Yanımda bir deniz kulağı kabuğu getirdim.Traje una concha de abulón.
Yanımda bir deniz kulağı kabuğu getirdim.Έχω φέρει μαζί μου ένα όστρακο αμπαλόνε.
Yanımda bir deniz kulağı kabuğu getirdim.Донесох със себе си черупката на един морски охлюв.
Yanımda bir deniz kulağı kabuğu getirdim.Я принесла с собой раковину морского ушка.
Yanımda bir deniz kulağı kabuğu getirdim.הבאתי איתי קונכיית אבלוני.
Yanımda bir deniz kulağı kabuğu getirdim.أحضرت معي صدفة أذن البحر.
Yanımda bir deniz kulağı kabuğu getirdim.これは生物が作り出した材料です
Yanımda bir takvimler kitabı getirdim. 1800'e kadar gidiyor, ne olur ne olmaz diye.Przyniosłem ze sobą książkę z kalendarzami, sięgającymi w przeszłość do 1800 roku, ponieważ nigdy nie wiadomo.
Yanımda bir takvimler kitabı getirdim. 1800'e kadar gidiyor, ne olur ne olmaz diye.S sabo imam koledarje, ki segajo do leta 1800.
Yanımda bir takvimler kitabı getirdim.1800年の過去まで遡れます、何があるか分かりませんからね
Yanımda bir takvimler kitabı getirdim.Am adus cu mine un almanah al calendarelor.
Yanımda bir takvimler kitabı getirdim.Eu trouxe comigo um livro de calendários.
Yanımda bir takvimler kitabı getirdim.He traído un libro de calendarios..
Yanımda bir takvimler kitabı getirdim.Ho con me una raccolta di calendari.
Yanımda bir takvimler kitabı getirdim.Hoztam magammal egy naptárkönyvet.
Yanımda bir takvimler kitabı getirdim.Ich habe ein Kalenderbuch gekauft.
Yanımda bir takvimler kitabı getirdim.Ik heb een boek met kalenders meegenomen.
Yanımda bir takvimler kitabı getirdim.Jag tog med mig en kalender.
Yanımda bir takvimler kitabı getirdim.J'ai apporté avec moi un livre de calendriers.
Yanımda bir takvimler kitabı getirdim.Jeg har taget en bog med bestående af kalendere.
Yanımda bir takvimler kitabı getirdim.달력집을 가지고 왔죠.
Yanımda bir takvimler kitabı getirdim.Priniesol som so sebou knihu kalendárov.
Yanımda bir takvimler kitabı getirdim.Saya bawa buku kalender.
Yanımda bir takvimler kitabı getirdim.Toin mukanani kalenterikirjan.
Yanımda bir takvimler kitabı getirdim.Vzal jsem s sebou knihu kalendářů.
Yanımda bir takvimler kitabı getirdim.Έφερα μαζί μου ένα βιβλίο με ημερολόγια.
Yanımda bir takvimler kitabı getirdim.Донесох със себе си книга с календари.
Yanımda bir takvimler kitabı getirdim.Я принес с собой книгу с календарями.
Yanımda bir takvimler kitabı getirdim.Я приніс з собою книгу з календарями.
Yanımda bir takvimler kitabı getirdim.הבאתי איתי ספר לוחות שנה
Yanımda bir takvimler kitabı getirdim.أحضرت كتاباً للتقاويم
Yanımda bunu getirdim.Am adus asta cu mine.
Yanımda bunu getirdim. Bunu bize NBC Dateline test etmemiz için verdi.Tôi có mang thứ này, tạp chí Dateline của NBC đã đưa nó cho chúng tôi để kiểm tra.
Yanımda bunu getirdim. Bunu bize NBC Dateline test etmemiz için verdi.Traje esto conmigo, nos lo dió Dateline, de NBC, para probarlo.
Yanımda bunu getirdim.Das hier habe ich mitgebracht.
Yanımda bunu getirdim.Eu trouxe isto comigo.
Yanımda bunu getirdim.Ezt magammal hoztam.
Yanımda bunu getirdim.Ho portato questo con me.
Yanımda bunu getirdim.Ik heb dit meegebracht.
Yanımda bunu getirdim.Jag tog mig med den här saken.
Yanımda bunu getirdim.J'ai apporté ça avec moi.
Yanımda bunu getirdim.Jeg tog dette med mig.
Yanımda bunu getirdim.이걸 가지고 왔는데요.
Yanımda bunu getirdim.NBC "Dateline" poprosiło nas o przetestowanie takiego urządzenia.
Yanımda bunu getirdim.Přinesl jsem si s sebou tuhle věc.
Yanımda bunu getirdim.Priniesol som si toto.
Yanımda bunu getirdim.Toin tämän mukanani.
Yanımda bunu getirdim.To sem prinesel s sabo.
Yanımda bunu getirdim.Έφερα αυτό μαζί μου.
Yanımda bunu getirdim.Донесох това с мен.
Yanımda bunu getirdim.Я привёз это с собой.
Yanımda bunu getirdim.הבאתי את זה איתי.
Yanımda bunu getirdim.جلبت هذه معي.
Yanımda bunu getirdim.これは我々にエヌビーシーデータラインが試験的にくださったものです
Yardım eli uzatmaya karar verdim, ve kutuları üst üste koyarak düzenli bir küme haline getirdim.Așa că m-am hotărât să-l ajut puțin, și am făcut puțină ordine aranjând blocurile exact unul peste altul.
Yardım eli uzatmaya karar verdim, ve kutuları üst üste koyarak düzenli bir küme haline getirdim.Ik besloot hem een beetje te helpen en bracht er wat orde in door ze netjes op elkaar te stapelen.
Yardım eli uzatmaya karar verdim, ve kutuları üst üste koyarak düzenli bir küme haline getirdim.그래서 그에게 약간의 도움을 주고자, 이 블록들을 깔끔하게 새로 쌓아 올렸습니다.
Yardım eli uzatmaya karar verdim, ve kutuları üst üste koyarak düzenli bir küme haline getirdim.Tak jsem se rozhodl mu trochu pomoci a vnesl jsem do toho trochu pořádku - vyskládal jsem je jeden na druhý.
Yardım eli uzatmaya karar verdim, ve kutuları üst üste koyarak düzenli bir küme haline getirdim.Vì thế tôi quyết định giúp anh ta một tí, và sắp xếp những khối này một cách ngay ngắn lên với nhau.
Yardım eli uzatmaya karar verdim, ve kutuları üst üste koyarak düzenli bir küme haline getirdim.Więc postanowiłem trochę mu pomóc i zaprowadziłem nieco porządku, starannie układając klocki jeden na drugim.