Tom geri baktı.Tom stared back.
Tom geri çekilmeye başladı.Tom started retreating.
Tom geriye adım attı.Tom stepped backwards.
Tom gerinmeyi durdurdu.Tom stopped stretching.
Tom hafifçe gerildi.Tom tensed slightly.
Tom geri döndü.Tom turned away.
Tom geri gitti.Tom went back.
Tom geri göz kırptı.Tom winked back.
Geri geliyoruz.We're coming back.
Geri gidiyoruz.We're going back.
Geri dönüyoruz.We're turning back.
Biz geri çekiliyoruz.We're pulling back.
Biz programın gerisindeyiz.We're behind schedule.
Birlikte geri döndük.We're back together.
Geri çekilmeliyiz.We must retreat.
Geride kaldık.We stayed back.
Biz geri çekiliyorduk.We were retreating.
Geri döneceğiz.We'll be back.
Geri geleceğiz.We'll come back.
Onlar geri geldiler.They came back.
Geriye baktılar.They looked back.
Onlar geri gittiler.They went back.
Eve geri dön!Go back home!
Onlar geri dönecekler.They'll be back.
Onlar geri geliyorlar.They're coming back.
Geri geldiler.They've come back.
Onu geri getir.Bring it back.
Şimdi geri gel.Come back now.
Geri gel.Come on back.
Geri çekilme.Don't back off.
Geri gelme.Don't come back.
Geri geldim.I came back.
Geri gideceğim.I'll go back.
Geriye doğru değil.It's not backwards.
O geri dönüşümlü değil.It's not biodegradable.
Geri ödeme zamanı.It's payback time.
Sadece desteğini geri çek.Just back away.
Sadece geri dön.Just get back.
Sadece geri hareket edin.Just move back.
Sadece geri çekil.Just step back.
Sadece geriye dön.Just turn around.
Geride kim var bak.Look who's back.
Şimdi geri çekil.Now back away.
Lütfen geri ara.Please call back.
Lütfen geri gel.Please come back.
Onu geri koy.Put it back.
Geri sayımı durdurun.Stop the countdown.
Şimdi işe geri dönmek zorundayım.I have to go back to work now.
Geri gelecekler.They'll come back.
O ileri geri yürümeye devam etti.He kept walking back and forth.
Linda birini ziyaret etti ve hâlâ geri gelmedi.Linda visited someone and still hasn't come back.
Geriye döndürün.Turn it around.
Bunu geriye döndür.Turn this around.
Ona nasıl geri dönebilirim?How can I get back at him?
Lütfen kalemimi bana geri ver.Please give me back my pen.
Geri dönmelisin.You must return.
Sen geride kal.You stay back.
Muzaffer ordu, ülkeden geri çekildi.The victorious army withdrew from the country.
Bence bu işte geride kalıyoruz.I think we're getting behind in this work.
Saatim günde on dakika geri kalıyor.My watch loses ten minutes a day.