Ana içeriğe geç
Sözlük

getiriyorlar ile cümle

getiriyorlar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
12
HARF
5
HECE
10
ORT. KELİME
Ve biliyorsunuz ki dünyayı tamamen değişik bir yer haline getiriyorlar.І Ви знаєте вони зроблять неймовірні зміни у світі.
Ve biliyorsunuz ki dünyayı tamamen değişik bir yer haline getiriyorlar.ואתה יודע שהם הולכים לבצע שינוי מדהים בעולם.
Ve biliyorsunuz ki dünyayı tamamen değişik bir yer haline getiriyorlar.و سيصنعان فارقا هائلا لهذا العالم
Ve biliyorsunuz ki dünyayı tamamen değişik bir yer haline getiriyorlar.ああいった立場にある人間が 変化を起こそうとしていることは重要なことだと思う
Ve insanlar yeşil endüstrilerini getiriyorlar, ümitle yeşil restaurantlarını, Green School'a.E le persone stanno portando le loro industrie verdi, forse i loro ristoranti verdi, alla Green School.
Ve insanlar yeşil endüstrilerini getiriyorlar, ümitle yeşil restaurantlarını, Green School'a.En mensen brengen hun groene industrieën, hopelijk hun groene restaurants, naar de Groene School.
Ve insanlar yeşil endüstrilerini getiriyorlar, ümitle yeşil restaurantlarını, Green School'a.És az emberek idehozzák a zöld iparágaikat, remélhetőleg, a zöld éttermeket is, a Zöld Iskola környékére.
Ve insanlar yeşil endüstrilerini getiriyorlar, ümitle yeşil restaurantlarını, Green School'a.Les gens viennent avec des industries vertes, espérons aussi des restaurants verts, à l'École Verte.
Ve insanlar yeşil endüstrilerini getiriyorlar, ümitle yeşil restaurantlarını, Green School'a.Lidé přinášejí svůj zelený průmysl, doufejme, že zelené restaurace do Zelené školy.
Ve insanlar yeşil endüstrilerini getiriyorlar, ümitle yeşil restaurantlarını, Green School'a.Ľudia sem prinášajú svoje zelené pracovné odvetvia a snáď aj svoje zelené reštaurácie k Zelenej škole.
Ve insanlar yeşil endüstrilerini getiriyorlar, ümitle yeşil restaurantlarını, Green School'a.Ludzie wprowadzają zieloną produkcję, miejmy nadzieję, że i zielone restauracje, do naszej szkoły.
Ve insanlar yeşil endüstrilerini getiriyorlar, ümitle yeşil restaurantlarını, Green School'a.Люди привозят своё экологичное производство, надеюсь, привезут и экологичные рестораны, в Зеленую Школу.
Ve insanlar yeşil endüstrilerini getiriyorlar, ümitle yeşil restaurantlarını, Green School'a.Хората носят със себе си екологични индустрии, да се надяваме и еко ресторанти, в Зеленото училище.
Ve insanlar yeşil endüstrilerini getiriyorlar, ümitle yeşil restaurantlarını,Iar oamenii aduc industriile lor verzi, în mod promiţător restaurantele lor verzi,
Ve insanlar yeşil endüstrilerini getiriyorlar, ümitle yeşil restaurantlarını,그리고 사람들은 친환경 사업을 들여오고 있죠. 친환경 음식점도
Ve insanlar yeşil endüstrilerini getiriyorlar, ümitle yeşil restaurantlarını,ככה שהילדים שלהם יוכלו ללכת לבית ספר בשבילים. האנשים האלה מביאים את התעשיות הירוקות שלהם
Ve insanlar yeşil endüstrilerini getiriyorlar, ümitle yeşil restaurantlarını,ويجلب الناس مصانعهم الخضراء، ونأمل بالحصول على مطاعم خضراء،
Ve insanlar yeşil endüstrilerini getiriyorlar, ümitle yeşil restaurantlarını,できればグリーンなレストランが いいですね
Ya bakteri zarını patlatıyorlar, ya da bakteriyi, DNA'sını kopyalayamaz hale getiriyorlar.Antibioticele fie sparg membrana bacteriană, fie opresc bacteriile să-și reproducă ADN-ul.
Ya bakteri zarını patlatıyorlar, ya da bakteriyi, DNA'sını kopyalayamaz hale getiriyorlar.Antingen spränger de bakteriens cellmembran eller gör så att bakterien inte kan reproducera sitt DNA.
Ya bakteri zarını patlatıyorlar, ya da bakteriyi, DNA'sını kopyalayamaz hale getiriyorlar.항생제는 박테리아 세포막을 터트려 죽이고 DNA 복제를 할 수 없도록 만들었습니다.
Ya bakteri zarını patlatıyorlar, ya da bakteriyi, DNA'sını kopyalayamaz hale getiriyorlar.Elles expulsent la membrane bactérienne, elles font en sorte que la bactérie ne puisse répliquer sont ADN.
Ya bakteri zarını patlatıyorlar, ya da bakteriyi, DNA'sını kopyalayamaz hale getiriyorlar.Hoặc là chúng làm nổ màng vi khuẩn. hoặc là chúng làm cho vi khuẩn không thể tự nhân DNA.
Ya bakteri zarını patlatıyorlar, ya da bakteriyi, DNA'sını kopyalayamaz hale getiriyorlar.los que, o bien rompen la membrana bacterial, o hacen que la bacteria no pueda replicar su ADN.
Ya bakteri zarını patlatıyorlar, ya da bakteriyi, DNA'sını kopyalayamaz hale getiriyorlar.Mereka entah menghancurkan membran bakteri, mereka membuat bakterinya tidak dapat menggandakan DNA-nya.
Ya bakteri zarını patlatıyorlar, ya da bakteriyi, DNA'sını kopyalayamaz hale getiriyorlar.Narušují bakteriální membránu a způsobují, že bakterie nemůže replikovat svou DNA.
Ya bakteri zarını patlatıyorlar, ya da bakteriyi, DNA'sını kopyalayamaz hale getiriyorlar.Ou rebentam a membrana bacteriana, ou fazem com que as bactérias não consigam reproduzir o seu ADN.
Ya bakteri zarını patlatıyorlar, ya da bakteriyi, DNA'sını kopyalayamaz hale getiriyorlar.Prerušia bakteriálnu membránu, a spôsobia, že baktéria nemôže skopírovať svoju DNA.
Ya bakteri zarını patlatıyorlar, ya da bakteriyi, DNA'sını kopyalayamaz hale getiriyorlar.Przebijają ich błonę albo sprawiają, że bakteria nie jest w stanie pomnażać swojego DNA.
Ya bakteri zarını patlatıyorlar, ya da bakteriyi, DNA'sını kopyalayamaz hale getiriyorlar.Sie lassen die Zellmembrane aufplatzen, sie bewirken, dass Bakterien keine DNA mehr replizieren können.
Ya bakteri zarını patlatıyorlar, ya da bakteriyi, DNA'sını kopyalayamaz hale getiriyorlar.Učinkujejo na membrano bakterij oz. na njihovo DNK, da se ne more podvojevati.
Ya bakteri zarını patlatıyorlar, ya da bakteriyi, DNA'sını kopyalayamaz hale getiriyorlar.Ze laten het membraan van de bacteriën barsten, ze zorgen dat bacteriën hun DNA niet kunnen repliceren.
Ya bakteri zarını patlatıyorlar, ya da bakteriyi, DNA'sını kopyalayamaz hale getiriyorlar.Вони або розривають бактеріальну мембрану, і роблять так, що останні не можуть скопіювати свою ДНК.
Ya bakteri zarını patlatıyorlar, ya da bakteriyi, DNA'sını kopyalayamaz hale getiriyorlar.Они либо разрывают мембрану бактерии, либо не позволяют бактериям воспроизвести свою ДНК.
Ya bakteri zarını patlatıyorlar, ya da bakteriyi, DNA'sını kopyalayamaz hale getiriyorlar.Те или пукат бактериалната мембрана, правят така, че бактерията да не може да копира ДНК-то си.
Ya bakteri zarını patlatıyorlar, ya da bakteriyi, DNA'sını kopyalayamaz hale getiriyorlar.היא מפוצצת את קרום החיידק, או מונעת מהחיידק לשכפל את הדנ"א שלו.
Ya bakteri zarını patlatıyorlar, ya da bakteriyi, DNA'sını kopyalayamaz hale getiriyorlar.عن طريق فقع الغشاء البكتيري مما يمنع تكاثرال "دي ان ايه" في البكتيريا
Ya bakteri zarını patlatıyorlar, ya da bakteriyi, DNA'sını kopyalayamaz hale getiriyorlar.細菌がDNAを複製できなくします 伝統的な抗生剤は細菌を殺すのですが
Yani arada bir oluyor, bana bir şey getiriyorlar. Eğer benim ilgimi çekiceğini hissederlerse.Ab und zu kommt es also vor, dass sie etwas bringen, wenn sie meinen, es könnte mich interessieren.
Yani arada bir oluyor, bana bir şey getiriyorlar. Eğer benim ilgimi çekiceğini hissederlerse.Dus af en toe gebeurt het dat ze iets brengen als ze het gevoel hebben dat het me zou kunnen interesseren.
Yani arada bir oluyor, bana bir şey getiriyorlar. Eğer benim ilgimi çekiceğini hissederlerse.Joten toisinaan sitä tapahtuu, että he tuovat jotain jos heistä tuntuu että se voisi kiinnostaa minua.
Yani arada bir oluyor, bana bir şey getiriyorlar.لذلك يحصل بين الحين والآخر انهم يجلبون شيئاً ما
Yemekleri tezgahda sunuyorlar ve oradan masaya getiriyorlar.음식은 주방 두고 한접시 분량을 가져와 상에 놓고 먹는 스타일이 보편적입니다.
Yemekleri tezgahda sunuyorlar ve oradan masaya getiriyorlar.Sirven la comida en una barra, alejan la comida, para luego llevarla a la mesa.
Yemekleri tezgahda sunuyorlar ve oradan masaya getiriyorlar.Вместо этого они сервируют еду за стойкой и только затем подают ее к столу.
Yemekleri tezgahda sunuyorlar ve oradan masaya getiriyorlar.הם מגישים על הדלפק, מרחיקים את האוכל, ואז מביאים את הצלחות לשולחן.
Yemekleri tezgahda sunuyorlar ve oradan masaya getiriyorlar.يحضرونه على المنضده , يضعون الطعام بعيدا , ثم يحملونه الى الطاوله .
Yemekleri tezgahda sunuyorlar ve oradan masaya getiriyorlar.食卓まで持ってきます 彼らには3000年前からの古い格言があり
Yeteri kadar yıldız oluştuğunda bir galaksi meydana getiriyorlar.Als er genoeg sterren uitkomen, vormen ze een melkwegstelsel.
Yeteri kadar yıldız oluştuğunda bir galaksi meydana getiriyorlar.Când destule stele sunt formate, ele creează o galaxie.
Yeteri kadar yıldız oluştuğunda bir galaksi meydana getiriyorlar.Cuando salen suficientes estrellas, crean una galaxia.
Yeteri kadar yıldız oluştuğunda bir galaksi meydana getiriyorlar.Když se vyvine dostatek hvězd, utvoří galaxii.
Yeteri kadar yıldız oluştuğunda bir galaksi meydana getiriyorlar.Keď vznikne dostatok hviezd, vytvoria galaxiu.
Yeteri kadar yıldız oluştuğunda bir galaksi meydana getiriyorlar.Kiedy powstaje ich wystarczająco dużo, tworzą galaktykę.
Yeteri kadar yıldız oluştuğunda bir galaksi meydana getiriyorlar.얼마정도 별들이 나오다 보면, 그것들이 모여서 은하계를 이룹니다.
Yeteri kadar yıldız oluştuğunda bir galaksi meydana getiriyorlar.Lorsque suffisamment d'étoiles sortent, elles créent une galaxie.
Yeteri kadar yıldız oluştuğunda bir galaksi meydana getiriyorlar.Mikor már elég csillag van, összeállnak egy galaxissá.
Yeteri kadar yıldız oluştuğunda bir galaksi meydana getiriyorlar.När tillräckligt många stjärnor bildas, formar de en galax.
Yeteri kadar yıldız oluştuğunda bir galaksi meydana getiriyorlar.Quando ci sono abbastanza stelle si forma una galassia.
Yeteri kadar yıldız oluştuğunda bir galaksi meydana getiriyorlar.Quando nascem suficientes estrelas, formam uma galáxia.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod