekler.Men hold dig fra den vanhellige, tomme Snak; thi sådanne ville stedse gå videre i Ugudelighed,
Bayağı, boş sözlerden sakın. Çünkü bunlara dalanlar tanrısızlıkta daha da ileri gidecekler.Men hold dig fra det vanhellige tomme snakk! for de går alltid videre i ugudelighet,
Bayağı, boş sözlerden sakın. Çünkü bunlara dalanlar tanrısızlıkta daha da ileri gidecekler.Men undfly oandligt och tomt prat. Ty de som befatta sig med sådant komma att gå allt längre i ogudaktighet,
Bayağı, boş sözlerden sakın. Çünkü bunlara dalanlar tanrısızlıkta daha da ileri gidecekler.Pero evita las profanas y vanas palabrerías, porque conducirán más y más a la impiedad
Bayağı, boş sözlerden sakın. Çünkü bunlara dalanlar tanrısızlıkta daha da ileri gidecekler.Posvetnega govoričenja pa se ogiblji; zakaj vedno bolj bodo napredovali v brezbožnosti,
Bayağı, boş sözlerden sakın. Çünkü bunlara dalanlar tanrısızlıkta daha da ileri gidecekler.Vermijd onzinnige discussies, waardoor mensen hun ondergang tegemoet gaan.
Bayağı, boş sözlerden sakın. Çünkü bunlara dalanlar tanrısızlıkta daha da ileri gidecekler.Τας δε βεβηλους ματαιοφωνιας φευγε διοτι θελουσι προχωρησει εις πλειοτεραν ασεβειαν,
Bayağı, boş sözlerden sakın. Çünkü bunlara dalanlar tanrısızlıkta daha da ileri gidecekler.А непотребного пустословия удаляйся; ибо они еще более будут преуспевать в нечестии,
Bayağı, boş sözlerden sakın. Çünkü bunlara dalanlar tanrısızlıkta daha da ileri gidecekler.Від скверного марнословия оддаляй ся; більше бо та більш (такі) розводять безбожність,
Bayağı, boş sözlerden sakın. Çünkü bunlara dalanlar tanrısızlıkta daha da ileri gidecekler.с кротост да увещава противниците, та дано би им дал Бог покаяние, за да познаят истината,
Bayağı, boş sözlerden sakın. Çünkü bunlara dalanlar tanrısızlıkta daha da ileri gidecekler.אבל תרחק מדברי הבל הפסולים כי יוסיפו הרבות רשע׃
Bayağı, boş sözlerden sakın. Çünkü bunlara dalanlar tanrısızlıkta daha da ileri gidecekler.واما الاقوال الباطلة الدنسة فاجتنبها لانهم يتقدمون الى اكثر فجور.
Bayağı, boş sözlerden sakın. Çünkü bunlara dalanlar tanrısızlıkta daha da ileri gidecekler.但 要 遠 避 世 俗 的 虛 談 . 因 為 這 等 人 必 進 到 更 不 敬 虔 的 地 步
Bayağı, boş sözlerden sakın. Çünkü bunlara dalanlar tanrısızlıkta daha da ileri gidecekler.但 要 遠 避世 俗的 虛談 . 因 為這 等 人 必進 到 更 不敬虔 的 地步
Bayağı düşük maaşlı bir işi var. Karısına ve çocuğuna bakıyor ve çocuğu okula gidecek.Anh ta có một việc làm với mức lương khá thấp để phụ giúp tiền cho vợ và một đứa con
Bazıları da gümbür gümbür gelecek ve sonra yine gidecekler.Algunos vendrán como un: bum, bum, bum... Y luego se irán nuevamente... Se irán.
Bazıları da gümbür gümbür gelecek ve sonra yine gidecekler.Sommige komen als: boem, boem, boem. En weg zijn ze; ze gaan.
Bazıları da gümbür gümbür gelecek ve sonra yine gidecekler.Некоторые неожиданно появляются как: бум,бум,бум. Но также неожиданно они уходят; они уйдут.
Bazılarınızın da şunu bilmek hoşuna gidecektir ki sunum birayla ilgili.Alcuni gradiranno il fatto che si parlerà di birra.
Bazılarınızın da şunu bilmek hoşuna gidecektir ki sunum birayla ilgili.A někteří z vás uslyší ještě radši, že se jedná i o pivo.
Bazılarınızın da şunu bilmek hoşuna gidecektir ki sunum birayla ilgili.A niektorí z vás si dokonca ešte radšej vypočuje, že zahŕňa pivo.
Bazılarınızın da şunu bilmek hoşuna gidecektir ki sunum birayla ilgili.Dan sebagian dari Anda akan senang untuk mengetahui bahwa itu juga termasuk bir.
Bazılarınızın da şunu bilmek hoşuna gidecektir ki sunum birayla ilgili.És biztos lesznek akik azt is örömmel hallják, hogy sörről is lesz szó.
Bazılarınızın da şunu bilmek hoşuna gidecektir ki sunum birayla ilgili.Et certains d'entre vous seront ravis d'apprendre qu'elle inclut de la bière.
Bazılarınızın da şunu bilmek hoşuna gidecektir ki sunum birayla ilgili.Inni z was ucieszą się z tego, że będzie ona dotyczyła piwa.
Bazılarınızın da şunu bilmek hoşuna gidecektir ki sunum birayla ilgili.그리고 몇분은 맥주와 관련되어 있다는 사실에 행복할 것입니다.
Bazılarınızın da şunu bilmek hoşuna gidecektir ki sunum birayla ilgili.Şi unii veţi fi fericiţi să aflaţi ca implică bere.
Bazılarınızın da şunu bilmek hoşuna gidecektir ki sunum birayla ilgili.Sommigen zijn blij te weten dat er bier aan te pas komt.
Bazılarınızın da şunu bilmek hoşuna gidecektir ki sunum birayla ilgili.Und einige von euch wird es freuen, dass es dabei unter anderem um Bier geht.
Bazılarınızın da şunu bilmek hoşuna gidecektir ki sunum birayla ilgili.Và một số sẽ phấn chấn khi biết rằng nó liên quan đến bia.
Bazılarınızın da şunu bilmek hoşuna gidecektir ki sunum birayla ilgili.Y alguno se alegrará al saber que hay cerveza de por medio.
Bazılarınızın da şunu bilmek hoşuna gidecektir ki sunum birayla ilgili.Και ορισμένοι θα χαρείτε επειδή έχει να κάνει με μπύρα.
Bazılarınızın da şunu bilmek hoşuna gidecektir ki sunum birayla ilgili.А някои от вас ще се радват да узнаят, че тя включва бира.
Bazılarınızın da şunu bilmek hoşuna gidecektir ki sunum birayla ilgili.И некоторым из вас понравится, что это касается пива.
Bazılarınızın da şunu bilmek hoşuna gidecektir ki sunum birayla ilgili.וחלקכם יהיו מאושרים לשמוע שתהיה בירה.
Bazılarınızın da şunu bilmek hoşuna gidecektir ki sunum birayla ilgili.وسوف تسعدون أكثر عندما تعلمون أنه سيحوي حديثاً عن شراب الشعير - البيرة -
Bazılarınızın da şunu bilmek hoşuna gidecektir ki sunum birayla ilgili.(笑)
- Beklemede kalın. - Tamam. Bir yere gidecek değilim.Não vou a lado nenhum. <i>Luz verde.
- Beklemede kalın. - Tamam. Bir yere gidecek değilim.- Nigdzie się nie wybieram.</i> <i>Możesz zaczynać.</i> <i>Mamy 40% obrotów.</i>
- Beklemede kalın. - Tamam. Bir yere gidecek değilim.استعد حسناً لن اذهب لأى مكان
Bekliyorlar, bekliyorlar, onlar bir sonraki adımda gidecekleri yeri göstermenizi bekliyorlar.Arra várnak, mindannyian arra várunk, hogy megmutasd merre haladjunk ezután.
Bekliyorlar, bekliyorlar, onlar bir sonraki adımda gidecekleri yeri göstermenizi bekliyorlar.De väntar, vi väntar på att du skall visa oss vart vi skall ta vägen nu.
Bekliyorlar, bekliyorlar, onlar bir sonraki adımda gidecekleri yeri göstermenizi bekliyorlar.Ei aşteaptă, noi aşteptăm ca tu să ne arăţi unde să mergem mai departe.
Bekliyorlar, bekliyorlar, onlar bir sonraki adımda gidecekleri yeri göstermenizi bekliyorlar.Ellos, allá afuera, están esperado. Nosotros estamos esperando para que tú nos muestres dónde ir luego.
Bekliyorlar, bekliyorlar, onlar bir sonraki adımda gidecekleri yeri göstermenizi bekliyorlar.Họ đang đợi, chúng tôi đang đợi để cho bạn chỉ cho chúng tôi phải đi đâu tiếp theo.
Bekliyorlar, bekliyorlar, onlar bir sonraki adımda gidecekleri yeri göstermenizi bekliyorlar.Ils vous attendent, nous vous attendons: montrez-nous où aller.
Bekliyorlar, bekliyorlar, onlar bir sonraki adımda gidecekleri yeri göstermenizi bekliyorlar.그들은, 우리는 기다리고 있습니다. 당신이 우리에게 어디로 갈지 알려주기를 말이죠.
Bekliyorlar, bekliyorlar, onlar bir sonraki adımda gidecekleri yeri göstermenizi bekliyorlar.Mereka menunggu, kita menunggu bagi kalian untuk memberitahu kita untuk pergi ke mana.