Davut RAB'bin kendisine buyurduğu gibi yaptı ve Filistliler'i Geva'dan Gezer'e kadar bozguna uğrattı.ففعل داود كذلك كما امره الرب وضرب الفلسطينيين من جبع الى مدخل جازر
Davut RAB'bin kendisine buyurduğu gibi yaptı ve Filistliler'i Geva'dan Gezer'e kadar bozguna uğrattı.大 衛 就 遵 著 耶 和 華 所 吩 咐 的 去 行 、 攻 打 非 利 士 人 、 從 迦 巴 直 到 基 色
Davut RAB'bin kendisine buyurduğu gibi yaptı ve Filistliler'i Geva'dan Gezer'e kadar bozguna uğrattı.大衛 就 遵著 耶和華 所 吩咐 的 去行 、 攻打 非利士人 、 從迦巴 直 到 基色
Davut Tanrının kendisine buyurduğu gibi yaptı ve Filist ordusunu Givondan Gezere kadar bozguna uğrattı.A Dávid učinil tak, ako mu prikázal Bôh, a porážali tábor Filištínov od Gibeona až po Gázer.
Davut Tanrının kendisine buyurduğu gibi yaptı ve Filist ordusunu Givondan Gezere kadar bozguna uğrattı.David a făcut cum îi poruncise Dumnezeu, şi oastea Filistenilor a fost bătută dela Gabaon pînă la Ghezer.
Davut Tanrının kendisine buyurduğu gibi yaptı ve Filist ordusunu Givondan Gezere kadar bozguna uğrattı.Davide fece come Dio gli aveva comandato. Sbaragliò l'esercito dei Filistei da Gàbaon fino a Ghezer
Davut Tanrının kendisine buyurduğu gibi yaptı ve Filist ordusunu Givondan Gezere kadar bozguna uğrattı.David fit ce que Dieu lui avait ordonné, et l`armée des Philistins fut battue depuis Gabaon jusqu`à Guézer.
Davut Tanrının kendisine buyurduğu gibi yaptı ve Filist ordusunu Givondan Gezere kadar bozguna uğrattı.David gjorde, som Gud bød, og de slog Filisternes Hær fra Gibeon til hen imod Gezer.
Davut Tanrının kendisine buyurduğu gibi yaptı ve Filist ordusunu Givondan Gezere kadar bozguna uğrattı.David hizo como Dios le había mandado, y derrotaron al ejército de los filisteos desde Gabaón hasta Gezer
Davut Tanrının kendisine buyurduğu gibi yaptı ve Filist ordusunu Givondan Gezere kadar bozguna uğrattı.David volgde het bevel van de HERE op en versloeg het Filistijnse leger tussen Gibeon en Gezer.
Davut Tanrının kendisine buyurduğu gibi yaptı ve Filist ordusunu Givondan Gezere kadar bozguna uğrattı.Ða-vít làm y như lời Ðức Chúa Trời đã phán dặn; họ đánh đuổi đạo quân Phi-li-tin từ Ga-ba-ôn cho đến Ghê-xe.
Davut Tanrının kendisine buyurduğu gibi yaptı ve Filist ordusunu Givondan Gezere kadar bozguna uğrattı.E fez Davi como Deus lhe ordenara; e desbarataram o exército dos filisteus desde Gibeão até Gezer:
Davut Tanrının kendisine buyurduğu gibi yaptı ve Filist ordusunu Givondan Gezere kadar bozguna uğrattı.I učinil David tak, jakž mu byl přikázal Bůh, a porazili vojska Filistinská od Gabaon až do Gázera.
Davut Tanrının kendisine buyurduğu gibi yaptı ve Filist ordusunu Givondan Gezere kadar bozguna uğrattı.I uczynił Dawid, jako mu był rozkazał Bóg; i porazili wojska Filistyńskie od Gabaon aż do Gazer.
Davut Tanrının kendisine buyurduğu gibi yaptı ve Filist ordusunu Givondan Gezere kadar bozguna uğrattı.이에 다윗이 하나님의 명대로 행하여 블레셋 사람의 군대를 쳐서 기브온에서부터 게셀까지 이르렀더니
Davut Tanrının kendisine buyurduğu gibi yaptı ve Filist ordusunu Givondan Gezere kadar bozguna uğrattı.И Давид стори според както му заповяда Бог; и поразяваха филистимското множество от Гаваон дори до Гезер.
Davut Tanrının kendisine buyurduğu gibi yaptı ve Filist ordusunu Givondan Gezere kadar bozguna uğrattı.И сделал Давид, как повелел ему Бог; и поразили стан Филистимский, от Гаваона до Газера.
