Ana içeriğe geç
Sözlük

getirir ile cümle

getirir kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
11
ORT. KELİME
Evreni bugün olduğundan daha zengin ve daha güzel hale getiririz.Мы сделаем Вселенную намного более богатой и прекрасной, чем она есть сейчас.
Evreni bugün olduğundan daha zengin ve daha güzel hale getiririz.Трансформираме вселената в нещо много по-богато и красиво, от колкото е днес.
Evreni bugün olduğundan daha zengin ve daha güzel hale getiririz.נהפוך את היקום לדבר הרבה יותר עשיר ויפה מאשר הוא היום.
Evreni bugün olduğundan daha zengin ve daha güzel hale getiririz.لنحول الكون إلى مكان أكثر غنى و جمالا مما هي عليه اليوم
Evreni bugün olduğundan daha zengin ve daha güzel hale getiririz.変えるのです 私たちが迎える未来は 盛大で素敵な世界なのです
Fakat bu onları doğruca sana getirir !Men den vil lede ham lige til dig!
Fakat bu onları doğruca sana getirir !Men det kommer att leda dom till dig!
Fakat bu onları doğruca sana getirir !Aber er wird sie geradewegs zu Dir führen!
Fakat bu onları doğruca sana getirir !Ale to ich privedie rovno k tebe!
Fakat bu onları doğruca sana getirir !- Ale to je přivede přímo k tobě.
Fakat bu onları doğruca sana getirir !Egyenesen hozzád fogja vezetni őket.
Fakat bu onları doğruca sana getirir !¡Eso les conducirá directamente hacia ti!
Fakat bu onları doğruca sana getirir !Li porterà direttamente da te!
Fakat bu onları doğruca sana getirir !Maar het zal ze recht naar u leiden!
Fakat bu onları doğruca sana getirir !Mais cela les conduira droit à vous !
Fakat bu onları doğruca sana getirir !Mas vai levá-los até você!
Fakat bu onları doğruca sana getirir !Zaprowadzi ich wprost do ciebie!
Fakat bu onları doğruca sana getirir !Μα θα τους οδηγήσει κατευθείαν σε σένα!
Fakat bu onları doğruca sana getirir !Но оно выведет их на тебя!
Fakat bu onları doğruca sana getirir !サウロンの全軍勢が来ようと-
Fakat tasarımcılar gerçekten tutkaldır, bütün bu şeyleri biraraya getirirler.Ale designéři jsou lepidlo, které tyto věci dává dohromady.
Fakat tasarımcılar gerçekten tutkaldır, bütün bu şeyleri biraraya getirirler.Dar designerii sunt de fapt liantul care aduce aceste lucruri împreună.
Fakat tasarımcılar gerçekten tutkaldır, bütün bu şeyleri biraraya getirirler.De a tervezők azok akik ezeket valójában összehozzák.
Fakat tasarımcılar gerçekten tutkaldır, bütün bu şeyleri biraraya getirirler.Designer sind tatsächlich der Klebstoff, der diese Dinge zusammenbringt.
Fakat tasarımcılar gerçekten tutkaldır, bütün bu şeyleri biraraya getirirler.Designerzy to takie spoiwo łączące te wszystkie rzeczy.
Fakat tasarımcılar gerçekten tutkaldır, bütün bu şeyleri biraraya getirirler.모든 문제를 통합하는 존재가 디자이너입니다.
Fakat tasarımcılar gerçekten tutkaldır, bütün bu şeyleri biraraya getirirler.Maar ontwerpers zijn feitelijk de lijm die dit alles bij elkaar houdt.
Fakat tasarımcılar gerçekten tutkaldır, bütün bu şeyleri biraraya getirirler.Ma i designer sono davvero la colla che tiene queste cose insieme.
Fakat tasarımcılar gerçekten tutkaldır, bütün bu şeyleri biraraya getirirler.Mais les designers sont vraiment la colle qui tient ensemble toutes ces choses.
Fakat tasarımcılar gerçekten tutkaldır, bütün bu şeyleri biraraya getirirler.Nhưng nhà thiết kế thực sự là chất dính kết nối những thứ này lại với nhau.
Fakat tasarımcılar gerçekten tutkaldır, bütün bu şeyleri biraraya getirirler.Pero los diseñadores son el pegamento que aglutina todas estas cosas.
Fakat tasarımcılar gerçekten tutkaldır, bütün bu şeyleri biraraya getirirler.Όμως οι σχεδιαστές είναι πραγματικά η κόλλα που κρατά ενωμένα όλα αυτά τα πράγματα.
Fakat tasarımcılar gerçekten tutkaldır, bütün bu şeyleri biraraya getirirler.Но дизайнеры это на самом деле - тот клей, который соединяет все эти вещи.
Fakat tasarımcılar gerçekten tutkaldır, bütün bu şeyleri biraraya getirirler.Но дизайните са лепилото, което свързва всички тези неща.
Fakat tasarımcılar gerçekten tutkaldır, bütün bu şeyleri biraraya getirirler.Однак дизайнери насправді — це клей, який поєднує всі ці речі.
Fakat tasarımcılar gerçekten tutkaldır, bütün bu şeyleri biraraya getirirler.אך המעצבים הם הדבק שמחבר בין הדברים האלה.
