Ve böylece bazılarını yanımda getirdim.Так что я привела парочку с собой.
Ve böylece bazılarını yanımda getirdim.וכך הבאתי עימי חלק מהן.
Ve böylece bazılarını yanımda getirdim.وعليه فلقد أحضرت البعض معي
Ve böylece bazılarını yanımda getirdim.彼らはとっても興奮しています
Ve böylece, en çok sevdiğim iki şeyi biraraya getirdim, kayak ve rüzgar sörfü.Așa că, am îmbinat cele două lucruri pe care le iubeam cel mai mult, adică schiatul și surfingul.
Ve böylece, en çok sevdiğim iki şeyi biraraya getirdim, kayak ve rüzgar sörfü.A tak jsem dal dohromady dvě nejoblíbenější věci, což bylo lyžování a windsurfing.
Ve böylece, en çok sevdiğim iki şeyi biraraya getirdim, kayak ve rüzgar sörfü.En dus voegde ik de twee dingen die ik het liefste deed samen, dat was skiën en windsurfen.
Ve böylece, en çok sevdiğim iki şeyi biraraya getirdim, kayak ve rüzgar sörfü.E quindi, misi insieme le due cose che amavo di più, ovvero sciare e fare surf.
Ve böylece, en çok sevdiğim iki şeyi biraraya getirdim, kayak ve rüzgar sörfü.Et donc, j'ai fait fusionner les deux choses que j'aimais le plus, c'est-à-dire le ski et la planche à voile.
Ve böylece, en çok sevdiğim iki şeyi biraraya getirdim, kayak ve rüzgar sörfü.Fue así que uní dos de las cosas que más me gustaban: esquiar y hacer windsurf.
Ve böylece, en çok sevdiğim iki şeyi biraraya getirdim, kayak ve rüzgar sörfü.그래서 저는 가장 좋아했던 스키와 서핑보드를 하나로 만들었습니다.
Ve böylece, en çok sevdiğim iki şeyi biraraya getirdim, kayak ve rüzgar sörfü.S tehát, két dolgot amit a legjobban szerettem azt összehoztam, ami a síelés és a szörfözés volt.
Ve böylece, en çok sevdiğim iki şeyi biraraya getirdim, kayak ve rüzgar sörfü.Và như vậy, Tôi kết hợp hai thứ mà tôi thích nhất, đó là trượt tuyết và lướt ván buồm.
Ve böylece, en çok sevdiğim iki şeyi biraraya getirdim, kayak ve rüzgar sörfü.Έτσι, συνδύασα τα δύο πράγματα που αγαπούσα περισσότερο, δηλαδή το σκι και το windsurfing.
Ve böylece, en çok sevdiğim iki şeyi biraraya getirdim, kayak ve rüzgar sörfü.Поэтому я объединил две вещи, которые я любил больше всего: лыжи и виндсерфинг.
Ve böylece, en çok sevdiğim iki şeyi biraraya getirdim, kayak ve rüzgar sörfü.Стана така, че обединих двете от нещата, които най-много ми харесваха: да карам ски и уиндсърфа.
Ve böylece, en çok sevdiğim iki şeyi biraraya getirdim, kayak ve rüzgar sörfü.Тож, я поєднав дві речі, які любив найбільше: катання на лижах та віндсерфінґ.
Ve böylece, en çok sevdiğim iki şeyi biraraya getirdim, kayak ve rüzgar sörfü.וכך, מיזגתי ביחד את שני הדברים שהכי אהבתי, שהיו סקי וגלישת-רוח.
Ve böylece, en çok sevdiğim iki şeyi biraraya getirdim, kayak ve rüzgar sörfü.بالتالي، قمت بجمع الشيئين الذين احبهما، وهما التزلج والطائرة الشراعية.
Ve böylece, en çok sevdiğim iki şeyi biraraya getirdim, kayak ve rüzgar sörfü.スキーとウィンドサーフィンであり その好きなもの2つを合体させてしまいました この2つはスイスの単調な気候でも楽しめるんです
Ve buları, bu tutku ve alternatif enerjiyi bir araya getirdim.Eu juntei tudo, esta paixão pelas energias alternativas.
Ve buları, bu tutku ve alternatif enerjiyi bir araya getirdim.FN:
Ve buları, bu tutku ve alternatif enerjiyi bir araya getirdim.FN: Dal som to celé dohromady, tú vášeň pre alternatívne energie.
Ve buları, bu tutku ve alternatif enerjiyi bir araya getirdim.FN: Dan saya membawa itu semua, bersama dengan minat terhadap energi alternatif.
Ve buları, bu tutku ve alternatif enerjiyi bir araya getirdim.FN: És ezt mind egyesítettem, a szenvedélyt az alternatív energiával.
Ve buları, bu tutku ve alternatif enerjiyi bir araya getirdim.FN :
Ve buları, bu tutku ve alternatif enerjiyi bir araya getirdim.FN: Ik bracht dit alles tezamen, deze passie voor alternatieve energie.
Ve buları, bu tutku ve alternatif enerjiyi bir araya getirdim.FN: 이런 경험들을 어느덧 대체 에너지에 대한
Ve buları, bu tutku ve alternatif enerjiyi bir araya getirdim.FN: Och jag förde allt detta samman, denna passion med alternativ energi.
Ve buları, bu tutku ve alternatif enerjiyi bir araya getirdim.FN: Og jeg bragte alt det her sammen, denne lidenskab for alternativ energi.
Ve buları, bu tutku ve alternatif enerjiyi bir araya getirdim.FN: Postanowiłem to wszystko połączyć, moją pasję z energią alternatywną.
Ve buları, bu tutku ve alternatif enerjiyi bir araya getirdim.F. N.: Şi am adunat totul, această pasiune pentru energia alternativă.
Ve buları, bu tutku ve alternatif enerjiyi bir araya getirdim.FN: Và tôi đã mang toàn bộ cái này đi, nó là niềm đam mê năng lượng thay thế.
Ve buları, bu tutku ve alternatif enerjiyi bir araya getirdim.FN: Y yo junté todo esto, la pasión por la energía alternativa.
Ve buları, bu tutku ve alternatif enerjiyi bir araya getirdim.Forrest North: ho riunito tutto insieme nella passione per le energie alternative.
Ve buları, bu tutku ve alternatif enerjiyi bir araya getirdim.ΦΝ: Και όλο αυτό έφερε το πάθος μου για τις εναλλακτικές μορφές ενέργειας.
Ve buları, bu tutku ve alternatif enerjiyi bir araya getirdim.ФН: И я все это собрал вместе, эту страсть с альтернативной энергией.
Ve buları, bu tutku ve alternatif enerjiyi bir araya getirdim.ФН: І я все це збирав разом, цей потяг до альтернативної енергії.
Ve buları, bu tutku ve alternatif enerjiyi bir araya getirdim.פ.נ.: שילבתי את כל זה,
Ve buları, bu tutku ve alternatif enerjiyi bir araya getirdim.ف.ن.: وأنا جمعت كل ذلك
Ve buları, bu tutku ve alternatif enerjiyi bir araya getirdim.ソーラーカーでオーストラリア横断のレースをしました
Ve ikinci çocuk, "Sana mür getirdim", dedi.3番目の子が「フランク セント ディス」って言ったんです!
Ve ikinci çocuk, "Sana mür getirdim", dedi.A druhý chlapec povedal: "Ja ti prinášam myrhu."
Ve ikinci çocuk, "Sana mür getirdim", dedi.A druhý řekl: "Já ti přináším myrhu."
Ve ikinci çocuk, "Sana mür getirdim", dedi.A második: "Mirrhát hozok néked."
Ve ikinci çocuk, "Sana mür getirdim", dedi.Cậu bé thứ hai nói, "Tôi xin dâng tặng ngài ..."
Ve ikinci çocuk, "Sana mür getirdim", dedi.Dan anak kedua berkata, "Saya membawakanmu minyak mur."
Ve ikinci çocuk, "Sana mür getirdim", dedi.Den anden dreng sagde, "Jeg kommer med Myrra."
Ve ikinci çocuk, "Sana mür getirdim", dedi.De tweede jongen zei: "Ik breng u mirre." De derde jongen zei:
Ve ikinci çocuk, "Sana mür getirdim", dedi.E il secondo ragazzino disse: "Vi porto mirra".
Ve ikinci çocuk, "Sana mür getirdim", dedi.E o segundo rapaz disse,: "Trago-te mirra".
Ve ikinci çocuk, "Sana mür getirdim", dedi."Ich bringe dir Myrrhe." Der dritte sagte: "Frank hat das geschickt!"
Ve ikinci çocuk, "Sana mür getirdim", dedi.In drugi reče: "Prinašam vam miro."
Ve ikinci çocuk, "Sana mür getirdim", dedi."Îți aduc smirnă." Iar al treilea: "Îți aduc tămâioasă."
Ve ikinci çocuk, "Sana mür getirdim", dedi.둘째 아이는 "몰약을 드립니다",
Ve ikinci çocuk, "Sana mür getirdim", dedi.Och den andra pojken sa, "Jag giver dig myrra."
Ve ikinci çocuk, "Sana mür getirdim", dedi."Przynoszę ci mirrę." a trzeci powiedział:
Ve ikinci çocuk, "Sana mür getirdim", dedi."Tuon sinulle kultaa." Toinen poika sanoi: "Tuon sinulle mirhamia."
Ve ikinci çocuk, "Sana mür getirdim", dedi.Y el segundo niño dijo, "Les traigo mirra". Y el tercero dijo,
Ve ikinci çocuk, "Sana mür getirdim", dedi.Και το δεύτερο αγόρι είπε, "Σου φέρνω σμύρνα".