Sana oyuncaklar getirdim, lütfen uyan!"Σου έφερα παιχνίδια, ξύπνα σε παρακαλώ!".
Sana oyuncaklar getirdim, lütfen uyan!"Я купил тебе игрушек, пожалуйста, проснись!».
Sana oyuncaklar getirdim, lütfen uyan!"" ها قد اشتريت لك لعبًا، رجاءً أفق!
Sana yiyecek bir şeyler getirdimZjedz to.
Sana yiyecek bir şeyler getirdimΠάρε αυτό να φας.
Sana yiyecek bir şeyler getirdimПоешь это.
Sana yiyecek bir şeyler getirdimÄt det här.
Sana yiyecek bir şeyler getirdimCon ăn đi này.
Sana yiyecek bir şeyler getirdimDaj si.
Sana yiyecek bir şeyler getirdimIch habe dir etwas zu Essen mitgebracht.
Sana yiyecek bir şeyler getirdimNeem dit om te eten.
Sana yiyecek bir şeyler getirdimPrendi questo e mangia.
Sana yiyecek bir şeyler getirdimTag noget at spise
Sana yiyecek bir şeyler getirdimХапни си.
Sanırım ilk sözcüklerimi dile getirdim, ve ailem ilk evlerini oradan aldı.Cred că acolo am rostit primele mele cuvinte, iar părinţii mei şi-au cumpărat prima casă.
Sanırım ilk sözcüklerimi dile getirdim, ve ailem ilk evlerini oradan aldı.Creo que pronuncié mis primeras palabras, y mi familia compró su primera casa.
Sanırım ilk sözcüklerimi dile getirdim, ve ailem ilk evlerini oradan aldı.De plek waar ik mijn eerste woorden sprak en waar ons gezin haar eerste huis kocht.
Sanırım ilk sözcüklerimi dile getirdim, ve ailem ilk evlerini oradan aldı.E dove ho pronunciato le prime parole, e la mia famiglia ha avuto la sua prima casa
Sanırım ilk sözcüklerimi dile getirdim, ve ailem ilk evlerini oradan aldı.Ich denke ich habe dort die ersten Worte ausgesprochen, und meine Familie kaufte ihr erstes Haus.
Sanırım ilk sözcüklerimi dile getirdim, ve ailem ilk evlerini oradan aldı.Je crois même que j'y ai dit mes premiers mots et ma famille y a acheté notre première maison.
Sanırım ilk sözcüklerimi dile getirdim, ve ailem ilk evlerini oradan aldı.태어나서 처음 말 했던 곳이구요. 제 가족에게는 처음으로 집을 장만 했던 곳이지요.
Sanırım ilk sözcüklerimi dile getirdim, ve ailem ilk evlerini oradan aldı.Myślę, że też powiedziałem pierwsze słowa, a rodzice kupili pierwszy dom.
Sanırım ilk sözcüklerimi dile getirdim, ve ailem ilk evlerini oradan aldı.Tôi nghĩ tôi đã cất những tiếng nói đầu tiên, và gia đình tôi đã mua căn nhà đầu tiên.
Sanırım ilk sözcüklerimi dile getirdim, ve ailem ilk evlerini oradan aldı.Думаю, первые свои слова я произнёс именно там. И мои родители купили там свой первый дом.
Sanırım ilk sözcüklerimi dile getirdim, ve ailem ilk evlerini oradan aldı.Мисля, че съм проронил първите думи, а семейството ми е купило първия си дом.
Sanırım ilk sözcüklerimi dile getirdim, ve ailem ilk evlerini oradan aldı.אני חושב שביטאתי את מילותיי הראשונות, ומשפחתי קנתה את ביתם הראשון.
Sanırım ilk sözcüklerimi dile getirdim, ve ailem ilk evlerini oradan aldı.و أعتقد أنني نطقت كلماتي الأولى هناك, وأشترت أسرتي منزلها الأول.
Sanırım ilk sözcüklerimi dile getirdim, ve ailem ilk evlerini oradan aldı.家族が初めて家を買ったのも アフリカでした イタリアに戻ってきた時
"Sanırım kendimi,adaların yaratılış efsanesinin kıyısına kadar getirdim"Mi-am imaginat că sunt dus aproape de actul Creaţiei.
"Sanırım kendimi,adaların yaratılış efsanesinin kıyısına kadar getirdim""Představil jsem si, jak stojím blízko" "samotnému aktu stvoření."
"Sanırım kendimi,adaların yaratılış efsanesinin kıyısına kadar getirdim"Είχα την εντύπωση ότι γύρισα πίσω στη στιγμή της δημιουργίας.
"Sanırım kendimi,adaların yaratılış efsanesinin kıyısına kadar getirdim"Я представлял себя уносящимся всё дальше и дальше к моменту возникновения островов.
"Sanırım kendimi,adaların yaratılış efsanesinin kıyısına kadar getirdim",דמיינתי לעצמי שהובאתי קרוב" ".לא פחות ולא יותר, למעשה הבריאה
"Sanırım kendimi,adaların yaratılış efsanesinin kıyısına kadar getirdim"تخيلت نفسي جلبت بالقرب إلى الفعل ذاته من الخلق
Saul kendisine gelen Samuele, ‹‹RAB seni kutsasın! Ben RABbin buyruğunu yerine getirdim›› dedi.A gdy przyszedł Samuel do Saula, rzekł mu Saul: Błogosławionyś ty od Pana, wypełniłem słowo Pańskie.
Saul kendisine gelen Samuele, ‹‹RAB seni kutsasın! Ben RABbin buyruğunu yerine getirdim›› dedi.A když přišel Samuel k Saulovi, řekl jemu Saul: Požehnaný ty od Hospodina, vyplnil jsem slovo Hospodinovo.
Saul kendisine gelen Samuele, ‹‹RAB seni kutsasın! Ben RABbin buyruğunu yerine getirdim›› dedi.A keď prišiel Samuel k Saulovi, povedal mu Saul: Požehnaný ty Hospodinovi, vykonal som slovo Hospodinovo.
Saul kendisine gelen Samuele, ‹‹RAB seni kutsasın! Ben RABbin buyruğunu yerine getirdim›› dedi.Als nun Samuel zu Saul kam, sprach Saul zu ihm: Gesegnet seist du dem HERRN! Ich habe des HERRN Wort erfüllt.
Saul kendisine gelen Samuele, ‹‹RAB seni kutsasın! Ben RABbin buyruğunu yerine getirdim›› dedi.Da nu Samuel kom til Saul, sa Saul til ham: Velsignet være du av Herren! Jeg har holdt mig efter Herrens ord.
Saul kendisine gelen Samuele, ‹‹RAB seni kutsasın! Ben RABbin buyruğunu yerine getirdim›› dedi.사무엘이 사울에게 이른즉 사울이 그에게 이르되 원컨대 당신은 여호와께 복을 받으소서 내가 여호와의 명령을 행하였나이다
Saul kendisine gelen Samuele, ‹‹RAB seni kutsasın! Ben RABbin buyruğunu yerine getirdim›› dedi.Ko Samuel dospe k Savlu, mu reče Savel: Blagoslovljen bodi od GOSPODA; izvršil sem povelje GOSPODOVO.
Saul kendisine gelen Samuele, ‹‹RAB seni kutsasın! Ben RABbin buyruğunu yerine getirdim›› dedi.Kun Samuel tuli Saulin luo, sanoi Saul hänelle: "Herra siunatkoon sinua! Minä olen täyttänyt Herran käskyn."
Saul kendisine gelen Samuele, ‹‹RAB seni kutsasın! Ben RABbin buyruğunu yerine getirdim›› dedi.Samuel begav sig da til Saul. Saul sagde til ham: "HERREN velsigne dig! Jeg har holdt HERRENs Befaling!"
Saul kendisine gelen Samuele, ‹‹RAB seni kutsasın! Ben RABbin buyruğunu yerine getirdim›› dedi.Samuele raggiunse Saul e Saul gli disse: «Benedetto tu davanti al Signore; ho eseguito gli ordini del Signore»
Saul kendisine gelen Samuele, ‹‹RAB seni kutsasın! Ben RABbin buyruğunu yerine getirdim›› dedi.Samuel s'a dus la Saul, şi Saul i -a zis: ,,Fii binecuvîntat de Domnul! Am păzit cuvîntul Domnului``.
Saul kendisine gelen Samuele, ‹‹RAB seni kutsasın! Ben RABbin buyruğunu yerine getirdim›› dedi.Samuel se rendit auprès de Saül, et Saül lui dit: Sois béni de l`Éternel! J`ai observé la parole de l`Éternel.
Saul kendisine gelen Samuele, ‹‹RAB seni kutsasın! Ben RABbin buyruğunu yerine getirdim›› dedi.Samuel vino a Saúl, y Saúl le dijo: --¡Jehovah te bendiga! He cumplido la palabra de Jehovah
Saul kendisine gelen Samuele, ‹‹RAB seni kutsasın! Ben RABbin buyruğunu yerine getirdim›› dedi.Veio, pois, Samuel ter com Saul, e Saul lhe disse: Bendito sejas do Senhor; já cumpri a palavra do Senhor.
Saul kendisine gelen Samuele, ‹‹RAB seni kutsasın! Ben RABbin buyruğunu yerine getirdim›› dedi.И когато Самуил дойде при Саула, Саул му каза: Благословен да си от Господа! изпълних Господната заповед.
Saul kendisine gelen Samuele, ‹‹RAB seni kutsasın! Ben RABbin buyruğunu yerine getirdim›› dedi.Когда пришел Самуил к Саулу, то Саул сказал ему: благословен ты у Господа; я исполнил слово Господа.
Saul kendisine gelen Samuele, ‹‹RAB seni kutsasın! Ben RABbin buyruğunu yerine getirdim›› dedi.ויבא שמואל אל שאול ויאמר לו שאול ברוך אתה ליהוה הקימתי את דבר יהוה׃
Saul kendisine gelen Samuele, ‹‹RAB seni kutsasın! Ben RABbin buyruğunu yerine getirdim›› dedi.ولما جاء صموئيل الى شاول قال له شاول مبارك انت للرب. قد اقمت كلام الرب.
Saul kendisine gelen Samuele, ‹‹RAB seni kutsasın! Ben RABbin buyruğunu yerine getirdim›› dedi.撒 母 耳 到 了 掃 羅 那 裡 、 掃 羅 對 他 說 、 願 耶 和 華 賜 福 與 你 、 耶 和 華 的 命 令 我 已 遵 守 了
Saul kendisine gelen Samuele, ‹‹RAB seni kutsasın! Ben RABbin buyruğunu yerine getirdim›› dedi.撒母耳 到 了 掃羅 那裡 、 掃羅對 他 說 、 願耶和華 賜福與 你 、 耶和華 的 命令 我 已 遵守 了
Seni buraya ben getirdim.Azért vagy itt, mert ide hoztalak.
Seni buraya ben getirdim.Cô ở đây vì tôi đem cô về.
Seni buraya ben getirdim.Du är här för att jag tog hit dig.
Seni buraya ben getirdim.Du bist hier, weil ich dich hergebracht habe.
Seni buraya ben getirdim.Esti aici pentru ca eu te-am adus aici.
Seni buraya ben getirdim.Jsi tady, protože jsem tě sem přivedl.