Davut Tanrının kendisine buyurduğu gibi yaptı ve Filist ordusunu Givondan Gezere kadar bozguna uğrattı.ויעש דויד כאשר צוהו האלהים ויכו את מחנה פלשתים מגבעון ועד גזרה׃
Davut Tanrının kendisine buyurduğu gibi yaptı ve Filist ordusunu Givondan Gezere kadar bozguna uğrattı.ففعل داود كما امره الله وضربوا محلّة الفلسطينيين من جبعون الى جازر
Davut Tanrının kendisine buyurduğu gibi yaptı ve Filist ordusunu Givondan Gezere kadar bozguna uğrattı.大 衛 就 遵 著 神 所 吩 咐 的 、 攻 打 非 利 士 人 的 軍 隊 、 從 基 遍 直 到 基 色
Davut Tanrının kendisine buyurduğu gibi yaptı ve Filist ordusunu Givondan Gezere kadar bozguna uğrattı.大衛 就 遵著 神 所 吩咐 的 、 攻打 非利士人 的 軍隊 、 從基 遍 直 到 基色
Eglon Kralı, Gezer Kralı,de koning van Eglon, de koning van Geser,
Eglon Kralı, Gezer Kralı,der König zu Eglon, der König zu Geser,
Eglon Kralı, Gezer Kralı,Eglonin kuningas yksi, Geserin kuningas yksi,
Eglon Kralı, Gezer Kralı,Eglonnak királya egy, Gézernek királya egy;
Eglon Kralı, Gezer Kralı,el rey de Eglón, uno; el rey de Gezer, uno
Eglon Kralı, Gezer Kralı,il re di Eglon, uno; il re di Ghezer, uno
Eglon Kralı, Gezer Kralı,împăratul Eglonului, unul; împăratul Ghezerului, unul;
Eglon Kralı, Gezer Kralı,하나는 에글론 왕이요 하나는 게셀 왕이요
Eglon Kralı, Gezer Kralı,Kongen i Eglon een; Kongen i Gezer een;
Eglon Kralı, Gezer Kralı,kongen i Eglon én, kongen i Geser én,
Eglon Kralı, Gezer Kralı,konungen i Eglon en, konungen i Geser en,
Eglon Kralı, Gezer Kralı,kráľ Eglona jeden, kráľ Gézera jeden;
Eglon Kralı, Gezer Kralı,Král Eglon jeden, král Gázer jeden;
Eglon Kralı, Gezer Kralı,kralj v Eglonu, eden, kralj v Gezerju, eden,
Eglon Kralı, Gezer Kralı,Król Heglon jeden; król Gazer jeden.
Eglon Kralı, Gezer Kralı,le roi d`Églon, un; le roi de Guézer, un;
Eglon Kralı, Gezer Kralı,o rei de Eglom, o rei de Gezer,
Eglon Kralı, Gezer Kralı,vua Éc - lôn , vua Ghê-xe ,
Eglon Kralı, Gezer Kralı,vua Éc-lôn, vua Ghê-xe,
Eglon Kralı, Gezer Kralı,τον βασιλεα της Εγλων, ενα τον βασιλεα της Γεζερ, ενα
Eglon Kralı, Gezer Kralı,еглонският цар, един; гезерският цар, един;
Eglon Kralı, Gezer Kralı,один царь Еглона, один царь Газера,
Eglon Kralı, Gezer Kralı,מלך עגלון אחד מלך גזר אחד׃
Eglon Kralı, Gezer Kralı,ملك عجلون واحد. ملك جازر واحد.
Eglon Kralı, Gezer Kralı,一 個 是 伊 磯 倫 王 、 一 個 是 基 色 王
Eglon Kralı, Gezer Kralı,一 個 是 伊磯倫王 、 一 個 是 基色 王
Etrafta gezerken o Gezgin'le yapacağımız şey şu ki, gidip kayaların kimyasal bileşimlerini analiz edecek.מה שנעשה בו, זה שהוא יסתובב בשטח וינתח את הרכבם הכימי של הסלעים.
Etrafta gezerken o Gezgin'le yapacağımız şey şu ki, gidip kayaların kimyasal bileşimlerini analiz edecek.Będzie pobierał próbki skał i badał ich skład chemiczny.
Etrafta gezerken o Gezgin'le yapacağımız şey şu ki, gidip kayaların kimyasal bileşimlerini analiz edecek.Ce qu'on va faire avec ce Rover pendant ses déplacements, c'est analyser la composition chimique des roches,
Etrafta gezerken o Gezgin'le yapacağımız şey şu ki, gidip kayaların kimyasal bileşimlerini analiz edecek.우리는 이 탐사 로봇을 이리저리 조종 하면서 암석의 화학 조성을 분석할 것입니다.
Etrafta gezerken o Gezgin'le yapacağımız şey şu ki, gidip kayaların kimyasal bileşimlerini analiz edecek.Lo que haremos con ese Rover mientras se mueve, es que analizaremos la composición química de las rocas.
Etrafta gezerken o Gezgin'le yapacağımız şey şu ki, gidip kayaların kimyasal bileşimlerini analiz edecek.Miközben körbejár a felszínen, a kőzetek kémiai összetételét fogja vizsgálni.
Etrafta gezerken o Gezgin'le yapacağımız şey şu ki, gidip kayaların kimyasal bileşimlerini analiz edecek.Mit diesem Rover wollen wir, während er herumfährt, die chemische Zusammensetzung von Felsen analysieren.
Etrafta gezerken o Gezgin'le yapacağımız şey şu ki, gidip kayaların kimyasal bileşimlerini analiz edecek.Nó tự lái đi lòng vòng, lấy và phân tích thành phần hóa học của những tảng đá.
Etrafta gezerken o Gezgin'le yapacağımız şey şu ki, gidip kayaların kimyasal bileşimlerini analiz edecek.Treaba Rover-ului ajuns pe planetă este să analizeze compoziţia chimică a rocilor.
Etrafta gezerken o Gezgin'le yapacağımız şey şu ki, gidip kayaların kimyasal bileşimlerini analiz edecek.Zatímco bude jezdit na různých místech, bude analyzovat chemické složení hornin.
Etrafta gezerken o Gezgin'le yapacağımız şey şu ki, gidip kayaların kimyasal bileşimlerini analiz edecek.Това, което ще правим с него, докато кара наоколо, е, че ще анализираме химичния състав на скалите.
Etrafta gezerken o Gezgin'le yapacağımız şey şu ki, gidip kayaların kimyasal bileşimlerini analiz edecek.岩石の化学物質の構成の解析です ローバーにはアームがありサンプルを採取して
Hindistan'ın dört bir yerindeki köyleri gezerek diğer kadınları da aynı şeyi yapmaya ikna ediyor.그리고 이제 인도 곳곳을 다니며 다른 여성들에게 똑같이 하도록 설득하고 있어요.