Kesimevine götürülen öküz gibi Hemen izledi onu delikanlı; Tuzağa düşen geyik gibi,Utána megy; mint az ökör a vágóhídra, és mint a bolond, egyszer csak fenyítõ békóba;
Kesimevine götürülen öküz gibi Hemen izledi onu delikanlı; Tuzağa düşen geyik gibi,Wnet poszedł za nią, jako wół, gdy go na rzeź wiodą, a jako głupi do pęta, którem karany bywa.
Kesimevine götürülen öküz gibi Hemen izledi onu delikanlı; Tuzağa düşen geyik gibi,za njo gre takoj, kakor gre vol v klalnico in kakor neumnež v kazen v okovih –
Kesimevine götürülen öküz gibi Hemen izledi onu delikanlı; Tuzağa düşen geyik gibi,Ευθυς ακολουθει αυτην κατοπιν, καθως ο βους υπαγει εις την σφαγην, η καθως η ελαφος πηδα εις τον βροχον,
Kesimevine götürülen öküz gibi Hemen izledi onu delikanlı; Tuzağa düşen geyik gibi,Изведнъж той тръгна подире й, Както отива говедо на клане, Или както безумен в окови за наказание,
Kesimevine götürülen öküz gibi Hemen izledi onu delikanlı; Tuzağa düşen geyik gibi,Тотчас он пошел за нею, как вол идет на убой, и как олень – на выстрел,
Kesimevine götürülen öküz gibi Hemen izledi onu delikanlı; Tuzağa düşen geyik gibi,הולך אחריה פתאם כשור אל טבח יבוא וכעכס אל מוסר אויל׃
Kesimevine götürülen öküz gibi Hemen izledi onu delikanlı; Tuzağa düşen geyik gibi,ذهب وراءها لوقته كثور يذهب الى الذبح او كالغبي الى قيد القصاص
Kesimevine götürülen öküz gibi Hemen izledi onu delikanlı; Tuzağa düşen geyik gibi,少 年 人 立 刻 跟 隨 他 、 好 像 牛 往 宰 殺 之 地 、 又 像 愚 昧 人 帶 鎖 鍊 、 去 受 刑 罰
Kesimevine götürülen öküz gibi Hemen izledi onu delikanlı; Tuzağa düşen geyik gibi,少年人 立刻 跟隨 他 、 好像 牛往宰 殺 之 地 、 又 像 愚昧 人 帶鎖鍊 、 去 受刑罰
Kırdaki geyik bile Yeni doğmuş yavrusunu bırakıyor, Çünkü ot yok.Anobrž i laň na poli, což porodí, opustí; nebo mladistvé trávy nebude.
Kırdaki geyik bile Yeni doğmuş yavrusunu bırakıyor, Çünkü ot yok.Chiar şi cerboaica de pe cîmp naşte şi îşi părăseşte puii, pentrucă nu găseşte verdeaţă.
Kırdaki geyik bile Yeni doğmuş yavrusunu bırakıyor, Çünkü ot yok.Da, tudi košuta na polju zapušča mladiče, ko jih je rodila, ker ni nobene trave.
Kırdaki geyik bile Yeni doğmuş yavrusunu bırakıyor, Çünkü ot yok.Denn auch die Hinden, die auf dem Felde werfen, verlassen ihre Jungen, weil kein Gras wächst.
Kırdaki geyik bile Yeni doğmuş yavrusunu bırakıyor, Çünkü ot yok.For endog hinden på marken forlater sine nyfødte unger fordi det ikke er gress,
Kırdaki geyik bile Yeni doğmuş yavrusunu bırakıyor, Çünkü ot yok.g a szarvas-üszõ is megellik a mezõn, és ott hagyja [fiát,] mert nincsen fû.
Kırdaki geyik bile Yeni doğmuş yavrusunu bırakıyor, Çünkü ot yok.Hasta la gacela en el campo, al parir, abandona su cría, porque no hay hierba
Kırdaki geyik bile Yeni doğmuş yavrusunu bırakıyor, Çünkü ot yok.Ja, också hinden på fältet övergiver sin nyfödda kalv, därför att intet grönt finnes
Kırdaki geyik bile Yeni doğmuş yavrusunu bırakıyor, Çünkü ot yok.들의 암사슴은 새끼를 낳아도 풀이 없으므로 내어버리며
Kırdaki geyik bile Yeni doğmuş yavrusunu bırakıyor, Çünkü ot yok.La cerva partorisce nei campi e abbandona il parto, perché non c'è erba
Kırdaki geyik bile Yeni doğmuş yavrusunu bırakıyor, Çünkü ot yok.Lebo i jelenica na poli porodí a opustí, pretože nebude trávy.
Kırdaki geyik bile Yeni doğmuş yavrusunu bırakıyor, Çünkü ot yok.Même la biche dans la campagne Met bas et abandonne sa portée, Parce qu`il n`y a point de verdure.
Kırdaki geyik bile Yeni doğmuş yavrusunu bırakıyor, Çünkü ot yok.Nai cái đẻ con ra trong đồng và bỏ đi , vì không có cỏ .
Kırdaki geyik bile Yeni doğmuş yavrusunu bırakıyor, Çünkü ot yok.Nai cái đẻ con ra trong đồng và bỏ đi, vì không có cỏ.
Kırdaki geyik bile Yeni doğmuş yavrusunu bırakıyor, Çünkü ot yok.Owszem i łani, co na polu porodziła, opuści; bo na polu trawy nie będzie.
Kırdaki geyik bile Yeni doğmuş yavrusunu bırakıyor, Çünkü ot yok.Peurakin kedolla poikii ja hylkää vasikkansa, kun ei ole mitään vihantaa.
Kırdaki geyik bile Yeni doğmuş yavrusunu bırakıyor, Çünkü ot yok.Pois até a cerva no campo pare, e abandona sua cria, porquanto não há erva.
Kırdaki geyik bile Yeni doğmuş yavrusunu bırakıyor, Çünkü ot yok.Rumput tidak ada lagi, sebab itu induk rusa pergi. Anaknya yang baru lahir ditinggalkannya di padang belantara
Kırdaki geyik bile Yeni doğmuş yavrusunu bırakıyor, Çünkü ot yok.Selv Hinden på Marken forlader sin nyfødte Kalv, thi Græs er der ikke.
Kırdaki geyik bile Yeni doğmuş yavrusunu bırakıyor, Çünkü ot yok.Zelfs het hert verlaat haar jong, omdat zij geen gras kan vinden.
Kırdaki geyik bile Yeni doğmuş yavrusunu bırakıyor, Çünkü ot yok.Και η ελαφος ετι, γεννησασα εν τη πεδιαδι, εγκατελιπε το τεκνον αυτης, επειδη χορτος δεν ητο.
Kırdaki geyik bile Yeni doğmuş yavrusunu bırakıyor, Çünkü ot yok.Даже и лань рождает на поле и оставляет детей , потому что нет травы.
Kırdaki geyik bile Yeni doğmuş yavrusunu bırakıyor, Çünkü ot yok.Още и кошутата ражда на полето И оставя рожбата си, понеже няма трева.
Kırdaki geyik bile Yeni doğmuş yavrusunu bırakıyor, Çünkü ot yok.כי גם אילת בשדה ילדה ועזוב כי לא היה דשא׃
Kırdaki geyik bile Yeni doğmuş yavrusunu bırakıyor, Çünkü ot yok.حتى ان الايلة ايضا في الحقل ولدت وتركت لانه لم يكن كلأ.
Kırdaki geyik bile Yeni doğmuş yavrusunu bırakıyor, Çünkü ot yok.田 野 的 母 鹿 、 生 下 小 鹿 、 就 撇 棄 、 因 為 無 草
Kırdaki geyik bile Yeni doğmuş yavrusunu bırakıyor, Çünkü ot yok.田野 的 母鹿 、 生下 小鹿 、 就 撇棄 、 因為 無草
Kızaklarının ayakları ren geyiği derisiyle sarılan balıktan yapılırmış.A szánkók talpait eredetileg rénszarvasbőrbe burkolt halcsontból készítették.
Kızaklarının ayakları ren geyiği derisiyle sarılan balıktan yapılırmış.De glij-ijzers van hun sleeën werden oorspronkelijk gemaakt van vis in kariboehuid.
Kızaklarının ayakları ren geyiği derisiyle sarılan balıktan yapılırmış.Ghidajul săniilor lor erau făcute original din pește învelit în piele de caribu.
Kızaklarının ayakları ren geyiği derisiyle sarılan balıktan yapılırmış.Heidän rekensä peitteet oli alunperin valmistettu kalasta, joka oli kääritty peurannahkaan.
Kızaklarının ayakları ren geyiği derisiyle sarılan balıktan yapılırmış.I pattini delle slitte in origine erano fatti di pesce avvolto in pelle di caribù.
Kızaklarının ayakları ren geyiği derisiyle sarılan balıktan yapılırmış.썰매의 날은 원래 순록 가죽으로 씌운 물고기로 만들었습니다.
Kızaklarının ayakları ren geyiği derisiyle sarılan balıktan yapılırmış.Les patins de leurs traîneaux étaient à l'origine faits de poissons enveloppés dans de la peau de caribou.
Kızaklarının ayakları ren geyiği derisiyle sarılan balıktan yapılırmış.Originalmente las cubiertas de sus trineos eran de pescado envueltas en cuero de caribú.
Kızaklarının ayakları ren geyiği derisiyle sarılan balıktan yapılırmış.Os patins dos trenós eram feitos de peixes envolvidos em pele de rena.
Kızaklarının ayakları ren geyiği derisiyle sarılan balıktan yapılırmış.Phần bánh trượt xe trượt tuyết của họ vốn được làm bằng cá bọc trong da tuần luộc caribou.
Kızaklarının ayakları ren geyiği derisiyle sarılan balıktan yapılırmış.Płozy ich sań były początkowo robione z ryb owiniętych skórą karibu.
Kızaklarının ayakları ren geyiği derisiyle sarılan balıktan yapılırmış.Плъзгачите на техните шейни оригинално били направени от риба увите в кожа на канадски елен.
Kızaklarının ayakları ren geyiği derisiyle sarılan balıktan yapılırmış.Полозья саней раньше делали из рыбы, обернутой в шкуры карибу.
Kızaklarının ayakları ren geyiği derisiyle sarılan balıktan yapılırmış.Раніше полоззя їхніх саней були зроблені з риби, загорнутої у шкуру оленя.
Kızaklarının ayakları ren geyiği derisiyle sarılan balıktan yapılırmış.במקור, להבי המזחלות שלהם נבנו מדגים עטופים בעור קאריבו.
Kızaklarının ayakları ren geyiği derisiyle sarılan balıktan yapılırmış.فركائز زلاقاتهم كانت مصنوعة في الأساس من السمك وملفوفة بجلد حيوان الرنة
Kızaklarının ayakları ren geyiği derisiyle sarılan balıktan yapılırmış.カリブーの皮で覆ったものでした なのでオラヤの祖父は 北極の夜にも 夜の猛吹雪にも
Koş, sevgilim, Mis kokulu dağların üzerinde bir ceylan gibi, Geyik yavrusu gibi ol!¡Escápate, oh amado mío! Sé semejante al venado o al cervatillo sobre los montes de las especias
Koş, sevgilim, Mis kokulu dağların üzerinde bir ceylan gibi, Geyik yavrusu gibi ol!Flieh, mein Freund, und sei gleich einem Reh oder jungen Hirsch auf den Würzbergen!
Koş, sevgilim, Mis kokulu dağların üzerinde bir ceylan gibi, Geyik yavrusu gibi ol!Fly, min elskede! Vær som et rådyr eller en ung hjort på fjell med duftende urter!
Koş, sevgilim, Mis kokulu dağların üzerinde bir ceylan gibi, Geyik yavrusu gibi ol!Fly, min Ven, og vær som en Gazel, som den unge Hjort på Balsambjerge!
Koş, sevgilim, Mis kokulu dağların üzerinde bir ceylan gibi, Geyik yavrusu gibi ol!«Fuggi, mio diletto, simile a gazzella o ad un cerbiatto, sopra i monti degli aromi!»
Koş, sevgilim, Mis kokulu dağların üzerinde bir ceylan gibi, Geyik yavrusu gibi ol!Fuis, mon bien-aimé! Sois semblable à la gazelle ou au faon des biches, Sur les montagnes des aromates!