Ana içeriğe geç
Sözlük

gideceğim ile cümle

gideceğim kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Ruhumu satmam gerekse bile hayran toplantısına gideceğim.Muszę iść na spotkanie z fanami, nawet jeśli sprzedam duszę!
Ruhumu satmam gerekse bile hayran toplantısına gideceğim.Ngay cả nếu tôi có để bán linh hồn của tôi
Ruhumu satmam gerekse bile hayran toplantısına gideceğim.Trebuie sa merg la intalnirea fanilor, chiar de imi vand sufletul!
Ruhumu satmam gerekse bile hayran toplantısına gideceğim.Θα πάω στην συνάντηση των φανς ακόμα και αν πρέπει να πουλήσω την ψυχή μου!
Ruhumu satmam gerekse bile hayran toplantısına gideceğim.Я должна попасть на встречу фанатов даже если придется продать мою душу
Sabahları duyur bana sevgini, Çünkü sana güveniyorum; Bana gideceğim yolu bildir, Çünkü duam sanadır.아침에 나로 주의 인자한 말씀을 듣게 하소서 내가 주를 의뢰함이니이다 나의 다닐 길을 알게 하소서 내가 내 영혼을 주께 받듦이니이다
Sabahları duyur bana sevgini, Çünkü sana güveniyorum; Bana gideceğim yolu bildir, Çünkü duam sanadır.השמיעני בבקר חסדך כי בך בטחתי הודיעני דרך זו אלך כי אליך נשאתי נפשי׃
Sabahları duyur bana sevgini, Çünkü sana güveniyorum; Bana gideceğim yolu bildir, Çünkü duam sanadır.‎اسمعني رحمتك في الغداة لاني عليك توكلت. عرفني الطريق التي اسلك فيها لاني اليك رفعت نفسي‎.
Sabahları duyur bana sevgini, Çünkü sana güveniyorum; Bana gideceğim yolu bildir, Çünkü duam sanadır.求 你 使 我 清 晨 得 聽 你 慈 愛 之 言 、 因 我 倚 靠 你 . 求 你 使 我 知 道 當 行 的 路 、 因 我 的 心 仰 望 你
Sabahları duyur bana sevgini, Çünkü sana güveniyorum; Bana gideceğim yolu bildir, Çünkü duam sanadır.求你 使 我 清晨 得聽 你 慈愛 之 言 、 因我 倚靠 你 . 求你 使我 知道 當行 的 路 、 因我 的 心 仰望 你
Sadece diyor ki: " Eğer dileğiniz buysa Baba'cığım, o halde gideceğim."Anh ta chỉ nói "Nếu đó là mong muốn của cha, con sẽ đi"
Sadece diyor ki: " Eğer dileğiniz buysa Baba'cığım, o halde gideceğim."Csak azt mondta: Ha úgy kívánod, apám, elmegyek.
Sadece diyor ki: " Eğer dileğiniz buysa Baba'cığım, o halde gideceğim."Dia hanya berkata, Jika itu keinginanmu, Ayahanda, maka Ananda akan pergi.
Sadece diyor ki: " Eğer dileğiniz buysa Baba'cığım, o halde gideceğim."Dice solo: "Se lo desideri, padre, me ne andro'".
Sadece diyor ki: " Eğer dileğiniz buysa Baba'cığım, o halde gideceğim."El a zis doar, "Dacă asta e dorinţa ta, tată, eu mă supun." Şi a plecat.
Sadece diyor ki: " Eğer dileğiniz buysa Baba'cığım, o halde gideceğim."Ele apenas disse: "Se esse for o seu desejo Pai, eu irei."
Sadece diyor ki: " Eğer dileğiniz buysa Baba'cığım, o halde gideceğim."Er sagte einfach, "Wenn es Dein Wille ist, Vater, werde ich gehen."
Sadece diyor ki: " Eğer dileğiniz buysa Baba'cığım, o halde gideceğim."Han sa bara: "Om det är din önskan, far, så går jag."
Sadece diyor ki: " Eğer dileğiniz buysa Baba'cığım, o halde gideceğim."Isä, jos tämä on toiveesi - minä menen.
Sadece diyor ki: " Eğer dileğiniz buysa Baba'cığım, o halde gideceğim."Pourquoi ? Il a simplement dit "Si telle est votre volonté, Père, je vais partir."
Sadece diyor ki: " Eğer dileğiniz buysa Baba'cığım, o halde gideceğim."Powiedział: Jeśli tak sobie życzysz ojcze, To pójdę.
Sadece diyor ki: " Eğer dileğiniz buysa Baba'cığım, o halde gideceğim.""Proč?" On řekl: Pokud je to tvé přání, otče.
Sadece diyor ki: " Eğer dileğiniz buysa Baba'cığım, o halde gideceğim."Sólo dijo: "si es tu deseo, padre, me iré".
Sadece diyor ki: " Eğer dileğiniz buysa Baba'cığım, o halde gideceğim."Просто казал: "Щом това е волята ти Татко, ще си тръгна."
Sadece diyor ki: " Eğer dileğiniz buysa Baba'cığım, o halde gideceğim."הוא רק אמר, אבי, אם זהו רצונך, אעזוב.
Sadece diyor ki: " Eğer dileğiniz buysa Baba'cığım, o halde gideceğim."父上の望みなら 行きますと シーターは 「私も行きます」と
Saf bir Yeni Zelandalı olarak Düşündüm ki; Pentagon'a gideceğim.Als naïeve Nieuw-Zeelander dacht ik: dan ga ik maar naar het Pentagon.
Saf bir Yeni Zelandalı olarak Düşündüm ki; Pentagon'a gideceğim.Als naiver Neuseeländer dachte ich gehen wir einfach zum Pentagon
Saf bir Yeni Zelandalı olarak Düşündüm ki; Pentagon'a gideceğim.Así que siendo un ingenuo neozelandés pensé, bien, iré al Pentágono.
Saf bir Yeni Zelandalı olarak Düşündüm ki; Pentagon'a gideceğim.A tak som ako naivný Novozélandčan išiel do Pentagonu.
Saf bir Yeni Zelandalı olarak Düşündüm ki; Pentagon'a gideceğim.Ca un neozeelandez naiv, m-am gândit: o să încerc la Pentagon.
Saf bir Yeni Zelandalı olarak Düşündüm ki; Pentagon'a gideceğim.Donc, en tant que Néo-Zélandais naïf, je me suis dit, et bien je vais aller au Pentagone.
Saf bir Yeni Zelandalı olarak Düşündüm ki; Pentagon'a gideceğim.E così, da ingenuo neozelandese ho pensato beh, andrò al Pentagono e li chiederò
Saf bir Yeni Zelandalı olarak Düşündüm ki; Pentagon'a gideceğim.Így naiv új-zélandiként gondoltam, hogy meglátogatom a Pentagont.
Saf bir Yeni Zelandalı olarak Düşündüm ki; Pentagon'a gideceğim.Jadi sebagai seorang warga Selandia Baru yang naif saya berpikir, saya pergi ke Pentagon lalu bertanya.
Saf bir Yeni Zelandalı olarak Düşündüm ki; Pentagon'a gideceğim.Jako naiwny Nowozelandczyk pomyślałem, że udam się do Pentagonu.
Saf bir Yeni Zelandalı olarak Düşündüm ki; Pentagon'a gideceğim.Som en naiv New Zealænder tænkte jeg at jeg kunne spørge Pentagon.
Saf bir Yeni Zelandalı olarak Düşündüm ki; Pentagon'a gideceğim.Vì vậy là một người New Zealand ngây thơ, tôi nghĩ, chúng tôi sẽ đến Lầu Năm Góc.
Saf bir Yeni Zelandalı olarak Düşündüm ki; Pentagon'a gideceğim.Έτσι σαν αφελής Νεοζηλανδός σκέφτηκα, λοιπόν, θα πάμε στο Πεντάγωνο.
Saf bir Yeni Zelandalı olarak Düşündüm ki; Pentagon'a gideceğim.Като наивен новозеландец, реших да попитам Пентагона.
Saf bir Yeni Zelandalı olarak Düşündüm ki; Pentagon'a gideceğim.Ну и как наивный новозеландец я подумал, что пойду в Пентагон.
Sanırım gideceğim.Azt hiszem, elmegyek a vakrandikra.
Sanırım gideceğim. Biliyorsun ki, monarşiyi yeniden kurmalıyım.Je pense que je vais y aller.NJe dois restaurer la monarchie.
Sanırım gideceğim.Σχεδιάζω να πάω σ'ένα τέτοιο ραντεβού.
Sanırım gideceğim.واخطط لذهاب الى مواعيد مدبرة
Sanki pahalı bir restaurant ismi gibi, Fear. Gideceğimi pek zannetmiyorum.Come quel ristorante di lusso, Fear, in cui non riesco mai a entrare.
Seçmelere gidecegim ve rolü de alacağım.Ich werde auch zum Vorsprechen gehen, ok? Und ich werde gebucht.
Seçmelere gidecegim ve rolü de alacağım.Ik ga naar die auditie, ok? En ik zal gekozen worden.
Seçmelere gidecegim ve rolü de alacağım.Pójdę na to przesłuchanie. I do tego zdobęde tę rolę.
Seçmelere gidecegim ve rolü de alacağım.Θα πάω σ'αυτή την οντισιόν, εντάξει. Και θα την κλείσω.
Seçmelere gidecegim ve rolü de alacağım.Я всё равно пойду на это прослушивание.
Seni kaydettirmeye gideceğim. Dinlen biraz.- Je vais t'enregistrer, alors repose-toi.
Seni kaydettirmeye gideceğim. Dinlen biraz.- Megyek és beregisztrállak, pihenj csak.
Seni kaydettirmeye gideceğim. Dinlen biraz.سأذهب لاسجلك, من فضلك ارتاحي
Seni kaydettirmeye gideceğim.Θα πάω να σου κάνω την εισαγωγή.
- Senin sorunun ne? Bedenlerinizi koltuklarınıza yapıştıracağım. Siz bağırdıkça, daha hızlı gideceğim.Amikor nem bírják tovább, beletaposok!
- Senin sorunun ne? Bedenlerinizi koltuklarınıza yapıştıracağım. Siz bağırdıkça, daha hızlı gideceğim.Jusqu'à ce que vos os crient grâce.
Sensiz gideceğim.Ruszajmy dalej.
Sensiz gideceğim.Sem você é que eu vou conseguir.
Sensiz gideceğim.И без теб ще се справя.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod