Ani bir dürtü üzerine, memleketime geri döndüm.On a sudden impulse, I returned to my home town.
O bazı arkadaşları ile birlikte oraya geri dönüyor.She's back there with some friends.
O ülkenin geri kalmışlığı iyi bilinir.The backwardness of that country is well known.
Askerler yakında kampa geri dönecek.The soldiers will soon return to camp.
Bu çocuk sınıfın geri kalanını geçti.This boy surpasses the rest of the class.
Tom geriye tökezledi.Tom stumbled backwards.
Geri geri gitme. Arkada bir ağaç var.Don't back up. There's a tree behind you.
Tom gerçekten geri geldi mi?Is Tom really back?
Konudan uzaklaştıktan sonra konuya geri döndü.After digressing, he returned to the subject.
Ona ödünç verdiğin parayı geri ödedi mi?Has he paid back the money you lent him?
Hiç geri gelme.Don't ever come back.
Geri dönme.Don't turn your back.
Geri gitmeyeceğim.I won't go back.
Gerisi önemli değil.The rest doesn't matter.
Onlar geri adım atmayacaklar.They won't back off.
Onlar geri gelmeyecekler.They won't be back.
Tom geri gelmedi.Tom didn't come back.
Tom geri gitmedi.Tom didn't go back.
Tom geri yazmadı.Tom didn't write back.
Tom geri gelmeyecek.Tom won't come back.
Tom tekrar geri döndü.Tom is back again.
Tom geriliyor.Tom is getting tense.
Tom geriye doğru yürüyor.Tom is walking backwards.
Çok yakında geri gelme.Don't come back too soon.
Bilgi olmadan geri gelme.Don't come back without information.
Ona geri ihtiyacım yok.I don't need it back.
Geri gelmeyeceğim.I won't be coming back.
Onlar Tom'u geri istemiyorlar.They don't want Tom back.
Onlar Tom'u geri götürmeyecek.They won't take Tom back.
Tom onu geri vermedi.Tom didn't give it back.
Onu geri getirmedik.We didn't bring it back.
Neden geri gitmiyoruz?Why don't we head back?
Tom niçin geri gelmeyecek?Why won't Tom come back?
Bir süre içinde geri döneceğim.I'll be back in a while.
Hiç geri gelmeyecek misin?Don't you ever come back.
Beni buraya geri getirtme.Don't make me come back here.
Beni oraya geri döndürme.Don't make me go back there.
Senin geri döneceğini düşünmedim.I didn't think you'd come back.
Geri döneceğini her zaman biliyordum.I always knew you'd be back.
Tom'un geriye dönmesini istedim.I asked Tom to turn around.
Onu Avustralya'dan geri getirdim.I brought that back from Australia.
Erken geri geldim.I came back early.
Senin için geri geldim.I came back for you.
Eve geri geldim.I came back home.
Her zaman okula geri dönebilirim.I can always go back to school.
Sınıfın geri kalanına güçlükle ayak uydurabiliyorum.I can barely keep up with the rest of the class.
Eğer istiyorsan geri gelebilirim.I can come back if you want me to.
Geri gelebilirim.I can come back.
Seni Boston'a geri gönderebilirim.I can have you sent back to Boston.
Sana geri ödeyebilirim.I can pay you back.
Dışarıda yağmur yağıyor. Eve geri döndüğünde pencereleri kapatmayı unutma.It's raining outside. Don't forget to close the windows when you get back home.
Boston'a geri gideceğime inanamıyorum.I can't believe I'm going back to Boston.
Ne kadar gerizekalı olduğuma inanamıyorum.I can't believe what an idiot I've been.
Boston'a geri gidemem.I can't go back to Boston.
Sensiz geri gidemem.I can't go back without you.
Oraya tekrar geri gidemedim.I could never go back there again.
Korkuyla geri çekildim.I cringed.
Bostona geri gitmemeye karar verdim.I decided not to go back to Boston.
Ben bir geri ödeme talep ediyorum.I demand a refund.
Tom'un geri gelmesini istemedim.I didn't ask Tom to come back.