‹‹RABbin topluluğunu neden bu çöle getirdiniz? Biz de hayvanlarımız da ölelim diye mi?너희가 어찌하여 여호와의 총회를 이 광야로 인도하여 올려서 우리와 우리 짐승으로 다 여기서 죽게 하느냐
‹‹RABbin topluluğunu neden bu çöle getirdiniz? Biz de hayvanlarımız da ölelim diye mi?Mengapa kamu membawa kami ke padang gurun ini? Apakah supaya kami mati di sini bersama-sama dengan ternak kami
‹‹RABbin topluluğunu neden bu çöle getirdiniz? Biz de hayvanlarımız da ölelim diye mi?Minkätähden toitte Herran seurakunnan tähän erämaahan, kuollaksemme karjoinemme tänne?
‹‹RABbin topluluğunu neden bu çöle getirdiniz? Biz de hayvanlarımız da ölelim diye mi?Pentruce aţi adus adunarea Domnului în pustia aceasta, ca să murim în ea, noi şi vitele noastre?
‹‹RABbin topluluğunu neden bu çöle getirdiniz? Biz de hayvanlarımız da ölelim diye mi?Perché avete condotto la comunità del Signore in questo deserto per far morire noi e il nostro bestiame
‹‹RABbin topluluğunu neden bu çöle getirdiniz? Biz de hayvanlarımız da ölelim diye mi?Por que trouxestes a congregação do Senhor a este deserto, para que morramos aqui, nós e os nossos animais?
‹‹RABbin topluluğunu neden bu çöle getirdiniz? Biz de hayvanlarımız da ölelim diye mi?Prečo ste doviedli shromaždenie Hospodinovo na túto púšť? Aby sme tu pomreli i my i náš dobytok?
‹‹RABbin topluluğunu neden bu çöle getirdiniz? Biz de hayvanlarımız da ölelim diye mi?Proč jste jen uvedli shromáždění Hospodinovo na poušť tuto, abychom zde pomřeli i my i dobytek náš?
‹‹RABbin topluluğunu neden bu çöle getirdiniz? Biz de hayvanlarımız da ölelim diye mi?U hebt ons met opzet hier in de woestijn gebracht om van ons af te komen, samen met onze kudden.
‹‹RABbin topluluğunu neden bu çöle getirdiniz? Biz de hayvanlarımız da ölelim diye mi?Varför haven I fört HERRENS församling in i denna öken, så att vi och vår boskap måste dö här?
‹‹RABbin topluluğunu neden bu çöle getirdiniz? Biz de hayvanlarımız da ölelim diye mi?Warum habt ihr die Gemeinde des HERRN in diese Wüste gebracht, daß wir hier sterben mit unserm Vieh?
‹‹RABbin topluluğunu neden bu çöle getirdiniz? Biz de hayvanlarımız da ölelim diye mi?Zakaj sta privedla zbor GOSPODOV v to puščavo, da tu umrjemo, mi in živina naša?
‹‹RABbin topluluğunu neden bu çöle getirdiniz? Biz de hayvanlarımız da ölelim diye mi?зачем вы привели общество Господне в эту пустыню, чтобы умереть здесь нам и скоту нашему?
‹‹RABbin topluluğunu neden bu çöle getirdiniz? Biz de hayvanlarımız da ölelim diye mi?Защо изведохте Господното общество в тая пустиня да измрем в нея, ние и добитъкът ни?
‹‹RABbin topluluğunu neden bu çöle getirdiniz? Biz de hayvanlarımız da ölelim diye mi?ולמה הבאתם את קהל יהוה אל המדבר הזה למות שם אנחנו ובעירנו׃
‹‹RABbin topluluğunu neden bu çöle getirdiniz? Biz de hayvanlarımız da ölelim diye mi?لماذا أتيتما بجماعة الرب الى هذه البرية لكي نموت فيها نحن ومواشينا.
‹‹RABbin topluluğunu neden bu çöle getirdiniz? Biz de hayvanlarımız da ölelim diye mi?你 們 為 何 把 耶 和 華 的 會 眾 領 到 這 曠 野 、 使 我 們 和 牲 畜 都 死 在 這 裡 呢
‹‹RABbin topluluğunu neden bu çöle getirdiniz? Biz de hayvanlarımız da ölelim diye mi?你 們為 何 把 耶和華 的 會眾領 到 這曠 野 、 使 我 們 和 牲畜 都 死 在 這裡呢
Salih amel olarak ne getirdin?"¿Qué buenas obras trajiste?"
Salih amel olarak ne getirdin?" Ve insanlar şimdi bu dünyadan toplamakla meşgüller, ve infak etmezler."Что ты принёс в качестве хороших деяний?" И люди сейчас очень заняты накоплением этого мира и они не тратят.
Sen beni buraya getirdin, beni şimdi başından savamazsın.De ha már egyszer elhozott,
Sen beni buraya getirdin, beni şimdi başından savamazsın.Jij bracht me hier, je kan me nu niet dumpen.
Sen beni buraya getirdin, beni şimdi başından savamazsın.Jsem tu, nemůžeš mě odkopnout.
Sen beni buraya getirdin, beni şimdi başından savamazsın.Lassen Sie mich nicht hängen.
Sen beni buraya getirdin, beni şimdi başından savamazsın.Tu m-ai adus aici, nu mă poţi abandona acum.
Sen beni buraya getirdin, beni şimdi başından savamazsın.Но раз уж теперь Вы меня притащили сюда, не надо меня больше отпускать.
Seni yolda yürüten Tanrın RABbi bırakmakla Başına bunları getirdin.네 하나님 여호와가 너를 길로 인도할 때에 네가 나를 떠남으로 이를 자취함이 아니야
Seni yolda yürüten Tanrın RABbi bırakmakla Başına bunları getirdin.Mon ikke det at du forlot Herren din Gud den tid han vilde lede dig på veien, har voldt dig dette?
Seni yolda yürüten Tanrın RABbi bırakmakla Başına bunları getirdin.Mon ikke det times dig, fordi du svigted mig? lyder det fra HERREN din Gud.
Seni yolda yürüten Tanrın RABbi bırakmakla Başına bunları getirdin.Nisi li sebi tega provzročila, ker si zapustila GOSPODA, Boga svojega, ko te je vodil po svojem potu?
Seni yolda yürüten Tanrın RABbi bırakmakla Başına bunları getirdin.¿No te ha sobrevenido esto porque abandonaste a Jehovah tu Dios cuando él te conducía por el camino
Seni yolda yürüten Tanrın RABbi bırakmakla Başına bunları getirdin.Tutto ciò, forse, non ti accade perché hai abbandonato il Signore tuo Dio
Seni yolda yürüten Tanrın RABbi bırakmakla Başına bunları getirdin.Vajjon nem te szerezted-é ezt magadnak? Elhagytad az Urat, a te Istenedet, a mikor vezérelt téged az úton!
Seni yolda yürüten Tanrın RABbi bırakmakla Başına bunları getirdin.Zaż tego sam sobie nie sprawujesz? opuszczając Pana, Boga swego, wtenczas, kiedy cię prowadzi drogą swą.
Seni yolda yürüten Tanrın RABbi bırakmakla Başına bunları getirdin.Zdaliž toho sobě nepůsobíš, opouštějíc Hospodina Boha svého v ten čas, když tě vodí po cestě své?
Seni yolda yürüten Tanrın RABbi bırakmakla Başına bunları getirdin.Δεν εκαμες τουτο συ εις σεαυτον, διοτι εγκατελιπες Κυριον τον Θεον σου οτε σε ωδηγει εν τη οδω;
Seni yolda yürüten Tanrın RABbi bırakmakla Başına bunları getirdin.Не докара ли ти това сам на себе си, Като си оставил Господа своя Бог, Когато те водеше в пътя?
Seni yolda yürüten Tanrın RABbi bırakmakla Başına bunları getirdin.Не причинил ли ты себе это тем, что оставил Господа Бога твоего в то время, когда Онпутеводил тебя?
Seni yolda yürüten Tanrın RABbi bırakmakla Başına bunları getirdin.הלוא זאת תעשה לך עזבך את יהוה אלהיך בעת מוליכך בדרך׃
Seni yolda yürüten Tanrın RABbi bırakmakla Başına bunları getirdin.أما صنعت هذا بنفسك اذ تركت الرب الهك حينما كان مسيّرك في الطريق.
Seni yolda yürüten Tanrın RABbi bırakmakla Başına bunları getirdin.這 事 臨 到 你 身 上 、 不 是 你 自 招 的 麼 . 不 是 因 耶 和 華 你 神 引 你 行 路 的 時 候 、 你 離 棄 他 麼
Seni yolda yürüten Tanrın RABbi bırakmakla Başına bunları getirdin.這事臨 到 你 身上 、 不 是 你 自招 的 麼 . 不 是 因 耶和華 你 神引 你 行路 的 時候 、 你 離棄 他 麼
Sınav defterinizi getirdiniz mi?Avez-vous votre carnet ? Bien entendu. Le voici.
Sınav defterinizi getirdiniz mi?Aþi adus carnetul de note?
Sınav defterinizi getirdiniz mi?- Bitte sehr. - Danke.
Sınav defterinizi getirdiniz mi?Haben Sie Ihr Prüfungsbuch dabei? - Bitte sehr. - Danke.
Sınav defterinizi getirdiniz mi?¿Ha traído su boletín de notas?
Sınav defterinizi getirdiniz mi?-Javisst. Varsågod. Tack.
Sınav defterinizi getirdiniz mi?Otitteko opintokirjanne mukaan? - Totta kai. Olkaa hyvä.
Son yığını da bitirip nakliyeye hazır hale getirdin mi ? getireceğim'Bisa Anda menyelesaikan unit terakhir dan menyiapkannya untuk pengiriman?' 'Saya akan'
Son yığını da bitirip nakliyeye hazır hale getirdin mi ? getireceğim- Czy możesz wykończyć ostatni ładunek i przygotować go do wysyłki? - Tak.
Son yığını da bitirip nakliyeye hazır hale getirdin mi ? getireceğim"Kan jij de laatste partij afwerken en klaar maken om te versturen." "Doe ik."
Son yığını da bitirip nakliyeye hazır hale getirdin mi ? getireceğim-Θα μπορούσες να τελειώσεις την τελευταία παρτίδα και να την ετοιμάσεις για αποστολή?
Son yığını da bitirip nakliyeye hazır hale getirdin mi ? getireceğimأولي: هل بإمكانك إنهاء تصنيع آخر دفعة من الألعاب لتصبح جاهزة للشحن؟ غوتفريد: سأفعل ذلك
Şu anda kontrol ettiğiniz refahı siz mi getirdiniz sanıyorsunuz?Luuletteko, että olette luoneet vaurauden itse?
Şu anda kontrol ettiğiniz refahı siz mi getirdiniz sanıyorsunuz?¿Pensabas que la prosperidad de este país se debía a ti?
Şu anda kontrol ettiğiniz refahı siz mi getirdiniz sanıyorsunuz?Pensas que conseguiste toda a prosperidade que agora tens com o teu próprio poder?
Şu anda kontrol ettiğiniz refahı siz mi getirdiniz sanıyorsunuz?Pensate di aver creato la prosperità che avete solo con le vostre forze?
Şu anda kontrol ettiğiniz refahı siz mi getirdiniz sanıyorsunuz?Trodde ni att ni nådde den här framgången med egen kraft?
Şu anda kontrol ettiğiniz refahı siz mi getirdiniz sanıyorsunuz?Troede I, at I har opnået denne succes af egen kraft?