Ne üreteceklerini görmek için tüm bu fizikçileri Los Alamos'ta bir araya getiriyoruz.Shromáždili jsme ty fyziky v Los Alamos, abychom zjistili, co vyrobí.
Ne üreteceklerini görmek için tüm bu fizikçileri Los Alamos'ta bir araya getiriyoruz.We brengen deze natuurkundigen bijeen in Los Alamos om te zien wat zij gaan maken.
Ne üreteceklerini görmek için tüm bu fizikçileri Los Alamos'ta bir araya getiriyoruz.Wir versammeln diese Physiker in Los Alamos, um zu sehen, was sie bauen.
Ne üreteceklerini görmek için tüm bu fizikçileri Los Alamos'ta bir araya getiriyoruz.Zebraliśmy tych fizyków w Los Alamos, by zobaczyć, co uda im się zbudować.
Ne üreteceklerini görmek için tüm bu fizikçileri Los Alamos'ta bir araya getiriyoruz.Μαζεύουμε αυτούς τους φυσικούς στο Λος Άλαμος για να δούμε τι μπορούν να φτιάξουν.
Ne üreteceklerini görmek için tüm bu fizikçileri Los Alamos'ta bir araya getiriyoruz.Мы собрали всех этих физиков в Лос-Аламосе, чтобы посмотреть, что же они создадут.
Ne üreteceklerini görmek için tüm bu fizikçileri Los Alamos'ta bir araya getiriyoruz.Ние събираме тези физици в Лос Аламос, за да видим какво ще построят.
Ne üreteceklerini görmek için tüm bu fizikçileri Los Alamos'ta bir araya getiriyoruz.אספנו ביחד פיזיקאים אלו בלוס אלמוס כדי לראות מה הם יוכלו לבנות.
Ne üreteceklerini görmek için tüm bu fizikçileri Los Alamos'ta bir araya getiriyoruz.جمعنا هؤلاء الفيزيائيين مع بعضهم البعض في لوس ألاموس لنرى ما يمكن أن يصنعوه.
Ne üreteceklerini görmek için tüm bu fizikçileri Los Alamos'ta bir araya getiriyoruz.何を作ったのでしょう 技術を作っている人たちには
O büyüyor, büyüyor ve sonra bu yakışıklı adamı meydana getiriyor.Cresce e ancora cresce, per creare questo uomo meraviglioso.
O büyüyor, büyüyor ve sonra bu yakışıklı adamı meydana getiriyor.El creşte şi creşte, apoi se transformă într-un bărbat arătos.
O büyüyor, büyüyor ve sonra bu yakışıklı adamı meydana getiriyor.Es wächst und wächst und dann wird es zu diesem attraktiven Mann.
O büyüyor, büyüyor ve sonra bu yakışıklı adamı meydana getiriyor.Het groeit alsmaar en dan wordt het deze knappe man.
O büyüyor, büyüyor ve sonra bu yakışıklı adamı meydana getiriyor.Il grandit encore et encore, et puis il fait ce bel homme.
O büyüyor, büyüyor ve sonra bu yakışıklı adamı meydana getiriyor.Jajo rośnie i rośnie, a potem powstaje ten przystojny człowiek.
O büyüyor, büyüyor ve sonra bu yakışıklı adamı meydana getiriyor.이것이 자라고 자라서 이렇게 잘 생긴 남자를 만드는거죠.
O büyüyor, büyüyor ve sonra bu yakışıklı adamı meydana getiriyor.Nó phát triển và rồi nó phát triển, và rồi nó tạo ra người đàn ông đẹp trai này.
O büyüyor, büyüyor ve sonra bu yakışıklı adamı meydana getiriyor.O óvulo cresce e cresce, e depois torna-se neste belo homem.
O büyüyor, büyüyor ve sonra bu yakışıklı adamı meydana getiriyor.Αναπτύσσεται και αναπτύσσεται, κι έπειτα δημιουργεί αυτόν τον όμορφο άνδρα.
O büyüyor, büyüyor ve sonra bu yakışıklı adamı meydana getiriyor.Она становится всё больше и больше, и получается этот симпатичный мужчина.
O büyüyor, büyüyor ve sonra bu yakışıklı adamı meydana getiriyor.Тя расте и расте и след това образува този красив мъж.
O büyüyor, büyüyor ve sonra bu yakışıklı adamı meydana getiriyor.היא גדלה וגדלה, עד שהיא יוצרת את הגבר הנאה הזה.
O büyüyor, büyüyor ve sonra bu yakışıklı adamı meydana getiriyor.تكبر الخلايا وتكبر، وبعدها تصنع هذا الرجل الوسيم.
O büyüyor, büyüyor ve sonra bu yakışıklı adamı meydana getiriyor.このようなハンサムな人間になります (拍手)
O insanların neye ihtiyaçları olduğunu öğrenmeyi beceriyordu ve sonra da bir yerlerden getiriyordu.그는 그가 원하는 걸 알고 있으며, 그 어디에 그것을 알고 만들어
O insanların neye ihtiyaçları olduğunu öğrenmeyi beceriyordu ve sonra da bir yerlerden getiriyordu.جعل من الممكن أن يعرف مايريدون و من أين يأتي به.
Okyanusun kimyasını değiştiriyor, denizi daha asitli hâle getiriyor.海の状態にも大きく影響しているのです これは酸素を作り出すプランクトンやサンゴ礁にとって
Okyanus tabanını yeni bir seviyeye getiriyoruz ve eski halini hatırlamıyoruz.Adattiamo la linea di riferimento ai nuovi standard. e non ricordiamo che cosa ci fosse prima.
