Ana içeriğe geç
Sözlük

getirecek ile cümle

getirecek kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
11
ORT. KELİME
Çünkü onlar ansızın felakete uğrar, İnsanın başına ne belalar getireceklerini kim bilir?כי פתאם יקום אידם ופיד שניהם מי יודע׃
Çünkü onlar ansızın felakete uğrar, İnsanın başına ne belalar getireceklerini kim bilir?لان بليتهم تقوم بغتة ومن يعلم بلاءهما كليهما
Çünkü onlar ansızın felakete uğrar, İnsanın başına ne belalar getireceklerini kim bilir?因 為 他 們 的 災 難 、 必 忽 然 而 起 . 耶 和 華 與 君 王 所 施 行 的 毀 滅 、 誰 能 知 道 呢
Çünkü onlar ansızın felakete uğrar, İnsanın başına ne belalar getireceklerini kim bilir?因為 他 們的災難 、 必 忽然 而起 . 耶和華 與 君王 所 施行 的 毀滅 、 誰 能 知道 呢
Dağılmış olan, bana tapan halkım, Kûş ırmaklarının ötesinden Bana sunular getirecek.Bahkan dari Sudan yang jauh, umat-Ku yang tercerai-berai itu akan datang dan mempersembahkan kurban kepada-Ku
Dağılmış olan, bana tapan halkım, Kûş ırmaklarının ötesinden Bana sunular getirecek.Ci, którzy są za rzekami ziemi Murzyńskiej, pokłon mi oddają z córką rozproszonych moich, przyniosą mi dary.
Dağılmış olan, bana tapan halkım, Kûş ırmaklarının ötesinden Bana sunular getirecek.Dalém dos rios da Etiópia os meus adoradores, a saber, a filha dos meus dispersos, trarão a minha oferta.
Dağılmış olan, bana tapan halkım, Kûş ırmaklarının ötesinden Bana sunular getirecek.Da oltre i fiumi di Etiopia fino all'estremo settentrione, i miei supplicanti mi porteranno offerte
Dağılmış olan, bana tapan halkım, Kûş ırmaklarının ötesinden Bana sunular getirecek.D`au delà des fleuves de l`Éthiopie Mes adorateurs, mes dispersés, m`apporteront des offrandes.
Dağılmış olan, bana tapan halkım, Kûş ırmaklarının ötesinden Bana sunular getirecek.Desde más allá de los ríos de Etiopía me traerán ofrenda los que me invocan en medio de la dispersión
Dağılmış olan, bana tapan halkım, Kûş ırmaklarının ötesinden Bana sunular getirecek.Dincolo de rîurile Etiopiei, Îmi vor aduce daruri de mîncare închinătorii mei, obştea Mea cea risipită.
Dağılmış olan, bana tapan halkım, Kûş ırmaklarının ötesinden Bana sunular getirecek.Fra landet bortenfor Etiopias elver skal de føre mine tilbedere, mitt spredte folk, som offergave til mig.
Dağılmış olan, bana tapan halkım, Kûş ırmaklarının ötesinden Bana sunular getirecek.Fra Landet hinsides Floden bringer de mig Bukke, fra Patros kommer de med Afgrødeoffer til mig.
Dağılmış olan, bana tapan halkım, Kûş ırmaklarının ötesinden Bana sunular getirecek.내게 구하는 백성들 곧 내가 흩은 자의 딸이 구스 하수 건너편에서부터 예물을 가지고 와서 내게 드릴지라
Dağılmış olan, bana tapan halkım, Kûş ırmaklarının ötesinden Bana sunular getirecek.Kús folyóvizein túlról hozzák imádóim, szétszórt népemnek leányai ételáldozatomat nékem.
Dağılmış olan, bana tapan halkım, Kûş ırmaklarının ötesinden Bana sunular getirecek.Ti, kteříž jsou za řekami Mouřenínské země, koříce se mi, se dcerou rozptýlených mých dary mi přinesou.
Dağılmış olan, bana tapan halkım, Kûş ırmaklarının ötesinden Bana sunular getirecek.Z one strani etiopskih rek privedejo molilce moje, hčer razkropljencev mojih, meni v darilo.
