Ana içeriğe geç
Sözlük

gergedan ile cümle

gergedan kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Geçen sene Florida'da gergedanın soyu tükenmiş atalarından birini buldular.Πέρυσι στη Φλόριντα βρήκαν έναν εξαφανισμένο πρόγονο του ρινόκερου και είπαν:
Geçen sene Florida'da gergedanın soyu tükenmiş atalarından birini buldular.שנה שעברה בפלורידה מצאו אב קדמון שנכחד של הקרנף
Geçen sene Florida'da gergedanın soyu tükenmiş atalarından birini buldular.في العام الماضي وجد في ولاية فلوريدا سلف حيوان وحيد القرن المنقرض
Geçen sene Florida'da gergedanın soyu tükenmiş atalarından birini buldular.ほぼ水中で過ごしていたと発表されました
Gergedanları helikopterlerle taşımak, göremediğiniz bir ruhla konuşmaktan çok daha kolay bence, değil mi?코뿔소를 옮길 땐 헬리콥터로 하는 게 조상님 영혼이 알려 주시는 방법보다 훨씬 쉬울거에요. 그렇죠?
Gergedanları helikopterlerle taşımak, göremediğiniz bir ruhla konuşmaktan çok daha kolay bence, değil mi?Przewóz nosorożców helikopterami wydaje mi się łatwiejszy, niż przekonywanie niewidzialnych duchów, prawda?
Gergedanları helikopterlerle taşımak, göremediğiniz bir ruhla konuşmaktan çok daha kolay bence, değil mi?וישנם הרעיונות החדשים. הובלת קרנפים באמצעות מסוקים נראית לי הרבה יותר קלה
Gergedanları helikopterlerle taşımak, göremediğiniz bir ruhla konuşmaktan çok daha kolay bence, değil mi?نقل وحيد القرن باستخدام طائرات الهلوكوبتر أعتقد أنه أسهل بكثير من الحديث عن روح لا يمكنك رؤيتها، أليس كذلك؟
Gergedanları helikopterlerle taşımak, göremediğiniz bir ruhla konuşmaktan çok daha kolay bence, değil mi?こうしたことは外部の人から教わったのです 外部の人から学んだのです 私たちはヒンバ族の伝統的な土地の大きさを把握する術が必要でした
Hâlâ çok mitolojik olan hayvanlar var. İnanılmazlar, düş ürünü gibiler; deniz gergedanları böyle görünüyor.E animali che sono tuttora mitologici, sono fantastici, da fantasia; il narvalo è uno di questi.
İnanılmazlar, düş ürünü gibiler; deniz gergedanları böyle görünüyor.Ils sont mythiques, légendaires ; comme le narval.
İnanılmazlar, düş ürünü gibiler; deniz gergedanları böyle görünüyor.Είναι φανταστικά, από τη φαντασία· έτσι μοιάζουν οι αρκτοφάλαινες.
İnanılmazlar, düş ürünü gibiler; deniz gergedanları böyle görünüyor.Удивительные существа из наших фантазий — нарвалы.
İnanılmazlar, düş ürünü gibiler; deniz gergedanları böyle görünüyor.הם מופלאים, דמיוניים. החדשן החדקרן נראה כזה.
Kara gergedan -- 1982'de neredeyse türleri tükeniyordu.검은 코뿔소는 1982년에 거의 멸종되었어요.
Kara gergedan -- 1982'de neredeyse türleri tükeniyordu.Čierny nosorožec -- takmer vyhynul v roku 1982.
Kara gergedan -- 1982'de neredeyse türleri tükeniyordu.Czarne nosorożce były w 1982 r. na skraju wymarcia.
Kara gergedan -- 1982'de neredeyse türleri tükeniyordu.Das Spitzmaulnashorn - 1982 war es so gut wie ausgestorben.
Kara gergedan -- 1982'de neredeyse türleri tükeniyordu.De zwarte neushoorn - ze waren bijna uitgestorven in 1982.
Kara gergedan -- 1982'de neredeyse türleri tükeniyordu.El rinoceronte negro... estaban casi extintos en 1982.
Kara gergedan -- 1982'de neredeyse türleri tükeniyordu.Il rinoceronte nero era quasi estinto nel 1982.
Kara gergedan -- 1982'de neredeyse türleri tükeniyordu.Le rhinoceros noir était presque éteint en 1982.
Kara gergedan -- 1982'de neredeyse türleri tükeniyordu.O rinoceronte negro estava quase extinto em 1982.
Kara gergedan -- 1982'de neredeyse türleri tükeniyordu.Rinocerul negru era în pragul extincţiei în 1982.
Kara gergedan -- 1982'de neredeyse türleri tükeniyordu.Tê giác đen,gần như tuyệt chủng năm 1982
Kara gergedan -- 1982'de neredeyse türleri tükeniyordu.Ο μαύρος ρινόκερος - το 1982 είχε σχεδόν εξαφανιστεί.
Kara gergedan -- 1982'de neredeyse türleri tükeniyordu.Черният носорог... бяха почти изчезнали през 1982-а.
Kara gergedan -- 1982'de neredeyse türleri tükeniyordu.Чёрные носороги почти полностью вымерли в 1982 году.
Kara gergedan -- 1982'de neredeyse türleri tükeniyordu.אל תסתובבו בלילה! (צחוק)
Kara gergedan -- 1982'de neredeyse türleri tükeniyordu.وحيد القرن الأسود-- كان تقريباً قد إنقرض عام 1982.
Kara gergedan -- 1982'de neredeyse türleri tükeniyordu.(拍手)
Ordu değerli gergedan boynuzları ve fildişi için avlandı.A armáda lovila vzácne rohy nosorožcov a slonovinu.
Ordu değerli gergedan boynuzları ve fildişi için avlandı.Die bejoegen neushoorns om hun waardevolle hoorns en slagtanden.
Ordu değerli gergedan boynuzları ve fildişi için avlandı.E l'esercito cacciava per procurarsi i preziosi corni di rinoceronte e le zanne di elefante.
Ordu değerli gergedan boynuzları ve fildişi için avlandı.E o exército caçava valiosos chifres de rinoceronte e presas de elefante.
Ordu değerli gergedan boynuzları ve fildişi için avlandı.그리곤, 군인들이 코뿔소 뿔과 코끼리 상아에 혈안이 되어 사냥을 해댔어요.
Ordu değerli gergedan boynuzları ve fildişi için avlandı.L'armée chassait les rhinocéros pour leur corne et les éléphants pour leurs défenses.
Ordu değerli gergedan boynuzları ve fildişi için avlandı.Und die Armee machte Jagd auf wertvolles Horn des Rhinozerosses und auf Stoßzähne von Elefanten.
Ordu değerli gergedan boynuzları ve fildişi için avlandı.Và, họ săn sừng những con tê giác và cả ngà voi.
Ordu değerli gergedan boynuzları ve fildişi için avlandı.Y el ejército cazaba los valiosos cuernos de rinocerontes y colmillos.
Ordu değerli gergedan boynuzları ve fildişi için avlandı.Żołnierze polowali na nosorożce i słonie dla ich cennych rogów i kłów.
Ordu değerli gergedan boynuzları ve fildişi için avlandı.Και ο στρατός κυνηγούσε το πολύτιμο κέρατο του ρινόκερου και τους χαυλιόδοντες.
Ordu değerli gergedan boynuzları ve fildişi için avlandı.А армията ловуваше за ценни рогове от носорог и бивни.
Ordu değerli gergedan boynuzları ve fildişi için avlandı.И армия охотилась за рогами и клыками носорогов, которые очень ценились.
Ordu değerli gergedan boynuzları ve fildişi için avlandı.ישנם צבאות, גדודים, שנעים ברחבי המדינה.
Ordu değerli gergedan boynuzları ve fildişi için avlandı.وقد قام الجيش بالصيد من أجل قرون وحيد القرن القيمة والأنياب.
Ordu değerli gergedan boynuzları ve fildişi için avlandı.売れたのです その当時
Son kalan istisna gergedandı.A última exceção era, supostamente, o rinoceronte.
Son kalan istisna gergedandı.Az utolsó feltételezett kivétel a rinocérosz volt.
Son kalan istisna gergedandı.De laatste uitzondering was de neushoorn.
Son kalan istisna gergedandı.Det sidste undtagelse, mente man, var Næsehornet.
Son kalan istisna gergedandı.Det sista undantaget har varit noshörningen.
Son kalan istisna gergedandı.El último en sumarse fue el rinoceronte.
Son kalan istisna gergedandı.마지막 방해물은 코뿔소였습니다.
Son kalan istisna gergedandı.La dernière interrogation concernait le rhinocéros.
Son kalan istisna gergedandı.L'ultimo ostacolo erano i rinoceronti.
Son kalan istisna gergedandı.Ostatnim wyjątkiem był nosorożec.
Son kalan istisna gergedandı.Poslední překážkou byl nosorožec.
Son kalan istisna gergedandı.Sie nahmen an, dass das Nashorn nicht dazu gehöre.
Son kalan istisna gergedandı.Unica excepție trebuia să fie rinocerul.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod