Kürülerden bir dizi görsel hazırladım ve bunları portfolyo haline getirdim.Vytvorila som teda sériu obrázkov a výrezov a zhromaždila ich v portfóliách.
Kürülerden bir dizi görsel hazırladım ve bunları portfolyo haline getirdim.Zrobiłam więc serię obrazów, wycinków i zebrałam je w portfolia.
Kürülerden bir dizi görsel hazırladım ve bunları portfolyo haline getirdim.Έτσι έκανα μια σειρά από εικόνες, κοψίματα και τα οργάνωσα σε συλλογές.
Kürülerden bir dizi görsel hazırladım ve bunları portfolyo haline getirdim.И тъй направих поредица от картини, изрезки и ги подредих в творчески албуми.
Kürülerden bir dizi görsel hazırladım ve bunları portfolyo haline getirdim.Я создала ряд образов, и собрала их в портфолио.
Kürülerden bir dizi görsel hazırladım ve bunları portfolyo haline getirdim.Я створила серію зображень, витинанок, і зібрала їх у портфоліо.
Kürülerden bir dizi görsel hazırladım ve bunları portfolyo haline getirdim.אז התחלתי בסדרה של תמונות, חיתוכים, והצמדתי אותם כחוברות.
Kürülerden bir dizi görsel hazırladım ve bunları portfolyo haline getirdim.صممت سلسلة من الصور وقطعتها وجمعتها في ملفات
Kürülerden bir dizi görsel hazırladım ve bunları portfolyo haline getirdim.それらを組み合わせて作品を作ります 私の作品を見た人は -
Lazer işaretleyicisinin ışınını katı hale getirdim.Am solidificat raza laser a indicatorului.
Lazer işaretleyicisinin ışınını katı hale getirdim.Hice sólido el rayo de un puntero láser.
Lazer işaretleyicisinin ışınını katı hale getirdim.Ho solidificato il raggio del puntatore laser.
Lazer işaretleyicisinin ışınını katı hale getirdim.Ich habe den Strahl des Laserpointers erstarren lassen.
Lazer işaretleyicisinin ışınını katı hale getirdim.Ik heb de lichtbundel van de laser-aanwijzer solide gemaakt.
Lazer işaretleyicisinin ışınını katı hale getirdim.Jag har "solidifierat" laserpekarens stråle.
Lazer işaretleyicisinin ışınını katı hale getirdim.J'ai solidifié le faisceau d'un pointeur laser.
Lazer işaretleyicisinin ışınını katı hale getirdim. (Kahkahalar) (Alkışlar)Tôi đã làm đông cứng lại chùm tia laze của bút chỉ (Cười) (Vỗ tay)
Lazer işaretleyicisinin ışınını katı hale getirdim.제가 레이저포인터의 광선을 응결시켰습니다.
Lazer işaretleyicisinin ışınını katı hale getirdim.Megszilárdítottam a lézermutató sugarát.
Lazer işaretleyicisinin ışınını katı hale getirdim.Minä olen jähmettänyt laserpointterin säteen tähän.
Lazer işaretleyicisinin ışınını katı hale getirdim.Podarilo sa mi zhmotniť lúč môjho laserového ukazovátka.
Lazer işaretleyicisinin ışınını katı hale getirdim.Podařilo se mi zhmotnit paprsek laserového ukazovátka.
Lazer işaretleyicisinin ışınını katı hale getirdim.Saya telah memadatkan sorotan sinar laser pointer.
Lazer işaretleyicisinin ışınını katı hale getirdim.Solidifiquei o feixe do apontador laser.
Lazer işaretleyicisinin ışınını katı hale getirdim.Strdil sem žarek laserskega kazalca.
Lazer işaretleyicisinin ışınını katı hale getirdim.Zamroziłem wiązkę wskaźnika laserowego.
Lazer işaretleyicisinin ışınını katı hale getirdim.Στερεοποίησα τη δέσμη του λεήζερ.
Lazer işaretleyicisinin ışınını katı hale getirdim.Втвърдил съм лъча на лазерната показалка.
Lazer işaretleyicisinin ışınını katı hale getirdim.Я матеріалізував промінь лазерної указки.
Lazer işaretleyicisinin ışınını katı hale getirdim.Я перевел луч лазерной указки в твердое состояние.
Lazer işaretleyicisinin ışınını katı hale getirdim.מיצקתי את קרן הלייזר
Lazer işaretleyicisinin ışınını katı hale getirdim.لقد قمت بتصليب شعاع مؤشر الليزر
Lazer işaretleyicisinin ışınını katı hale getirdim.(笑)
Mektuplarını getirdim.Принес твою почту.
Minibüsüm burada. Ben getirdim.- A minha carrinha está aqui.
Ne? Bunu sana getirdim.Ezt neked hoztam.
Ne? Bunu sana getirdim.Ti ho portato questa.
Newtown'a, ulusun sevgisini ve dualarını getirdim.Aquí en Newtown, vengo a ofrecer el amor y las oraciones de una nación.
Newtown'a, ulusun sevgisini ve dualarını getirdim.Hier in Newtown, komme ich, um die Liebe und die Gebete einer Nation anzubieten.
Newtown'a, ulusun sevgisini ve dualarını getirdim.Ici à Newtown, je vient offir l'amour et les prières d'une nation.
Newtown'a, ulusun sevgisini ve dualarını getirdim.Qui, a Newtown, vengo ad offrire l'affetto e le preghiere di una nazione.
Newtown'a, ulusun sevgisini ve dualarını getirdim.Tại Newtown này, Tôi mang đến Tình yêu và những lời cầu nguyện của toàn quốc
Newtown'a, ulusun sevgisini ve dualarını getirdim.Tutaj w Newtown, przychodzę do miłości i modlitwy narodu.
Newtown'a, ulusun sevgisini ve dualarını getirdim.Я прибыл в Ньютаун, чтоб выразить любовь всей нации и передать их молитвы.
Newtown'a, ulusun sevgisini ve dualarını getirdim.هنا في نيو تاون، جئت لأقدم لكم حب وصلوات بلد بأكمله.
Newtown'a, ulusun sevgisini ve dualarını getirdim.我代表國家向Newtown市獻上愛與禱告
Newtown'a, ulusun sevgisini ve dualarını getirdim.言葉だけでは 深い悲しみは埋められず 傷ついた心を癒やすこともできないことは
Neyse ki yedek kıyafet getirdim.Din fericire, mi-am adus schimburi.
Neyse ki yedek kıyafet getirdim.다행히도 갈아입을 옷을 가져왔어요.
Neyse ki yedek kıyafet getirdim.(Lachen) Glücklicherweise habe ich noch etwas zum Wechseln dabei.
Neyse ki yedek kıyafet getirdim.May mắn thay tôi có mang theo một bộ đồ khác.
Neyse ki yedek kıyafet getirdim.Našťastie som si priniesla aj niečo na prezlečenie.
Neyse ki yedek kıyafet getirdim.Por suerte, he traído ropa para cambiarme.
Neyse ki yedek kıyafet getirdim.(Smeh) K sreči sem prinesla obleko za preobleči.
Neyse ki yedek kıyafet getirdim.Som tur är tog jag med mig ett ombyte.
Neyse ki yedek kıyafet getirdim.Szerencsére van nálam váltás ruha.
Neyse ki yedek kıyafet getirdim.TED史上初 ステージ上での 衣装替えなので
Neyse ki yedek kıyafet getirdim.Untungnya, saya membawa pakaian ganti.
Neyse ki yedek kıyafet getirdim.Ευτυχώς έφερα ρούχα για να αλλάξω.
Neyse ki yedek kıyafet getirdim.За щастие си донесох и други дрехи.