Bu zamanda Fransız halkında genel bir açlık ve sefalet kol geziyordu.Houve fome generalizada naquele tempo.
Bu zamanda Fransız halkında genel bir açlık ve sefalet kol geziyordu.당시에는 기근이 일반화 되어 있었습니다.
Bu zamanda Fransız halkında genel bir açlık ve sefalet kol geziyordu.Une famine généralisée sévissait à l'époque.
Bu zamanda Fransız halkında genel bir açlık ve sefalet kol geziyordu.Ve Francii byl tehdy rozšířený hladomor, nevypěstovalo se dostatek obilí, lidé nemohli sehnat chleba.
Bu zamanda Fransız halkında genel bir açlık ve sefalet kol geziyordu.Υπήρχε λιμός εκείνη την εποχή.
Bu zamanda Fransız halkında genel bir açlık ve sefalet kol geziyordu.В същото време народът гладува. Французите не са имали достатъчно храна.
Bu zamanda Fransız halkında genel bir açlık ve sefalet kol geziyordu.Существовал обобщенных голода в то время
Bu zamanda Fransız halkında genel bir açlık ve sefalet kol geziyordu.Це був всенародний голод.
Bu zamanda Fransız halkında genel bir açlık ve sefalet kol geziyordu.היה רעב כללי באותו זמן
Bu zamanda Fransız halkında genel bir açlık ve sefalet kol geziyordu.عمت المجاعة الشعب في ذلك الوقت
Bu zamanda Fransız halkında genel bir açlık ve sefalet kol geziyordu.十分な穀物が作れなくなって
Çocuklar uyuşturucu alıyor, alışveriş merkezlerinde aylak aylak geziyorlar.Banyak anak sekarang menyuntikan (memakai) obat terlarang
Çocuklar uyuşturucu alıyor, alışveriş merkezlerinde aylak aylak geziyorlar. Neden?As crianças usando drogas, saindo para shoppings.
Çocuklar uyuşturucu alıyor, alışveriş merkezlerinde aylak aylak geziyorlar. Neden?Chaque gamin se droguant, traînant dans les magazins.
Çocuklar uyuşturucu alıyor, alışveriş merkezlerinde aylak aylak geziyorlar. Neden?Kinder spritzen sich Drogen oder hängen in Einkaufsläden rum.
Çocuklar uyuşturucu alıyor, alışveriş merkezlerinde aylak aylak geziyorlar.Всички деца взимат наркотици и се разхождат в моловете.
Dünya teknelerle geziyor.El mundo viaja en barco.
Evet, bütün gece gece kulüplerinde böyle geziyorum.Da, merg prin cluburi noaptea facand asta.
Evet, bütün gece gece kulüplerinde böyle geziyorum.Eh già, vado in giro per nightclub tutta la notte a fare questa roba.
Evet, bütün gece gece kulüplerinde böyle geziyorum.Igen, ezzel járom körbe az éjszakai bárokat.
Evet, bütün gece gece kulüplerinde böyle geziyorum.Ja, so laufe ich in Nachtclus den ganzen Abend rum.
Evet, bütün gece gece kulüplerinde böyle geziyorum.Ja, zo ga ik avonden lang door nachtclubs.
Evet, bütün gece gece kulüplerinde böyle geziyorum.사실, 이게 제가 나이트클럽에서 즐겨 써먹는 것이에요.
Evet, bütün gece gece kulüplerinde böyle geziyorum.Mỗi lần đi vũ trường, tôi đều xài chiêu này.
Evet, bütün gece gece kulüplerinde böyle geziyorum.Ouais, je me balade tout le temps en boîte de nuit comme ça.
Evet, bütün gece gece kulüplerinde böyle geziyorum.Sí, me paso las noches en clubes haciendo esto.
Evet, bütün gece gece kulüplerinde böyle geziyorum.Tak, robię to jak się wieczorami włóczę po klubach.
Evet, bütün gece gece kulüplerinde böyle geziyorum.Ναι, γυρίζω όλη τη νύχτα σε κλαμπ κάπως έτσι.
Evet, bütün gece gece kulüplerinde böyle geziyorum.Да, я постоянно этим занимаюсь в ночных клубах.
Evet, bütün gece gece kulüplerinde böyle geziyorum.Така обикалям баровете по цели нощи.
Evet, bütün gece gece kulüplerinde böyle geziyorum.כן, ואני מסתובב במועדונים ועושה כך.
Evet, bütün gece gece kulüplerinde böyle geziyorum.إنني أتنقل بين الملاهي الليلة مستخدماً هذه الطريقة
Evet, bütün gece gece kulüplerinde böyle geziyorum.(笑)
Evet. Son altı yıldır tüm Asya'yı geziyormuş.نعم انه يجوب اسيا لستة اشهر
Farzedin ki iki Amerikalı arkadaş birlikte İtalya'yı geziyorlar.Dejme tomu, že se dva američtí přátelé jedou podívat na Michelangelova Davida.
Farzedin ki iki Amerikalı arkadaş birlikte İtalya'yı geziyorlar.Forestil dig at to amerikanske venner på rejse sammen i Italien.
Farzedin ki iki Amerikalı arkadaş birlikte İtalya'yı geziyorlar.Giả sử hai người bạn Mỹ đang du lịch cùng nhau ở Italy.
Farzedin ki iki Amerikalı arkadaş birlikte İtalya'yı geziyorlar.Immaginate due amici americani che viaggiano insieme in Italia.
Farzedin ki iki Amerikalı arkadaş birlikte İtalya'yı geziyorlar.미국인 친구 두명이 이탈리아에서 여행을 하고 있다고 가정하죠.
Farzedin ki iki Amerikalı arkadaş birlikte İtalya'yı geziyorlar.Kuvitelkaamme kaksi amerikkalaista ystävystä matkaamassa Italiassa.
Farzedin ki iki Amerikalı arkadaş birlikte İtalya'yı geziyorlar.Misal ada dua orang Amerika yang bepergian bersama di Italia.
Farzedin ki iki Amerikalı arkadaş birlikte İtalya'yı geziyorlar.Presupunem că doi prieteni americani călătoresc împreună în Italia.
Farzedin ki iki Amerikalı arkadaş birlikte İtalya'yı geziyorlar.Stellt euch vor, zwei Amerikaner reisen zusammen durch Italien.
Farzedin ki iki Amerikalı arkadaş birlikte İtalya'yı geziyorlar.Stel, twee Amerikaanse vrienden zijn samen op reis in Italië.
Farzedin ki iki Amerikalı arkadaş birlikte İtalya'yı geziyorlar.Supongan que dos amigos Americanos estan viajando juntos por Italia.
Farzedin ki iki Amerikalı arkadaş birlikte İtalya'yı geziyorlar.Supposons que deux amis américains voyagent ensemble en Italie
Farzedin ki iki Amerikalı arkadaş birlikte İtalya'yı geziyorlar.Tegyük fel, hogy két amerikai barát utazik együtt Olaszországban.
Farzedin ki iki Amerikalı arkadaş birlikte İtalya'yı geziyorlar.Wyobraźmy sobie, że dwóch Amerykanów pojechało razem do Włoch.
Farzedin ki iki Amerikalı arkadaş birlikte İtalya'yı geziyorlar.Υποθέστε ότι δύο Αμερικανοί φίλοι ταξιδεύουν μαζί στην Ιταλία.
Farzedin ki iki Amerikalı arkadaş birlikte İtalya'yı geziyorlar.Да предположим, че двама приятели американци пътуват заедно в Италия.
Farzedin ki iki Amerikalı arkadaş birlikte İtalya'yı geziyorlar.Представьте себе двух американских друзей путешествующих в Италии.
Farzedin ki iki Amerikalı arkadaş birlikte İtalya'yı geziyorlar.נניח ששני חברים אמריקאים מטיילים ביחד באיטליה
Farzedin ki iki Amerikalı arkadaş birlikte İtalya'yı geziyorlar.بفرض أن إثنين أصدقاء أمريكيين مسافرون معاً فى إيطاليا .
Farzedin ki iki Amerikalı arkadaş birlikte İtalya'yı geziyorlar.ミケランジェロの「ダビデ像」を見に行った
Genelkurmay Başkanı ve Emniyet Müdürü ile geziyoruz.군대와 경찰의 최고책임자인 국방장관과 함께 이동 중입니다
Genelkurmay Başkanı ve Emniyet Müdürü ile geziyoruz.שר ההגנה של קולומביה, ראש הצבא וראש המשטרה,
Genelkurmay Başkanı ve Emniyet Müdürü ile geziyoruz.وزير الدفاع الكولمبي، قائد الجيش وقائد الشرطة،
Genelkurmay Başkanı ve Emniyet Müdürü ile geziyoruz.防衛大臣と一緒に 650台のラップトップを
(Gülüşmeler) Her öğrenciye bir piyano vardı, haftasonları, şatolara gidiyorduk, müzeleri geziyorduk.Aveam un pian de elev, în weekend mergeam la castel, vizitam muzee.
Hala sorf yapiyorum, yelkenliyle dunyayi geziyorum.Faccio ancora surf. Navigo il mondo.