Okyanus tabanını yeni bir seviyeye getiriyoruz ve eski halini hatırlamıyoruz.Ajustamos el punto de partida, al nuevo nivel, sin recordar lo que estaba allí.
Okyanus tabanını yeni bir seviyeye getiriyoruz ve eski halini hatırlamıyoruz.Ajustăm starea de referință la noul nivel și nu ne mai amintim ce era acolo.
Okyanus tabanını yeni bir seviyeye getiriyoruz ve eski halini hatırlamıyoruz.Dostosowujemy nasz punkt odniesienia do nowego poziomu i nie pamiętamy, co było wcześniej.
Okyanus tabanını yeni bir seviyeye getiriyoruz ve eski halini hatırlamıyoruz.Kita menyesuaikan patokan kita ke tingkatan yang baru dan kita tidak ingat apa yang ada di sana.
Okyanus tabanını yeni bir seviyeye getiriyoruz ve eski halini hatırlamıyoruz.우리는 우리의 기준선을 새로운 수준으로 재조정하지만 그 전에 상황이 어땠는지 기억하지 못하죠.
Okyanus tabanını yeni bir seviyeye getiriyoruz ve eski halini hatırlamıyoruz.We verschuiven de referentiewaarden naar een nieuw niveau en vergeten wat er ooit was.
Okyanus tabanını yeni bir seviyeye getiriyoruz ve eski halini hatırlamıyoruz.Wir passen unsere Normwerte dem neuen Level an und rufen uns nicht in Erinnerung, was dort war.
Okyanus tabanını yeni bir seviyeye getiriyoruz ve eski halini hatırlamıyoruz.Προσαρμόζουμε απλώς τη γραμμή βάσης μας στο νέο επίπεδο, και δε θυμόμαστε τι βρισκόταν εκεί.
Okyanus tabanını yeni bir seviyeye getiriyoruz ve eski halini hatırlamıyoruz.Мы сдвигаем точку отсчёта на новый уровень и не помним, что было до этого.
Okyanus tabanını yeni bir seviyeye getiriyoruz ve eski halini hatırlamıyoruz.Настройваме базовата линия на ново ниво, и не помним какво е било там.
Okyanus tabanını yeni bir seviyeye getiriyoruz ve eski halini hatırlamıyoruz.אנו מתאימים את קו הבסיס שלנו לרמה החדשה, ואנחנו לא זוכרים מה היה שם.
Okyanus tabanını yeni bir seviyeye getiriyoruz ve eski halini hatırlamıyoruz.نغير خط الأساس إلى المستوى الجديد، ولا نتذكر ما كان هناك.
Okyanus tabanını yeni bir seviyeye getiriyoruz ve eski halini hatırlamıyoruz.新しい水準に調整して 以前の水準を 思い出す事はありません これを模式化すると
Okyanusun kimyasını değiştiriyor, denizi daha asitli hâle getiriyor.바다의 화학 성분을 변화시키고 바다를 더욱 산성으로 만들고 있습니다.
Okyanusun kimyasını değiştiriyor, denizi daha asitli hâle getiriyor.También está cambiando la química de los océanos, haciendo el mar mas ácido.
Okyanusun kimyasını değiştiriyor, denizi daha asitli hâle getiriyor.אלא גם משנה את הכימיה של האוקיינוס, הופך את הים ליותר חומצי.
Okyanusun kimyasını değiştiriyor, denizi daha asitli hâle getiriyor.لكنه أيضاً يغير كيمياء المحيطات، جاعلاً البحار أكثر ملوحةً.
Olaylar zinciri şöyle: Bant kuyruklu güvercin ile göçmen güvercinin genlerini bir araya getiriyor,Az események sorrendje a következő:összerakja a genómját a sávosfarkú- és a vándorgalambnak,
Olduğundan daha değersiz hale getiriyoruz?Billiger, menschgemachter Mythen und Monster?
Olduğundan daha değersiz hale getiriyoruz? Meraklıysan eğer o kadar Shakespeare'eToi qui aimes tant Shakespeare prête moi l'oreille :
Olduğundan daha değersiz hale getiriyoruz?אגדות ומפלצות שאין בעולמנו
Onlar arzunun nesneleri. Hayali müzik enstrümanları. Ve beraberinde güzel bir hikaye getiriyorlar.Itu adalah objek dari keinginan, alat-alat musik yang imajiner, yang membawa cerita yang bagus.
Onu daha önemli hale getiriyorum.Acest lucru este legat de ceea ce ai spus , dar dintr-o perspectivă mai mare .
Onu daha önemli hale getiriyorum.Dělám z toho větší připomínku.
Onu daha önemli hale getiriyorum.Estoy haciéndolo un mayor punto de vista.
Onu daha önemli hale getiriyorum.Het is gerelateerd aan hetgeen je over spreekt.
Onu dinamik hale getiriyor.실제로 움직이는 데 사용할 수 있게 됩니다
Onu dinamik hale getiriyor.כדי לעשות משהו, כדי להיות דינמי,
Onu dinamik hale getiriyor.لإنجاز شئ، لتصبح حيوية،
Onu dinamik hale getiriyor.動いたりします
Orada değil misin? Daha yeni geldim. Malları getiriyorum.Här.