Sınırlı kaynaklar için rekabet nedeniyle çatışmalar ya da göç nedeniyle gerginlikler olacak mı?Чи буде напруга стосовно іміграції, або конфлікти щодо боротьби за обмежені матеріальні засоби?
Sınırlı kaynaklar için rekabet nedeniyle çatışmalar ya da göç nedeniyle gerginlikler olacak mı?Ще има ли натиск върху имиграцията или конфликтити за конкуренция на ограничени ресурси?
Sınırlı kaynaklar için rekabet nedeniyle çatışmalar ya da göç nedeniyle gerginlikler olacak mı?האם יהיו מתחים בשל הגירה, או עימותים בשל תחרות על משאבים מוגבלים?
Sınırlı kaynaklar için rekabet nedeniyle çatışmalar ya da göç nedeniyle gerginlikler olacak mı?هل سيكون هناك خلافات حول قضايا الهجرة؟ أو خلافات في تقسيم الموارد المحدودة؟
Sınırlı kaynaklar için rekabet nedeniyle çatışmalar ya da göç nedeniyle gerginlikler olacak mı?限られた資源をめぐる衝突が 待っているかもしれません チャドやダルフールでは 既に衝突がありました
Solgunsun. Gerginlikten mi?Sie sind ganz weiß.
Sosyal medyada, ülkede gerginliklerin yaşandığı dönemlerde halkı etkileyen sorunları tartıştı.Nas mídias sociais, ele discutia questões que afetavam cidadãos comuns em uma época de fortes tensões no país.
Sosyal medyada, ülkede gerginliklerin yaşandığı dönemlerde halkı etkileyen sorunları tartıştı.Sui social media, trattava temi che riguardavano i Macedoni in un periodo di profonda tensione nel paese.
Şu an burada rahatsız edici bir gerginlik hissediyorum çünkü bu elbiseyi giymemeliydim.A teraz cítim, že v miestnosti je nepríjemné napätie, pretože som si nemala obliecť tieto šaty. (smiech)
Şu an burada rahatsız edici bir gerginlik hissediyorum çünkü bu elbiseyi giymemeliydim. (Gülüşmeler)In občutek imam, da je ta trenutek v sobi neprijetna napetost, ker ne bi smela obleči te obleke.
Şu an burada rahatsız edici bir gerginlik hissediyorum çünkü bu elbiseyi giymemeliydim. (Gülüşmeler)Na realidade, durante 10 anos.
Şu an burada rahatsız edici bir gerginlik hissediyorum çünkü bu elbiseyi giymemeliydim. (Gülüşmeler)И усещам някакво напрежение в залата, защото роклята ми май не е подходяща.(смях)
Şu an burada rahatsız edici bir gerginlik hissediyorum çünkü bu elbiseyi giymemeliydim.Ik voel dat er nu een zekere spanning in de zaal hangt. Ik had deze jurk niet mogen dragen. (Gelach)
Şu an burada rahatsız edici bir gerginlik hissediyorum çünkü bu elbiseyi giymemeliydim.Jag tycker mig känna en obehaglig känsla i luften just nu. Jag borde inte ha satt på mig den här klänningen.
Şu an burada rahatsız edici bir gerginlik hissediyorum çünkü bu elbiseyi giymemeliydim.지금 이 강연장에는 약간 불편한 느낌이 드는데요, 제가 이런 옷을 입지 말았어야 했나봐요.
Şu an burada rahatsız edici bir gerginlik hissediyorum çünkü bu elbiseyi giymemeliydim.Simt că există o tensiune în sală fiindcă nu ar fi trebuit să port rochia asta.
Şu an burada rahatsız edici bir gerginlik hissediyorum çünkü bu elbiseyi giymemeliydim.Y siento que en este momento hay una tensión incómoda en la sala porque no debería haberme vestido así.
Şu an burada rahatsız edici bir gerginlik hissediyorum çünkü bu elbiseyi giymemeliydim.Αισθάνομαι σαν να υπάρχει κάποια ένταση εδώ αυτή τη στιγμή επειδή δεν έπρεπε να φορέσω αυτό το φόρεμα. (Γέλια)
Şu an burada rahatsız edici bir gerginlik hissediyorum çünkü bu elbiseyi giymemeliydim.І я відчуваю, що глядачі у цьому залі дещо напружилися, бо мені не слід було вдягати цю сукню. (Сміх)
Şu an burada rahatsız edici bir gerginlik hissediyorum çünkü bu elbiseyi giymemeliydim.אני מרגישה כאילו שיש מתח של אי-נוחות עכשיו בחדר, כי לא הייתי צריכה ללבוש את השמלה הזו.
Şu an burada rahatsız edici bir gerginlik hissediyorum çünkü bu elbiseyi giymemeliydim.وإنني أشعر بأن هناك توتر غير مريح في الغرفة الآن لأنه لم يجب علي أن أرتدي هذا الفستان.
Şu an burada rahatsız edici bir gerginlik hissediyorum çünkü bu elbiseyi giymemeliydim.この会場には 何かピリピリした 空気が漂っていますが きっと 私がこんな服を 着ているからですね (笑) 幸い 着替えを持ってきました
Ve ben işte o alemdeydim, ve işim -- işimle ilgili tüm gerginliklerim -- hepsi gitmişti.Așa că iată-mă în acest spațiu iar slujba mea - și orice stres în legătură cu ea - nu mai exista.
Ve ben işte o alemdeydim, ve işim -- işimle ilgili tüm gerginliklerim -- hepsi gitmişti.A tak som tu v tomto priestore a moja práca - a stres spojený s prácou - sú preč.
Ve ben işte o alemdeydim, ve işim -- işimle ilgili tüm gerginliklerim -- hepsi gitmişti.Byłam sobie w tej przestrzeni. Praca i stresy z nią związane zniknęły.
Ve ben işte o alemdeydim, ve işim -- işimle ilgili tüm gerginliklerim -- hepsi gitmişti.Così eccomi in questo spazio, ed il mio lavoro -- e qualsiasi stress legato al mio lavoro -- non c'erano più.
Ve ben işte o alemdeydim, ve işim -- işimle ilgili tüm gerginliklerim -- hepsi gitmişti.Estaba en este espacio y mi trabajo... y el estrés relacionado con él... había desaparecido.
Ve ben işte o alemdeydim, ve işim -- işimle ilgili tüm gerginliklerim -- hepsi gitmişti.Ik bevond me dus op die plek, en mijn baan met alle bijbehorende stress was weggevallen.
Ve ben işte o alemdeydim, ve işim -- işimle ilgili tüm gerginliklerim -- hepsi gitmişti.Joten minä olen tässä tilassa, ja työni - ja kaikki siihen liittyvä stressi - oli poissa.
Ve ben işte o alemdeydim, ve işim -- işimle ilgili tüm gerginliklerim -- hepsi gitmişti.내 일과 관련된 모든 스트레스가 사라져버리는 것. 저는 몸이 한결 가볍게 느껴졌어요. 상상해 보세요.
Ve ben işte o alemdeydim, ve işim -- işimle ilgili tüm gerginliklerim -- hepsi gitmişti.lorsqu'on est totalement déconnecté du bavardage de votre cerveau qui vous connecte au monde externe.
Ve ben işte o alemdeydim, ve işim -- işimle ilgili tüm gerginliklerim -- hepsi gitmişti.Så här är jag, på den här platsen, och mitt jobb och all stress som hör ihop med jobbet var bara borta.
Ve ben işte o alemdeydim, ve işim -- işimle ilgili tüm gerginliklerim -- hepsi gitmişti.Så her er jeg altså i dette rum, og mit job -- og alt stressrelateret til mit arbejde -- det var forsvundet.
Ve ben işte o alemdeydim, ve işim -- işimle ilgili tüm gerginliklerim -- hepsi gitmişti.Tako sem tam v tem prostoru in moja služba - in ves stres povezan z mojo službo - je izginil.
Ve ben işte o alemdeydim, ve işim -- işimle ilgili tüm gerginliklerim -- hepsi gitmişti.Tehát itt vagyok ebben a térben, és a munkám -- és bármilyen stressz, ami a munkámhoz köthető -- elmúlt.
Ve ben işte o alemdeydim, ve işim -- işimle ilgili tüm gerginliklerim -- hepsi gitmişti.Tôi ở đây trong không gian này, và công việc -- và mọi áp lực liên quan đến công việc -- biến mất.
Ve ben işte o alemdeydim, ve işim -- işimle ilgili tüm gerginliklerim -- hepsi gitmişti.Vše, co mělo nějakou souvislost s mou prací, a také veškerý stres náležící k mé práci, byl pryč.
Ve ben işte o alemdeydim, ve işim -- işimle ilgili tüm gerginliklerim -- hepsi gitmişti.Οπότε είμαι εδώ σε αυτό το χώρο, και η δουλειά μου - και κάθε άγχος σχετικό με τη δουλειά μου - έχει χαθεί.
Ve ben işte o alemdeydim, ve işim -- işimle ilgili tüm gerginliklerim -- hepsi gitmişti.И вот я в этом пространстве, и моя работа и все стрессы, с ней связанные, — всё это исчезло.
Ve ben işte o alemdeydim, ve işim -- işimle ilgili tüm gerginliklerim -- hepsi gitmişti.И ето ме на това място - работата ми и всякакъв стрес свързан с работата ми - няма ги.
Ve ben işte o alemdeydim, ve işim -- işimle ilgili tüm gerginliklerim -- hepsi gitmişti.І ось я знаходжусь у цьому просторі - і моя робота, і будь-який стрес, пов'язаний з роботою - усе це зникло.
Ve ben işte o alemdeydim, ve işim -- işimle ilgili tüm gerginliklerim -- hepsi gitmişti.הייתי במרחב הזה, ועבודתי וכל הלחץ שקשור בה - הכל נעלם.
Ve ben işte o alemdeydim, ve işim -- işimle ilgili tüm gerginliklerim -- hepsi gitmişti.ولذلك أنا هنا في هذه المساحة، وعملي -- وأي ضغط مرتبط بعملي -- انتهى
Ve ben işte o alemdeydim, ve işim -- işimle ilgili tüm gerginliklerim -- hepsi gitmişti.ストレスが 全て消えました 体が軽くなったのを感じました
Yani, bir kırılganlık ve gerginlik atmosferi elde etmiş oldunuz.Ce que vous avez donc est une atmosphère de vulnérabilité et de tension.
Yani, bir kırılganlık ve gerginlik atmosferi elde etmiş oldunuz.Deci, ceea ce rezultă este o atmosferă plină de vulnerabilitate și tensiune.
Yani, bir kırılganlık ve gerginlik atmosferi elde etmiş oldunuz.Egy olyan légkörben találjuk tehát magunkat, mely sebezhető és feszültséggel teli.
Yani, bir kırılganlık ve gerginlik atmosferi elde etmiş oldunuz.Er ontstaat een atmosfeer van kwetsbaarheid en spanning.
Yani, bir kırılganlık ve gerginlik atmosferi elde etmiş oldunuz.Hier haben wir also eine Atmosphäre von Verletzlichkeit und Spannung.
Yani, bir kırılganlık ve gerginlik atmosferi elde etmiş oldunuz.그렇다면 당신이 가지고 있는 것은 취약성과 긴장의 분위기입니다.
Yani, bir kırılganlık ve gerginlik atmosferi elde etmiş oldunuz.Portanto, o que temos é uma atmosfera de vulnerabilidade e tensão.
Yani, bir kırılganlık ve gerginlik atmosferi elde etmiş oldunuz.Questo da' luogo a un'atmosfera di vulnerabilità e tensione.
Yani, bir kırılganlık ve gerginlik atmosferi elde etmiş oldunuz.Se tiene una atmósfera de vulnerabilidad y tensión.
Yani, bir kırılganlık ve gerginlik atmosferi elde etmiş oldunuz.Takže zde máte napjatou a citlivou náladu.
Yani, bir kırılganlık ve gerginlik atmosferi elde etmiş oldunuz.Tällöin kuulija aistii haavoittuvan ja jännittyneen tunnelman.
Yani, bir kırılganlık ve gerginlik atmosferi elde etmiş oldunuz.Vì vậy cái bạn có là một không khí của sự mong manh và căng thẳng.
Yani, bir kırılganlık ve gerginlik atmosferi elde etmiş oldunuz.W ten sposób czujemy wrażliwość oraz napięcie
Yani, bir kırılganlık ve gerginlik atmosferi elde etmiş oldunuz.Άρα αυτό που έχετε είναι μια ατμόσφαιρα ευπάθειας και έντασης.
Yani, bir kırılganlık ve gerginlik atmosferi elde etmiş oldunuz.Итак, возникает ощущение уязвимости и напряжения.
Yani, bir kırılganlık ve gerginlik atmosferi elde etmiş oldunuz.Отже, виникає відчуття вразливості і напруги.