Gerisi yorumdur.Останалото са коментари.
Görünen o ki, o dans kahramanları kayboldular, pop starların ve müzik videolarının gerisinde kaldılar.És úgy tűnik, hogy ezek a tánchősök eltűntek, valahogy a popsztárok és videóklipek hátterébe szorultak.
Görünen o ki, o dans kahramanları kayboldular, pop starların ve müzik videolarının gerisinde kaldılar.그런데 이제 저들과 같은 춤 영웅들은 사라져 버렸습니다. 팝스타들과 뮤직비디오들의 뒤안길로 밀려나 버렸죠.
Görünen o ki, o dans kahramanları kayboldular, pop starların ve müzik videolarının gerisinde kaldılar.І здається, що мої танцювальні герої зникли, свого роду розчинилися на фоні поп-зірок і кліпів.
Görünen o ki, o dans kahramanları kayboldular, pop starların ve müzik videolarının gerisinde kaldılar.Мне казалось, что мои прежние герои танца исчезли, растворились на фоне поп-звезд и музыкальных клипов.
Görünen o ki, o dans kahramanları kayboldular, pop starların ve müzik videolarının gerisinde kaldılar.ונדמה שהסוג הזה של רקדנים-גיבורים נעלם, הם עברו לרקע של קליפים מוזיקליים, מאחורי כוכבי הפופ.
Görünen o ki, o dans kahramanları kayboldular, pop starların ve müzik videolarının gerisinde kaldılar.ويبدو أن مثل ابطال الرقص هؤلاء اختفوا ، نوعا ما كخلفية لنجوم البوب والموسيقى والفيديو
Görünen o ki, o dans kahramanları kayboldular, pop starların ve müzik videolarının gerisinde kaldılar.すっかりポップスターやミュージックビデオの陰に追いやられて しかし私が目にしたものは 教えてくれました
Herkes gidiyor tranny Gerisi ve biz gidiyoruz bu ama beni canlı endişelenme사람들이 무슨 tranny 휴식까지 우리는 할거야 이하지만 살아 내 걱정은하지 마
Herkes gidiyor tranny Gerisi ve biz gidiyoruz bu ama beni canlı endişelenmeכולם הולכים על שאר קוקסינלית ואנחנו הולכים לי זה בחיים, אבל אל תדאג לי
Herkes gidiyor tranny Gerisi ve biz gidiyoruz bu ama beni canlı endişelenmeالجميع يجري ترانزيستور الباقي ونحن ستكون لدينا هذا على قيد الحياة ولكن لا تقلق بشأن لي
Herkes gidiyor tranny Gerisi ve biz gidiyoruz bu ama beni canlı endişelenmeニューハーフ残りまで、我々は持っているつもりです この生きているが、私の心配はありません まさにサイトの性別をしないだろう
İçlerdeki bu iki sayı eşit olduktan sonra gerisi önemli değildir , di mi ?Contanto que você pode dizer que esses dois números internos são o mesmo, certo?
İçlerdeki bu iki sayı eşit olduktan sonra gerisi önemli değildir , di mi ?Siempre que estos dos numeros sean iguales,¿no?
İçlerdeki bu iki sayı eşit olduktan sonra gerisi önemli değildir , di mi ?Tak długo, jak możecie powiedzieć, że te dwie wewnętrzne liczby są takie same, zgadza się?
İçlerdeki bu iki sayı eşit olduktan sonra gerisi önemli değildir , di mi ?Vždy, ak tieto dve "vnútorné" čísla sú rovnaké.
İçlerdeki bu iki sayı eşit olduktan sonra gerisi önemli değildir , di mi ?Vždy, když jsou tyto dvě "vnitřní" čísla stejná.
İçlerdeki bu iki sayı eşit olduktan sonra gerisi önemli değildir , di mi ?طالما انه يمكنك ان تقول ان هذان العددان الداخليان متساويان، اليس كذلك؟
İçlerdeki bu iki sayı eşit olduktan sonra gerisi önemli değildir , di mi ?これらの内側の数が同じである限り、いいよね? こっちは3で、こっちの3と同じです。
Kendin ol, yol bu... çabasızca olduğun yerde kal... ve gerisini boşver.Legyél önmagad! Ez az irány. És maradj azon a helyen, ahova ez téged vezetett, ebben az erőlködésmentességben.
Kendin ol, yol bu... çabasızca olduğun yerde kal... ve gerisini boşver.Wees jezelf, dat is de manier... en blijf in die plek die je getoond werd, dat moeiteloze... En laat de rest.
Kişilikten çok daha anlaşılmaz olan, aklın gerisinde kalan fakat bizim düşünen varlığımız olmayan birşey var.Algo más profundo que la personalidad o detrás de la mente misma, que no es nuestro ser pensante
Kişilikten çok daha anlaşılmaz olan, aklın gerisinde kalan fakat bizim düşünen varlığımız olmayan birşey var.Det finns något djupare än personlighet, eller bakom sinnet självt, som inte är vårt tänkande väsen.
Kişilikten çok daha anlaşılmaz olan, aklın gerisinde kalan fakat bizim düşünen varlığımız olmayan birşey var.Er is iets diepers dan persoonlijkheid - of voorbij de mind zelf - dat niet ons denkend wezen is.
Kişilikten çok daha anlaşılmaz olan, aklın gerisinde kalan fakat bizim düşünen varlığımız olmayan birşey var.Há algo mais profundo do que a personalidade, ou por trás da própria mente, que não é nosso ser pensante.
Kırmızı trafik lambalarının gerisayımları gecikmeli.I semafori rossi hanno un conto alla rovescia.
Kısa bir gerisayım bittiğindeNameCuándo finaliza un descanso breveName
Kısa bir gerisayım bittiğindeNameKdy zkončí krátká přestávkaName
Kısa bir gerisayım bittiğindeNameKiedy zegar dla krótkiej przerwy został wyzerowanyName
Kısa bir gerisayım bittiğindeNameLa sfîrșitul unei pauze scurteName
Kısa bir gerisayım bittiğindeNameLorsqu'une petite pause a été réinitialiséeName
Kısa bir gerisayım bittiğindeNameMoment waarop de korte timer eindigtName
Kısa bir gerisayım bittiğindeName짧은 휴식이 끝날 때Name
Kısa bir gerisayım bittiğindeNameName
Kısa bir gerisayım bittiğindeNameNår den korte timer er blevet nulstilletName
Kısa bir gerisayım bittiğindeNameNär en kort rast har återställtsName
Kısa bir gerisayım bittiğindeNameQuando la pausa breve è stata azzerataName
Kısa bir gerisayım bittiğindeNameQuando o relógio curto tiver sido repostoName
Kısa bir gerisayım bittiğindeNameWenn eine kurze Pause endetName
Kısa bir gerisayım bittiğindeNameΟ χρόνος τέλους ενός σύντομου διαλείμματοςName
Kısa bir gerisayım bittiğindeNameКога краткият таймер е бил нулиранName
Kısa bir gerisayım bittiğindeNameКоли короткому таймеру буде надано нульове значенняName
Kısa bir gerisayım bittiğindeNameمتى a قصير توقّفName
Kısa bir gerisayım bittiğindeName短い休憩が終了したときName
Melek, ‹‹İşte bu kötülüktür!›› diyerek kadını gerisingeri ölçü kabına itip kurşun kapağı yerine koydu. ölçek.Disse: «Questa è l'empietà!». Poi la ricacciò dentro l'efa e ricoprì l'apertura con il coperchio di piombo
Melek, ‹‹İşte bu kötülüktür!›› diyerek kadını gerisingeri ölçü kabına itip kurşun kapağı yerine koydu. ölçek.És mondá: Ez az istentelenség. És veté ezt a mérõ-edény közepébe, a darab ónt pedig veté annak szájára.
Melek, ‹‹İşte bu kötülüktür!›› diyerek kadını gerisingeri ölçü kabına itip kurşun kapağı yerine koydu. ölçek.Il dit: C`est l`iniquité. Et il la repoussa dans l`épha, et il jeta sur l`ouverture la masse de plomb.
Melek, ‹‹İşte bu kötülüktür!›› diyerek kadını gerisingeri ölçü kabına itip kurşun kapağı yerine koydu. ölçek.In reče: To je brezbožnost. In jo vrže v sredo mernika in spusti svinčeno ploščo na odprtino njegovo.
Melek, ‹‹İşte bu kötülüktür!›› diyerek kadını gerisingeri ölçü kabına itip kurşun kapağı yerine koydu. ölçek.I řekl: Toto jest ta bezbožnost. I uvrhl ji do prostřed té efi, uvrhl i ten plech olověný na vrch její.
Melek, ‹‹İşte bu kötülüktür!›› diyerek kadını gerisingeri ölçü kabına itip kurşun kapağı yerine koydu. ölçek.그가 가로되 이는 악이라 하고 그 여인을 에바 속으로 던져 넣고 납 조각을 에바 아구리 위에 던져 덮더라
Melek, ‹‹İşte bu kötülüktür!›› diyerek kadını gerisingeri ölçü kabına itip kurşun kapağı yerine koydu. ölçek.Og han sa: Dette er ugudeligheten. Så støtte han henne ned i efaen og slo blylokket til over åpningen.
Melek, ‹‹İşte bu kötülüktür!›› diyerek kadını gerisingeri ölçü kabına itip kurşun kapağı yerine koydu. ölçek.Og han sagde: "Det er Gudløsheden!" Så stødte han hende ned i Efaen og slog Blylåget i over Åbningen.
Melek, ‹‹İşte bu kötülüktür!›› diyerek kadını gerisingeri ölçü kabına itip kurşun kapağı yerine koydu. ölçek.И сказал он: эта женщина – само нечестие, и бросил ее в средину ефы, а на отверстие ее бросил свинцовый кусок.
Melek, ‹‹İşte bu kötülüktür!›› diyerek kadını gerisingeri ölçü kabına itip kurşun kapağı yerine koydu. ölçek.Рече още: Това е нечестието. И хвърли я всред ефата; после хвърли оловената теглилка в устата на ефата.
Melek, ‹‹İşte bu kötülüktür!›› diyerek kadını gerisingeri ölçü kabına itip kurşun kapağı yerine koydu. ölçek.ויאמר זאת הרשעה וישלך אתה אל תוך האיפה וישלך את אבן העפרת אל פיה׃
Melek, ‹‹İşte bu kötülüktür!›› diyerek kadını gerisingeri ölçü kabına itip kurşun kapağı yerine koydu. ölçek.فقال هذه هي الشر. فطرحها الى وسط الايفة وطرح ثقل الرصاص على فمها.
Melek, ‹‹İşte bu kötülüktür!›› diyerek kadını gerisingeri ölçü kabına itip kurşun kapağı yerine koydu. ölçek.天 使 說 、 這 是 罪 惡 . 他 就 把 婦 人 扔 在 量 器 中 、 將 那 片 圓 鉛 扔 在 量 器 的 口 上
Melek, ‹‹İşte bu kötülüktür!›› diyerek kadını gerisingeri ölçü kabına itip kurşun kapağı yerine koydu. ölçek.天使說 、 這是 罪惡 . 他 就 把 婦人 扔在 量器 中 、 將 那 片 圓鉛 扔在 量器 的 口上
Onları bulduğunuzda gerisi benim görevim.Det samme igen. Jeg tager mig af dem bagefter.
Onları bulduğunuzda gerisi benim görevim.Di nuovo, dopo averlo trovato, il resto spetterà a me.