Tam o sırada parktaki işçiler bazı küçük oyun kartları getirdiler.Just then, the workers in the park brought over some small playing cards.
Teyzem bana çiçek getirdi.My aunt brought me flowers.
Ona oğlunun tamamen kana bulanmış giysisini getirdik.We brought him his son's completely bloodstained garment.
Özgürlük aşkı bizi buraya getirdi.The love of liberty brought us here.
Bir fincan kahve getirdim.I've brought a cup of coffee.
Köpeğini okula getirdi.He brought her dog to school.
Onun tablolarından biri, açık artırmada bir milyon dolardan daha fazla getirdi.One of his paintings fetched more than a million dollars at auction.
Birçok kişi paranın mutluluk getirdiğine inanıyor.Many people believe that money brings happiness.
Onun doğum günü partim için getirdiği şeye bak.Look at what she brought for my birthday party!
Bir kitap getirdim.I brought a book.
Bütün erkekler görevlerini yerine getirdi.All men have fullfilled their duty.
Böyle tartışmalı bir görüşü dile getirdiği için eleştirildi.He was criticized for voicing such a controversial opinion.
Kızının mezuniyetinde Mary mutluluğunu dile getirdi.Mary expressed her happiness when her daughter graduated.
Onlar büyükannelerinin evini yenilediler ve modern mobilyalar getirdiler.They renovated their grandmother's house and brought in modern furniture.
Anlaşma Texas'ı bağımsız hale getirdi.The treaty made Texas independent.
O, onu ebeveynlerimle tanıştırmak için bizim eve getirdi.She brought him to our place to meet my parents.
Onun ölümünün 24 saati içinde onu yakarak kül haline getirdi.She cremated him within 24 hours of his death.
Kara kedilerin kötü şans getirdiklerine inanmıyorum.I don’t believe that black cats cause bad luck.
Taze kar bir festival atmosferi getirdi.Fresh snow brought about a festive atmosphere.
Yağmur yağmadan önce onu içeriye geri getirdiğinden emin ol.Make sure to bring that back inside before it rains.
Bir saç kurutma makinesi getirdin mi?Did you bring a hair dryer?
Onlar bombayı başarılı bir biçimde etkisiz hale getirdiler.They've defused the bomb successfully.
Doğum günüm için bana getirdiği şeye bak.Look what she brought me for my birthday!
Tom çok fazla yiyecek getirdi, bu yüzden birazı kaldı.Tom brought way too much food, so there was some left over.
Tom her sabah meditasyon yapmayı kural haline getirdi.Tom makes it a rule to meditate every morning.
Tom bol yiyecek getirdi.Tom brought plenty of food.
Tom herkesi beslemeye yetecek kadar yiyecek getirdi.Tom brought enough food to feed everyone.
Tom her birimize bir hediye getirdi.Tom brought each of us a gift.
Tom bazı hatıra eşyaları geri getirdi.Tom brought back some souvenirs.
Tom küçük kız kardeşini beraberinde getirdi.Tom brought along his younger sister.
Tom bana bir bardak çay getirdi.Tom brought a cup of tea to me.
Tom yanlışlıkla Mary'nin şemsiyesini eve getirdi.Tom took home Mary's umbrella by mistake.
Tom köpeğini Mary'nin evine getirdi.Tom brought his dog over to Mary's house.
Tom Mary için bir hediye getirdi.Tom brought a gift for Mary.
Tom, Mary'ye bir hediye getirdi.Tom brought a gift for Mary.
Tom Mary'yi eve geri getirdi.Tom took Mary back home.
Tom toplantımızda ilginç bir soru gündeme getirdi.Tom raised an interesting question at our meeting.
Tom verdiği sözü yerine getirdi.Tom kept his end of the bargain.
Tom sınıfa göstermek için bazı resimler getirdi.Tom brought some pictures to show the class.
Tom serinletici içecekler getirdi.Tom brought refreshments.
Tom Mary'ye bir hediye getirdi.Tom brought Mary a gift.
Tom ihtiyacı olur diye bıçağını getirdi.Tom brought his knife just in case he needed it.
Onlar Tom'u bir sedyenin üstünde içeri getirdiler.They brought Tom in on a stretcher.
Ayakkabılarımı, paltomu ve şemsiyemi getirdim.I have brought my shoes, coat and umbrella.
Bazı insanlar siyah kedilerin kötü şans getirdiklerine inanırlar.Some people believe that black cats bring bad luck.
Merak kediyi öldürdü ama hoşnutluk onu yaşama geri getirdi.Curiosity killed the cat, but satisfaction brought it back to life.
Seninkini getirdin mi?Did you bring yours?
Benimkini getirdim. Seninkini getirdin mi?I brought mine. Did you bring yours?
Son zamanlardaki kahve kıtlığı birçok sorunu da beraberinde getirdi.The recent coffee shortage brought about many problems.
Ben her zaman görevlerimi yerine getirdim.I've always carried out my duties.
Hacılar uzak ülkelerden hediyeler getirdiler.The pilgrims brought gifts from distant lands.
O bir sorunu gündeme getirdi.He raised a question.
Annesinin kaybı ona acı ve pişmanlık getirdi.The loss of her mother brought upon him pains and regrets.
O resim birçok anıları geri getirdi.That picture brought back a lot of memories.
George amca evimizi her ziyaret edişinde her zaman bize bir hediye getirdi.Every time Uncle George visited our house, he always brought us a gift.
Sana kırmızı güller getirdim.I brought you red roses.
Tom mahalle basketbol takımını bir araya getirdi.Tom put together a neighborhood basketball team.
Sonunda ricamı yerine getirdi.He finally fulfilled my request.
Amcam Doha'dan iki katmanlı çikolata kutusu getirdi.My uncle brought a two-tiered box of chocolates from Doha.
O dürüst bir biçimde kendi görüşünü dile getirdi.He frankly expressed his own view.