Ana içeriğe geç
Sözlük

getirmek ile cümle

getirmek kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
12
ORT. KELİME
Fakat biz bunun ne olduğunu araştırmak, cazip hale getirmek ve çoğaltmak için, hiçbir şey yapmadık.그런데 우리는 이 부분을 잘 활용하지 못했어요. 한 분야에 대해 잘 아는 사람이 자기가 가진 지식을 교실에 전파해서
Fakat biz bunun ne olduğunu araştırmak, cazip hale getirmek ve çoğaltmak için, hiçbir şey yapmadık.ואנו כמעט לא עשינו דבר כדי לחקור מהו סודם להעתיקו מהם ולשכפלו,
Fakat biz bunun ne olduğunu araştırmak, cazip hale getirmek ve çoğaltmak için, hiçbir şey yapmadık.ونحن لم نعمل تقريباً أي شيء لدراسة وضعهم من أجل معرفته وإعادة تكراره,
Fakat biz bunun ne olduğunu araştırmak, cazip hale getirmek ve çoğaltmak için, hiçbir şey yapmadık.研究し 取り入れ、模倣することで 平均能力を引き上げる、
Fakat olağanüstü bir çelişki meydana getirdik. Bu konuma getirmek için çok şeyi mahvettik.Om dit alles te bouwen, wordt veel verwoest.
Felaket alanını belirgin hale getirmek için izin verilen ilk ticari hava filosuyduk.Am fost prima flotă comercială de avioane căreia i-a fost permis accesul în zona afectată de dezastru.
Felaket alanını belirgin hale getirmek için izin verilen ilk ticari hava filosuyduk.A miénk volt az első kereskedelmi légiflotta, ami bejutott a katasztrófa sújtotta területre.
Felaket alanını belirgin hale getirmek için izin verilen ilk ticari hava filosuyduk.Chúng tôi là đội máy bay thương mại đầu tiên đến với vùng bị ảnh hưởng bởi thảm họa.
Felaket alanını belirgin hale getirmek için izin verilen ilk ticari hava filosuyduk.Fuimos la primera flota de aeronaves comerciales en sobrevolar la zona de impacto del desastre.
Felaket alanını belirgin hale getirmek için izin verilen ilk ticari hava filosuyduk.최초의 상업용 비행기 편대였습니다
Felaket alanını belirgin hale getirmek için izin verilen ilk ticari hava filosuyduk.Nous fûmes la première flotte commerciale d'avions à avoir le droit de survoler la zone du désastre.
Felaket alanını belirgin hale getirmek için izin verilen ilk ticari hava filosuyduk.Wij waren de eerste commerciële vliegtuigenvloot die toestemming kreeg om het getroffen gebied te bezoeken.
Felaket alanını belirgin hale getirmek için izin verilen ilk ticari hava filosuyduk.Ήμασταν ο πρώτος εμπορικός στόλος αεροπλάνων που πήρε άδεια να πάει στην κατεστραμμένη ζώνη.
Felaket alanını belirgin hale getirmek için izin verilen ilk ticari hava filosuyduk.שהורשה להכנס לאזור האסון.
Felaket alanını belirgin hale getirmek için izin verilen ilk ticari hava filosuyduk.يسمح له الدخول إلى منطقة الكارثة
Felaket alanını belirgin hale getirmek için izin verilen ilk ticari hava filosuyduk.現地へ飛び 内部や被災地の画像を採取しました
Fikir şu, reklamları sinir bozucu olmaktan çok işe yarar hale getirmek, değil mi?Chodzi o to, by reklamy były pożyteczne, a nie wkurzające, tak?
Fikir şu, reklamları sinir bozucu olmaktan çok işe yarar hale getirmek, değil mi?Deci idea e că putem face publicitatea utilă, nu doar sâcâitoare, corect?
Fikir şu, reklamları sinir bozucu olmaktan çok işe yarar hale getirmek, değil mi?Die Idee ist also, dass wir Werbung in etwas Nützliches verwandeln, anstatt in etwas das einfach nur nervt.
Fikir şu, reklamları sinir bozucu olmaktan çok işe yarar hale getirmek, değil mi?Het is dus de bedoeling om reclame nuttig te maken, niet enkel vervelend.
Fikir şu, reklamları sinir bozucu olmaktan çok işe yarar hale getirmek, değil mi?Jadi, idenya adalah kami mampu menjadikan iklan berguna, bukan malah sebaliknya, mengganggu.
Fikir şu, reklamları sinir bozucu olmaktan çok işe yarar hale getirmek, değil mi?따라서, 아이디어는 우리는 광고를 유용하게 해준다는 것입니다. 짜증나게 하는 게 아니라요. 그렇죠?
Fikir şu, reklamları sinir bozucu olmaktan çok işe yarar hale getirmek, değil mi?La idea es que podemos hacer que la publicidad sea útil, no sólo molesta, ¿verdad?
Fikir şu, reklamları sinir bozucu olmaktan çok işe yarar hale getirmek, değil mi?L'idea e' che possiamo rendere gli annunci utili, non solo fastidiosi, giusto?
Fikir şu, reklamları sinir bozucu olmaktan çok işe yarar hale getirmek, değil mi?Идеята е, че можем да направим рекламата полезна, не само досадна.
Fikir şu, reklamları sinir bozucu olmaktan çok işe yarar hale getirmek, değil mi?Так реклама становится полезной, а не просто раздражающей.
Fikir şu, reklamları sinir bozucu olmaktan çok işe yarar hale getirmek, değil mi?אז הרעיון הוא שאנחנו יכולים לייעל את הפרסום, כדי שלא רק יפריע, נכון?
Fikir şu, reklamları sinir bozucu olmaktan çok işe yarar hale getirmek, değil mi?اذاً الفكرة هي أننا نستطيع جعل الإعلان مفيد، ليس فقط مزعج، صحيح؟
Fikir şu, reklamları sinir bozucu olmaktan çok işe yarar hale getirmek, değil mi?有益と思わせるアイデアです AdSenseの利点は
Galapagos'u saran bu akıntılar aynı zamanda Pasifik'in karşı kıyısından da canlıları bu kıyılara getirmektedirProudy, jež se sbíhají kolem Galapág, sem rovněž přivádí tvory z opačných konců Pacifiku.
Galapagos'u saran bu akıntılar aynı zamanda Pasifik'in karşı kıyısından da canlıları bu kıyılara getirmektedirΤα συγκλίνοντα ρεύματα που περικλείουν τα Γκαλαπάγκος... έφεραν πλάσματα απ'τις απέναντι ακτές του Ειρηνικού.
Galapagos'u saran bu akıntılar aynı zamanda Pasifik'in karşı kıyısından da canlıları bu kıyılara getirmektedirБлагодаря сильным течениям в этом районе появилось много морских обитателей из разных регионов Тихого океана.
Galapagos'u saran bu akıntılar aynı zamanda Pasifik'in karşı kıyısından da canlıları bu kıyılara getirmektedirמפגש הזרמים העוטף את הגאלאפאגוס הביא גם יצורים מהקצה השני .של האוקיאנוס השקט לחופים אלה
Galapagos'u saran bu akıntılar aynı zamanda Pasifik'in karşı kıyısından da canlıları bu kıyılara getirmektedirالتيارات المتلاقية التي تطوق غالاباغوس جلبت أيضا مخلوقات إلى هذه الشواطئ من النهايات المعاكسة للمحيط الهادي
Genç kız, keçilere göz kulak olmak ve hayvanlara ot getirmekte yardımcı.Cea micuță dă o mână de ajutor la îngrijirea caprelor și strângerea ierbii pentru animale.
Genç kız, keçilere göz kulak olmak ve hayvanlara ot getirmekte yardımcı.Cette jeune fille aide à garder les chèvres et à rapporter de l'herbe pour les animaux.
Genç kız, keçilere göz kulak olmak ve hayvanlara ot getirmekte yardımcı.Die Jungen helfen dabei, nach den Ziegen zu sehen und ihnen frisches Gras zu bringen.
Genç kız, keçilere göz kulak olmak ve hayvanlara ot getirmekte yardımcı.La joven ayuda a cuidar de las cabras y traer pasto para los animales.
Genç kız, keçilere göz kulak olmak ve hayvanlara ot getirmekte yardımcı.Membersihkan rumah dan memberikan makan ternak.
Genç kız, keçilere göz kulak olmak ve hayvanlara ot getirmekte yardımcı.Αυτή η νεαρή κοπέλα βοηθά στις δουλειές προσέχοντας τις κατσίκες και φέρνοντας χόρτα για τα ζώα.
Genç kız, keçilere göz kulak olmak ve hayvanlara ot getirmekte yardımcı.Девушка помогает в присмотре за козами и носит траву для животных.
Getirmek ne demek:Bueno, qué significa adquirir.
Getirmek ne demek:Cóż, a co właściwie oznacza pozyskanie klientów?
Gördüğünüz gibi, iki elimi baloncukları toplayıp bir araya getirmek için kullanabiliyorum.Ahogy láthatják, mindkét kezemet használva össze tudom nyomni ezeket a buborékokat.
Gördüğünüz gibi, iki elimi baloncukları toplayıp bir araya getirmek için kullanabiliyorum.Ahora, como pueden ver, puedo usar ambas manos para apretar y juntar
Gördüğünüz gibi, iki elimi baloncukları toplayıp bir araya getirmek için kullanabiliyorum.Các bạn có thể thấy Tôi có thể dùng tay xoắn những mảng này lại và gom chúng
Gördüğünüz gibi, iki elimi baloncukları toplayıp bir araya getirmek için kullanabiliyorum.Ich benutze beide Hände und kann die Tropfen zusammendrücken.
Gördüğünüz gibi, iki elimi baloncukları toplayıp bir araya getirmek için kullanabiliyorum.Jak můžete vidět, používám obě ruce, abych zmáčkl a spojil tyto kapky.
Gördüğünüz gibi, iki elimi baloncukları toplayıp bir araya getirmek için kullanabiliyorum.Je ziet dat ik mijn twee handen kan gebruiken om samen te knijpen en de blobs te verzamelen.
Gördüğünüz gibi, iki elimi baloncukları toplayıp bir araya getirmek için kullanabiliyorum.양손으로 짜내듯이 눌러볼 수 있고 하나로 합칠 수도 있습니다.
Gördüğünüz gibi, iki elimi baloncukları toplayıp bir araya getirmek için kullanabiliyorum.Możecie zaobserwować, że używam obu rąk, aby ścisnąć razem i łączyć ciecz.
Gördüğünüz gibi, iki elimi baloncukları toplayıp bir araya getirmek için kullanabiliyorum.Nah, bisa Anda lihat, Saya bisa memakai kedua tangan untuk menekan dan membuat gumpalan bersamaan.
Gördüğünüz gibi, iki elimi baloncukları toplayıp bir araya getirmek için kullanabiliyorum.Posso utilizar as duas mãos para espremer e juntar bolhas.
Gördüğünüz gibi, iki elimi baloncukları toplayıp bir araya getirmek için kullanabiliyorum.Vedeți, pot folosi ambele mâini să strâng şi să adun lava.
Gördüğünüz gibi, iki elimi baloncukları toplayıp bir araya getirmek için kullanabiliyorum.Vous voyez, j'utilise mes deux mains pour presser les bulles de lave les unes contre les autres.
Gördüğünüz gibi, iki elimi baloncukları toplayıp bir araya getirmek için kullanabiliyorum.Ви можете побачити, я застосовую обидві руки, щоб неначе стиснути та звести докупи кульки.
Gördüğünüz gibi, iki elimi baloncukları toplayıp bir araya getirmek için kullanabiliyorum.Как вы можете видеть, я могу пользоваться обеими руками, чтобы сжимать и ставить капли вместе.
Gördüğünüz gibi, iki elimi baloncukları toplayıp bir araya getirmek için kullanabiliyorum.Сега, може да видите, мога да използвам двете си ръце, за да смачкам и обединя петната заедно.
Gördüğünüz gibi, iki elimi baloncukları toplayıp bir araya getirmek için kullanabiliyorum.אני יכול להשתמש בשתי הידיים כדי למעוך ביחד ולשים את שתי הבועות
Gördüğünüz gibi, iki elimi baloncukları toplayıp bir araya getirmek için kullanabiliyorum.يمكنني استخدام كلتا يدي لأضغطها مع بعضها وأضع النقط
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod