gezegenler ile cümle
gezegenler kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
10
ORT. KELİME
Günküre Güneş Sistemi'ni kısmen korur, ayrıca gezegenlerin manyetik alanları (eğer varsa) da koruma sağlar.Heliosfæren beskytter delvis Solsystemet, og planeternes magnetfelt giver også en vis beskyttelse.
Gezegenler Dünya'dan daha büyük; ama büyük olasılıkla Uranüs ve Neptün'den daha küçüktür.Sirius B er formodentlig mindre end planeterne Uranus og Neptun.
Doğrulanmamış güneşdışı gezegenler listesiUmhvørvisstovan Lonely Planet
Bu ağır öğeler kayalık gezegenlerin oluşumuna izin verir.Disse tungere grundstoffer muliggør dannelse af planeter.
Sonra Ay ve diğer gezegenler veya yıldızlar geliyordu.Senere blev også månens og stjernernes positioner og bevægelser inddraget.
Her ikisi de farklı gezegenlerde doğmuştur.Begge slags findes dog på samme plante.
Kayalık gezegenlerde olduğu gibi Güneş'in belirli sınırları yoktur.Solen har ikke en skarp overfladegrænse som faststofplaneterne.
Güneşdışı gezegenlerin keşfiyle araştırma konusu büyük ölçüde genişledi.Den udvidede måneforskernes rækkevidde kraftigt.
Astronomi yıldızlar ve gezegenler ile ilgilenir.Astronomi handler om stjerner og planeter.
Mike Brown (Eris'i keşfetti) gezegenlerin sekize indirgenmesi konusunda hemfikir oldu.Mike Brown (oppdageren av Eris) er enig med reduksjonen av antall planeter til åtte.
Gezegenlerarası ortamda en az iki disk tipi kozmik toz bölgesi bulunur.I den interplanetare materien finnes minst to skiveformede områder med kosmisk støv.
Voyager 1'in birinci görevi Jüpiter ve Satürn gezegenleri ve onların ortak ayları ve halkalarıydı.Voyager 1 hadde planetene Jupiter og Saturn, samt deres samling av måner og ringer, som sine prioriterte mål.
"Gezegenlerin Hareketi".«Planetveien».
Bu gezegenlerin isimleri daha sonraki gökbilimciler tarafından verilmiştir.De fikk navnene tildelt av astronomer senere.
Ayrıca dış gezegenlerin her birinin toz ve diğer parçacıklardan oluşan halkaları vardır.De fire ytre planetene har ringer av støv og andre partikler rundt seg.
Dış gezegenleri inceleyen ilk sonda 1973 yılında Jüpiter’in yakınından geçen Pioneer 10 olmuştur.Den første romsonden til å utforske de ytre planetene var Pioneer 10, som fløy forbi Jupiter i 1973.
Bahram: Gezegenlerin ve zaferin tanrısı.Achamán: gudenes far og skaper.
Bu element yıldızlarda, dev gaz gezegenlerinde büyük miktarda bulunur.Grunnstoffet finnes i store mengder i stjerner og kjempe-gassplaneter.
Sıradan yıldızlar ve gezegenler için bu her zaman böyle olurdu.Vanlig i solen og lignende stjerner.
Sistemdeki herhangi yerbenzeri gezegenler, bu malzeme ile zenginleştirilmiş olabilir.Planet kebumian manapun di sistem ini akan diperkaya oleh bahan-bahan tersebut.
The Extrasolar Gezegenler Encyclopaedia.Extrasolar Planets Encyclopaedia adalah sebuah situs web astronomi.
İlki; güneşin etrafındaki gezegenlerin aksine, elektronlar yüklü parçacıklardı.Pertama adalah bahwa, tidak seperti planet mengorbit matahari, elektron adalah partikel bermuatan.
Bu gezegenler Dünya gibi değildir.Sesungguhnya, Ketu bukanlah planet.
Bu gezegenlerin isimleri daha sonraki gökbilimciler tarafından verilmiştir.Nama lain yang diberikan oleh para astronom adalah ^
Bu element yıldızlarda, dev gaz gezegenlerinde büyük miktarda bulunur.Unsur ini ditemukan dalam kelimpahan yang besar di bintang-bintang dan planet-planet gas raksasa.
Tesseract gezegenler arası bir kapı açar ve kapıdan Loki girer.Tesseract tiba-tiba aktif dan membuka portal, memungkinkan Loki untuk mencapai Bumi.
En yakın karasal atmosfere sahip olan gezegenler arasında, Tau Ceti e yaklaşık 11.9 ışık yılı uzaklıkta.Bintang tunggal terdekat yang mirip Matahari adalah Tau Ceti, yang terletak 11,9 tahun cahaya.
Sistemdeki herhangi yerbenzeri gezegenler, bu malzeme ile zenginleştirilmiş olabilir.Bất kỳ hành tinh đá nào trong hệ có thể được làm giàu thêm bởi các hợp chất này.
Farklı bir alternatif biyokimyaya dayalı organizmalar belki diğer gezegenlerde mevcut olabilirler.Tuy nhiên, các sinh vật sống dựa vào hóa sinh thay thế có thể có khả năng tồn tại trên các hành tinh khác.
Bu element yıldızlarda, dev gaz gezegenlerinde büyük miktarda bulunur.Nguyên tố này được tìm thấy với một lượng khổng lồ trong các ngôi sao và các hành tinh khí khổng lồ.
Bu ağır öğeler kayalık gezegenlerin oluşumuna izin verir.Những nguyên tố nặng này cho phép hình thành lên các hành tinh đá.
En yakın karasal atmosfere sahip olan gezegenler arasında, Tau Ceti e yaklaşık 11.9 ışık yılı uzaklıkta.Ngôi sao đơn giống Mặt Trời gần chúng ta nhất là sao Tau Ceti nằm cách xa 11,9 năm ánh sáng.
"Gezegenlerin Hareketi".Đến từ Hành tinh Action.
Böylece gezegenlerin hareketlerini matematiksel olarak tanımlayan ilk insan oldu.Vì thế, ông là người đầu tiên cố gắng có những mô tả toán học cho chuyển động của các hành tinh.
Ayrıca dış gezegenlerin her birinin toz ve diğer parçacıklardan oluşan halkaları vardır.Mỗi hành tinh vòng ngoài còn có các vành đai hành tinh chứa bụi, hạt và vật thể nhỏ quay xung quanh.
Birçok bakımdan Mars Güneş Sistemi'ndeki diğer gezegenlerden Dünya'ya en çok benzer olanıdır.Trong nhiều khía cạnh, Sao Hỏa là hành tinh giống Trái Đất nhất trong các hành tinh còn lại của Hệ Mặt Trời.
Mike Brown (Eris'i keşfetti) gezegenlerin sekize indirgenmesi konusunda hemfikir oldu.Thuyền trưởng Elliott đã điều khiển cơ động chiếc tàu sân bay lẩn tránh được tám ngư lôi.
Aynı zamanda gezegenlerden kaynaklanan gelgit etkisi Güneş'in şeklini belirgin derecede etkilemez.Hiệu ứng thủy triều của các hành tinh thậm chí còn yếu hơn, và không ảnh hưởng lớn tới hình dạng Mặt Trời.
Sıradan yıldızlar ve gezegenler için bu her zaman böyle olurdu.通常の恒星や惑星では常にこの条件が成り立つ。
Bu gezegenler Dünya gibi değildir.地球のように水があるわけではない。
Herschel, Güneş dahil olmak üzere, tüm gezegenlerde yaşamın bulunduğuna inanmıştır.ハーシェルは、全ての惑星、さらには太陽にすら生命はもちろん文明が存在すると考えていた。
Tycho Brahe gökyüzündeki gezegenlerin konumlarını açıklayan çok büyük miktarda matematiksel veri topladı.ティコ・ブラーエは、惑星の天空中における位置を記述する膨大な量の数値データを収集した。
Bilinen bazı Güneş dışı gezegenlerden bile daha az kütlelidir.さらには、既知のいくつかの太陽系外惑星よりも小さい。
Gezegenler arası ortam, Dünya’dan gözlemlenebilen bazı etkilerden sorumludur.惑星間物質は、地球から見ることのできるいくつかの現象を引き起こしている。
Güneş dışı gezegenlerin keşfi dünya dışı yaşamla ilgili soruları şiddetlendirdi.太陽系外惑星の発見は、地球外生命探索への関心を強めてきた。
Bu tür gezegenler, merkezi yıldızdan daha soğuk bölgelerde oluşabilir.このような惑星は、主恒星から遠く冷たい領域で形成される。
Çoğu diğer güneşdışı gezegenlerin aksine dışmerkezliği ve yörünge eğikliği bilinmemektedir.しかし、他の多くの太陽系外惑星と異なって軌道離心率、軌道傾斜角は分かっていない。
Gezegenler ve uyduların yörüngelerinde bu tür bir harekete rastlanır.惑星軌道や衛星軌道を周回する、宇宙探査機の一類型。
Bu gezegenler yıllarca, sadece Güneş Sistemi dışında bilinen Dünya kütlesindeki objeler olarak kaldı.これらの惑星は長い間、太陽系外で唯一の地球程度の質量の惑星であった。
Voyager 1'in birinci görevi Jüpiter ve Satürn gezegenleri ve onların ortak ayları ve halkalarıydı.ボイジャー1号の最初の目標は木星と土星及びそれらに付随する衛星と環であった。
Dış gezegenleri inceleyen ilk sonda 1973 yılında Jüpiter’in yakınından geçen Pioneer 10 olmuştur.外太陽系の惑星を探査した初めての探査機はパイオニア10号で、1973年に木星に到着した。
Görünür dalga boylarında gezegenler yıldızların parlaklığının milyonda birinden daha az parlaklığa sahiptir.右表は各々の惑星のヒル球が1となる距離を表している。
10 Dünya kütlesi üstünde olan gezegenlere dev gezegenler denmektedir.地球の10倍の重力がある惑星プラントに住んでいた異星人。
Bu sebeple gezegenler arası ortam heliyopozda duran kabaca küresel hacmi doldurur.惑星間物質は、ヘリオポーズの中をおおよそ球状に満たしている。
Güneş ve gezegenler doğduğu gibi sonunda öleceklerdir.就像太陽和行星會誕生,所以它們最終也會死亡。
Yine de gezegenler için doğru bir model tasarlayamadı ve bunun için diğer Yunan astronomları eleştirdi.对于其他的行星,他未能给出精确的模型,比且批评其他古希腊天文学家创造了不精确的模型。
Gezegenler Dünya'dan daha büyük; ama büyük olasılıkla Uranüs ve Neptün'den daha küçüktür.這些行星質量比地球大,但可能小於天王星和海王星。
Bu ağır öğeler kayalık gezegenlerin oluşumuna izin verir.這些重元素可以形成岩石的行星。
Her ne kadar ne bütün gezegenlere ne de Güneş’e yolculuk etmemiş olsak da, bunların kütlelerini biliyoruz.尽管人类还没有去过太阳和其他星球,我们都可以知道它们的质量。
Mike Brown (Eris'i keşfetti) gezegenlerin sekize indirgenmesi konusunda hemfikir oldu.鬩神星的發現者米高·E·布朗認同把行星數目降至八的做法。
İlgili Sayfalar