Ana içeriğe geç
Sözlük

getir ile cümle

getir kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Biz bizimkinin getirdik.We brought ours.
Bizimkileri getirdik.We brought ours.
Onlar onlarınkini getirdi.They brought theirs.
Kendilerininkini getirdiler.They brought theirs.
Bütün getirdiğin bu mu?Is that all you brought?
Ben birini geri getirdim.I got one back.
Bir tane geri getirdim.I brought one back.
Sen hiçbir şey getirmedin.You brought nothing.
Sen hiçbir şeyi geri getirmedin.You brought nothing back.
O, hesabı etkin hale getirdi.She activated the account.
Tom'un dileği yerine getirildi.Tom's wish was granted.
Onun dileği yerine getirildi.Her wish was granted.
O bunu daha açık hale getiriyor mu?Does that make it any clearer?
Tom'a biraz su getir.Get Tom some water.
Onu buraya nasıl getirdin?How did you get it in here?
Bana biraz süt getirebilir misiniz?Could you get me some milk?
Bunu bir alışkanlık haline getirmemeye çalış.Try not to make a habit of this.
Yanında ne kadar para getirdin?How much money did you bring with you?
Yanınızda ne kadar para getirdiniz?How much money did you bring with you?
Bugün postacı senin çok tatlı hediyeni getirdi.Today the postman brought your very sweet gift.
Sadece Tom'a biraz su getirebilir misin?Can you just get Tom some water?
Muhtemelen açsın. Sana yiyecek bir şey getireyim.You're probably hungry. Let me get you something to eat.
Tom çocuklarını yanında getirdi.Tom brought his children with him.
Tom köpeğini okula getirdi.Tom brought his dog to school.
Tom Mary'yi partimize getirdi.Tom brought Mary to our party.
Raketinizi getirin, biz biraz tenis oynayacağız.Bring your racket and we'll play some tennis.
İtfaiye, alevleri kontrol altına getirmek için çalışıyor.The firefighters are trying to bring the flames under control.
Onu geri getirmek için yapabileceğimiz hiç bir şey yok.There is nothing we can do to bring him back.
Sözlerini yerine getireceğine dair bana söz ver.Promise me that you will fulfill your promises.
Yeni yıl kararını yerine getirecek misin?Will you keep your New Year's resolution?
Tom, bize biraz su getirir misin?Tom, can you get us some water?
Sana bir içki getireyim.Let me get you a drink.
Bodruma in ve bize birkaç şişe şarap getir.Go down into the cellar and get us a couple of bottles of wine.
Tom'a biraz kahve getirir misin, lütfen?Could you get Tom some coffee, please?
Çocuklara biraz daha meyve suyu getirir misin?Can you get the boys some more juice?
Tom, bana bir sandviç getir.Tom, bring me a sandwich.
Partiye gelen herkes yiyecek ve içeceğe kendi katkılarını getirmeliler.Everyone coming to the party must bring their own contribution to the food and drink.
Bana Tom hakkında getirebileceğin bir bilgi getir.Get me any information you can about Tom.
Ona bir içki getir.Bring him a drink.
Bana Marika'mı getir. Onu görmek istiyorum.Bring me my Marika. I want to see her.
Garsonun bana bir pipet getirmesini ister misin?Will you ask the waitress to bring me a straw?
Bana biraz su getir, tamam mı?Bring me some water, would you?
Marangoz, aletlerini yanında getirdi.The carpenter brought his tools along.
Tom'u buraya getirmek için kandırdın, değil mi?You tricked Tom into coming here, didn't you?
Sana getirebileceğim başka bir şey var mı?Is there anything else I can get you?
Çekiçle çivi getir.Get a hammer and nails.
Sen onu meydana getirdin.You made it happen.
Battaniye getirmiş miydin?Did you happen to bring a blanket?
Seni Boston'a getiren nedir?What brings you to Boston?
Seni Boston'a geri getiren nedir?What brings you back to Boston?
Yiyecek bir şey getirdin mi?Did you get something to eat?
Tom iki ucu bir araya getirmeyi denedi.Tom tried to make both ends meet.
Tom yardım getirmeye gitti.Tom has gone to get help.
Hepiniz size bir şey getirmemi ister misiniz?Do you all want me to bring you anything?
Yardım getirdin mi?Have you brought help?
Tom'un aklını başına getiremiyor musun?Can't you talk some sense into Tom?
Şirketi bugün bulunduğu duruma Tom Jackson getirdi.Tom Jackson has made the company what it is today.
Şirketi bugün bulunduğu konuma Tom Jackson getirdi.Tom Jackson has made the company what it is today.
Yanında öğle yemeği getirmeliydin.You should've brought lunch with you.
Size biraz öğle yemeği getirdim.I brought you some lunch.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod