geri dönmek ile cümle
geri dönmek kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
11
HARF
4
HECE
12
ORT. KELİME
Artık geri dönmek için yeterince kendime güvenim var.Τώρα έχω αρκετή αυτοπεποίθηση για να επιστρέψω.
Artık geri dönmek için yeterince kendime güvenim var.انا واثقة من نفسي لذا سأعود
Aynı noktaya geri dönmek derken buradaki noktayı kastetmiyorum. -A když říkám přesně zpět na ten samý bod, tenhle bod se nepočítá.
Aynı noktaya geri dönmek derken buradaki noktayı kastetmiyorum. -Und wenn ich sage genau derselben Punkt, dann zählt dieser Punkt hier nicht.
Aynı noktaya geri dönmek derken buradaki noktayı kastetmiyorum. -И когато казвам точно същата точка обратно, тази точка не се брои.
Aynı noktaya geri dönmek derken buradaki noktayı kastetmiyorum. -כשאני אומר בדיוק לנקודה הזאת, הנקודה הזאת היא לא אותו דבר.
Aynı noktaya geri dönmek derken buradaki noktayı kastetmiyorum. -عندما أقول ترجع إلى نفس النقطة , فإن هذه النقطة لا تحتسب
Başka bir hediye daha verildi. Bu da geleceği görebilmek ve geri dönmek ve farklı yaşamak.Dostal jsem ještě jeden dar, být schopný podívat se do budoucnosti a vrátit se a žít svůj život jinak.
Başka bir hediye daha verildi. Bu da geleceği görebilmek ve geri dönmek ve farklı yaşamak.Dostal som ešte jeden dar, schopnosť vidieť do budúcnosti a vrátiť sa späť a žiť inak.
Başka bir hediye daha verildi. Bu da geleceği görebilmek ve geri dönmek ve farklı yaşamak.Foi-me dado outro presente, de ter sido capaz de ver o futuro, ter voltado e viver de uma forma diferente.
Başka bir hediye daha verildi. Bu da geleceği görebilmek ve geri dönmek ve farklı yaşamak.Ich erhielt ein weiteres Geschenk, nämlich in die Zukunft zu sehen, und zurückzukommen und anders zu leben.
Başka bir hediye daha verildi. Bu da geleceği görebilmek ve geri dönmek ve farklı yaşamak.Ik kreeg nog een cadeau, ik kon in de toekomst kijken en terugkeren om anders te leven.
Başka bir hediye daha verildi. Bu da geleceği görebilmek ve geri dönmek ve farklı yaşamak.Jag gavs en annan gåva, möjligheten att se in i framtiden och återvända för att leva annorlunda.
Başka bir hediye daha verildi. Bu da geleceği görebilmek ve geri dönmek ve farklı yaşamak.Jeg fik en anden gave, som var at kunne se ind i fremtiden og komme tilbage og leve anderledes.
Başka bir hediye daha verildi. Bu da geleceği görebilmek ve geri dönmek ve farklı yaşamak.Még egy ajándékot kaptam, hogy megpillanthattam a jövőt, és visszajöhettem, hogy máshogy éljek.
Başka bir hediye daha verildi. Bu da geleceği görebilmek ve geri dönmek ve farklı yaşamak.Mi s-a oferit șansa de a vedea în viitor, de a veni înapoi și de a trăi altfel.
Başka bir hediye daha verildi. Bu da geleceği görebilmek ve geri dönmek ve farklı yaşamak.Saya diberikan anugerah lain, yaitu untuk dapat melihat masa depan dan kembali serta hidup secara berbeda.
Başka bir hediye daha verildi. Bu da geleceği görebilmek ve geri dönmek ve farklı yaşamak.Và tôi cũng được tặng 1 món quà khác, điều có thể được thấy ở tương lai và trở lại rồi sống khác đi.
Başka bir hediye daha verildi. Bu da geleceği görebilmek ve geri dönmek ve farklı yaşamak.Y se me concedió otro regalo, que fue la posibilidad de mirar el futuro y volver y vivir de otra forma.
Başka bir hediye daha verildi. Bu da geleceği görebilmek ve geri dönmek ve farklı yaşamak.Μου δόθηκε ένα ακόμα δώρο, να μπορώ να δώ στο μέλλον και να επιστρέψω και να ζήσω διαφορετικά.
Başka bir hediye daha verildi. Bu da geleceği görebilmek ve geri dönmek ve farklı yaşamak.Мені було дароване й інше — можливість заглянути в майбутнє і повернутися назад і змінити своє життя.
Başka bir hediye daha verildi. Bu da geleceği görebilmek ve geri dönmek ve farklı yaşamak.Мне было даровано и другое — возможность заглянуть в будущее и вернуться обратно и изменить свою жизнь.
Ben şimdi patlamadan önceki konuya, marka fikrine, geri dönmek istiyorum. Cola ve Pepsi hakkında konuşuyordum.Ich möchte noch mal zurück vor den Knall, zu dieser Markenidee, die Sache mit Cola und Pepsi, etc.
Ben şimdi patlamadan önceki konuya, marka fikrine, geri dönmek istiyorum. Cola ve Pepsi hakkında konuşuyordum.Ik ga even terug tot voor de klap, dat idee van merk, Coke en Pepsi, enz.
Ben şimdi patlamadan önceki konuya, marka fikrine, geri dönmek istiyorum. Cola ve Pepsi hakkında konuşuyordum.Je veux revenir juste avant la détonation, à cette idée de marque et j'ai parlé de Coca et Pepsi, etc...
Ben şimdi patlamadan önceki konuya, marka fikrine, geri dönmek istiyorum. Cola ve Pepsi hakkında konuşuyordum.Volvamos a la idea de la marca, antes de la explosión, cuando hablábamos de Coca-cola y Pepsi.
Ben şimdi patlamadan önceki konuya, marka fikrine, geri dönmek istiyorum. Cola ve Pepsi hakkında konuşuyordum.Vreau să mă duc înaintea exploziei, la această idee a mărcii şi vorbeam de Coca Cola şi Pepsi, etc.
Ben şimdi patlamadan önceki konuya, marka fikrine, geri dönmek istiyorum. Cola ve Pepsi hakkında konuşuyordum.Wróćmy do chwili przed wybuchem, do koncepcji marki, kiedy mówiłem na temat Coli i Pepsi.
Ben şimdi patlamadan önceki konuya, marka fikrine, geri dönmek istiyorum.제가 폭탄을 터뜨리기 전에 했던 얘기로 돌아가 보겠습니다.
Ben şimdi patlamadan önceki konuya, marka fikrine, geri dönmek istiyorum.Я хочу на секунду вернуться к теме до взрыва, к идее с брэндами.
Ben şimdi patlamadan önceki konuya, marka fikrine, geri dönmek istiyorum.ברצוני לחזור לרגע שלפני הפיצוץ, לרעיון של,
Ben şimdi patlamadan önceki konuya, marka fikrine, geri dönmek istiyorum.أريد فقط ان أعود إلى ماقبل الإنفجار، إلى فكرة
Ben şimdi patlamadan önceki konuya, marka fikrine, geri dönmek istiyorum.コカコーラとペプシの話などです
Biliyorsun da zaten, biliyorsun ben de bu şekilde geri dönmek istemiyorum.E tu sai anche, tu sai che non vuoi andare via cosi'.
Biliyorsun da zaten, biliyorsun ben de bu şekilde geri dönmek istemiyorum.Te is tudod, hogy nem akarsz így visszamenni.
Biliyorsun da zaten, biliyorsun ben de bu şekilde geri dönmek istemiyorum.Tú sabes también, sabes yo no quiero regresar así.
Biliyorsun da zaten, biliyorsun ben de bu şekilde geri dönmek istemiyorum.Tu sais aussi, tu sais, "Je ne veux pas repartir comme ça."
Biliyorsun da zaten, biliyorsun ben de bu şekilde geri dönmek istemiyorum.И также, я не хочу, чтобы ты возвращалась такой же.
Bir sonraki sene, Alaska'nın bu uzak bölgelerine geri dönmek zorunda kaldık.A trebuit să ne întoarcem în următorul an, până în cele mai îndepărtate părți din Alaska.
Bir sonraki sene, Alaska'nın bu uzak bölgelerine geri dönmek zorunda kaldık.Chúng tôi đã phải quay trở lại vào năm kế tiếp, thẳng tiến đến những vùng xa xôi của Alaska.
Bir sonraki sene, Alaska'nın bu uzak bölgelerine geri dönmek zorunda kaldık.Kami harus kembali pada tahun berikutnya ke daerah terpencil di Alaska.
Bir sonraki sene, Alaska'nın bu uzak bölgelerine geri dönmek zorunda kaldık.다음해에 알래스카의 광활한 지역을 모두 통과해서 다시 가야했죠.
Bir sonraki sene, Alaska'nın bu uzak bölgelerine geri dönmek zorunda kaldık.Museli jsme se vrátit příští rok, až do těch nejodlehlejších končin Aljašky.
Bir sonraki sene, Alaska'nın bu uzak bölgelerine geri dönmek zorunda kaldık.Musieliśmy wrócić w kolejnym, przebyć całą tę drogę do odległych zakątków Alaski.
Bir sonraki sene, Alaska'nın bu uzak bölgelerine geri dönmek zorunda kaldık.On a dû revenir l'année suivante, jusqu'aux régions les plus éloignées de l'Alaska.
Bir sonraki sene, Alaska'nın bu uzak bölgelerine geri dönmek zorunda kaldık.Siamo dovuti ritornare l'anno successivo, fin nelle zone più remote dell'Alaska.
Bir sonraki sene, Alaska'nın bu uzak bölgelerine geri dönmek zorunda kaldık.Tivemos que voltar no ano seguinte, de volta aos locais remotos do Alasca.
Bir sonraki sene, Alaska'nın bu uzak bölgelerine geri dönmek zorunda kaldık.Tuvimos que volver al siguiente, a las zonas remotas de Alaska .
Bir sonraki sene, Alaska'nın bu uzak bölgelerine geri dönmek zorunda kaldık.Vissza kellett térjünk a következő évben, Alaszka egészen távoli részeire.
Bir sonraki sene, Alaska'nın bu uzak bölgelerine geri dönmek zorunda kaldık.We moesten het jaar daarna terug, helemaal terug naar de uithoeken van Alaska.
Bir sonraki sene, Alaska'nın bu uzak bölgelerine geri dönmek zorunda kaldık.Wir mussten im folgenden Jahr zurückkehren, den ganzen Weg zurück in die entlegenen Teile Alaskas.
Bir sonraki sene, Alaska'nın bu uzak bölgelerine geri dönmek zorunda kaldık.Έπρεπε να επιστρέψουμε τον επόμενο χρόνο πίσω πάλι στα απομακρυσμένα μέρη της Αλάσκα.
Bir sonraki sene, Alaska'nın bu uzak bölgelerine geri dönmek zorunda kaldık.Трябваше да се върнем следващата година, обратно в отдалечените части на Аляска.
Bir sonraki sene, Alaska'nın bu uzak bölgelerine geri dönmek zorunda kaldık.היינו צריכים לחזור שוב בשנה הבאה, כל הדרך עד לאזורים הנידחים של אלסקה.
Bir sonraki sene, Alaska'nın bu uzak bölgelerine geri dönmek zorunda kaldık.كان علينا أن نعود في السنة التالية، من البداية إلى أن نصل للمناطق النائية في ألاسكا.
Bir sonraki sene, Alaska'nın bu uzak bölgelerine geri dönmek zorunda kaldık.アラスカの僻地まで戻りました 2週間 ヘリで飛び続けました
Biz buna geri dönmek zorunda değiliz.Chúng ta không cần phải quay lại với điều đó.
Biz buna geri dönmek zorunda değiliz.Det behöver inte hända igen.
Biz buna geri dönmek zorunda değiliz.다시 그때로 돌아갈 필요가 없는 것이지요.
Biz buna geri dönmek zorunda değiliz.Nemusíme se k tomu vracet.