Bu görevin yerine getirilmesini denetlemek ise vatandaşın hak ve görevleri arasındadır.Elle est précédée d'une Déclaration des Droits et Devoirs du citoyen.
Kendine bağımlı hale getirilir.Il s'autoinfluence.
Daha karmaşık düzenleme işlemleri basit komutların dizi şeklinde bir araya getirilmesi ile yapılır.L'indice de cible de formes plus complexes peut être approximé en combinant ceux de formes simples.
Aynı endişeler Amerikan Yahudi örgütlerince de dile getirilmiştir.Ils sont pris en charge par les grandes organisations juives américaines.
Yerine Jutta Rüdiger getirilmiştir.Elle est remplacée par la psychologue Jutta Rüdiger.
Bu kuzgunlar ona dünyadan haberler getirir.Ainsi l'écran nous donnait-il des nouvelles de l'univers.
Fiil çekimleri dilin esasını meydana getirir.Ramener le langage à son essence.
Büyük himmet ve dikkatle istifadeli hale getirilmiş.Il s'en chargea avec assiduité et grande prudence.
2010-2011 sezonunda Bucaspor kaptanlığına getirildi.Il est le capitaine du Steaua Bucarest lors de la saison 2010-2011.
Daha sonra solo gitara Murat Net'i getirildi.Ce dernier est ensuite remplacé par Murat Net.
Yerine Vahid Halilhodziç getirildi.Il est devenu alors le județ de Sălaj.
Londra'da geri getirildi.Il a été tourné à Londres.
İhtiyacı olduğu zaman Luis'e araba getirir.Il accourt chaque fois que Lucky Luke a besoin de lui.
Türkiye'de ilaç ambalajlarına karekod basılması 1 Ekim 2009 tarihinden itibaren mecburi hale getirilmiştir.Les pneus d'hiver sont obligatoires au Luxembourg depuis le 1er octobre 2012.
Tanrı'nın varlığı konusunu tartışmak, birçok felsefi problemi beraberinde getirir.La relation entre l'être humain et le cheval entraîne de nombreux questionnements philosophiques.
Yedi aylık gebeliğin ardından dişi pampa geyikleri, doğduğunda lekeli tek bir yavru dünyaya getirirler.Après onze mois de gestation, la jument donne naissance au poulain cloné.
The Big Picture'ın içeriği Lamont'ın menajeri ve iş ortağı Rich King tarafından bir araya getirildi.The Big Picture est publié par son manager et partenaire de Flamboyant Entertainment, Rich King.
Ekim 1938'de DKM Admiral Graf Spee'nin komutanlığına getirildi.En février, il escorte l'Admiral Hipper.
Ünlü medya yöneticisi hangi göreve getirildi?".De quel droit l'héritier légitime a-t-il été exhérédé ? ».
Fakat savaşın sonuna doğru tekrar Bavyera mühendislik birliğinin başına getirildi.Vers la fin de la guerre, il est de retour comme responsable d'une unité d'ingénieurs bavaroise.
15 Mart 1974'te bir grup yüksek rütbeli subay tarafından devlet başkanlığına getirildi.Le 27 mars 1915, il est nommé à l'État-major du Commandement suprême de l'armée allemande.
Grubun kurucu üyelerinden Ryan Dusick, Eylül 2006'da gruptan ayrılmıştır ve yerine Matt Flynn getirilmiştir.En 2006, le batteur Ryan Dusick quitte le groupe et va être remplacé par Matt Flynn.
Katırcıoğlu, Karaman beylerbeyliğiyle ödüllendirilerek etkisiz hale getirildi.Désarçonné, il est pris en pitié par la femme d'un cow-boy.
Ohri Ayasofya'sı, cami haline getirildiği sırada bir takım değişikliklere uğramıştır.Un musée (Museo degli orsanti) leur est consacré à Compiano.
Peki çocuklar takıntılarını nasıl dile getirirler?Comment ces jeunes filles perçoivent-elles précisément les garçons ?
Yerlerine, insanoğlu tayin edilmiş, yeryüzünün sahipliği makamına getirilmiştir.Ensuite ils bifurquèrent vers l'est pour atteindre la Terre du Milieu.
Dinsel törensiz özen, utangaçlığı getirir.L'embarras est proche de la honte.
Cromwell VIIw Cromwell VII tasarımı üzerinde çalışılarak standart hale getirildi ve Cromwell Vw adını aldı.Cromwell VIIw Cromwell Vw rééquipé comme le Cromwell VII.
Kırım, 1783 yılında Rusya'nın bir vilayeti haline getirildi.Elle est transformée en province russe en 1783.
Bu nedenle arpalar öğütülerek un (ἄλφιτα / álfita) haline getirilmeden önce kızartılırdı.Et après qu'elle fut effrayée, son sein se trouva comme auparavant, avant qu'elle eût conçu.
Aynı şirketin Arjantin bölge sorumluluğuna getirildi.Il est entièrement inclus dans l'arrondissement d'Argentan.
Yeni erzak için de iki misli para getirirler.Elle ajoute deux nouvelles médailles d'argent.
Eski Batı Sakson hanedanı tekrar saltanat başına getirilmiştir.La maison voisine des Simpson est de nouveau à vendre.
Fakat bir gün balıkçılar tarafından yakalanmış, ve bir süs eşyası haline getirilmiştir.Un jour, un pêcheur a attrapé une sirène.
Eylül 1943 tarihinde standart hale getirildi.En octobre 1997, l'Europe instaure la norme EN 443.
( Olgun kişi, meziyetlerini parıldar hale getirir. )(Greek expression) (en), son métier est forgeron.
Çünkü, bu onun daha az tehditkâr hale getirirdi.J'avais l'impression que ça le rendait moins effrayant.
Akiva Goldsman, senaryoyu yeniden yazması için getirildi.Akiva Goldsman a écrit pour lui plusieurs scénarios.
Ekim 2012'de Milliyet gazetesinin Genel Yayın Yönetmenliği görevine Derya Sazak getirildi.En décembre 2012, le gouvernement a confié à la Mission Très Haut Débit la mise en œuvre du plan.
Sistemli bir hale getirilen makamlar çeşitli bölgelere yayılmış ve geliştirilmiştir.Les formes des poteries ont été standardisées et distribuées dans une large zone.
RTÜK başkanlığı görevine getirilmiş olan sekizinci kişidir.Il est élu onzième vice-président chargé de la solidarité.
Unutulma hakkı üzerine iki temel eleştirinin getirildiği görülmektedir.Deux critiques principales sont faites à cette Déclaration.
2000 yılındaki seçimlerin ardından Adalet Bakanı olmuş, 2002 yılında ise İçişleri Bakanlığına getirilmiştir.Il est promu ministre de la Justice en 2000, puis ministre de l'Intérieur en 2002.
Bretton Woods'la getirilen bu sistem ancak 1971 yılına kadar devam edebilmiştir.Le système de Bretton Woods a pris fin entre 1971 et 1973.
Bu koşulu, trafik levhaları ya da körler alfabesinde var olan kelimeler de yerine getirir.Cette remarque reste valable quels que soient la langue ou l’alphabet.
Kardeşini kaybetmiş olması da onu saldırgan bir hale getirir.La perte d'une de ses mains semble l'avoir rendu fou..
Anıt sözcüğü öncelikle geçmiş zamanları anımsatan bir yapıtı akla getirir.Tous les événements décrits précédemment semblent n'être qu'un vieux souvenir.
Bu da tamamen modanın getirisidir.Mais celui-ci semble intègre.
Yerine 4. Ordu Komutanı General von Kluge getirildi.La 4e Armée est commandée par le maréchal von Kluge.
Devlet işlerindeki başarılarından dolayı 1779 yılında Büyük Tezkerecilik görevine getirilmiştir.C'est en 1793 que survient un des hauts faits de son engagement politique.
Burada ilk yılında kaptanlığa getirildi.Il est promu capitaine la même année.
Şubat ile Mayıs ayları arasında çiftleşip 2-5 yavru dünyaya getirirler.Ils peuvent réunir entre 500 et 700 oiseaux en automne.
Cumartesi akşamı oğlan evi tüm misafirlerini çalgılar eşliğinde kız evine getirir.Après le dîner, la jeune femme conduit alors ses invités jusqu'à leurs chambres.
Gelin, erkek evine getirilir.Et il m'a conduit à la Maison du Peuple.
Rick onun isteğini yerine getirir ve oradan ayrılır.Rick perd son courage et cesse de conduire.
Bir yıl sonra aynı üniversitenin Temel Bilimler Fakültesi Dekanlığı'na getirildi.Un an plus tard, il fut nommé professeur à la faculté de biologie de la même université.
1964’te genel başkanlığa getirildi.En 1964, il est réélu au conseil général.
Kendi kişisel görüşlerini dile getirir.Il fait référence à ses propres paroles.
Kendilerine verilen emirleri yerine getirirler.Ainsi, ils auront atteint le but qu'ils s'étaient fixé.
İyice karıştırılarak muhallebi haline getirilir.Ils auront des relations orageuses.