Fakat tasarımcılar gerçekten tutkaldır, bütün bu şeyleri biraraya getirirler.لكن المصممين هم حلقة الوصل الذين يقومون بجمع كل هذة الافكار.
Fakat tasarımcılar gerçekten tutkaldır, bütün bu şeyleri biraraya getirirler.必要になるのです 皆さんご存知のJawboneプロジェクトは
Fetüs de bu sunulanları kendi bünyesine katarak kendi bedeninin ve kanın bir parçası haline getirir.A magzat beépíti ezeket az anyagokat a saját testébe, a saját vérének és húsának részévé téve.
Fetüs de bu sunulanları kendi bünyesine katarak kendi bedeninin ve kanın bir parçası haline getirir.Bào thai tiếp nhận những đặc tính này vào trong cơ thể, và biến chúng thành một phần của chính cơ thể mình.
Fetüs de bu sunulanları kendi bünyesine katarak kendi bedeninin ve kanın bir parçası haline getirir.De foetus verwerkt dit alles in zijn eigen lichaam, en maakt het tot deel van zijn vlees en bloed.
Fetüs de bu sunulanları kendi bünyesine katarak kendi bedeninin ve kanın bir parçası haline getirir.Der Fötus übernimmt diese Eindrücke in seinen eigenen Körper und sie gehen in sein Fleisch und Blut über.
Fetüs de bu sunulanları kendi bünyesine katarak kendi bedeninin ve kanın bir parçası haline getirir.El feto recibe esto en su cuerpo, lo incorpora a su carne y a su sangre.
Fetüs de bu sunulanları kendi bünyesine katarak kendi bedeninin ve kanın bir parçası haline getirir.Fătul încorporează aceste date în propriul organism, în carnea și sângele său.
Fetüs de bu sunulanları kendi bünyesine katarak kendi bedeninin ve kanın bir parçası haline getirir.Fostret integrerer disse ting i sin egen krop, gør dem til en del af sit kød og blod.
Fetüs de bu sunulanları kendi bünyesine katarak kendi bedeninin ve kanın bir parçası haline getirir.Il feto incorpora queste offerte nel suo stesso corpo, le rende parte della sua carne e del suo sangue.
Fetüs de bu sunulanları kendi bünyesine katarak kendi bedeninin ve kanın bir parçası haline getirir.Janin menggabungkan hal-hal ini ke dalam tubuhnya sendiri, membuatnya mendarah daging.
Fetüs de bu sunulanları kendi bünyesine katarak kendi bedeninin ve kanın bir parçası haline getirir.태아는 이런 것들을 자신의 몸에 받아 들여서 살과 피의 부분이 되게 합니다
Fetüs de bu sunulanları kendi bünyesine katarak kendi bedeninin ve kanın bir parçası haline getirir.Le fœtus intègre ces offrandes à son propre corps, en fait une partie de sa chair et de son sang.
Fetüs de bu sunulanları kendi bünyesine katarak kendi bedeninin ve kanın bir parçası haline getirir.O feto incorpora estas ofertas no seu corpo, torna-as parte da sua carne e do seu sangue.
Fetüs de bu sunulanları kendi bünyesine katarak kendi bedeninin ve kanın bir parçası haline getirir.Plod je všechny vstřebává do svého těla až se stanou součástí jeho masa a krve.
Fetüs de bu sunulanları kendi bünyesine katarak kendi bedeninin ve kanın bir parçası haline getirir.Płód wchłania te dary we własne ciało, i czyni je częścią swojego ciała i krwi.
Fetüs de bu sunulanları kendi bünyesine katarak kendi bedeninin ve kanın bir parçası haline getirir.Plod začleňuje tieto podnety do svojho tela, stáva sa z nich súčasť jeho mäsa a krvi.
Fetüs de bu sunulanları kendi bünyesine katarak kendi bedeninin ve kanın bir parçası haline getirir.Zarodek te vtise ponotranji v svoje telo, iz njih naredi del svojega mesa in krvi.
Fetüs de bu sunulanları kendi bünyesine katarak kendi bedeninin ve kanın bir parçası haline getirir.Το έμβρυο ενσωματώνει αυτές τις προσφορές στο σώμα του, τις κάνει μέρος του κορμιού του.
Fetüs de bu sunulanları kendi bünyesine katarak kendi bedeninin ve kanın bir parçası haline getirir.Плід вміщує ці фактори в своєму тілі, і робить їх частиною своєї крові і плоті.
Fetüs de bu sunulanları kendi bünyesine katarak kendi bedeninin ve kanın bir parçası haline getirir.Плод впитывает эти воздействия в своё собственное тело, делая их частью своей плоти и крови.
Fetüs de bu sunulanları kendi bünyesine katarak kendi bedeninin ve kanın bir parçası haline getirir.Плодът включва тези дарове в собственото си тяло, прави ги част от неговата плът и кръв.
Fetüs de bu sunulanları kendi bünyesine katarak kendi bedeninin ve kanın bir parçası haline getirir.העובר ממזג את המתנות האלה בגופו שלו, הופך אותן לחלק מדמו ובשרו,
Fetüs de bu sunulanları kendi bünyesine katarak kendi bedeninin ve kanın bir parçası haline getirir.يدمج الجنين هذه الأشياء في جسده، فيجعلها جزءا من لحمه ودمه.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod