Ana içeriğe geç
Sözlük

getir ile cümle

getir kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Takım sandığını getir.Bring your tool box.
Alet kutunu getir.Bring your tool box.
Onu buraya getirin.Bring it in here.
Sana bir kadeh şarap getirmemi ister misin?Would you like me to get you a glass of wine?
Size bir kadeh şarap getirmemi ister misiniz?Would you like me to get you a glass of wine?
Birkaç şişe şarap getirdim.I brought a couple of bottles of wine.
Dur sana biraz şarap getireyim.Let me get you some wine.
Biraz şarap getirdim.I brought some wine.
Sen benim emirlerimi yerine getirmek için buradasın.You are here in order to fulfill my commands.
Onlara yiyecek bir şey getir.Get them something to eat.
Ona biraz su getir.Get her some water.
Bize biraz yiyecek getir.Get us some food.
Onlara biraz yiyecek getir.Get them some food.
Bana biraz yiyecek getir.Get me some food.
Ona biraz yiyecek getir.Get him some food.
Onları buraya getir.Get them over here.
Onları derhal buraya getir.Get them over here right away.
Onu derhal buraya getir.Get him over here right away.
Onu buraya geri getir.Get him back here.
Onu geri getirmek istemez misin?Don't you want to get him back?
Polis, Tom'u etkisiz hale getirdi ve onu kelepçeledi.The policemen subdued Tom and handcuffed him.
Dan bir kamera bile getirmedi.Dan didn't even bring a camera.
Dan ırkçı inançlarını halkın önünde dile getirdi.Dan expressed his racist beliefs in public.
Dan, Linda'ya keman getirdi.Dan brought the violin to Linda.
Sana bir fincan çay getireyim mi?Can I get you a cup of tea?
Dışarı çık ve biraz daha odun getir.Go out and get some more firewood.
Babam, küçükken beni buraya getirirdi.My father used to take me here when I was young­.
Tom Mary'yi partisinde istemediğine açıklık getirdi.Tom made it clear that he didn't want Mary at his party.
Tom partiye ne getireceğini zaten Mary'ye söyledi.Tom has already told Mary what to bring to the party.
Bir şişe daha şarap getirmeliyiz.We should bring another bottle of wine.
Belgeleri patronuma getirdim.I brought the documents to my boss.
Bilgisayarınızı getirin.Bring your computer.
Onun masayı getirmesine yardımcı oldum.I helped him bring the desk.
Eğer birlikte olsak sana her gün çiçekler getiririm.If we were together I would bring you flowers every day.
Onun bana bir açıklama getirmesini isterdim.I would like her to give me an explanation.
Böcek ilacı getirmeyi unutma.Don't forget to bring insect repellent.
Onlar tıbbi malzeme getirdiler.They brought medical supplies.
Tom için bir hediye getirdim.I've brought a gift for Tom.
Dans ayakkabılarını getir.Bring your dancing shoes.
Bugün öğle yemeğini kim getirdi?Who brought lunch today?
Kendi malzemelerinizi getirin.Bring your own supplies.
Tom bir battaniye getirdi.Tom brought a blanket.
Kendi şişeni getir.Bring your own bottle.
Kızını getir.Bring your daughter.
Tom ne getirecek?What'll Tom bring?
Bir kamera getir.Bring a camera.
Bir öğle yemeği getir.Bring a lunch.
Garson bana kahve getirdi.The waitress brought me my coffee.
Kendi satranç tahtanı getir.Bring your own chess board.
Tom yardım getirecek.Tom will bring help.
Gelecek sefer Tom'u getir.Bring Tom next time.
Tom'a bir mektup getirmeni istiyorum.I want you to bring Tom a letter.
Yağmur yağacağından korktuğum için şemsiyemi getirdim.I brought my umbrella along, because I was scared it would rain.
Tom seyahat ederken onu yanında getirmez.Tom doesn't carry much with him when he travels.
Planlarını yerine getirmen gereklidir.It's necessary that you fulfill your plans.
İşini eve getirdiğinde hoşlanmıyorum.I don't like when you bring your work home.
Kış çok iyi şeyler getirir, aynı zamanda kötü şeyler de getirir.Winter brings many good things, but also bad things.
Barış mı yoksa savaş mı getirirsin?Do you bring peace, or warfare?
Gün birçok şeyi getirir.The day brings many things.
Günün ne getirebileceği kesin değil.What the day may bring is uncertain.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod