Ana içeriğe geç
Sözlük

getirecek ile cümle

getirecek kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
10
ORT. KELİME
Tanrının vaadini yerine getirecek güçte olduğuna tümüyle güvendi.Jsa tím jist, že cožkoli zaslíbil, mocen jest i učiniti.
Tanrının vaadini yerine getirecek güçte olduğuna tümüyle güvendi.약속하신 그것을 또한 능히 이루실 줄을 확신하였으니
Tanrının vaadini yerine getirecek güçte olduğuna tümüyle güvendi.och var fullt viss om att vad Gud hade lovat, det var han också mäktig att hålla.
Tanrının vaadini yerine getirecek güçte olduğuna tümüyle güvendi.og var fullt viss på at det han hadde lovt, det var han også mektig til å gjøre.
Tanrının vaadini yerine getirecek güçte olduğuna tümüyle güvendi.og var overbevist om, at hvad han har forjættet, er han mægtig til også at gøre.
Tanrının vaadini yerine getirecek güçte olduğuna tümüyle güvendi.pienamente convinto che quanto egli aveva promesso era anche capace di portarlo a compimento
Tanrının vaadini yerine getirecek güçte olduğuna tümüyle güvendi.plenamente convencido de que Dios, quien había prometido, era poderoso para hacerlo
Tanrının vaadini yerine getirecek güçte olduğuna tümüyle güvendi.und wußte aufs allergewisseste, daß, was Gott verheißt, das kann er auch tun.
Tanrının vaadini yerine getirecek güçte olduğuna tümüyle güvendi.vì tin chắc rằng điều chi Ðức Chúa Trời đã hứa, Ngài cũng có quyền làm trọn được.
Tanrının vaadini yerine getirecek güçte olduğuna tümüyle güvendi.vì tin chắc rằng điều chi Ðức_Chúa_Trời đã hứa , Ngài cũng có quyền làm trọn được .
Tanrının vaadini yerine getirecek güçte olduğuna tümüyle güvendi.και πεποιθως οτι εκεινο, το οποιον υπεσχεθη, ειναι δυνατος και να εκτελεση.
Tanrının vaadini yerine getirecek güçte olduğuna tümüyle güvendi.и будучи вполне уверен, что Он силен и исполнить обещанное.
Tanrının vaadini yerine getirecek güçte olduğuna tümüyle güvendi.і впевнившись, що Обіцявший вдолїє й зробити.
Tanrının vaadini yerine getirecek güçte olduğuna tümüyle güvendi.וידע בלבב שלם כי את אשר הבטיח גם יכל לעשותו׃
Tanrının vaadini yerine getirecek güçte olduğuna tümüyle güvendi.وتيقن ان ما وعد به هو قادر ان يفعله ايضا.
Tanrının vaadini yerine getirecek güçte olduğuna tümüyle güvendi.且 滿 心 相 信 、 神 所 應 許 的 必 能 作 成
Tanrının vaadini yerine getirecek güçte olduğuna tümüyle güvendi.且 滿心 相信 、 神 所 應許 的 必能 作成
Teknolojide büyük fırsatlar yaratacak. Minyatür hale de getirecek.To wspaniała okazja dla technologii i miniaturyzacji.
Temiz ve doğruysan, O şimdi bile senin için kolları sıvayıp Seni hak ettiğin yere geri getirecektir.A byl čistý a upřímý: jistě žeť by se hned probudil k tobě, a napravil by příbytek spravedlnosti tvé.
Temiz ve doğruysan, O şimdi bile senin için kolları sıvayıp Seni hak ettiğin yere geri getirecektir.če si čist in pošten: res se prebudi on tebi v prid in blagostanje povrne hiši pravičnosti tvoje;
Temiz ve doğruysan, O şimdi bile senin için kolları sıvayıp Seni hak ettiğin yere geri getirecektir.hvis du er ren og opriktig, da vil han våke over dig og gjenreise din rettferds bolig,
Temiz ve doğruysan, O şimdi bile senin için kolları sıvayıp Seni hak ettiğin yere geri getirecektir.또 청결하고 정직하면 정녕 너를 돌아보시고 네 의로운 집으로 형통하게 하실 것이라
Temiz ve doğruysan, O şimdi bile senin için kolları sıvayıp Seni hak ettiğin yere geri getirecektir.Såfremt du er ren og oprigtig, ja, da vil han våge over dig, genrejse din Retfærds Bolig;
Temiz ve doğruysan, O şimdi bile senin için kolları sıvayıp Seni hak ettiğin yere geri getirecektir.se puro e integro tu sei, fin d'ora veglierà su di te e ristabilirà la dimora della tua giustizia
Temiz ve doğruysan, O şimdi bile senin için kolları sıvayıp Seni hak ettiğin yere geri getirecektir.Si tu es juste et droit, Certainement alors il veillera sur toi, Et rendra le bonheur à ton innocente demeure;
Temiz ve doğruysan, O şimdi bile senin için kolları sıvayıp Seni hak ettiğin yere geri getirecektir.и если ты чист и прав, то Он ныне же встанет над тобою и умиротворит жилище правды твоей.
Temiz ve doğruysan, O şimdi bile senin için kolları sıvayıp Seni hak ettiğin yere geri getirecektir.אם זך וישר אתה כי עתה יעיר עליך ושלם נות צדקך׃
Temiz ve doğruysan, O şimdi bile senin için kolları sıvayıp Seni hak ettiğin yere geri getirecektir.ان كنت انت زكيا مستقيما فانه الآن يتنبه لك ويسلم مسكن برك.
Temiz ve doğruysan, O şimdi bile senin için kolları sıvayıp Seni hak ettiğin yere geri getirecektir.你 若 清 潔 正 直 . 他 必 定 為 你 起 來 、 使 你 公 義 的 居 所 興 旺
Temiz ve doğruysan, O şimdi bile senin için kolları sıvayıp Seni hak ettiğin yere geri getirecektir.你 若 清潔 正直 . 他 必定 為 你 起來 、 使 你 公義 的 居所 興旺
Uluslar kentin ışığında yürüyecekler. Dünya kralları servetlerini oraya getirecekler.As nações andarão � sua luz; e os reis da terra trarão para ela a sua glória.
Uluslar kentin ışığında yürüyecekler. Dünya kralları servetlerini oraya getirecekler.Các dân sẽ đi giữa sự sáng thành đó và các vua trên đất sẽ đem vinh hiển mình vào đó.
Uluslar kentin ışığında yürüyecekler. Dünya kralları servetlerini oraya getirecekler.Các dân sẽ đi giữa sự sáng thành đó và các vua trên đất sẽ đem vinh_hiển mình vào đó .
Uluslar kentin ışığında yürüyecekler. Dünya kralları servetlerini oraya getirecekler.De volken zullen in haar licht leven en de koningen van de aarde zullen hun rijkdom er naar toe brengen.
Uluslar kentin ışığında yürüyecekler. Dünya kralları servetlerini oraya getirecekler.In narodi bodo hodili po svetlobi njegovi, in kralji zemlje nosijo slavo svojo vanje.
Uluslar kentin ışığında yürüyecekler. Dünya kralları servetlerini oraya getirecekler.Ja kansat tulevat vaeltamaan sen valkeudessa, ja maan kuninkaat vievät sinne kunniansa.
Uluslar kentin ışığında yürüyecekler. Dünya kralları servetlerini oraya getirecekler.만국이 그 빛 가운데로 다니고 땅의 왕들이 자기 영광을 가지고 그리로 들어오리라
Uluslar kentin ışığında yürüyecekler. Dünya kralları servetlerini oraya getirecekler.Las naciones andarán a la luz de ella, y los reyes de la tierra llevan a ella su gloria
Uluslar kentin ışığında yürüyecekler. Dünya kralları servetlerini oraya getirecekler.Le nazioni cammineranno alla sua luce e i re della terra a lei porteranno la loro magnificenza
Uluslar kentin ışığında yürüyecekler. Dünya kralları servetlerini oraya getirecekler.Les nations marcheront à sa lumière, et les rois de la terre y apporteront leur gloire.
Uluslar kentin ışığında yürüyecekler. Dünya kralları servetlerini oraya getirecekler.Neamurile vor umbla în lumina ei, şi împăraţii pămîntului îşi vor aduce slava şi cinstea lor în ea.
Uluslar kentin ışığında yürüyecekler. Dünya kralları servetlerini oraya getirecekler.Och folken skola vandra i dess ljus, och jordens konungar föra ditin, vad härligt de hava.
Uluslar kentin ışığında yürüyecekler. Dünya kralları servetlerini oraya getirecekler.Og folkeslagene skal vandre i dens lys, og kongene på jorden bærer sin herlighet inn i den.
Uluslar kentin ışığında yürüyecekler. Dünya kralları servetlerini oraya getirecekler.Og Folkeslagene skulle vandre i dens Lys, og Jordens Konger bringe deres Herlighed til den,
Uluslar kentin ışığında yürüyecekler. Dünya kralları servetlerini oraya getirecekler.А народи, що будуть спасені, ходити муть у сьвітлї його; а царі земні принесуть славу і честь свою до нього.
Uluslar kentin ışığında yürüyecekler. Dünya kralları servetlerini oraya getirecekler.И, ето, ида скоро. Блажен, който пази думите на написаното в тая книга пророчество.
Uluslar kentin ışığında yürüyecekler. Dünya kralları servetlerini oraya getirecekler.Спасенные народы будут ходить во свете его, и цари земные принесут в него славу и честь свою.
Uluslar kentin ışığında yürüyecekler. Dünya kralları servetlerini oraya getirecekler.והגוים ילכו לאורה ומלכי ארץ מביאים כבודם ותפארתם אליה׃
Uluslar kentin ışığında yürüyecekler. Dünya kralları servetlerini oraya getirecekler.وتمشي شعوب المخلّصين بنورها وملوك الارض يجيئون بمجدهم وكرامتهم اليها.
Uluslar kentin ışığında yürüyecekler. Dünya kralları servetlerini oraya getirecekler.列 國 要 在 城 的 光 裡 行 走 . 地 上 的 君 王 必 將 自 己 的 榮 耀 歸 與 那 城
Uluslar kentin ışığında yürüyecekler. Dünya kralları servetlerini oraya getirecekler.列國 要 在 城 的 光裡 行走 . 地上 的 君王 必將 自己 的 榮耀歸與 那 城
Ve bu da, savaşı bir eğlence aracı haline getirecek.Donc, elles ne se contentent pas d'éloigner le public : elles remodèlent sa relation avec la guerre.
Ve bu da, savaşı bir eğlence aracı haline getirecek.Eine kurze Umfrage: Wieviele
Ve bu da, savaşı bir eğlence aracı haline getirecek.제가 간단한 질문을 드리죠.
Ve bu da, savaşı bir eğlence aracı haline getirecek.Não temos alistamento obrigatório. Já não temos declarações de guerra.
Ve bu da, savaşı bir eğlence aracı haline getirecek.Vi har inte krigsinkallelse.
Ve bu da, savaşı bir eğlence aracı haline getirecek.Ya no hacemos declaraciones de guerra ni compramos bonos de guerra.
Ve bu da, savaşı bir eğlence aracı haline getirecek.בהצבעה מהירה, כמה
Ve bu da, savaşı bir eğlence aracı haline getirecek.في استعراض سريع للأيدي، كم
Ve bu da, savaşı bir eğlence aracı haline getirecek.ここにいる何名の人が
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod