Bir hikayeyi, tek hikaye haline getirirler.Ele fac ca o poveste să devină singura poveste.
Bir hikayeyi, tek hikaye haline getirirler.Fanno diventare una storia la sola storia.
Bir hikayeyi, tek hikaye haline getirirler.Fazem com que uma história se torne na única história.
Bir hikayeyi, tek hikaye haline getirirler.Hacen de una sola historia la única historia.
Bir hikayeyi, tek hikaye haline getirirler.Ils font de l'histoire unique la seule histoire.
Bir hikayeyi, tek hikaye haline getirirler.고정관념은 하나의 이야기를 유일한 이야기로 만듭니다.
Bir hikayeyi, tek hikaye haline getirirler.Mereka membuat satu cerita menjadi satu-satunya cerita.
Bir hikayeyi, tek hikaye haline getirirler.Ne tekevät yhdestä tarinasta ainoan tarinan.
Bir hikayeyi, tek hikaye haline getirirler.Povzročijo, da ena zgodba postane edina zgodba.
Bir hikayeyi, tek hikaye haline getirirler.Robia z jedného príbehu jediný príbeh.
Bir hikayeyi, tek hikaye haline getirirler.Sie machen eine Geschichte zur einzigen Geschichte.
Bir hikayeyi, tek hikaye haline getirirler.Sprawiają, że jedna historia staje się jedyną.
Bir hikayeyi, tek hikaye haline getirirler.Ze maken een verhaal tot het enige verhaal.
Bir hikayeyi, tek hikaye haline getirirler.Z jednoho příběhu dělají jediný.
Bir hikayeyi, tek hikaye haline getirirler.Παίρνουν μία ιστορία και την κάνουν τη μοναδική ιστορία.
Bir hikayeyi, tek hikaye haline getirirler.Вони перетворюють одну історію в єдину.
Bir hikayeyi, tek hikaye haline getirirler.Они превращают одну из историй в одну единственную.
Bir hikayeyi, tek hikaye haline getirirler.Те превръщат една история в единствената история.
Bir hikayeyi, tek hikaye haline getirirler.הם הופכים סיפור אחד להיות הסיפור היחיד.
Bir hikayeyi, tek hikaye haline getirirler.أنه يصنع قصة واحدة تصبح القصة الوحيدة.
Bir hikayeyi, tek hikaye haline getirirler.確かにアフリカは不幸に満ちた大陸です
Bir ırmak var ki, suları sevinç getirir Tanrı kentine, Yüceler Yücesinin kutsal konutuna.(45:5) Речные потоки веселят град Божий, святое жилище Всевышнего.
Bir ırmak var ki, suları sevinç getirir Tanrı kentine, Yüceler Yücesinin kutsal konutuna.Ada aliran sungai yang menggembirakan kota Allah, tempat kediaman Allah Yang Mahatinggi
Bir ırmak var ki, suları sevinç getirir Tanrı kentine, Yüceler Yücesinin kutsal konutuna.Byť i ječely, a kormoutily se vody jeho, a hory se rozrážely od dutí jeho. Sélah.
Bir ırmak var ki, suları sevinç getirir Tanrı kentine, Yüceler Yücesinin kutsal konutuna.Choćby zaszumiały, a wzburzyły się wody jego, i zatrzęsły się góry od nawałności jego. Sela.
Bir ırmak var ki, suları sevinç getirir Tanrı kentine, Yüceler Yücesinin kutsal konutuna.Có một ngọn sông , dòng nước nó làm vui thành Ðức_Chúa_Trời , Là nơi thánh về chỗ ở của Ðấng_Chí cao .
Bir ırmak var ki, suları sevinç getirir Tanrı kentine, Yüceler Yücesinin kutsal konutuna.Có một ngọn sông, dòng nước nó làm vui thành Ðức Chúa Trời, Là nơi thánh về chỗ ở của Ðấng Chí cao.
Bir ırmak var ki, suları sevinç getirir Tanrı kentine, Yüceler Yücesinin kutsal konutuna.En Flod og dens Bække glæder Guds Stad, den Højeste har helliget sin Bolig;
Bir ırmak var ki, suları sevinç getirir Tanrı kentine, Yüceler Yücesinin kutsal konutuna.Este un rîu, ale cărui izvoare înveselesc cetatea lui Dumnezeu, sfîntul locaş al locuinţelor Celui Prea Înalt.
Bir ırmak var ki, suları sevinç getirir Tanrı kentine, Yüceler Yücesinin kutsal konutuna.Fremano, si gonfino le sue acque, tremino i monti per i suoi flutti
Bir ırmak var ki, suları sevinç getirir Tanrı kentine, Yüceler Yücesinin kutsal konutuna.Há um rio cujas correntes alegram a cidade de Deus, o lugar santo das moradas do Altíssimo.
Bir ırmak var ki, suları sevinç getirir Tanrı kentine, Yüceler Yücesinin kutsal konutuna.Hay un río cuyas corrientes alegran la ciudad de Dios, el santuario, morada del Altísimo
Bir ırmak var ki, suları sevinç getirir Tanrı kentine, Yüceler Yücesinin kutsal konutuna.Je reka, potoki njeni razveseljujejo mesto Božje, kraj presveti prebivališč Najvišjega.
Bir ırmak var ki, suları sevinç getirir Tanrı kentine, Yüceler Yücesinin kutsal konutuna.한 시내가 있어 나뉘어 흘러 하나님의 성 곧 지극히 높으신 자의 장막의 성소를 기쁘게 하도다
Bir ırmak var ki, suları sevinç getirir Tanrı kentine, Yüceler Yücesinin kutsal konutuna.Laat het water maar bruisen en kolken; laten de bergen maar wankelen door de kracht van het water.
Bir ırmak var ki, suları sevinç getirir Tanrı kentine, Yüceler Yücesinin kutsal konutuna.Nech hučia a penia sa jeho vody; nech sa trasú vrchy od jeho veleby! Sélah.
Bir ırmak var ki, suları sevinç getirir Tanrı kentine, Yüceler Yücesinin kutsal konutuna.om än dess vågor brusade och svallade, så att bergen bävade vid dess uppror. Sela.
Bir ırmak var ki, suları sevinç getirir Tanrı kentine, Yüceler Yücesinin kutsal konutuna.om dets bølger bruser og skummer, og fjell bever ved dets overmot. Sela.
Bir ırmak var ki, suları sevinç getirir Tanrı kentine, Yüceler Yücesinin kutsal konutuna.vaikka sen vedet pauhaisivat ja kuohuisivat ja vuoret vapisisivat sen raivosta. Sela.
Bir ırmak var ki, suları sevinç getirir Tanrı kentine, Yüceler Yücesinin kutsal konutuna.Zúghatnak, tajtékozhatnak hullámai; hegyek rendülhetnek meg háborgásától. Szela.
Bir ırmak var ki, suları sevinç getirir Tanrı kentine, Yüceler Yücesinin kutsal konutuna.Има една река, чиито води веселят Божия град, Свето място, гдето обитава Всевишният.
Bir ırmak var ki, suları sevinç getirir Tanrı kentine, Yüceler Yücesinin kutsal konutuna.נהר פלגיו ישמחו עיר אלהים קדש משכני עליון׃
Bir ırmak var ki, suları sevinç getirir Tanrı kentine, Yüceler Yücesinin kutsal konutuna.نهر سواقيه تفرح مدينة الله مقدس مساكن العلي.
Bir ırmak var ki, suları sevinç getirir Tanrı kentine, Yüceler Yücesinin kutsal konutuna.有 一 道 河 . 這 河 的 分 汊 、 使 神 的 城 歡 喜 . 這 城 就 是 至 高 者 居 住 的 聖 所
Bir ırmak var ki, suları sevinç getirir Tanrı kentine, Yüceler Yücesinin kutsal konutuna.有 一 道 河 . 這河 的 分汊 、 使 神 的 城歡喜 . 這城 就 是 至 高者 居住 的 聖所
'Bir kadın olarak getirir oniki çocuk onu AB C dışında bir şey öğrenir열두 아이들은 그녀의 AB C. 이외의 무언가를 배우고
'Bir kadın olarak getirir oniki çocuk onu AB C dışında bir şey öğrenir'A mulher como traz à tona doze crianças aprende algo além dela AB C.
'Bir kadın olarak getirir oniki çocuk onu AB C dışında bir şey öğrenir'Een vrouw als brengt twaalf kinderen leert iets naast haar AB C.
'Bir kadın olarak getirir oniki çocuk onu AB C dışında bir şey öğrenir'En kvinde som bringer op tolv børn lærer noget udover hende AB C.
'Bir kadın olarak getirir oniki çocuk onu AB C dışında bir şey öğrenirשנים עשר ילדים לומד משהו מלבד א.ב. ג לה
'Bir kadın olarak getirir oniki çocuk onu AB C dışında bir şey öğrenirاثنا عشر طفلا يتعلم شيئا إلى جانب جيم أب لها
'Bir kadın olarak getirir oniki çocuk onu AB C dışında bir şey öğrenir子どもたちは外の物事"あなたfindin設定するrithmetic"を同じくらい良いです。"
Bir madde düşüncesi anında bir sonraki maddeyi akla getirir.Avec un élément dans la pensée, il passe immédiatement au suivant.
Bir madde düşüncesi anında bir sonraki maddeyi akla getirir.Com um item no pensamento, ele passa logo para o seguinte.
Bir madde düşüncesi anında bir sonraki maddeyi akla getirir.Con un pensiero in mente, si connette istantaneamente al prossimo elemento.
Bir madde düşüncesi anında bir sonraki maddeyi akla getirir.Đang suy nghĩ một việc này, nó có thể chuyển ngay tức thời đến việc khác.
Bir madde düşüncesi anında bir sonraki maddeyi akla getirir.Dengan berpikir satu hal, otak langsung mengambil hal berikutnya.
Bir madde düşüncesi anında bir sonraki maddeyi akla getirir.Egyik gondolatról közvetlenül egy másikra ugrik.
Bir madde düşüncesi anında bir sonraki maddeyi akla getirir.Está pensando en una cosa y salta instantáneamente a la siguiente.
Bir madde düşüncesi anında bir sonraki maddeyi akla getirir.Gândeşte la un lucru, sare imediat la altul.