"Ben mümkün değil üzgünüm için Majesteleri iş getirmek daha başarılı bir sonuç. ""Žal mi je, da nisem mogel prinesete Majesty's podjetja k bolj uspešnega zaključka. "
"Ben mümkün değil üzgünüm için Majesteleri iş getirmek daha başarılı bir sonuç. ""Λυπάμαι που δεν έχω τη δυνατότητα να φέρει την επιχείρησή Majesty σας σε μια πιο επιτυχή κατάληξη. "
"Ben mümkün değil üzgünüm için Majesteleri iş getirmek daha başarılı bir sonuç. ""Мені шкода, що я не був у стані привести бізнес вашої величності, щоб більш успішне завершення ".
"Ben mümkün değil üzgünüm için Majesteleri iş getirmek daha başarılı bir sonuç. ""Мне жаль, что я не был в состоянии привести бизнес вашего величества, чтобы более успешное завершение ".
"Ben mümkün değil üzgünüm için Majesteleri iş getirmek daha başarılı bir sonuç. ""Съжалявам, че не са имали възможност да въвеждат вашия бизнес Величество за един по- успешно приключване. "
"Ben mümkün değil üzgünüm için Majesteleri iş getirmek daha başarılı bir sonuç. ""אני מצטער שאני לא הצליחו להביא את העסק של הוד שלך יותר סיום מוצלח. "
"Ben mümkün değil üzgünüm için Majesteleri iş getirmek daha başarılı bir sonuç. ""أنا آسفة لأنني لم تكن قادرة على جلب الأعمال جلالتكم إلى أكثر اختتام ناجح. "
"Ben mümkün değil üzgünüm için Majesteleri iş getirmek daha başarılı bir sonuç. "と陛下のビジネスをもたらすの詳細 成功裡。" "それどころか、私の愛する先生は、"叫んだ。
Beynimiz organize olabilmek, ve buna bir uyum getirmek için elinden geleni yapıyor.A mente faz o melhor que pode para organizar para conferir algum tipo de coerência nisto.
Beynimiz organize olabilmek, ve buna bir uyum getirmek için elinden geleni yapıyor.Az agy megteszi a tőle telhetőt hogy a legjobban összerendezze és összefüggésbe hozza ezeket.
Beynimiz organize olabilmek, ve buna bir uyum getirmek için elinden geleni yapıyor.Der Verstand tut sein bestes, das alles zu organisieren und in irgend einen Zusammenhang zu bringen.
Beynimiz organize olabilmek, ve buna bir uyum getirmek için elinden geleni yapıyor.Het brein doet zijn best om te organiseren, om het een zekere samenhang te geven.
Beynimiz organize olabilmek, ve buna bir uyum getirmek için elinden geleni yapıyor.Hjärnan gör sitt bästa för att organisera och skapa någon form av sammanhang av det.
Beynimiz organize olabilmek, ve buna bir uyum getirmek için elinden geleni yapıyor.뇌는 이런 현상으로 논리적으로 설명하기 위해 노력하고 논리를 찾으려고 합니다.
Beynimiz organize olabilmek, ve buna bir uyum getirmek için elinden geleni yapıyor.La mente fa del suo meglio per organizzare, e dare una qualche coerenza a tutto ciò.
Beynimiz organize olabilmek, ve buna bir uyum getirmek için elinden geleni yapıyor.La mente se esfuerza por organizar, y para dar algún tipo de coherencia a esto.
Beynimiz organize olabilmek, ve buna bir uyum getirmek için elinden geleni yapıyor.L'esprit fait de son mieux pour l'organiser, et donner une sorte de cohérence à tout cela.
Beynimiz organize olabilmek, ve buna bir uyum getirmek için elinden geleni yapıyor.Mieli pyrkii järjestelemään pirstaleita ja luomaan jonkinlaista johdonmukaisuutta.
Beynimiz organize olabilmek, ve buna bir uyum getirmek için elinden geleni yapıyor.Mintea face tot posibilul să o organizeze, şi să îi dea o oarece coerenţă.
Beynimiz organize olabilmek, ve buna bir uyum getirmek için elinden geleni yapıyor.Sindet gør sit bedste for at organisere og give en form for sammenhæng i dette.
Beynimiz organize olabilmek, ve buna bir uyum getirmek için elinden geleni yapıyor.Trí óc cố gắng hết sức để giữ trật tự, và tạo ra sự mạch lạc.
Beynimiz organize olabilmek, ve buna bir uyum getirmek için elinden geleni yapıyor.Το μυαλό κάνει ότι καλύτερο να οργανώσει και να δώσει κάποια συνεκτικότητα σε αυτό.
Beynimiz organize olabilmek, ve buna bir uyum getirmek için elinden geleni yapıyor.Ваш разум пытается сделать все возможное, чтобы связать все это воедино.
Beynimiz organize olabilmek, ve buna bir uyum getirmek için elinden geleni yapıyor.Умът прави всичко възможно да се организира и да придаде на това някаква свързаност.
Beynimiz organize olabilmek, ve buna bir uyum getirmek için elinden geleni yapıyor.המוח עושה את מיטבו כדי לארגן, למצוא איזשהו סוג של עקביות.
Beynimiz organize olabilmek, ve buna bir uyum getirmek için elinden geleni yapıyor.و يبذل المخ ما في وسعه لتنظيم و ليعطي نوع من الترابط لكل هذا.
Beynimiz organize olabilmek, ve buna bir uyum getirmek için elinden geleni yapıyor.一貫性をもたせようと頑張りますが 完璧には働きません
Bickersteth bir delik, Jeeves bir bit, "Ben," dedi ve bir araya getirmek istiyor tur. "Bickersteth er i lidt af et hul, Jeeves, "sagde jeg," og vil have dig til rally runde. "
Bickersteth bir delik, Jeeves bir bit, "Ben," dedi ve bir araya getirmek istiyor tur. "Bickersteth van egy kis lyuk, Jeeves, "mondtam," és azt akarja, hogy rally kerek. "
Bickersteth bir delik, Jeeves bir bit, "Ben," dedi ve bir araya getirmek istiyor tur. "Jeeves glinsterde aan bij het glas, en stak hem vakkundig op de tafel.
Bickersteth bir delik, Jeeves bir bit, "Ben," dedi ve bir araya getirmek istiyor tur. "Jeeves licărea in cu sticlă, şi lipite it competent pe masă.
Bickersteth bir delik, Jeeves bir bit, "Ben," dedi ve bir araya getirmek istiyor tur. "Jeeves schimmerte in dem Glas, und steckte sie kompetent auf den Tisch.
Bickersteth bir delik, Jeeves bir bit, "Ben," dedi ve bir araya getirmek istiyor tur. "Jeeves se chvěla v na sklo a přilepil ji kompetentně na stole.
Bickersteth bir delik, Jeeves bir bit, "Ben," dedi ve bir araya getirmek istiyor tur. "Jeeves는 유리로 shimmered, 그리고 테이블에 competently을 끝장내 버렸다.
Bickersteth bir delik, Jeeves bir bit, "Ben," dedi ve bir araya getirmek istiyor tur. "Jeeves shimmered với kính, và dán nó thành thạo trên bàn.
Bickersteth bir delik, Jeeves bir bit, "Ben," dedi ve bir araya getirmek istiyor tur. "Jeeves shimmered v s steklom, in je obtičala kompetentno na mizo.
Bickersteth bir delik, Jeeves bir bit, "Ben," dedi ve bir araya getirmek istiyor tur. "Jeeves skimrade in med glaset, och satte den kompetent på bordet.
Bickersteth bir delik, Jeeves bir bit, "Ben," dedi ve bir araya getirmek istiyor tur. "shimmered في جيفيس مع الزجاج ، وتمسك بكفاءة على الطاولة.
Bickersteth bir delik, Jeeves bir bit, "Ben," dedi ve bir araya getirmek istiyor tur. "Дживс мерехтіли в зі склом, і встромив його грамотно на столі.
Bickersteth bir delik, Jeeves bir bit, "Ben," dedi ve bir araya getirmek istiyor tur. ""氏ビッカーステスは、"私は言った、"穴、ジーブスのビットであり、あなたが結集したい
Bir fikri dile getirmek istiyorum.Chcem reprezentovať myšlienky.
Bir fikri dile getirmek istiyorum.Je veux représenter une idée.
Bir fikri dile getirmek istiyorum. Olasılıkları söylemek istiyorum.Chci být ztělesněním myšlenky, chci představovat možnosti.
Bir fikri dile getirmek istiyorum. Olasılıkları söylemek istiyorum.Ich will eine Idee verkörpern, ich will Möglichkeiten verkörpern.
Bir fikri dile getirmek istiyorum. Olasılıkları söylemek istiyorum.난 아이디어를 나타내고 싶습니다. 가능성 또한 나타내고 싶습니다.
Bir fikri dile getirmek istiyorum. Olasılıkları söylemek istiyorum.Predstavljati želim idejo, predstavljati želim možnosti.
Bir fikri dile getirmek istiyorum. Olasılıkları söylemek istiyorum.Quiero representar una idea, quiero representar posibilidades
Bir fikri dile getirmek istiyorum. Olasılıkları söylemek istiyorum.Повечето хора не работят над мечтата си, защо?
Bir fikri dile getirmek istiyorum. Olasılıkları söylemek istiyorum.אני רוצה לייצג רעיון. אני רוצה לייצג אפשרויות.
Bir fikri dile getirmek istiyorum. Olasılıkları söylemek istiyorum.いいかお前らよく聞け 上に行きたいか
Bir fikri dile getirmek istiyorum.Quero representar uma ideia.
Bir fikri dile getirmek istiyorum.Tôi muốn thể hiện một ý tưởng.
Bir fikri dile getirmek istiyorum.Vreau să reprezint o idee.
Bir fikri dile getirmek istiyorum.Я хочу представить идею.
Bir fikri dile getirmek istiyorum.اريد أن استعرض فكره
Bir kez daha, basit hale getirmek icin, eger sayinin ussu negatifse, ondan kurtulmaliyiz.Ještě jednou, jen abychom to zjednodušili, když vidíme záporný exponent, chci se ho zbavit.
Bir kez daha, basit hale getirmek icin, eger sayinin ussu negatifse, ondan kurtulmaliyiz.다시 한 번, 간단히 하기 위해서, 지수에서 음수를 볼 때마다, 음수 기호를 지울려고합니다.
Bir kez daha, basit hale getirmek icin, eger sayinin ussu negatifse, ondan kurtulmaliyiz.Újra csak, hogy egyszerű legyen, látjuk hogy a kitevőben ott a mínusz és ettől szabadulni szeretnénk.
Bir kez daha, basit hale getirmek icin, eger sayinin ussu negatifse, ondan kurtulmaliyiz.Ξανά, λοιπόν, για να το απλοποιήσουμε, όταν βλέπουμε το μείον στη δύναμη, θέλουμε να το ξεφορτωθούμε.
Bir kez daha, basit hale getirmek icin, eger sayinin ussu negatifse, ondan kurtulmaliyiz.Още един път, за да го опростим, когато и да видя отрицателното в степента, ще искам да я премахна.