Dağılmış olan, bana tapan halkım, Kûş ırmaklarının ötesinden Bana sunular getirecek.Zpoza riek Ethiopie, moji modlitebníci, modlitebníci dcéry mojich rozptýlených, donesú môj obetný dar obilný.
Dağılmış olan, bana tapan halkım, Kûş ırmaklarının ötesinden Bana sunular getirecek.Из заречных стран Ефиопии поклонники Мои, дети рассеянных Моих, принесут Мне дары.
Dağılmış olan, bana tapan halkım, Kûş ırmaklarının ötesinden Bana sunular getirecek.Изотвъд Етиопските реки поклонниците ми, Разсеяните ми юлде, Ще ми донесат принос.
Dağılmış olan, bana tapan halkım, Kûş ırmaklarının ötesinden Bana sunular getirecek.מעבר לנהרי כוש עתרי בת פוצי יובלון מנחתי׃
Dağılmış olan, bana tapan halkım, Kûş ırmaklarının ötesinden Bana sunular getirecek.من عبر انهار كوش المتضرعون اليّ متبدديّ يقدمون تقدمتي.
Dağılmış olan, bana tapan halkım, Kûş ırmaklarının ötesinden Bana sunular getirecek.祈 禱 我 的 、 就 是 我 所 分 散 的 民 、 〔 原 文 作 女 子 下 同 〕 必 從 古 實 河 外 來 、 給 我 獻 供 物
Dağılmış olan, bana tapan halkım, Kûş ırmaklarının ötesinden Bana sunular getirecek.祈禱 我 的 、 就是 我 所 分散 的 民 、 〔 原文 作 女子 下同 〕 必從 古 實河 外來 、 給 我 獻 供物
Değil mi? Ve de sen bunu kendi tamlığının içine getireceksin.E então vocês irão trazer para isto a vossa plenitude, completamente.
Değil mi? Ve de sen bunu kendi tamlığının içine getireceksin.En dan zal je hierin je volheid brengen.
Değil mi? Ve de sen bunu kendi tamlığının içine getireceksin.Und dann bringst du deine Ganzheit da hinein.
Demokrasi konusunda mesele iç ve dış barışı getirecek olması değil.Ce n'est pas qu'elle guarantit la paix dans le pays ou avec ses voisins.
Demokrasi konusunda mesele iç ve dış barışı getirecek olması değil.Demokrasi bukan tentang menjamin keamanan dalam negeri dan dengan negara tetangga.
Demokrasi konusunda mesele iç ve dış barışı getirecek olması değil.Es geht nicht darum, dass sie Frieden nach innen und außen garantiert.
Demokrasi konusunda mesele iç ve dış barışı getirecek olması değil.그 자신의, 혹은 이웃 국가와의 평화를 보장해서도 아닙니다.
Demokrasi konusunda mesele iç ve dış barışı getirecek olması değil.Não é que garante a paz consigo ou com os seus vizinhos.
Demokrasi konusunda mesele iç ve dış barışı getirecek olması değil.Nem az, hogy garantálja a belső és külső békét.
Demokrasi konusunda mesele iç ve dış barışı getirecek olması değil.Není ani v tom, že zaručí mír v zemi nebo s jejími soudy.
Demokrasi konusunda mesele iç ve dış barışı getirecek olması değil.Niet omdat ze binnenlandse vrede of vrede met de buren garandeert.
Demokrasi konusunda mesele iç ve dış barışı getirecek olması değil.No es que garantice la paz interior o con los vecinos.
Demokrasi konusunda mesele iç ve dış barışı getirecek olması değil.Non garantisce la pace con sé stessi o con i propri vicini.
Demokrasi konusunda mesele iç ve dış barışı getirecek olması değil.Δεν είναι ότι εγγυάται ειρήνη στο εσωτερικό του ή με τους γείτονές του.
Demokrasi konusunda mesele iç ve dış barışı getirecek olması değil.Не в тім, що вона ґарантує мир всередині країни чи з країнами-сусідками.
Demokrasi konusunda mesele iç ve dış barışı getirecek olması değil.Не в том, что гарантирует мир внутри и за пределами страны.
Demokrasi konusunda mesele iç ve dış barışı getirecek olması değil.Не е, че тя гарантира мир и мир със съседите.
Demokrasi konusunda mesele iç ve dış barışı getirecek olması değil.ולא שהיא מבטיחה שלום מבית או מחוץ.
Demokrasi konusunda mesele iç ve dış barışı getirecek olması değil.ليست الفكرة في أنها تجلب السلام للدولة داخلياً أو خارجياً
Demokrasi konusunda mesele iç ve dış barışı getirecek olması değil.民主主義はそれ自体が重要なのです
Diyorlar ki bu mega-projeler kalkınma getirecek, birçok ülkeye gittik ve o kalkınma hiç yoktuDicen que los megaproyectos generan desarrollo, hemos estado en varios países y este desarrollo no existe.
Diyorlar ki bu mega-projeler kalkınma getirecek, birçok ülkeye gittik ve o kalkınma hiç yoktuSpun că aceste mega-proiecte aduc progres dar noi am fost în mai multe țări și acest progres nu există.
Diyorlar ki bu mega-projeler kalkınma getirecek, birçok ülkeye gittik ve o kalkınma hiç yoktuيقولون أن المشاريع الضخمة تجلب التنمية، ذهبنا إلى بلدان عدة وهذه التنمية غير موجودة.
Dünyanın öbür ucuna sürülmüş olsanız bile, Tanrınız RAB sizleri toplayıp geri getirecek.Ako bi bili razkropljenci tvoji ob koncu neba, tudi odondod te zbere GOSPOD, tvoj Bog, in odondod te prinese;
Dünyanın öbür ucuna sürülmüş olsanız bile, Tanrınız RAB sizleri toplayıp geri getirecek.Ha az ég szélére volnál is taszítva, onnét is összegyûjt téged az Úr, a te Istened, és onnét is felvesz téged;
Dünyanın öbür ucuna sürülmüş olsanız bile, Tanrınız RAB sizleri toplayıp geri getirecek.너의 쫓겨간 자들이 하늘 가에 있을지라도 네 하나님 여호와께서 거기서 너를 모으실 것이며 거기서부터 너를 이끄실 것이라
Dünyanın öbür ucuna sürülmüş olsanız bile, Tanrınız RAB sizleri toplayıp geri getirecek.Om I enn er drevet bort til himmelens ende, skal Herren din Gud samle dig og hente dig derifra.
Dünyanın öbür ucuna sürülmüş olsanız bile, Tanrınız RAB sizleri toplayıp geri getirecek.Om så dine forstødte befinder sig ved Himmelens Ende, vil HERREN din Gud samle dig sammen og hente dig derfra.
Dünyanın öbür ucuna sürülmüş olsanız bile, Tanrınız RAB sizleri toplayıp geri getirecek.Si eres arrojado hasta el extremo de los cielos, de allí te reunirá Jehovah tu Dios, y de allí te tomará
Dünyanın öbür ucuna sürülmüş olsanız bile, Tanrınız RAB sizleri toplayıp geri getirecek.До небесните краища, ако бъдеш изгонен, даже от там ще те събере Господ твоят Бог, и от там ще те вземе;
Dünyanın öbür ucuna sürülmüş olsanız bile, Tanrınız RAB sizleri toplayıp geri getirecek.Хотя бы ты был рассеян до края неба, и оттуда соберет тебя Господь Бог твой, и оттуда возьмет тебя,
Dünyanın öbür ucuna sürülmüş olsanız bile, Tanrınız RAB sizleri toplayıp geri getirecek.אם יהיה נדחך בקצה השמים משם יקבצך יהוה אלהיך ומשם יקחך׃
Dünyanın öbür ucuna sürülmüş olsanız bile, Tanrınız RAB sizleri toplayıp geri getirecek.ان يكن قد بددك الى اقصاء السموات فمن هناك يجمعك الرب الهك ومن هناك ياخذك
Dünyanın öbür ucuna sürülmüş olsanız bile, Tanrınız RAB sizleri toplayıp geri getirecek.你 被 趕 散 的 人 、 就 是 在 天 涯 的 、 耶 和 華 你 的 神 也 必 從 那 裡 將 你 招 聚 回 來
Dünyanın öbür ucuna sürülmüş olsanız bile, Tanrınız RAB sizleri toplayıp geri getirecek.你 被 趕散 的 人 、 就是 在 天涯 的 、 耶和華 你 的 神 也 必從 那 裡將 你 招聚 回來
Eğer açık hale getirecektir.그것이 분명하게합니다.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod