Mike işini çok sevmesine rağmen, iyi para getirmiyor.Though Mike likes his job very much, it does not pay well.
Seni suçlamayı takıntı haline getirmiyorum.I'm not obsessed with blaming you.
Neden yararlı bir şey yapmıyorsun ve bana bir kahve getirmiyorsun?Why don't you do something useful and get me some coffee?
Neden dışarı çıkıp biraz yakacak odun getirmiyorsun?Why don't you go out and get some firewood?
Ben onu getirmiyorum.I'm not bringing her.
Onların hayallerini yerine getirmiyorum.I'm not fulfilling their dreams.
Neden onu resmi hale getirmiyorsun?Why not make it official?
Kameranı getirmiyor musun?Aren't you bringing your camera?
Herhangi birini getirmiyor musun?Aren't you bringing anyone?
ISDV ilk kurulduğunda bağımsızlık isteğini dile getirmiyordu.The ISDV did not demand independence at the time of its formation.
Eğer bu süreç bir sonuca getirmiyorsa, 5-7 arasındaki kriterler değerlendirilir.If this procedure does not lead to a decision, criteria 4 to 7 apply.
Kötü haber ise bizi evrensel merhametin açıklamasına getirmiyor.The bad news is this doesn't bring us universal compassion by itself.
Neden onları hemen yarın sabah evlerine getirmiyorsunuz?"Why don't you just bring them home tomorrow morning? "
Neden kendi kıtamızı kendimiz üretken hale getirmiyoruz?Why are we not generating our own content?
Ailelerini şehre getirmiyorlar.They don't move their families to the District.
Yani, Bollywood sadece Hollywood' un beklentilerini yerine getirmiyor.So it's not, you know, Bollywood isn't just answering Hollywood.
"Neden burada daha önce var olan ormanları tekrar geri getirmiyorsunuz?She said, why don't you put back the rainforest that was here before?
Hiç kimseye yaratılış kapasitesinin üstünde yükümlülük getirmiyoruz.We charge not any soul save to its capacity.
Bu da duruma siyasi bir açı getirmiyor mu?Doesn't that suggest there is a political angle too?
Hasani, "EULEX, hukuk düzenini tesis etme görevini yerine getirmiyor."EULEX is not fulfilling its mandate to impose rule of law.
Fakat her ülke kendi ağ personeli ve ekipmanını yanında getirmiyor.Not every country, however, will have its own network personnel and equipment present at the Games.
"Bu kadar güzel bir sistemi ABD'ye neden getirmiyoruz?"Why can't they come up with such a cool system in the United States?
Eğer bu süreç bir sonuca getirmiyorsa, 5-7 arasındaki kriterler değerlendirilir.Si este procedimiento no da lugar a una decisión, los criterios 5) y 7) se aplicará.
5.0 sürümü pek yenilik getirmiyordu.Evitare di arricchire il testo 5.5.
Eğer bu süreç bir sonuca getirmiyorsa, 5-7 arasındaki kriterler değerlendirilir.Se este procedimento não conduz a uma decisão, critérios 6) e 7) serão aplicados.
5.0 sürümü pek yenilik getirmiyordu.Não era nada raro encontrar um série 5500 quebrado pelo caminho.
Bu yönetim, merkezî yönetimin ilettiği her tâlimatı yerine getirmiyordu.Det var ingalunda alla som ville bryta ständerväldet dock.
Eğer bu süreç bir sonuca getirmiyorsa, 5-7 arasındaki kriterler değerlendirilir.Pokud tento postup nevedl k rozhodnutí, byly použity kritéria 5-6.
Eğer bu süreç bir sonuca getirmiyorsa, 5-7 arasındaki kriterler değerlendirilir.Dacă această procedură nu conduce la o decizie, se vor aplica criteriile 6) și 7).
Yöneticiler ve Liderler yönetici görevini yerine getirmiyor olabilir.A szervezőre és a vezetőre ez a kitétel nem vonatkozik.
Eğer bu süreç bir sonuca getirmiyorsa, 5-7 arasındaki kriterler değerlendirilir.Εάν η διαδικασία αυτή δεν οδηγούσε σε πρόκριση, θα εφαρμόζονταν τα κριτήρια 5 έως 9.
Eğer bu süreç bir sonuca getirmiyorsa, 5-7 arasındaki kriterler değerlendirilir.Hvis denne fremgangsmåten ikke fører til en beslutning, vil kriteriene 5 til 7 brukes.
ISDV ilk kurulduğunda bağımsızlık isteğini dile getirmiyordu.Pada saat pembentukannya, ISDV tidak menuntut kemerdekaan untuk Indonesia.
Eğer bu süreç bir sonuca getirmiyorsa, 5-7 arasındaki kriterler değerlendirilir.Jika tidak menghasilkan keputusan, maka dipergunakan kriteria 5 sampai dengan 9.
ISDV ilk kurulduğunda bağımsızlık isteğini dile getirmiyordu.ISDV đã không đòi hỏi nền độc lập tại thời điểm nó ra đời.
Eğer bu süreç bir sonuca getirmiyorsa, 5-7 arasındaki kriterler değerlendirilir.Jeigu tai nepadeda nustatyti pranašumo, tuomet taikomi 6 ir 7 kriterijai.
Eğer bu süreç bir sonuca getirmiyorsa, 5-7 arasındaki kriterler değerlendirilir.Kui see protseduur ei vii lahenduseni, siis võetakse kasutusele kriteeriumid 5) ja 7).
Ailelerini şehre getirmiyorlar. Birbirlerinin eşlerine ya da çocuklarına rastlamıyorlar.Nie biorą ze sobą swoich rodzin, nie spotykają się wzajemnie w towarzystwie żon i dzieci.
Ailelerini şehre getirmiyorlar.Họ không chuyển gia đình tại các Quận lớn.
Ailelerini şehre getirmiyorlar.Ils ne viennent pas avec leurs familles à la capitale.
Ailelerini şehre getirmiyorlar.그들은 워싱턴에 가족들을 이주시키지 않습니다.
Ailelerini şehre getirmiyorlar.Nem költöztetik a családjukat Washington D. C.-be.
Ailelerini şehre getirmiyorlar.No mudan a sus familias al Distrito.
Ailelerini şehre getirmiyorlar.Non portano la loro famiglia nella circoscrizione.
Ailelerini şehre getirmiyorlar.Nu-și mută familiile în District.
Ailelerini şehre getirmiyorlar.Sie holen ihre Familien nicht in ihren Bezirk.
Ailelerini şehre getirmiyorlar.Ze brengen hun gezinnen niet naar het District.
Ailelerini şehre getirmiyorlar.Δεν φέρνουν τις οικογένειές τους στη Ουάσιγκτον.
Ailelerini şehre getirmiyorlar.Их семьи не переезжают в Вашингтон.
Ailelerini şehre getirmiyorlar.שינה את לוח השנה החוקתי
Ailelerini şehre getirmiyorlar.فهم لا يرحلون عوائلهم معهم الى المنطقة
Ailelerini şehre getirmiyorlar.お互いの配偶者や 子供たちと会うこともなく
Ama bu çeşitlilik, kozmopolit eşitlikçi bir sınıf demokrasisi getirmiyordu.Dar această diversitate nu ducea la o democraţie şcolară cosmopolită şi egalitaristă.
Ama bu çeşitlilik, kozmopolit eşitlikçi bir sınıf demokrasisi getirmiyordu.하지만 이런 다양성이 반드시 세계적이고 평등주의적인 교실의 민주화로 이어지진 않았어요.
Ama bu çeşitlilik, kozmopolit eşitlikçi bir sınıf demokrasisi getirmiyordu.Ma questa diversità non portava necessariamente ad una cosmopolita, equalitaria democrazia in classe.
Ama bu çeşitlilik, kozmopolit eşitlikçi bir sınıf demokrasisi getirmiyordu.Namun, keanekaragaman ini tidak selalu mendukung terciptanya kelas demokratis yang kosmopolitan dan egaliter.
Ama bu çeşitlilik, kozmopolit eşitlikçi bir sınıf demokrasisi getirmiyordu.Ta różnorodność jednak niekoniecznie prowadziła do kosmopolitycznej, egalitarnej demokracji wewnątrz klasy.
Ama bu çeşitlilik, kozmopolit eşitlikçi bir sınıf demokrasisi getirmiyordu.Tato různorodost přesto nutně nevedla ke kosmopolitní, rovnostářské třídní demokracii.
Ama bu çeşitlilik, kozmopolit eşitlikçi bir sınıf demokrasisi getirmiyordu.Toch leidde deze diversiteit niet noodzakelijk tot een kosmopolitische, egalitaire democratie in de klas.
Ama bu çeşitlilik, kozmopolit eşitlikçi bir sınıf demokrasisi getirmiyordu.Ugyanakkor ez a sokféleség nem vezetett kozmopolita, egalitárius osztálytermi demokráciához.